İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/715 E. 2024/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/715
- Karar No
- 2024/896
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***
HAKİM : *** KATİP : ***
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. *** DAVALI : *** VEKİLİ : Av. ***
DAVA : Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklanan Araç Değer Kaybı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi nezdinde *** poliçe no ve 35 ... plakalı ... hakimiyetindeki mercedes benz marka otomobil; müvekkiline ait 06 ... plakalı, sürücü ... hakimiyetindeki renault fluence marka araca çarpmak suretiyle meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, oluşan hasar nedeni ile aracın hareket kabiliyetinin tamamen ortadan kalktığını, aracın günlerce serviste kaldığını, bu süre boyunca kullanılamadığını, müvekkilinin, hasara uğrayan aracını ticari amaçla ihale yolu ile kamu kurumlarına kiraladığından; almış olduğu tarihten; kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında yaptırdığını, tramer kayıtları incelendiğinde de iş bu kazada 35 ... plakalı araç sürücüsünün, trafik kazasının oluşmasında ve dolayısıyla müvekkilin aracında oluşan hasar ile buna bağlı olan araç değer kaybında %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanunu ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliği ve diğer alt mevzuat gereğince müvekkilin aracında oluşan araç değer kaybından, kazada kusuru bulunan 35 ... plaka sayılı araç adına, kaza tarihinde geçerli olan, *** poliçe nolu ZMM sigortasını düzenlemiş bulunan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, 02.11.2022 tarihinde sigorta şirketine arabuluculuk yolu ile başvuru yapıldığını, Kayseri Arabuluculuk Bürosu ... Dosya No ile yapılan görüşmelerin de neticesiz kalması üzerine oluşan değer kaybı için iş bu davayı açtıklarını, davanın kabulünü, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, başvurunun usule uygun olarak yapılmadığını, müvekkili şirketin gerekli araştırmayı yapmasının kasten engellendiğini, dava konusu taleplerin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi imkanı bulunmadığını, kabul manasına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın müvekkili şirketten talebini netleştirmiş olmakla, talep edeceği tutarı belirlediğini, ancak davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki bir yararı olmayıp davanın usulden reddi gerektiğini, HMK'nın 107. maddesinde "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bu.nun imkansız olduğu hallerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." denilerek belirsiz alacak davasının yalnızca alacağın belirlenmesinin mümkün olamayacağı durumlarda açılabileceği öngörüldüğünü, oysa davacının iddia ettiği alacak miktarı dava tarihinde belirlenebilir nitelikte olduğunu, müvekkili şirkete sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 27.01.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen 35 ... plakalı araç, müvekkili şirkete 15/01/2022 - 15/01/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere *** poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 50.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, yapılan ödemeler nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, konu kaza nedeniyle *** nolu hasar dosyası açıldığını, maddi hasara ilişkin 29.04.2022 tarihinde *** 4.255,52-TL, 30.06.2022 tarihinde 2.002,32-TL ve 29.04.2022 tarihinde 508,73-TL rücu tediye ödemesi yapıldığını, davacı tarafa 10.10.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından 6.381,21-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemeler amir mevzuata uygun yapıldığını, şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, dava konusu talebin reddi gerektiğini, şirketin ödemiş tutarın faiz güncellemesi yapılarak hesaplanacak ana paradan tenzil edilmesi ve poliçe üst limiti gözetilmesi gerektiğini, yapılan ödemeler ve poliçe teminat limiti gözetildiğinde müvekkili şirketin poliçe limiti ile sınırlı olduğunun mahkemece gözetilmesini talep ettiklerini, kusur durumunun tespiti gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca, Müvekkil Şirketin Poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan dava konusu kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının ve zarar miktarının mahkemeniz tarafından tespiti gerektiğini, dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiklerini, davacıya ait aracın önceki hasar dosyalarının istenmesini talep ettiklerini, hasar bedeline dahil olan bir çok parça ve işçilik bedeli, araç üzerinde değer kaybına yol açacak nitelikte olmadığını, aracın ana gövdesi (şasi) hasar görmediğini, sökülebilir-takılabilir vidalı parçalarında hasar meydana gelmiş ise değer kaybı zararı oluşmayacağını, bu nedenlerle dosyanın değer kaybının tespiti için hasar-kusur konusunda uzman ve ehil bir makina mühendisi bilirkişi kanalı ile incelenmesini talep ettiklerini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilmesini aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddi gerektiğini, aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı tazminatı ödenmediğini, 06 ... