İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/739 E. 2023/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/739
- Karar No
- 2023/896
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/739 Esas KARAR NO : 2023/896 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 23/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04/05/2022 tarihinde İzmir ili Karabağlar ilçesinde ... plakalı aracın, maliki müvekkili olan park halindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile müvekkilinin aracında yüksek maddi hasar oluştuğunu, trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazada kusurlu araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle kimliğinin belirlenemediğini, olay anını gösteren kamera kayıtlarının incelenerek çarpan aracın tespit edildiğini, anılı aracın kaza tarihini kapsar şekilde (29.04.2022-29.04.2023) davalı sigorta şirketi tarafından “...” no’lu poliçe ile ZMMS ile sigortalı olduğunu, ... plakalı araçta meydana gelen zararın tazmini maksadıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuşsa da sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava tarihine kadar müvekkilinin aracında meydana gelen gerçek hasar ve değer kaybı zararının tazmin edilmediğini belirterek HMK m.107 kapsamında fazlaya ilişkin müvekkili hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, 50,00 TL hasara bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 100,00-TL maddi tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müvekkilinin KDV'den kdv’den sorumluluğu bulunmadığından başvurunun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile hesaplamanın KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini, ayrıca başvuruya konu hasarlanan parçaların tazminat hesabında eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde tazminatta parça ve işçilik iskontosu uygulanması gerektiğini ve bu oranın da en az yüzde otuz olması gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihitimalinde değer kaybı hesaplamasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine, davanın ikame edilmesine sebep olmadığından harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 04/05/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin belirlenmesi ile belirlenecek değer kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden tahsili taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür. Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunun 85/1 maddesine göre bir aracın işletilmesi bir kimsenin ölmesi veya yaralanması yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı yasanın 91.maddesinde ise işletenlerin Kara Yolları Trafik Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle hükümlü olduğu, aynı yasanın 51.maddesinde ise tazminatın kapsamı ve ödeme biçiminin, durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı göz önüne alınarak hakim tarafından belirleneceği hususları düzenlenmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır. Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, Trafik Uzmanı Bilirkişi ve Otomotiv Alanında Uzmanı Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 25/04/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda; sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı otobüs sürücüsünün manevra kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, park halindeki ... plakalı otomobil sürücüsünün aracını kavşak içerisine park ederek dönüşü engellediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken ise de; ... plaka sayılı araçtaki kusur durumu dikkate alınmadan hasar bedelinin orijinal parçalar ile KDV dahil 50.647,95 TL olabileceği kanaatine, ... plaka sayılı araç için kusur durumu dikkate alınmadan araçtaki değer kaybı bedelinin 4.000,00 TL olabileceği hususlarında kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır. Mahkememiz 14/09/2023 tarihli celsesinde "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine ait araç sürücüsünün %80, davacının ise %20 oranında kusurlu olduklarının tespitine," dair ara karar tesis edilmiştir. Davacı vekilinin 18/09/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile değer kaybı bedeli yönünden dava dilekçesinde 50,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 3.200,00 TL'ye, hasar bedeli yönünden dava dilekçesinde 50,00 TL olarak belirttikleri dava değerini 40.518,36 TL'ye arttırdıklarını beyan ettikleri ve sonuç talep bölümünde "3.200,00 TL Değer kaybı ve 40.518,36 TL hasar tazminatı olmak üzere toplam 43.718,36 TL'nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile tahsiline, AAÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekalet ücretine yargılama giderleri arasında hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline" karar verilmesini talep ettiği ve ıslah edilen bedel üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmüştür. Yukarıda değinilen somut olay ve yasal düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün %20 oranında kusurlu olduğu, sürücüsü tespit edilemeyen ... plakalı otobüs sürücüsünün kazanın oluşumunda %80 oranında etken olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu, değer kaybı bedelinin 4.000,00-TL, hasar bedelinin ise 50.647,95-TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacının zararını yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne ve 3.200-TL bakiye değer kaybı bedeli ile 40.518,36-TL bakiye hasar kaybı bedelinin davalı sigorta şirketinden 29/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: Davanın KABULÜ İLE 3.200-TL bakiye değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketinden 29/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 40.518,36-TL bakiye hasar kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketinden 29/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.986,40- TL harç olmak üzere 80,70- TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak alınan750,00-TL toplam 830,70-TL harcın mahsubu ile 2.155,70-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Davacı taraf duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT tarifesine göre hesap ve takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğü giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 3,00-TL KEP masrafı, 66,00-TL elektronik tebligat gideri, 750,00-TL ıslah harcı, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 2.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 3.380,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza