İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1031 E. 2024/993 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1031
- Karar No
- 2024/993
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1031 Esas
KARAR NO : 2024/993
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 23/03/2024
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülen alacak davasının tensiben incelenmesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı aleyhine Ödemiş İcra Müdürlüğü‘nün ... sayılı dosyası ile 137.089,86 TL asıl alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, icra takibinin 26/03/2018 keşide tarihli, 31/12/2018 ödeme tarihli ve 137.000,00 TL bedelli bonoya dayandığını, bononun taraflar arasındaki 2012-2013 yıllarındaki ticaretten kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin olduğunu, icra dosyasında ... nolu bağımsız bölümün 17/06/2015 tarihinde 142.000,00 TL bedel ile davalı tarafından ...’a satıldığı, aynı taşınmazın daha sonra davalının kız kardeşi olan ...’e 16/02/2016 tarihinde 150.000,00 TL bedel ile satıldığı, taşınmazın ...'in babası olan ...’e 16/02/2016 tarihinde 156.000,00 TL bedelle satıldığının tespit edildiğini, taşınmazın halen ... adına kayıtlı olduğunu, ...'in davalının babası olduğunu, taşınmazla ilgili Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında satış kararı verilmesi üzerine davalının icra dosyası konu borcu ödediğini, davacının kendine ait işyerinde elektrik işi yaptığını, davalının, babası ... ile müteahhitlik yaptığı dönemde inşaatların elektrik tesisatı işinin davacı tarafından yapıldığını, bononun kaynağının bu işler olduğunu, davacının ... İnşaat (...)- 01.12.2012, ... İnşaat (...)17.05.2012, ... İnşaat (...)- 01.12.2012, ... İnşaat (...)- 04.07.2014, ... İnş. (...) 26.12.2014 işlerinin elektrik tesisatı işini yaptığını, davalının taşınmazın satışını engellemek amacıyla 6 yıl sonra borcunu ödediğini, aradan geçen sürede davacının aynı malzemeleri aynı artış oranında yerine koyabilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK 107. maddesi kapsamında şimdilik 100.00 TL alacağın munzam zarar kapsamında dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, Mahkemenin 03/10/2024 tarihli, ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine dair kararının kesinleşmesi üzerine Mahkememize gönderilen dosyanın yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
02.12.2024 tarihli ön tensip tutanağı 1 nolu ara karar ile davacı vekiline arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-A/2 maddesi hükmü uyarınca davanın usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı, davacı vekili tarafından sunulan 17/12/2024 tarihli dilekçe ile arabuluculuğa başvuru yapıldığı ancak başvurunun sonuçlanmadığının beyan edildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen kesin süre içinde anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği, görevsizlik kararı verilmesine müteakip dosya Mahkememiz esasına kaydedilmeden önce davanın arabuluculuk görüşmelerinin yapılmış olması ve arabuluculuk anlaşmama son tutanağının sunulması gerektiğinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
"... İncelenen dosyada davanın 25/10/2023 tarihinde İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, bu mahkeme tarafından 25/04/2024 tarihinde Tüketici Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin 25/06/2024 tarihinde kesinleştiği, 28/06/2024 tarihinde de Tüketici Mahkemesine tevzi edildiği, Tüketici Mahkemesi tarafından da 04/07/2024 tarihinde tarafların yokluğunda dosya üzerinden arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediğinden bahisle davanın usulden reddedildiği anlaşılmıştır. Tüketici mahkemesine gönderme yönünde davacı vekilinin 04/06/2024 tarihinde vermiş olduğu dilekçe içeriğinde davalı yan ile dava şartı arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ve anlaşamama ile sonuçlandığını bildirir dilekçe verdiği görülmüştür.
İstinaf aşamasında davacı vekilinin arabuluculuk son oturum tutanağı olan anlaşamama tutanağını dosyaya sunduğu buna göre arabuluculuk sürecinin başlama tarihinin 03/05/2024 tarihi olduğu ve son tutanağın düzenlendiği tarihin de 16/05/2024 olduğu, dolayısıyla görevsizlik kararının Tüketici Mahkemesine gelmeden önce arabulculuk dava şartının tamamlandığı anlaşılmıştır. ..."
(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/11/2024 tarihli, Dosya No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
"... Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır. ..."
(Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 04/02/2021 tarihli, Esas No : ... Karar No : ... sayılı ilamı)
HÜKÜM:
1-Davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 18/12/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı