İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/98 E. 2019/278 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/98
- Karar No
- 2019/278
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/98 KARAR NO : 2019/278 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 22/01/2015 KARAR TARİHİ : 15/05/2019 Yukarıda tarafları yazılı olan Menfi Tespit davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili 26.06.2012 havale tarihli dilekçesinde; müvekkillerinin Selçuk İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası alacaklısı ile hiç bir hukuki ve ticari münasebetlerinin olmadığını, takibe ve borca itiraz ettiklerini, davalıya müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, yapılan icra takibinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkillerinin davalıya hiç borcunun olmadığını, icra takibine konu bono ile ilgili olarak davalı hakkında Selçuk C. Başsavcılığına TCK'nun 241 maddesi gereğince suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkillerinden ...'ın ... isimli şahıstan toplam 60.000-TL para aldığını, bu paralar karşılığında 35.000-TL, 35.000-TL ve 30.000-TL tutarındaki çekleri ciro ederek verdiklerini, müvekkilinin bu çekleri vade tarihinden önce ödemeye başladığını, ancak çeklerin vadeleri gelince belirtilen çekleri taraflar değiştirmek suretiyle vadelerini uzattıklarını, bu esnada müvekkilinin yeni çekleri ...'un talimatıyla ... isimli şahıs alacaklıymış gibi keşide ettiğini, ...'ün o dönemde ...'ın yanında çalıştığını, müvekkilin kendisine değil dikkat çekmemek adına ... lehine çekleri keşide etmesini istediğini, müvekkilinin verdiği bu çekler ile ilgili ödeme yapmaya başladığını, ancak faiz yükünün ağır olması nedeniyle ... plakalı beyaz renk ... marka ... model aracını ve ... adresinde bulunan 4 ada bir salon 185 m2 lik taşınmazını çok ucuza sattığını, ancak borcunu bitiremediğini, bu süreç içinde ...'un cezaevine girdiğini, bu kez çeklerin ... isimli bir şahsa geçtiğini, müvekkilinin ...'e 35.000-TL ve 10.000-TL olarak ödeme yaptığını, ...'in 30.11.2011 tarihli çeki iade ettiğini, ancak 35.000-TL ve 30.000-TL bedelli çekleri iade etmediğini, çekleri iade etmek için kefil istediğini, müvekkilinin kefil olarak ...'i götürdüğünü, ...'in kalan çekler için üç adet bono istediğini. bunun üzerine müvekkili ...'in borçlu olduğu, ...'in alacaklı olduğu üç adet bonoyu ...'e verdiklerini, bu bonolordan birinin icra takibine konu bono olduğunu, bu bonoları A. ...'in ciroladığını ve ... isimli şahsa verdiğini, ancak ...'in anlaşmaya uymadığını ve kendisinde kalan iki senedi vermediğini, bu nedenlerle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takip dosyasının ve dosyaya konu bononun iptaline, davalı tarafından alacağı olmadığı halde yapılan icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararının verilmesine, takip miktarının % 40 oranında tazminatının davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine , yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... vekili Av.... 19/07/2012 havale tarihli cevap dilekçesinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Yapılan yargılama sonunda; Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizliğine, Kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, kararın 09.09.2013 tarihinde kesinleşerek dosyanın İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, yapılan yargılaması sonunda, görevli mahkemenin dava açılan tarihe göre Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verildiği, verilen kararın temyiz edilmeden kesinleştiği takdirde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın resen .... Hukuk Dairesine gönderildiği, İzmir .... Hukuk Mahkemesinin 08.12.2014 tarih ... esas ... karar sayılı ilamıyla Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği anlaşıldı. Yargılamanın devamı sırasında Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın Kabulü ile, Selçuk İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu 31.10.2011 tanzim ve 04.11.2011 ödeme tarihli 35.000,00-TL bedelli senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, davalı vekili tarafından karar temyiz edilmekle dosya Yargıtay .... Hukuk Dairesine gönderilmiş, Yargıtay ....Hukuk Dairesinin 27.09.2017 tarih ve ... esas ... karar sayılı ilamıyla hükmün davalı yararına bozulmasına karar verildiği anlaşıldı. Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile de Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24/03/2015 tarih 188 sayılı kararı ile ''İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinin İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları olarak tespit edildiği, Selçuk ilçesinin de 5216 Sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca İzmir Büyükşehir Belediye sınırları içine alındığı , ticari nitelikteki bu davaya mahkemece bakılma imkanı bulunmaması'' gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiği anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Dava ''takibe dayalı bonodan dolayı borçlu bulunmadığının'' tespiti istemine ilişkindir. 26/06/2012 tarihli 6335 sayılı yasanın 2. maddesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki iş bölümü ilişkisi kaldırılarak görev ilişkisi haline getirilmiştir. Yasanın resmi gazetede yayınlandığı tarih 30/06/2012 olup kanuna göre yasa 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davanın açıldığı 26/06/2012 tarihi itibari ile mahkemeler arasındaki iş bölümü itirazı kaldırılmadığından mahkeme resen görevsizlik kararı veremez. Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesince ''İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevresinin İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırları olarak tespit edildiği, Selçuk ilçesinin de 5216 Sayılı Yasanın geçici 2. maddesi uyarınca İzmir Büyükşehir Belediye sınırları içine alındığı , ticari nitelikteki bu davaya mahkemece bakılma imkanı bulunmaması'' nedeni ile görevsizlik kararı verilmiş ise de; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı, Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açılmadığı bu haliyle Ticaret Mahkemesi sıfatıyla açılmayan davada görevsizlik kararı verilemeyeceği , Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1- Davacı tarafından açılan işbu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- HMK.nun 20.maddesi uyarınca kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının çözümlenmesi için dosyanın Yargıtay'a gönderilmesine 3- HMK.nun 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, ilişkin, davacı ... vekili , davacı ... ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflar vekillerine tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek temyiz dilekçesi ile,Yargıtay nezdinde, temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/05/2019 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı