İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/653 E. 2024/550 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/653
- Karar No
- 2024/550
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/653 Esas KARAR NO : 2024/550 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 23/08/2023 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsilini teminen davalı-borçlu aleyhine Selçuk İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra dosyasının başlatıldığını, davalı şirketçe, asıl alacağa ve tüm ferilere , itiraz edilmiş olduğunu, dava konusu hasar gören ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketine 31.12.2020-31.12.2021 tarihleri arasında, ... poliçe nolu Birleşik Kasko Sözleşme sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, .15.07.2021 tarihinde, davalı şirketin ZMSS sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile sigortalı araç arasında maddi ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu kaza nedeniyle, müvekkili şirketçe, sigortalıya, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.-...K. Sayılı kararı gereği, Ankara ... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına, 27.12.2022 tarihinde toplam 42.968,38 TL (stopaj ve KDV tevkifatı ile 39.625,59 TL ) ödeme yapıldığını, dava konusu kaza akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağında, davalı şirkete ZMSS sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğunu, işbu %25 kusura isabet eden 10.742,09 TL'nin davalı şirketten rücuen tahsili gerektiğini, İşbu sebeple, davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın iptali için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, alacağın TTK’nın sigorta hukukuna ilişkin hükümlerine dayalı kanundan doğan bir ticari alacak niteliğinde bulunduğundan alacağın muaccel olduğu ödeme günlerinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigorta şirketlerinin birbirlerine olan rücu taleplerinin hızlandırılması hakkında protokole aykırı davranarak davadan önce başvuru yapmadan işbu davayı açtığını, müvekkilinin sorumluluğunun sadece sigortalının kusuru oranında asıl alacak ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı nezdinde sigortalı olan aracın karıştığı kaza neticesinde; sigorta bilgi ve gözetim merkezi ekranı olan ovm' den yapılan araştırma sonucu araç için anadolu sigortanın 25.084,07 TL ödediğinin tespit edildiğini, anadolu sigorta tarafından ödenen meblağ için müvekkiline başvuruda bulunulduktan sonra sigortalı aracın kusuru oranında (%25) 5.747,02 TL 31.03.2023 tarihinde 111,91.tlnin ise 28.07.2022 tarihinde müvekkil şirket tarafından araç hasarı tazminatı olarak ödendiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, dava dışı sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının uyap çıktısı, dosyamız arasındadır. Selçuk İcra Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü. İncelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından dava dışı ... ve davalı sigorta şirketi aleyhine toplam 10.865,03 TL alacağın tahsili bakımından ilamsız takip başlatıldığı görülmüştür. Mahkememizce 18/12/2023 tarihli duruşmada verilen ara karar gereği sigorta bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 19/02/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu ve taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Söz konusu raporun incelenmesinde özetle; "Davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi olan 15.07.2021 tarihi itibariyle 31.12.2020-31.12.2021 başlangıç ve bitiş nolu, ... nolu Birleşik Kasko Poliçesi ile davacı sigorta şirketine sigortalı olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın ise kaza tarihi olan 15.07.2021 tarihi itibariyle 09.07.2021 başlangıç ve 09.07.2022 bitiş tarihli, ... nolu, zmms poliçesi ile sigortalı olduğu,araç başına maddi hasarlar için belirlenen poliçe teminat limitinin 43.000 TL. ile sınırlı olduğu, davacı sigorta şirketinin, mevcut kasko poliçesine istinaden açılan hasar dosyası kapsamında aldırılan ekspertiz raporuna göre dava dışı sigortalısına ödenen hasar bedeli ödediği, ancak yapılan ödemenin yetersiz kaldığından bahisle dava dışı sigortalısı tarafından kendisi aleyhine İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde bakiye maddi tazminat istemiyle açılan davada verilen karar gereği, Ankara .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına 27.12.2022 tarihinde ayrıca 42.968,38 TL. ödeme yaptığı (stopaj ve vergi kesintisi düşüldüğünde ödenen rakam 39.625,59 TL) yapılan ödemenin de davalı tarafa trafik sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın %25 kusuruna isabet eden oranda yani 10.742,09 TL. asıl alacak üzerinden ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini amacıyla davalı sigorta şirketi ile dava dışı araç maliki / sürücüsü ... aleyhine 25.08.2023 tarihinde Selçuk İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı , davalı sigorta şirketince borca itiraz edilerek takibin durduğu, akabinde işbu davanın açıldığı, davalı sigorta şirketince ... plakalı aracın trafik sigortalayanı olarak ise dosyaya sunulan hasar dosyasına göre sigortalısının olayda %25 kusurlu olduğu kabul edilerek 31.03.2023 tarihinde 5.747,02 TL ve 28.07.2022 tarihinde 111,91 TL. ödeme yapıldığını beyanla sorumluluğunun yerine getirilmiş olduğunun bildirildiği (buna göre bakiye poliçe teminat limiti , araç başına maddi hasarlar için 37.141,07 TL kalmıştır) davacı sigorta şirketinin dava açıldıktan sonra davaya konu alacağını diğer borçludan tahsil ettiğini, bu anlamda davanın konusuz kaldığını beyan ile karşı taraftan dava açılmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunduğu, tüm bu yasal mevzuat çerçevesinde, kusur ve talep edilebilecek hasar miktarı gibi teknik yönden tespiti gereken uzmanlık alanım dışında hususlar haricinde, usuli açıdan TTK. 1472. maddesi gereğince sigortalısının zararını tazmin eden davacı sigorta şirketinin KTK 97. Maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine karşı dava açmadan önce dava şartını sağlamış olduğu, takip başlatmak yönünden de sigorta şirketler arasında akdedildiği belirtilen “Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol” hükümlerinin hukuki mahiyeti itibariyle centilmenlik anlaşması niteliğinde olduğu, taraflara herhangi bir yaptırım ve hukuki mükellefiyet yüklemediği, hukuki anlamda bağlayıcılığı olmadığı, dolayısıyla protokol hükümlerine göre protokolde kararlaştırıldığı şekilde davacı tarafça başvuru şartı sağlanmamış olduğunun değerlendirilmesi halinde bile, dava dışı diğer borçlu tarafından davadan sonra yapılan ödeme nedeniyle konusuz kalan davada davadaki haklılık konusunda hukuki takdir, değerlendirme ve nihai karar mahkemeye ait olmakla birlikte, davacı sigorta şirketinin yapmış ödeme ile sigortalısının haklarına halef olarak davalı sigorta şirketine karşı rücu hakkı bulunduğu, davacı sigorta şirketinin mahkeme ilamına dayalı şekilde ödediği tazminat bedeli için sigortalısının haklarına halef olarak davalı sigorta şirketine davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında ve riziko tarihi itibariyle geçerli bakiye poliçe teminat limitleriyle sınırlı olarak davalı tarafça savunulanın aksine davacı sigorta şirketinin davalı sigorta şirketine icra takibi/dava açma hakkına sahip olduğu, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etme hakkı bulunduğu" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüştür. Söz konusu rapora karşı davacı vekilince beyan dilekçesinin sunulduğu görülmüştür. Davacı vekilinin 07/03/2024 havale tarihli uyap sistemi üzerinden bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu, davanın konusuz kaldığını belirttiği, mahkememizce ilgili icra dairesine yazı yazılarak yapılan ödemeye ilişkin makbuzun istenildiği ve Selçuk İcra Dairesi tarafından yazıya cevap verildiği ve yazı ekinde borçlu ...'ın yaptığı ödemeye ilişkin tahsilat makbuzunun gönderildiği, ayrıca davacı vekili tarafından 06/06/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ekinde ödemeye ilişkin belgeleri ibraz ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 07/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile; dava konusu icra dosyasına, diğer borçlu ... tarafından ödeme yapıldığını, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, dosya borcu işbu dava açıldıktan sonra tahsil edilmiş olduğundan dava açıldığı tarihteki haklılıkları bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve bu nedenle de konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dosya kapsamı ve davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi göz önüne alındığında, Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası incelendiğinde, dava dışı icra dosyası borçlusu ... tarafından İcra Dairesi veznesine 13/12/2023 tarihinde ... sıra nolu makbuz ile 17.580,00 TL ödeme yapıldığı ve bu nedenle de dosyanın infaz nedeniyle kapatıldığı anlaşılmakla davanın konusuz kaldığında bir tereddüt bulunmamaktadır. Davacı tarafın beyan dilekçesi ile davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulundukları görülmüştür. Bilindiği gibi davanın konusuz kalması durumunda verilecek karar "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde kurulmaktadır. Mahkememizdeki davada, vekalet ücreti ve veya yargılama gideri hususunda dosya borcunun dava açıldıktan sonra ödenmesi nedeniyle davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olduğu ve davacı vekilinin davanın konusuz kalması beyanı doğrultusunda gereğinin yapılmasının talep edildiği anlaşılmakla, davacı vekilince yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmakla yatırılan harçların ve davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına ve ayrıca davacı lehine vekalet ücreti takdirine ve arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılarak davaya sebebiyet veren davalıdan tahsiline karar verilerek (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 08.09.2023 tarihli, Dosya No : 2023/1338 Karar No : 2023/1139 sayılı ilamı) davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın ve 54,33 TL icra peşin harcının mahsubu ile bakiye 103,42 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına, 3-Davacı tarafça iş bu davada sarf edilen 539,70 TL harç ve posta, tebligat, bilirkişi masrafları toplamı 1.857,50 TL olmak üzere toplam 2.397,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşılmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir edilen 10.742,09 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, 6-3.120,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/07/2024 Katip... e-imzalı Hakim... e-imzalı