İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/335 E. 2024/390 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/335
- Karar No
- 2024/390
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/335 Esas KARAR NO : 2024/390 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2023 KARAR TARİHİ : 16/05/2024 Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin trafik sigortasının düzenlendiğini ... plakalı aracın tam kusurlu olarak davacı tarafa ait ... plakalı araca 12/08/2022 tarihinde kusurlu çarpması sonucu (arkadan çarptığı öndeki aracı izlerken güvenli mesafe bırakmadığı için %100 kusurlu olduğunu, 2918 sayılı Karayolları 56/1-c trafik yönetmeliği 107) davacı tarafın aracında kaza sonrası eksik ödenen hasar tazminatı farkının Yargıtay kararlarına göre gerçek zarar iskontosuz ve KDV dahil hesabı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere karar verilmesini, dava konusu kaza sonucu maddi hasara uğranıldığını, davalı sigorta şirketinden teminat altına alınan kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan ... plakalı aracın ... no'lu trafik poliçesinden ... no'lu dosyasının açıldığını, davalı tarafından gönderilen sigorta eksperi raporunda tespiti yaptığı 15.107,02 TL yedek parça tutarında 8.291,61 TL %54,88 iskonto yaparak 6.815,41 TL ve işçilik 5.896,00 TL ile toplam KDV dahil 15.000,00 TL tespit yaptığı yargıtay kararları doğrultusunda iskontosuz KDV dahil fiyatlar ile gerçek zararın ödenmediğinin görülmekte olduğunu, Rekabet Kurulu'nca verilen iznin piyasada bazı sıkıntılara sebep olduğunun görülmesi üzerine Rekabet Kurulu'nun 17/01/2008 tarihli ... karar sayı numaralı iskonto muafiyet sonlandırılması kararı ile iskonto ve tedarik muafiyetinin ortadan kalktığına dair kararı uygulamaya konulduğunu, buna rağmen hala devam ettirilmesinin hatta bunun Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) pazarından sürdürmenin yasal ve mantıksal bir açıklamasının olmadığının görüldüğünü, aracın özel servis olan .../İZMİR'de onarıldığını, servis ile yapılan görüşmede parça veya işçilik hakkında iskonto kabul edildiği gibi bir beyanlarının olmadığı bilgisinin öğrenildiğini, kaldı ki sigortacı servis ile anlaşsa dahi mağdur olan 3. kişi konumundaki davacı tarafı bağlamamakta olduğunu, bu anlaşma sonucu davacı tarafın mağdur olan aracı Yargıtay Kararları doğrultusunda karışlanmadığını aracı daha da değer kaybettiğini, söz konusu uyuşmazlık davacı tarafın hasar tespitine karşı oluşmuş ve bu ücretler ve eksik tespit ile aracının yapmasının mümkün olmadığını, çıkma ve muadil parça ile zararın sigortacı lehine haksız kazanç sağladığını anlaması üzerine davacı tarafından 6100 sayılı HMK.'nın 293. maddesine dayanılarak İzmir Adli Bilirkişi listesine kayıtlı bilirkişiden uzman görüşü raporu alındığını, bu rapora göre hasar tutarı KDV dahil 35.691,18 TL olarak hesaplanma yapıldığını, bu hizmet için 1.034,39 TL fatura düzenlendiğini, uzman görüşü ücreti ıslaha konu olmayıp TTK. 1426 gereği olmasını ve yargı gideri olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, uzman görüşü raporu incelendiğinde yedek parça tutarının 15.107,02 TL, işçiliğin 5.896,45 TL olduğu KDV dahil 24.784,09 TL görülmekte olduğunu, iki ayrı ekspertiz rakamı farklı çıkmış ve söz konusu uyuşmazlığın meydana geldiğini, davalı tarafın 15.000,00 TL hasar tespiti yaptığı görüldüğünden fark olarak 9.784,09 TL daha ödemeyi 02/09/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini, kaza sonrası davacı tarafın aracında ödenmeyen değer kaybı tazminatının Emsal Karar Yargıtay'ın "kanun yararına bozma kararı" gereği kazadan önceki değeri ile kaza sonrası değeri kriterine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davalı tarafın uyguladığı formüle dayalı hesaplamalarda çıkan rakamın bu kriterin altında kalmakta olduğunu, araç değer kaybının önceki Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere aracın hasarsız ikinci el piyasa değeri ile onarıldıktan sonraki piyasa değeri arasındaki farka göre hesap edilmesi gerektiği gibi, değer kaybından hem sürücü, hem işleten ve hem de ZMM sigortacısının sorumlu tutulması gerektiğinden, mahkemece davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığından, davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf itirazının kabul edilmiş olduğunu, uzman görüşü raporuna göre değer kaybının 27.000,00 TL olduğunu, bu tutarın ödenmesinin gerektiğini, davacı tarafın aracını onarım süresince kullanamamış olduğunu, gerek davalı sigorta şirketinin görevlendirdiği eksper raporunda, gerekse uzman görüşü raporunda aracın onarım gün süresi 7 iş günü olarak belirtilmiş olduğunu, günlük 550,00 TL'den 3.850,00 TL kusurlu...'