İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/606 E. 2024/685 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/606
- Karar No
- 2024/685
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/606 Esas KARAR NO : 2024/685 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 03/08/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle; 01/04/2022 tarihinde davacıya adına kayıtlı ...plakalı araç ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine zararın tazmini için yapılan başvuru üzerine davalı davalı sigorta şirketi tarafından 25/10/2022 tarihinde 18.496,00 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin davacının zararını karşılar mahiyette olmadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin dava konusu alacağa ilişkin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. 25/03/2024 tarihli duruşmada davalı vekilinin yetki itirazının davacının ikametgahı itibariyle mahkememiz yetkili mahkeme olduğundan reddine, belirsiz alacak davası açılamayacağına dair hukuki yarar dava şartı yokluğu itirazının kusur ve zarar yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir. Mahkememizce deliller toplanmış, kazaya karışan araçların kaza tarihi itibariyle tescil bilgileri, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, tramer kayıtları celp edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 01/04/2022 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacının adına kayıtlı, park halindeki ... plakalı araca çarpması şeklinde kazanın meydana geldiği, ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı poliçe ile 09/08/2021-09/08/2022 dönemine ilişkin zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu, kazanın teminat süresi içinde gerçekleştiği, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün manevra kurallarına uymadığı, sevk ve idare hatası ile park halinde olan davacı adına kayıtlı araca çarptığı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 67-b maddesini ihlali nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kurallarına uygun şekilde park halinde olduğu, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere aracın kazadan önceki ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve onarım yapıldıktan sonra ikinci el değeri arasındaki farkın değer kaybını oluşturduğu, bilirkişi raporunda 50.000,00 TL değer kaybı hesaplandığı, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 25/10/2022 tarihinde 18.496,00 TL, 27/07/2022 tarihinde 23.589,36 TL ödeme yapıldığı ve bakiye değer kaybı alacağının 7.914,64 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazmin borcu kapsamında sigortalının kusuru ve poliçe limiti dahilinde gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporuna itibar edilerek kazaya karışan araçların tescil bilgilerinde kullanım amacının ticari olduğu görülmekle avans faiz uygulanması gerektiği anlaşılmakla miktar arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KABULÜ ile; 7.914,64 TL bakiye değer kaybı alacağının 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 540,65 TL nisbi ilam harcından 269,85 TL peşin harç ve 135,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile 135,80 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından davada sarf edilen 647,70 TL harç, 7,00 TL posta ücreti, 60,00 TL tebligat gideri ve 5.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.114,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 7.914,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza