İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/316 E. 2025/78 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/316
- Karar No
- 2025/78
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/316 KARAR NO : 2025/78 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2024 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS Sigortası ile sigortalanmış olan... plakalı aracın 05.10.2022 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, aracında maddi hasar meydana geldiğini,... plakalı araç zorunlu trafik sigortacısı olan ... A.Ş. tarafından...numaralı hasar dosyası üzerinden yaptırılan ekspertiz çalışmasında araçtaki hasar yan sanayi parçalar üzerinden yüksek iskonto oranı ve düşük işçilik masrafları uygulanarak karşılandığını, buna göre araçtaki hasar 36.090,67-TL+KDV olarak tespit edildiğini, ancak 30.03.2023 tarihinde 34.086,00-TL hasar ödemesi yapıldığını, sigorta şirketince görevlendirilen eksperin aracın tamiri için raporunda belirttiği parçalar orijinal parça fiyatları olmadığını ve çok yüksek servis iskontosu kesildiğini, belirlenen işçiliklerin de oldukça düşük olduğunu, müvekkilinin aracını tamir ettirmek istediği tamirhane tarafından da, bu düşük işçilik bedellerinin kabul edilmediğini, bu sebeple müvekkilim yasal hakkını kullanarak kendi eksperini atadığını ve aracındaki gerçek hasar miktarını tespit ettirmek için sigorta eksperi ... tarafından tanzim edilmiş araç hasar raporunu aldığını, buna göre müvekkili aracındaki hasar miktarı orijinal parçalar kullanılarak ve raporda yazılı işçilik ücretleri ödenerek araç tamir edildiğinde KDV dahil 75.565,58-TL olarak tespit edildiğini ve müvekkilinin aracının onarımını bu ekspertiz raporuna göre yaptırıldığını, ayrıca müvekkilinin rapor ücreti için de 1.199,66-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, Sigorta eksperi ...tarafından tanzim edilmiş olan ekte sunulu araç hasar raporunun, müvekkilinin aracının tamiri için yapılan giderlerin uygunluğunu teyit ettiğini, sigorta şirketinin aracın anlaşmasız serviste tamir edilmesini de bahane edemeyeceğini, müvekkili aracının tamir yapılırken eşdeğer parçalar üzerinden değerlendirme yapılarak onarımın karşılandığı ve düşük işçilik ücreti takdir edilerek aracın düşük fiyata tamir ettirilmeye çalışıldığı ve bu suretle eksik hasar ödemesi yapıldığını, arabulucululukta da sürecin görüşme sonunda anlaşamama şeklinde sonuçlandırıldığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesi sonrasında artırılmak üzere 05.10.2022 tarihli trafik kazası sebebiyle müvekkiline ait... plakalı araçta meydana gelen ve eksik karşılanan şimdilik 100,00-TL bakiye hasar tazminatının sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya ödenmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe limitlerinin 100.000,00-TL ile sabit olduğunu, davacı yanın talepleri karşılandığını, hasar kapsamında müvekkili şirket tarafından 29/03/2023 tarihinde 34.086,00-TL olarak davacı vekili Av....'e hasar ödemesi yapıldığını, 29/03/2023 tarihinde 80,24-TL olarak tedarikçi ... Tic. Ltd. Şti.'ye hasar ödemesi yapıldığını, 29/03/2023 tarihinde 1.655,91-TL olarak tedarikçi... Ve Tic. A.Ş.'ye hasar ödemesi yapıldığını, 19/06/2023 tarihinde 11.078,83-TL olarak davacı vekili Av....ya değer kaybı ödemesi yapıldığını, 19/06/2023 tarihinde 3.921,17-TL olarak davacı ...'e değer kaybı ödemesi yapıldığını, bilirkişinin hesap edeceği tutar ödenen tutardan fazla ise ancak şirket tarafından bakiye kısım yönünden bir ödeme yapılabilecek olup, önceki ödemelerin tenzili gerektiğini, kaza tarihindeki poliçe limiti olan 100.000,00-TL'den teminat kapsamında yapılan ödemeler mahsup edildiğinde, müvekkili şirketin davacıya karşı kalan sorumluluğunun 49.177,85-TL ile sınırlı olduğunu, Davacı yanın aracındaki daha önceki kazaların hesaplanması, hem orijinal parça fark taleplerinin hem de değer kaybı hesabı yapılırken önemle dikkate alınması gereken bir husus olduğunu, genel şartlara göre hesaplama yapılmasını, sigortalı araç sürücüsünün mezkur kazada atfa kabil bir kusuru olmadığını, SBM kayıtlarında görüldüğü üzere davacının yaşanan bu kazada %100 kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, başvurana ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı yanın hasar faturalarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerektiğini, davacı yanın yapmış olduğu masrafların keyfi yapılmış onarım gereken parçalar değiştirildiğini, belirsiz alacak davası şeklinde davasını açmasının