İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/277 E. 2024/543 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/277
Karar No
2024/543
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/277 Esas KARAR NO : 2024/543 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 30/06/2020 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.05.2015 tarihinde sürücü ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile Samandağ Küçük Sanayi istikametinden...Caddesine seyir halinde iken, Akdeniz Caddesi ile Nil Sokak Kavşağına geldiği esnada aracının direksiyon hâkimiyetini kaybederek beton elektrik direğine çarpması neticesinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini. bu kaza neticesinde yolcu konumda olan müvekkilinin yaralandığını, kazanın oluşumunda ilgili şirket nezdinde ZMMS poliçeli... plakalı araç sürücüsü 2918 KTK' da yer alan,47/1-d Maddesinde yer alan sürücülere ait kuralları ihlal ettiği gerekçesiyle kusurlu bulunduğunu, kaza tarihinde kusurlu bulunan aracın ilgili şirket nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğunu, kaza sonrası müvekkilinin tedavisi Hatay Samandağ Devlet Hastanesinde yapıldığını, kaza sonucu müvekkili ağır şekilde yaralandığını, bu sebeple ... Sigorta Anonim Şirketi'nden tazminat talep hakkının doğduğunu belirterek şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 4.900,00-TL sürekli maluliyet tazminatının davalının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödemesine, dava masrafları ve vekâlet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru dilekçesinde bahsi geçen 20/05/2015 tarihli kazaya karıştığı belirtilen,... plakalı aracın, müvekkili şirkete 04/03/2015-2016 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 290.000 TL olduğunu, davaya konu olayda sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile kendi zararına sebep olduğunu, sürücünün kendi kusuru ile sebebiyet vermiş olduğu kazadan dolayı yaralanması nedeniyle kullanmış olduğu aracın trafik sigorta poliçesinden faydalanamayacağından söz konusu taleplerin reddi gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması nedeniyle yetkili mahkemeye gönderilmesini, davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, eğer esas incelemesi yapılacak ise sürücünün kendi kusuru ile kendi zararına sebep olması nedeni ile davanın reddini, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ZMMS poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddini müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olması ve diğer anılan gerekçelerle faiz talebinin reddini, aleyhlerine yargılama ücreti ve vekalet ücretine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. DAVA KONUSU : Açılan dava, 20/05/2015 tarihinde meydana geldiği iddia edilen kazada davacının yaralanıp yaralanmadığı, kazadaki kusur durumları, davalı ... şirketinin sorumluluk türü ve miktarı, kaza nedeniyle davacıda geçici ve sürekli işgöremezlik durumunun oluşup oluşmadığı ve bu kapsamda geçici işgöremezlik tazminatı ile sürekli işgöremezlik tazminatı olarak bir miktar tazminatın davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. 20/05/2015 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde kazaya karışan araç sürücüsünün ... kazaya karışan araçta bulunan yolcunun ... olarak belirtildiği ve tutanağı tanzim eden polis memurlarınca imza altına alındığı anlaşıldı. ...olay günü kollukta alınan ifade beyanında; "20.05.2015 günlü kendisinin kullandığı şirket adına kayıtlı olan ... plaka sayılı araç ile Tekebaşı “ından Sarnandağ çarşı istikametine Akdeniz caddesi üzerinden seyir halinde iken önündeki aracı solladığı esnada birden aracın hakimiyetini kaybettiğini ve elektrik direğine çarptığını, çarpmanın etkisi ile yaralandığını yaralanması ile ilgili şikayetinin olmadığını kaza raporunda araç sürücüsünün yoldan aldığı arkadaşı ...'ın yazıldığı, aracı kendisinin kullandığı kaza sonrası kendisinin baygın olduğu tutanaklara arkadaşı ...'in nasıl şoför olarak geçtiğini, bilmediğini ehliyetinin olduğunu uzlaşmak istediğini " beyan ettiği anlaşılmıştır. ... olay günü kollukta alınan beyanında; 20.05.2015 günü saat 15:00 sıralarında arkadaşı ... isimli şahsın kullanmış olduğu araca Tekebaşı mahallesinde bindiğini, Samandağ çarşı merkezine gelirken cep telefonu ile oynadığı için yola bakmadığını bitden çarpma sesi duyduğunu baktığında elektrik direğine çarptıkların orada bulunan vatandaşların kendisini ve arkadaşını araçtan çıkardıklarını Ambulans ile Samandağ Devlet Hastanesine geldiklerini tedavi olduklarını kazada kendisinin yaralanmadığını, kazada raporunda araç sürücüsü olarak yazılı olduğunu hastanede polislerin kendisinden ehliyet ve kimlik istediklerini kendisinin de ehliyet ve kimliğini verdiğini" beyan ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya 04/03/2021 tarihli duruşma ara kararı gereğince davacının dava konusu trafik kazası sebebiyle maluliyetine ilişkin rapor aldırılmak üzere Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Kurumu Başkanlığına sevk edilmesine karar verilmiş olup, Kahramanmaraş Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak talimat mahkemesince rapor aldırılmıştır. 19/10/2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda; Kişinin tüm vücut engel oranının %13 (yüzde on üç ) ve sürekli olduğu, maluliyetinin (sürekli iş göremezlik oranının) %15,2 (yüzde on beş virgül iki) oranında sayılacağı, 20/05/2015 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, 20/05/2015 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği mütalaasına varıldığını bildirmişlerdir. Mahkememizce dosya, 18/11/2021 tarihli duruşma ara kararı gereğince, trafik uzmanı bilirkişi ile aktüerya uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek 07/12/2024 tarihli rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; 20.05.2015 günü saat 15:10 sıralarında sürücü ...’ ın sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet ile Samandağ ilçesinde Tansu Çiller caddesinde seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve beton elektrik direğine çarpması neticesinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle; davalı ....’ne ZMMS Trafik sigortalı...plakalı kamyonet sürücüsü ...’ın sevk ve idaresindeki kamyonetle iki yönlü Tansu Çiller Caddesinde seyir halindeyken, Akdeniz caddesi ile Nil sokak kavşağına geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yoldan çıkarak yaya kaldırımında bulunan beton elektrik direğine çarpması neticesinde kendisinin ve araç içerisinde yolcu konumunda bulunan ...’ın yaralanması ve maddi hasarla sonuçlanan kazada davacı sürücü ...’ın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları ile meydana gelen kazada 1. Derecede Etken Hatalı Davranış Sergilemiş Olduğu,... plakalı kamyonette yolcu konumunda bulunan ...’ ın meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı araç içerisinde emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, meydana gelen trafik kazasında oluşan etken 3. Kişi ya da kurumların kusuru bulunmadığı, trafik sigortasını düzenleyen hükümler, KTK 85 ve ZMMS Genel Şartlara ilişkin açıklamalarımız doğrultusunda davacının davalı şirketten tazminat talep edip edemeyeceği hususundaki nihai takdir Mahkemenizin olmakla birlikte; davanın kabulü halinde davacının 178.318,86 TL zararının olduğu, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarihin ise 30.12.2019 olduğu hususlarında görüşlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce dosya yeniden trafik uzmanı bilirkişi ile aktüerya hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor aldırılmıştır. 21/04/2022 havale tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davanın kabulü halinde davacının 178.31 8,86 TL zararının olduğu, davalı ... şirketinin temerrüde düştüğü tarihin ise 30.12.2019 olduğu, hesap yönünden kök raporda değişikliğe gidilmeyeceği hususlarında görüşlerini bildirmişlerdir. Davacı tanığı ... talimat yolu ile alınan ifadesinde; "Ben davacı ... aynı iş yerinde çalışmamız nedeniyle tanırım. 20/05/2015 tarihli trafik kazasına karışan şuan plakasını tam hatırlayamadığım ancak sonunu 604 olarak hatırladığım plakalı aracı ben kullanmakta idim, ... da yanımda yolcu olarak oturmaktaydı. Kaza tek taraflı kazadır. Kaldırımdaki beton direğe çarptım. Aslında söylediğim gibi aracı ben kullanmaktaydım, ancak kazadan sonra çalıştığımız şirket olan Keskinoğlu Tavukçuluk yetkilileri benim sigortamın olmaması sebebiyle sıkıntı çıkabileceğini söyleyerek aracı ...'ın kullandığını söylememizi istediler, ben aslında kazadan sonra hastanedeki beyanlarımda aracı benim kullandığımı söylemiştim, ancak sonrasında işverenizimin telkinleri ve ifade sırasında yanımızda bulunması sebebiyle kendimizi baskı altında hissettiğimizden kolluktaki ifademizde aracı kullanan kişinin ... olduğunu söylemek zorunda kaldık. Normalde kazaya karışan aracı sürekli olarak kullanan bir kişi yoktur, ihtiyaca göre iş yerinde bulunan şoförler aracı kullanırdı. Biraz önce söylediğim gibi aslında aracı kullanan kişi ben olduğum halde çalıştığımız şirket tarafından araç sürücüsünün ... olduğu şeklinde kurumlara bildirimde bulunuldu, bize de kollukta sürücünün ... olduğunun söylenmesi istendi, biz de kazanan şokuyla ve kendimizi baskı altında hissettiğimiz için sürücünün ... olduğu şeklinde beyanda bulunduk, aslında ... yolcu konumunda idi ve kazada yaralandı, kazada kafasından ve omuzundan yaralandı, şuan yaralanmasından dolayı herhangi bir iş yapması mümkün değildir, sadece yemek yemek gibi zorunlu ihtiyaçlarını görebilmektedir. İş yerinde ben tavuk pazarlama bölümünde şoför olarak çalışmaktaydım, ... da benim yanımda tavuk dağıtımına yardımcı personel olarak çalışmakta idi. ... duyduğum kadariyle kazadan sonra aynı iş yerinde çalışmaya devam etmiş, ancak daha sonra ayrılmış , şuan herhangi bir işte çalışmamaktadır, kazadan sonra da kendisine Keskinoğlu şirketi tarafında herhangi bir yardımda bulunulmadı dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur"şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat yolu ile alınan ifadesinde; "Benim taraflar ile herhangi bir akrabalığım yoktur. Davacıyı iş yerinde birlikte çalışmamız nedeniyle tanırım. Kaza anında ... Plaka sayılı aracı kaza anında ... isimli sigortasız çalışan iş arkadaşımız kullanmaktaydı. Davacı ... ... ile birlikte yardımcı olarak işe çıkıyordu. İş yerlerinin neresi olduğu, anlaşmalı olduğumuz yerleri ...e gösteriyordu. Kazadan sonra ilgili kurumlara kaza yapan kişinin...olduğu bildirilmiş. Ancak kaza yapan kişinin, şahsen kaza yerine gittiğim için ... olduğunu biliyorum. Kazadan sonra araç içerisindeki eşyaları almak için kaza yerine gitmiştim dedi. ... Plaka sayılı araç ... işe başlayınca ona tahsis edildi, aracı sürekli o kullanıyordu dedi."şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat yolu ile alınan ifadesinde; "Ben davacı ...'yi aynı yerde çalışmamız nedeniyle tanırım. Bana okunan adreste meydana gelen kaza sırasında... plaka sayılı aracı... kullanmaktaydı. Zira şirketten çıkarken ben...n aracı kullandığını gördüm. Davacı ...'de ona yola öğretmek için yanındaydı. ... sigortasız çalıştığı için kazayı yapan kişinin ... olduğunu ilgili kurumlara bildirdiklerini düşünüyorum. ... plaka sayılı araç şirket aracıdır. Aracı o gün kimin ihtiyacı oluyorsa o kullanıyordu dedi. "şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce dosya 08/02/2024 tarihli duruşma ara kararı doğrultusunda mahkememizce resen belirlenen aktüerya alanında uzman yeni bir bilirkişiye tevdi edilerek taraf vekillerinin itirazları ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından asgari ücretin artırılmasına ilişkin kararın yürürlüğe girdiği, maluliyete ilişkin tazminatın hesaplanmasında hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden hesaplamanın yapılmasının gerektiği dikkate alınarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, dosyamızda alınan bilirkişi raporları, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermayene ilişkin kayıtlar ve sair deliller göz önünde bulundurularak; yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı ve kalacağı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarının varsa dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı ... şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davacının talep edebileceği sürekli ve geçici iş göremezlik ile tedavi giderleri yönünden tazminat kalemleri ve bu kalemler karşılığında talep edebileceği tazminat miktarlarının her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, 19/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 20.05.2015 tarihinde yaralanan ...’ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının SGK tarafından karşılandığı, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 966.550,15 TL olduğu, davalı tarafın kusur durumuna göre sorumlu olduğu bedelin tespiti ile davacı yönünden müterafik indirim yapılıp yapılmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı ... şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limitine kadar olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu hususlarında görüşlerini bildirmiştir. Her ne kadar dava konusu kaza sonrasında davacı ... kolluktaki beyanında kazaya karışan araç sürücüsünün kendisi olduğunu belirtmiş ise de 20/05/2015 tarihli kaza tutanağında dava konusu kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğunun tespit edildiği, Mahkememizce dinlenen tanık beyanlarında da kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğu belirtilmekle Mahkememizce 10/07/2024 tarihli ara kararında "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan bilirkişisi raporu ve kazanın oluş şekli göz önünde bulundurularak ile davaya konu kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespitine, " şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam edilmiştir. Davacı vekilinin 10/07/2024 tarihli ıslah dilekçesinde ile dava dilekçesinde 4.900,00-TL sürekli maluliyet tazminat taleplerini 290.100,00-TL'ye ıslah ettiklerini,100,00-TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminat talepleri SGK tarafından karşılanmış olması sebebi ile arttırmadıklarını beyan ederek dava mahiyeti taşımaması sebebiyle sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini beyan ettiği ve ıslah edilen değer üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmüştür. Yukarıda değinilen somut olay ve yasal düzenlemeler ile dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Adli Sağlık Kurulu Raporu, tanık beyanları, bilirkişi raporları, ıslah dilekçesi, tüm dosya kapsamı ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlık 20/05/2015 tarihli tek taraflı trafik kazasında yaralanan davacı ...'ın kazaya sebebiyet veren kusurunun bulunup bulunmadığı, kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı ve meydana gelen zarardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmakta olup Mahkememizce yapılan değerlendirme neticesinde 20/05/2015 tarihli kaza tutanağında dava konusu kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğunun tespit edildiği, Mahkememizce dinlenen tanık beyanlarında da kazaya karışan araç sürücüsünün ... olduğu belirtilmekle davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu bulunmadığı kanaatine varıldığı, 19/10/2024 tarihli Adli Sağlık Kurulu Raporunda kişinin tüm vücut engel oranının %13 (yüzde on üç ) ve sürekli olduğu, maluliyetinin (sürekli iş göremezlik oranının) %15,2 (yüzde on beş virgül iki) oranında sayılacağı, 20/05/2015 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresinin 1 (bir) ay olduğu, 20/05/2015 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği mütalaasına varıldığının bildirildiği, 19/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle 20.05.2015 tarihinde yaralanan ...’ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının SGK tarafından karşılandığı, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 966.550,15 TL olduğunun belirtildiği ve davacı vekilinin 0/07/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 4.900,00-TL sürekli maluliyet tazminat taleplerini 290.100,00-TL'ye ıslah ettiklerini,100,00-TL olarak talep ettikleri geçici iş göremezlik tazminat talepleri SGK tarafından karşılanmış olması sebebi ile arttırmadıklarını beyan ederek beyan ettiği ve ıslah edilen değer üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, a)290.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketi yönünden poliçe limiti dahilinde 30/12/2019 temerrüt tarihinden, itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, b)Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 19.809,90-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 54,40-TL harç ile 974,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 18.081,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf olunan 0,60-TL KEP masrafı, 101,50-TL elektronik tebligat masrafı, 543,68-TL tebligat ve posta gönderim masrafı, 4.200,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.845,78-TL'nindavanın kabul ret oranı dikkate alınarak 4.844,11-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı ve 974,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.082,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 1.319,55-TL'sinin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 0,45-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 46.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı ... şirketi duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine, 8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2024

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/277, K. 2024/543, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-277-e-2024-543-k-b10248667ea2