ın sorumlu olmakta olduğunu, bu tazminatın trafik sigortası teminatında olmadığını, davanın 2918 sayılı yasanın 110. maddesine göre davanın davalı sigorta şirketinin bulunduğu yer mahkemesinde açıldığını, belirsizliğin giderilmesi uzmanlığı gerektiğinden bilirkişi marifeti ile tespiti yapılmasını talep ettiklerini, dava şartı arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin haklarının kalmak üzere 6100. sayılı HMK.'nın 107. maddesi uyarınca davalının trafik sigortasını düzenlendiği ... plakalı aracın tam kusurlu olup davacı tarafa ait ... plakalı araca çarpması sonucu davacı tarafın aracında kaza sonrası, her iki davalı yönünden eksik ödenen hasar tazminatı farkı olarak (hasar tazminatının Yargıtay kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar fiyatları ile rakama KDV dahil hesabı ile) şimdilik 10,00 TL'nin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 02/09/2022'den (temerrüt tarihi olarak) diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden 12/08/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte usulüne karar verilmesini, her iki davalı yönünden değer kaybı tazminatı farkı olarak Yargıtay kararlarına göre şimdilik 10,00 TL'nin davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 02/09/2022 temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihinden 12/08/2022'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte karar verilmesini, sadece davalı ... yönünden makul olan 7 iş günü için araçtan mahrum kalma tazminatının haksız fiil tarihi 12/08/2022'den itibaren avans faizi ile şimdilik 10,00 TL davalıdan tahsiline karar verilmesini, HMK. 232. maddesi gereği yargı giderlerinden, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibariyle yürürlükte olan AAÜT.'ye (16/2 maddesi)'ne göre tayin olunacak yarılama gideri niteliğindeki vekâlet ücretinin davalı Sigorta Şirketi'nden tahsiline karar verilmesini, TTK. 1426 gereği uzman görüşü ücret bedeli (1.034,39 TL), HMK. 323. maddesi gereği diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 12/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının ... plakalı aracın davacı şirket nezdindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi'nden tazmininin talep etmekte olduğunu, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin ekinde zarara ilişkin hiçbir bilgi ve belgenin yer almadığını bu nedenle dava konusu taleplerin delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt vermelerinin mümkün olmayacağını, bu nedenle HMK.'nın "Belgelerin birlikte verilmesi" başlıklı 121. maddesi gereğince esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarının saklı tuttuklarını, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, sigorta şirketinin yerleşim yerinin merkezinin bulunmuş olduğu ".../İSTANBUL olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6 genel yetkili maddesi hükmü uyarınca yargılamada yetkili olan mahkemelerin İstanbul Adliyesi Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması doğrultusunda yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini talep ettiklerini, açılan davanın haksız yersiz olmakla huzurdaki davanın reddinin gerektiği kanaatinde olduklarını, ...plakalı araçta meydana gelen hasar davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmiş olduğunu ve davalı sigorta şirketi poliçesinden kaynaklanan tüm sorumluluğun yerine getirmiş olduğundan davanın esastan reddinin gerektiğini, 12/08/2022 tarihli trafik kazası nedeni ile ... no'lu hasar dosyasının açıldığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan ekspertiz raporuna göre, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 23/09/2022 tarihinde 12.711,86 TL ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeler nedeniyle bakiye teminat limiti 76.799,14 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespitin gerekmekte olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerinin sebepsiz yere zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olması nedeniyle davacı tarafın aracında meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin yaptırılmasının gerektiğini, anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanmasının gerektiğini, davacı tarafın aracının KTK. 2.1 maddesine göre Eşdeğer Parça Kullanımına uygun olduğunu, Hazine Müsteşarlığı'nca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebileceğini, bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapılabileceğini, tamir faturasının ibraz edilmemesi nedeniyle tespit edilecek tazminatın KDV'siz olmasının gerektiğini, davalı sigorta şirketinin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü'nün de söz konusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerinin haksız ve reddinin gerekmekte olduğunu, faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği gibi yine davalı sigorta şirketi davacı açılmamasına sebebiyet vermediğinden yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamasının gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı haksız açılan