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, zira işbu davaya konu aracın daha önce hasara uğramış olması halinde, araç tekrar değer kaybına uğramayacağından değer kaybına ilişkin talebin reddi gerektiğini, aynı bölgeden alınan ikinci hasar neticesinde, aynı bölgeden ikinci kez değer kaybı oluşmayacağı hem Yargıtay uygulaması hem de reel piyasa koşullarıyla sabit olduğunu, araca ilişkin kaza bilgilerinin Sigorta Bilgi Merkezi’nden sorulmasını talep ettiklerini, değer kaybı talebinin teminat dışı kaldığı hallerin mevcut olup olmadığının araştırılması, bu hallerin mevcut olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ödeme yaptığını, temerrüde düşmediği için haksız faiz talebinin reddi gerektiğini karayolları trafik kanunu’nun da düzenlenmiş olduğu üzere sigortacının gerek bedensel, gerekse eşyaya gelen zararları ödeme yükümlülüğü, sigortacının ödeme yükümlülüğün öğrendiği tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde geçerlidir, eğer bir tazminat sorumluluğu doğacak ise ancak 8 iş gününün geçmesi ile müvekkili şirketin temerrüde düştüğü kabul edilmesini, fakat somut olayda müvekkili şirketin hasar ödemesi yaptığını, davacının sair diğer taleplerine yönelik herhangi bir başvurusunun bulunmadığını, açıklanan sebeplerle müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olup, davacının faiz isteme hakkı doğmadığını, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, dava konusu talepler belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davanın usulden reddini, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtları celp edilerek tespitini, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, davacının değer kaybı tazminatı talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasını ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasını, dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı kanunun uygulanmasını, müvekkili şirket ödeme yapmış olup temerrüde düşmediğinden haksız faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaateyse dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasını, davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi Makine Mühendisi ***'dan alınan 17/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtilen kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 35 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol, hava ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gündüz saatlerinde sürüş güzergahındaki araç trafiğini kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlamamış, araçlar ile takip mesafesini koruyamamış ve önündeki araca arkasından çarpmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır.
Bu nedenle 35 ... plakalı araç sürücüsü ...' in meydana gelen trafik kazasında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtilen 06 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği, Raporun 4. Maddesinde belirtilen araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 35 ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle 06 ... plakalı araç sahibi ... Seyehat Gıda Tem. Taş. Teks. Med. Mahr. İnş. Taah. Petr. Ürün. Tic. Ve San. Ltd. Şti.' nin ve 35 ... plakalı araç sahibi ...' in kazanın meydana gelmesinde bir ihmallerinin ve etkilerinin olmadığı, Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı, Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, Dava konusu araç için 27.01.2022 olay tarihi itibarıyla aracın tamirinin ekonomik olduğu ve Toplam Hasar Bedelinin işçilik olmak üzere %18KDV dahil 4.764,25TL olduğu, Dava konusu araç için 27.01.2022 olay tarihi itibarıyla 16.250TL Değer Kaybı tespit edildiği, 10.10.2022 tarihinde 6.381,21TL değer kaybının ödendiği, ödenecek değer kaybı tutarının 9.868,79TL olduğu, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin ıslaha karşı beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 30/09/2024 tarihinde feragat dilekçesi sunduğu ekinde ibraname sunduğu, davalı vekilinin 30/09/2024 tarihinde sulh dilekçesi görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 307. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan yasa hükmüne göre feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan feragat neticesinde feragate konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz. (Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/11-66 E., 2014/331 K.) Hiçbir kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. (HMK. m.24) Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar her davadan feragat edilebilir (HMK. m.310). Bir usul hukuku kavramı olarak davadan feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. 6100 Sayılı HMK’nın 309. maddesine göre, feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir, feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklindedir. Davadan feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğurucu nitelikte olması nedeniyle bütün bu özellikleri içermesi zorunludur. Aynı yasanın 311. maddesi hükmü uyarınca feragat ve kabul; kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur ve irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. Davadan feragat eden davacı, bunula dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) tamemen ve kısmen vazgeçer (feragat eder). (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 24. Baskı, Basım yılı 2013, s.507 vd). Davadan feragat bir usul işlemi ise de, içeriği bakımından bir maddi hukuk işlemdir. Davadan feragatın içeriği olan maddi hukuk işlemi (haktan vazgeçme), ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (dava konusu yapılan) son bulur. (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 24. Baskı, Basım yılı 2013, s.507 vd). HMK’nun 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Davacı tarafından HMK'nun 307. ve devamı maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçildiğinden, yani davadan feragat edildiğinden dolayı feragat nedeniyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın uzlaşma sonucu feragat edildiğinden davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafından talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/10/2024
Katip *** e-imzalıdır
Hakim *** e-imzalıdır