mümkün olmadığını, faturaların katma değer vergisinden şirketin sorumluluğunun olmadığını beyan etmekle, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği, 3-... ve... plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, 4-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, 5-Davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 05/10/2022 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bulunan kayıtlar, 6-Bilirkişi heyetinin 03/12/2024 havale tarihli raporları, 7-Davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi, 8-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, 05/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın miktarı ve hasar onarım bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedelinin temerrüt tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar davalı vekilince iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacı tarafın hukuki yararının bulunmadığı iddiası ile davanın dava şartı yokluğunda usulden reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, yerleşik Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önünde bulundurulduğunda davaya konu trafik kazasının gerçekleşmesinde kazaya karışan araçların kusur oranlarının ve davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli miktarının hesaplanmasının teknik bilirkişilerce yapılabileceği, tarafın teknik bilirkişiler vasıtasıyla belirlenebilecek hususları kendi başına belirleyerek dava açmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği, belirtilen gerekçeler dahilinde davacı şirketin davayı belirsiz alacak davası olarak açmakta hukuki yararının bulunduğu, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 20/04/2022 tarihli ve 31815 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2019/12190 Başvuru numaralı 22/02/2022 Karar tarihli kararında, belirlenebilir bir alacağın belirsiz alacak davası açılmak suretiyle talep edilmesi akabinde davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinin davacının mahkemeye erişim hakkını kısıtlar mahiyette olduğuna ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine, hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin başvurulacak son çare olduğuna karar verildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir trafik alanında uzman bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 05/10/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil ve ruhsat kayıtları,... plakalı araca ait tramer kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası ve sair deliller göz önünde bulundurularak;... plakalı araç sürücüsü ile... plakalı araç sürücülerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 05/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu ile trafik kazası sonucunda...1 plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının ve hasarın onarım bedelinin ne kadar olduğu belirlenerek, varsa belirlenecek hasarın onarım bedelinden dava açılmadan önce davalı ... Anonim Şirketi tarafından davacı tarafa yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davacı tarafça talep edilebilecek bakiye hasar onarım bedeli tazminatının hesaplanarak, ayrıca ekspertiz ücreti bedelinin makul olup olmadığı da belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 03/12/2024 havale tarihli raporlarında sonuç olarak:... plakalı otomobil sürücüsünün her iki şeridi birlikte kullanarak yandan çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı otomobil sürücüsü atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, davaya konu aracın gerçek zarar ve onarım bedelinin, 05.10.2022 kaza tarihi itibarıyla, Eksper Uzman Görüş Raporu ile onarım faturası miktarı olan 42.338,63-TL yedek parça, 21.700,00-TL işçilik olmak üzere toplam 64.038,63-TL+KDV, KDV dahil 75.565,58-TL olduğu, dava öncesi ödemeye esas alınan...Raporu iskontolu, (bir kısmı eşdeğer parça, bir kısmı orjinal parla ile) onarım bedeli 35.557,31-TL+KDV, KDV dahil 41.957,62-TL olması durumunda ödendiği beyan edilen (34.086,00-TL+80,24-TL+1.655,91-TL=35.822,15-TL) düşülmesi durumunda kalan bakiye farkın 6.135,47-TL olacağı, Uzman Görüş Ekspertiz Raporu ve onarım faturası bedeli iskontosuz, (orjinal parla ile) onarım bedeli (75.565,58-TL’den) düşülmesi durumunda kalan bakiye farkın 39.743,43-TL olacağını mütalaa etmişlerdir. Davalı vekilinin bilirkişi heyetinin 03/12/2024 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, davalı sigorta şirketinin, trafik kazasında hasar gören araç üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilere karşı sigortalısının kusuru oranında, orijinal parça kullanılmak suretiyle ve iskonto uygulanmaksızın hesaplanacak ve de KDV bedeli dahil onarım bedelinden ibaret gerçek zarar bedeli mukabilinde sorumlu olduğu, bu kapsamda raporun usul ve yasa hükümleri ile mahkememiz ara kararı doğrultusunda düzenlendiği anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini, 39.743,43-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir. Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 12/06/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 23/06/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kanaatine varılmıştır. Davalı sigorta şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 50.822,15-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye teminat limitinin 49.177,85-TL olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davacı ...'e ait nüfus kayıt örneği,... ve... plaka sayılı araçlara ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde... plakalı araca ait olarak bulunan tramer kayıtları, davalı ... Anonim Şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 05/10/2022 tarihli trafik kazası kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun davacıya tebliğini gösterir tebligat evrakları, hasar dosyası, başvuru neticesinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin olarak bulunan kayıtlar, bilirkişi heyetinin 03/12/2024 havale tarihli raporları, davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 05/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacı ...'e ait... plakalı araçta meydana gelen hasarın miktarı ve hasar onarım bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek hasarın onarım bedelinin temerrüt tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini tanzim eden davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının... plakalı otomobil sürücüsünün 05.10.2022 günü saat 10.00 sıralarında Balıkesir İli, Edincik Mahallesi, Toki kavşağında sağa dönüş yaparken karşı şeride girerek aracının sağ ön köşe kısımları ile karşı yönden gelen... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde vuku bulduğu, kaza sebebiyle davacıya ait araçta hasar meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin, trafik kazasında hasar gören araç üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişilere karşı sigortalısının kusuru oranında, orijinal parça kullanılmak suretiyle ve iskonto uygulanmaksızın hesaplanacak ve de KDV bedeli dahil onarım bedelinden ibaret gerçek zarar bedeli mukabilinde sorumlu olduğu gözetildiğinde dava konusu araçta oluşan hasarın onarım bedelinin 75.565,58-TL olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde... plakalı araç açısından düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin teminat limitinin 100.000,00-TL olduğu, açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 50.822,15-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye teminat limitinin 49.177,85-TL olduğu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeline mahsuben davacı tarafa yapılan 35.822,15-TL tutarındaki ödeme mahsup edildiğinde bakiye onarım bedelinin 39.743,43-TL olduğu, davacı vekilinin 12/12/2024 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile 100,00-TL olarak belirttikleri hasar onarım bedelini, 39.743,43-TL'ye arttırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 12/06/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 23/06/2023 tarihinde temerrüte düştüğü, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KABULÜ İLE, 1-Hasar onarım bedeli tazminatı talebinin KABULÜNE, 39.743,43-TL maddi tazminatın, bakiye poliçe limiti olan 49.177,85-TL ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak 23/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Anonim Şirketinden tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 2.714,87-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 678,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.609,27-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 70,00-TL elektronik tebligat, 4,00-TL posta (KEP) masrafı, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti, 1.199,66-TL ekspertiz ücreti, 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin harç ve 678,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.306,86-TLyargılama giderinin davalı tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/02/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır