İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/119 E. 2025/491 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/119
- Karar No
- 2025/491
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/119 Esas KARAR NO : 2025/491 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06.02.2025 KARAR TARİHİ : 28.05.2025 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı taraf arasında ticari bir ilişki bulunmakta olup bu ilişki neticesinde doğan alacak için İzmir... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyası ile yasal takip başlatıldığını, davalı 17.07.2024 tarihli 301.365,90 TL bedelli faturaya herhangi bir itirazda bulunmamış ve iade etmemiş ancak daha sonradan başlatılan icra takibine haksız ve bir şekilde itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalı şahsın ticaretle uğraştığını, davacı şirketten yaklaşık 3-4 yıldır ham mermer alarak bu mermerleri kendi atölyesinde mutfak, banyo tezgahı gibi kullanım araçlarına çevirerek tüketicilere sattığını, davalı tarafın iş yeri de... Mah....Sok. Karabarlar/İZMİR adresinde bulunmasına rağmen yaptıkları araştırmada davalının söz konusu adres dışında başka adresleri iş yeri olarak göstermiş olduğunun tespit edildiğini, davalının tabiri caizse resmi ve kayıtlı hiçbir adresi olmayıp, 2 adet arabası ile eşinin adına kayıtlı olduğu öğrenildiğini, iş yerinde kullandığı kesme ve işleme makinelerinin ise kaydının olup olmadığının bilinmemekte olduğunu, davalının mal kaçırma amacı taşıdığına dair şüpheler uyandırdığını, davalının mal varlığı hakkında kesin bilgi edinilememekle birlikte İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi uyarınca borçlunun bilinen ve ileride tespit edilecek taşınır taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasının zaruri olduğunu, Borçlunun kötü niyetli hareket ettiği güçlü bir şekilde değerlendirilmekte ve bu ihtimal somut gerekçelerle desteklendiğini, İhtiyati Tedbir Taleplerinin davacı tarafın alacağını tahsil etmesini güvence altına almak amacıyla ve borçlunun kötü niyetli tasarruflarının önlenmesi için elzem olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle ve re'sen dikkate alınarak sebeplerle, öncelikle davalının taşınır taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati tedbir konulmasına yönelik karar verilmesini, davalının haksız itirazının iptali ile İzmir... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyasında takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin haksız ve mesnetsiz iddialarla davasın ikame ettiğini, davanın reddinin gerekmekte olduğunu, İzmir... İcra Dairesi'nin ... sayılı İcra dosyasına davalı tarafın sunmuş olduğu dilekçede belirtildiği gibi davalı taraf ile davacı şirket arasında birtakım alışverişler gerçekleşmişse de, davalı tarafın satış işlemi sonucunda üstüne düşen borcunu nakit olarak ödediğini, tüm borcunu o anda ifa ettiğini, bu nedenle dava konusu borcu kesinlikle kabul etmediklerini, davalı tarafın, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu durumun davalı tarafa faturayı iade ettiği de belirten cari hesap kayıtları ve ticari defterler incelendiğinde ortaya çıkacağını, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak daha fazla bedel talebinde bulunmadığını, davalı tarafın, davacı şirkete takip dosyasında belirtilen miktarda ve şekilde belirli bir borcu söz konusu olmadığını, davalı tarafın icra dosyasına sunduğu dilekçede de yine ifade etmiş olduğu üzere davacı şirketin, davalı tarafa yönelik keşide ettiği 17.07.2024 tarihli fatura gerçeği yansıtmayan bir fatura olduğunu, davalı tarafın bu tarihte kesilen faturaya dair malları teslim almadığını, bu nedenle de faturayı iade ettiğini, faturanın defterlere kayıtlı olmasının alacağın varlığına tek başına ispata yeterli olmadığı, davacı şirketin defterlerinde ve dosya içerisinde faturaya konu malın teslimine ilişkin belgede kaşe ve isim olmadığı takdirde faturanın varlığı tek başına yeterli delil oluşturmamakta olduğunu, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacı şirketin %20'den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatın mahkum edilmesini Mahkemeden talep ettiklerini, açıklanan tüm bu nedenlerle, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın esastan reddi ile davacı şirketin açıkça yasalara aykırı ve ceza tertibi gerektiren kötü niyetli alacak talebi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İzmir ... İcra Dairesi'nin... sayılı İcra dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı ... ile alakalı bilgiler celp edilmiştir. İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden davalı ... ile alakalı bilgiler celp edilmiştir. İzmir Gaziemir Vergi Dairesi'nden davalı ... ile alakalı bilgiler celp edilmiştir. İzmir Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı...Mermer Granit İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirket'ne ait BA ve BS formları celp edilmiştir. İzmir Gaziemir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ...'a ait BA ve BS formları celp edilmiştir. Davacı vekilinin 27.05.2025 tarihli feragat dilekçesi. GEREKÇE : Dava; faturadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili 27.05.2025 tarihli dilekçesiyle; Davacı vekili davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde; davadan feragat konusunda yetkisinin bulunduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK.'nın 307. maddesinde; "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."; 309. maddesinde; "(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir."; 310. maddesinde; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "; 311. maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." 312. maddesinde " Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." düzenlemelerine yer verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 309. ve devamı maddeleri gereğince feragat, davayı sonlandıran işlemlerden olup, hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabileceğinden ve feragat beyanı verildiği anda kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağından ve etkisini de onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğuracağından davacı tarafın davadan feragati ve davalı vekilinin 28.05.2025 tarihli celsede vekalet ücreti isteği bulunduğundan aşağıda yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'nun 22. maddesine göre davadan feragat ön inceleme duruşmasından önce gerçekleştiğinden, karar tarihindeki maktu ve karar ilam harcının 1/3'ü oranına isabet eden ve bu orana isabet edip alınması gereken harç 205,13 TL olduğundan, peşin alınan 4.032,79 TL harçtan alınması gereken harcın düşülerek fazladan alınan 3.827,66 TL harcın karar kesinleştiğinde isteği halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yatırılan ve varsa artan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT 6. maddesi uyarınca feragate ilişkin kararın ön inceleme duruşmasından önce yapılması nedeniyle 23.571,50 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 28.05.2025 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza