İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/708 E. 2024/624 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/708
Karar No
2024/624
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/708 Esas KARAR NO : 2024/624 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 05/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/09/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta Şirketi'ne 04/07/2022-04/07/2023 tarihleri arasında sigortalı olan ... plakalı aracın 28/03/2023 tarihinde davacı ...'in maliki olduğu ... plakalı araca çarparak davacı tarafın aracının hasarlanmasına sebebiyet vermiş olduğunu, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'in %100 kusurlu, davacı tarafa ait ... plaka sayılı aracın ise kusursuz olduğunu, davacı tarafa ait ... tip 2021 model aracın 25.664 km'de olduğunu, kaza sebebiyle değer kaybettiğini, davacı taraf adına 16/05/2023 tarihinde mail aracılığıyla sigortaya başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketince taraflarınca yapılan başvuruya cevap dahi verilmediğini, kazaya ilgili herhangi bir ödeme yapmadığını, değer kaybı nedeniyle arabulucuya başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını, bu nedenle dava açma zorunluluklarının doğduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle, değer kaybı bedelinin, avans faizinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAPLAR: Davalı ...'in cevap dilekçesinde özetle; kusur oranın belirlenmesi gerektiğini, kusurlarının olmadığını, davanın haksız olduğunu, poliçe limitleri kapsamında aracın teminat altına alındığını, araçta meydana gelen değer kaybından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, ayrıca ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesinin bulunduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davanın usulden ve esastan reddini karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazanın arından davacı tarafın, davalı sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yoksun kalınan günden sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu ... plakalı karşı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 31/10/2022-31/10/2023 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumuna gönderilmesini, davacı tarafın taleplerinin fahiş olduğunu, değer kaybı için bilirkişi incelemesi talep ettiklerini, araç mahrumiyeti zararı ve ekspertiz ücreti taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, davalı sigorta şirketinin KDV yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilmesini, maddi tazminat taleplerinin reddini, kusur oranı ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden bilirkişi tetkikatı yapılmasını, Adli Trafik Dairesi'nden kusur raporu alınmasını, davacı tarafın müterafik kusurunun tazminattan indirilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den araçların bilgileri celp edilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden araçlara ait tramer bilgileri celp edilmiştir. Davalı ... Şirketi'nden ilgili araçlara ait bilgi ve belgeler celp edilmiştir. Trafik Bilirkişi ... ve Makine Mühendisi Bilirkişi ... oluşan bilirkişi heyetinden, 20/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Davacı vekili 23/05/2024 tarihli Islah Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır. -20/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporu, hasar fotoğrafları, faturalar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu 28/03/2023 tarihli kaza nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğunu, oluşan hasarın tutanakta belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği, hasar gören kısımların kaza tespit tutanağı ve hasar fotoğrafları ile uyumlu olduğu, Dava konusu araç değerinin 28/03/2023 tarihli kaza günü itibariyle 1.080.000,00 TL olabileceği, gerçek hasar toplam bedelinin ise KDV dâhil 112.280,34 olduğu... Araçtaki toplam hasar bedelinin araç değerine oranının %10 olduğu, bu verilerden hareketle Yargıtay hükümlerine göre davaya konu aracın perte ayrılmayacağı, onarımının daha ekonomik olacağı, Araç onarımı daha ekonomik olduğundan dolayı sovtaj bedelini tespit etmenin söz konusu olmayacağı, Davaya konu 28/03/2023 tarihli kaza öncesinde dava konusu aracın karıştığı kazalardan dolayı ağır hasar kaydının olmadığı... Ancak davaya konu kazadan önce 22/04/2022 tarihli kazadan dolayı davaya konu kaza nedeniyle değer kaybına neden olan parçalardan bagaj kapağı ile arka panelin değiştirildiği, sol arka çamurluğa boya ve onarım işlemleri yapıldığı... bu itibarla davaya konu kaza nedeniyle bu parçaların sadece ön paneli ile motor kaputunun boya ve onarım işlemleri olduğu, bunlar için araçta toplam 46.500,00 TL değer kaybı oluşacağı, Davalı sigorta şirketinin davacıya ödenmesi gereken hasar tazminat bedeli ile değer tazminat bedeli toplamının 112.280,34 TL + 46.500,00 = 158.780,34 TL olduğu, Davalı sigorta şirketinin davacı tarafa hiçbir ödeme yapmadığından dolayı bakiye tazminat bedelinin 158.780,34 TL olacağı, Davaya konu araçta oluşan hasarın onarılabilmesi için yedek parçaların tedariki de dâhil olmak üzere makul sürenin 15 gün, aracın günlük kira bedelinin kaza tarihi itibariyle 850,00 TL olabileceği, bu verilere göre araç ikame toplam bedelinin 12.750,00 TL olabileceği, davacının ayrı eksper raporu hazırlatmadığı, eksper ücretinin söz konusu olmadığı, hususunda tespit ve kanaatine varılmıştır. GEREKÇE : Dava; davacı aracında meydana gelen değer kaybı zararının karşı araç ZMMS sigortacısı ve davalı işletenden tahsili davası davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde... E-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'na veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas,... karar sayılı, ... esas, ... karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. Maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; ... Sigorta Şirketi'ne 04/07/2022-04/07/2023 tarihleri arasında sigortalı olan ... plakalı aracın 28/03/2023 tarihinde davacı ...'in maliki olduğu ... plakalı araca çarparak davacı tarafın aracının hasarlanmasına sebebiyet vermiş olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacıya ait araçta kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybı zararının bilirkişi raporu ile belirlendiği, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.'nın 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda değer kaybı dışındaki zarar kalemlerinin hesap edildiği ve davacı vekili tarafından da bilirkişi raporuna göre ıslah dilekçesi verildiği anlaşılmakla Davacının araç ikame bedeli, hasar tazminatı yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 1-46.500 TL değer kaybı bedelinin davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 25/05/2023, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi 28/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine 2-Davacının araç ikame bedeli, hasar tazminatı yönünden usulüne uygun açılmış dava bulunmadığından bu talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.176,42 TL nispi harçtan, peşin alınan 269,85 TL harç ve 2.927,60 TL ıslah harcı ile tamamlanan toplam 3.197,45 TL harcın mahsubu ile davacı tarafından fazladan yatırılan bakiye karar ve ilam harcının davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı ve 269,85 TL peşin harç ve 2.927,60 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.467,3 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı tarafa verilmesine, 5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ile davalının yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 24/09/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/708, K. 2024/624, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-708-e-2024-624-k-7e71596d841b