İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/575 E. 2023/959 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/575
- Karar No
- 2023/959
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/575 Esas KARAR NO : 2023/959 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2023 Davacı vekili tarafından uyap sistemi üzerinden 13/12/2023 tarihli davadan feragat ettiklerini bildirir dilekçenin dosyaya sunulması üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin yüklenici, davalının ise iş sahibi olup, aralarında 09.02.2021 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince; müvekkili yüklenicinin, sözleşme gereği yüklenmiş olduğu İzmir İli Güney ... Bölgedeki Tire, Ödemiş, Beydağ, Kiraz İlçelerinin Köy Ve Mahallelerinde parke ve bordur döşenmesi işini sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirdiğini, işin geçici kabulünün yapıldığını, davalıya ödeme programının bildirilmesi ile ödemelerin yapılması konusunda talepte bulunulmasına rağmen davalı tarafça cüzi miktarda ödemelerin yapıldığını, taraflar arasında cari mutabakatların bulunduğunu, müvekkilinin 05.05.2023 tarihli ihtarname ile kalan 2.603.769,17 TL ödemenin yapılması için yeniden başvurduğunu, davalının 09.06.2023 tarihli cevap ile cari mutabakat bulunmadığını, yapım işinin denetiminin sürdüğünü bu yüzden ödeme yapamayacaklarını bildirdiğini, ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, davalının itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmakla birlikte zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında kurulan sözleşme ilişkisi uyarınca davacının üstlenmiş olduğu işi tamamen sözleşmeye uygun olarak ve sözleşmede belirtilen sürede tamamlamaması nedeniyle hakedişler ve ödemelerin değerlendirilmesi gerektiğini, incelemelerin takip tarihi itibariyle devam etmekte olduğundan tüm ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle takibe konu edilen fatura bedelinin takip tarihi itibariyle henüz vadesinin gelmediğini, alacağın likit nitelikte olmadığından takibe itirazlarının haklı olduğunu, işin süresinde yapılmaması nedeniyle davacı tarafa süre uzatımı verildiğini, bazı nedenlerle cezalar uygulandığını ve bunların hakedişlerden kesilmesi gerektiğini, bu ve benzeri nedenlerle davacı yanın iddia ettiği alacak miktarı fahiş olup, davacını yaptığı imalatların incelenmesi tamamlanmadan bu imalatlara ilişkin ödemelerin yapılmasının da mümkün olmadığını, davacının çalıştırdığı personellerin doğrudan müvekkili şirkete açmış olduğu iş davaları nedeniyle sözleşme gereği tüm işçilik alacaklarından tek başına sorumlu olan davacının, müvekkili şirkette bulunan bir kısım alacağına ileride müvekkili şirketin işçilik alacakları nedeniyle ödemek zorunda kalacağı tutarların davacıya rücu edilmesi gerekeceğinden müvekkili şirkette tutulmasının gerektiğini, asıl alacağın yanı sıra işlemiş faiz ve faiz oranının da haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup, müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmadığını, takibin haksız olması nedeniyle davacı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilesinin gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan sözleşme uyarınca davacı yüklenicinin, davalı işveren şirkete ait eseri sözleşme hükümleri uyarınca eksiksiz tamamlamasına rağmen sözleşme bedelinin bakiye bölümünün ödenmediği iddiası ile davacının, davalı hakkında yaptığı icra takibinde, davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir. Ön inceleme aşamasında, davacı vekili uyap sistemi üzerinden sunduğu 13.12.2023 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini, feragat doğrultusunda hüküm kurulmasını talep ettiklerini, davalı vekili ise uyap sistemi üzerinden sunduğu 26.12.2023 tarihli dilekçe ile davacı tarafın feragatı doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını bildirmişlerdir. HMK'nun 311(1) maddesi uyarınca feragatın kesin hüküm gibi sonuç doğurması yanında aynı yasanın 309(2) maddesi uyarınca feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmamakla davanın feragat nedeniyle reddine, tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmemeleri nedeniyle davalı taraf lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Feragatın ilk duruşmadan sonra yapılmış olması nedeni ile Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında hükmedilmesi gereken 179,90 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 31.730,48 TL peşin harçtan indirilmesiyle geriye kalan 31.550,58 TL harcın, isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davalı taraf lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, 4-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve davalı tarafça başkaca yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza