İlk Derece Mahkemesi · İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/114 E. 2020/41 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/114
Karar No
2020/41
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/114 Esas KARAR NO : 2020/41 DAVA : İtirazın İptali (Faturadan Kaynaklanan Alacak Nedenli) DAVA TARİHİ : 10/09/2019 KARAR TARİHİ : 24/01/2020 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait iş yerinde faturaya konu ve fatura tutarında cam montaj, tadilat ve tamirat işleri yaptığını, buna karşın davalının fatura bedelini ödemediğini, yaptıkları icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, borca itiraz etmesine rağmen ödeme emrinin tebliğinden sonra 18/03/2019 tarihinde davalının, müvekkilinin hesabına 12.320,38-TL havale yoluyla ödediğini, T.B.K.'nun 100. maddesi gereği ödemenin öncelikle faiz, masraf ve ferilerden mahsup edilmesinin gerektiğini, davalı tarafın itiraz dilekçesinde bildirdiği iddiaların haklı olmadığını, müvekkili ile sigorta şirketi arasında bir sözleşme ve ilişkinin bulunmadığını, faturaya konu işin müvekkili ile davalı arasında yapılan sözlü anlaşma çerçevesinde yapıldığını bildirmiş ve ödeme sonrası bakiye kalan alacak açısından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usulsüz şekilde yapıldığını, takibin ticari teamüllere, sigortacılık uygulamalarına aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkile ait işletmenin bulunduğu yerde meydana gelen afet sonucu binadaki camların zarar gördüğünü, sigorta poliçesi kapsamında sigorta şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, sigorta şirketinin davacıyı hasar mahalline gönderdiğini, hasar bedelinin acil asistan limitini geçtiği için davacının talebi sigorta acentesi ve eksper onayı ile dosyaya hasar ilave ettirilerek hasarın giderildiğini, davacı ile davalı arasında bir sözleşme bulunmadığını, sigorta şirketinin yönlendirmesi ile davacının hizmet verdiğini, müvekkilinin davacının vereceği hizmeti kabul etmeme şansının bulunmadığını, dava dilekçesindeki beyanların gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, verilen hizmetin sigorta şirketi tarafından sağlandığından aynı tarihli yansıtma faturası ile fatura bedeli kadar tutarın sigorta şirketine fatura edildiğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, sigorta şirketinin fatura bedelini ödemesi üzerine aynı gün tutarın davacı hesaplarına aktarıldığını, davacı ve sigorta şirketi ile yazılı delil başlangıcı niteliğinde yazışmalar yapıldığını, davacının fatura bedelinin ödenmesi için makul süre beklemek yerine ticari teamüllere aykırı olarak takip yaptığını bildirmiş, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, davacının davalıya ait iş yerinde yaptığı montaj, tadilat ve tamirat işi nedeniyle doğan alacağın ödenmediği iddiası ile yapılan icra takibinde davalının borca itirazının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında davacı, davalı hakkında faturaya dayalı olarak ödenmeyen alacağı için 01/03/2018 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, davalının ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Dosyaya bir örneği sunulan dekont örneğinden davalının itiraz tarihinden sonra ve davadan önce 18/03/2019 tarihinde davacının hesabına asıl alacak miktarını havale ederek ödediği görülmüştür. Ödemenin davacı tarafça icra müdürlüğüne bildirilmediği görülmekle davacı vekiline bu konuda süre verilmiş, icra müdürlüğünden gönderilen müzekkere cevabı ile davacı vekili tarafından bildirimin yapıldığı harcının alındığı bildirilmiştir. Toplanan deliller ile davacının davalı hakkında davalıya ait iş yerinde verdiği hizmet nedeniyle takibe ve davaya dayanak faturayı düzenlediği, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davaya konu icra takibini yaptığı, davalı tarafın borca itiraz etmesine rağmen itiraz tarihinden sonra ve davadan önce talep edilen asıl alacağa herhangi bir itirazi kayıt koymaksızın ve açıklamada bulunulmadan 18/03/2019 tarihinde davacının hesabına havale ederek ödediği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından davaya konu alacakla ilgili olarak davacının takip ve dava konusu edilen alacağı talep hakkının bulunmadığı, taraflar arasında bir sözleşme olmadığı gibi alacağın esasına ilişkin savunmalarda bulunulmuş ise de takibe konu asıl alacağın itiraz tarihinden sonra hiçbir itirazi kayıt koymaksızın ve açıklama yapılmadan davacı hesabına havale edilerek ödenmiş olması nedeniyle artık alacağın esasına ilişkin bir yargılama yapılması, bu bağlamda somut olayda davalı tarafın ödemenin kendilerine sigorta şirketi tarafından yapıldığı, bu ödemenin davacıya aktarıldığına taraflar arasında davaya konu alacakla ilgili olarak yapılmış bir sözleşme bulunmadığı veya yazılı olmasa dahi faturaya konu işin yapılması konusunda bir anlaşma bulunmadığına yönelik savunmalarına ilişkin olarak delil toplanarak yargılama yapılması ve uyuşmazlığın esastan çözümü mümkün değildir. İtirazi kayıt koymaksızın ödeme ile birlikte takip konusu borcun varlığı kabul edilmiş olmakla ve fatura tarihi dikkate alınarak davalı tarafın borcun ferilerinden de sorumlu olduğu tartışmasızdır. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30/09/2019 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamında ve benzer çok sayıda istikrarlı kararlarında da vurgulandığı üzere asıl alacağın davadan önce tamamen ödenmesi halinde davalının takip tarihinden ödeme tarihine kadar tahakkuk edecek faiz, vekalet ücreti, icra masrafı ve bu bağlamda tahsil harcı ile borçlu olduğu, herhangi bir rakam zikredilmeksizin itirazın bu kalemler yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle alacağın esası ile ilgili bir yargılama yapılmamış, davaya ve takibe konu alacağın itirazdan sonra ve davadan önce ödenmiş olması nedeniyle davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de asıl alacağın davadan önce tamamen ödenmiş olması nedeniyle tazminata hükmetmek mümkün olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, ancak takibin işleyecek faiz, icra harç ve masrafları, icra vekalet ücreti ve tahsil harcı yönünden devamına, her ne kadar davacı tarafça harca esas değer olarak bir miktar gösterilmiş ise de bu belirtmenin usul ve yasaya uygun olmadığı, kararın niteliği itibariyle hükmedilecek vekalet ücreti ve harcın maktu olması gerektiği gözönünde tutularak davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak vekalet ücretine ve maktu harca hükmedilmiş, kötü niyet tazminatı konusunda yasal koşullar oluşmadığından ve davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile davaya konu Kemalpaşa İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalı tarafın borca ilişkin itirazının iptali ile takibe konu asıl alacağın ödeme emrinin tebliğinden ve davadan önce 18/03/2019 tarihinde ödenmesi nedeniyle takibin takip tarihinden itibaren ödeme tarihi olan 18/03/2019 tarihine kadar asıl alacak için yıllık %9 ve değişen oranlarda işleyecek yasal faiz ile icra harç ve masrafları, icra vekalet ücreti ve tahsil harcı yönünden devamına, 2-Davacı tarafın icra inkar tazminatı ile davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine, 3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 10,00-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Taleple bağlı kalınarak davacı yararına takdir edilen 1.600,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 21,00-TL elektronik posta, 16,20-TL posta masrafı, 2,00-TL kep ücreti, 44,40-TL peşin harç, 44,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 128,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı ve davalı taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/01/2020 Katip... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/114, K. 2020/41, T. 24.01.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-114-e-2020-41-k-d0dcdf7c869d