davanın esastan reddini, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, ileri sürülen iddia ve maddi olayların gerçek dışı hukuki nitelendirilmeler de mevzuatına uygun olmadığını, davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın 12/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle, bakiye hasar bedeli ve değer kaybı tazminatının ...plakalı aracın davalı tarafa ait Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi'nden tazminini talep etmekte olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu raporlara istinaden hasar miktarı, değer kaybı ve araçtan mahrum kalmaya ilişkin somut rakamlar mevcutken davayı açarken her bir talep kalemini 10,00 TL gibi düşük bedeller göstermesinin usulsüz olduğunu, açılan davanın HMK. 107'de ifadesini bulan "belirsiz alacak davası" olarak açılması ve görülmesi mümkün olmadığını, açılan davada hukuki yarar bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddinin gerektiğini, poliçe sınırları içinde kalan maddi hasar istemi, araç değer kaybı ve davalı taraftan bizzat talep edilen araçtan mahrum kalmaya ilişkin miktarların son derece fahiş olduğunu, davacı tarafın sebepsiz yere zenginleşme düşüncesi ile hareket ettiği kanaatinde olduklarını, hasar miktarı, değer kaybı ve bilirkişi marifeti ile yerinde inceleme yapılarak araç görülerek hasar tespitinin yapılmasına karar verilmesinin gerektiğini, davacı tarafın gerçek zararının uzman bilirkişiler marifeti ile tespitinin yapılmasını gerektiğini, davalı tarafa ait kusur oranı gerçeğinin yansıtmamakta olduğunu bu hususta da rapor alınması, davalı tarafa ait kus oranının tespitinin gerekmekte olduğunu, araç hasar bedeli ve araç değer kaybı, araçtan mahrum kalmaya ilişkin bedelin hesaplanmasında bu kusur oranı dikkate alınacağını, bu yönüyle de davacı tarafın iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca değer araç değer kaybının, araç hasar bedeli tutarından fazla olamayacağı hususunun da dikkate alınarak, fazlaya ilişkin taleplerinin reddinin gerektiğini, diğer davalı Sigorta şirketi, davacı tarafın aracına ait hasar bedelini ve değer kaybını karşılamış olduğunu, davacı tarafın fazla taleplerinin reddinin gerektiğini, mahkemece alınacak raporlar doğrultusunda poliçe kapsamını aşacak ve davalı tarafın sorumlu olacağı iddia edilen kısma dair taleplerinin de reddinin gerektiğini, davacı tarafın araçtan mahrum kalmaya ilişkin gerek eksper raporunda gerekse uzman görüşü raporunda aracın onarım gün süresi 7 iş günü olarak belirtildiği, günlük 550,00 TL'den 3.850,00 TL'nin kusurlu olduğu iddia ettiği davalı ...'ın sorumlu olduğu iddiasının da yargıya muhtaç bir husus olduğunu, bu hususta öncelikle kusur incelemesinin yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın aracı hususi araç olup günlük mahrumiyet miktarı olarak talep edilen 550,00 TL'nin de fahiş olduğunu, ayrıca davacı tarafın aracının (taksi) kullanmaya zorunlu olduğu ve hatta kullandığının kanıtlanmasının gerektiğini, davacı yönünden bu husustaki taleplerinin de kabul etmelerinin mümkün olmadığını, sonuç olarak davacı tarafın talep etmiş olduğu hasar bedeli ve araç değer kaybına ilişkin taleplerinin toplamı sigorta poliçe teminat miktarını aşmamakta olduğunu, bu kalemlere ilişkin davalı tarafın sorumluluğunun bulunmadığını, aksi durum söz konusu olursa da poliçeyi aşan kısma ilişkin talepleri kabul etmediklerini, bir diğer kalem olan ve poliçe kapsamı dışında kalan, araçtan mahrum kalmaya ilişkin talep edilen miktar da fahiş olup bu hususta kusur incelemesi yapılmasının gerektiğini, davacı tarafın aracında 7 gün mahrum kaldığını belgelemesinin gerektiğini, aksi durumda davacı tarafın bu talebinin sebepsiz yere zenginleşmeye sebebiyet verecek nitelikte olacağının aşikar olacağını, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı açılan haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den araçların bilgileri celp edilmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden ilgili araca ait poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden gerçekleşen kaza sonucu, kazaya karışan aracın hasar ve değer kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir. Dava dışı ... Şirketi'ne ... plakalı araç üzerinde dain-i mürtehin muvafakatine ilişkin bilgiler celp edilmiştir. Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi Bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Davacı vekili 02/04/2024 tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve aynı tarihte harcını yatırmıştır. -12/02/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacı ve davalı vekillerinin dilekçeleri, trafik kazası tespit tutanağı, eksper raporu, uzman görüşü, hasar fotoğrafları, sigorta poliçesi, dekontlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davaya konu kaza nedeniyle davaya konu araçta oluşan hasarın tutanaklarda belirtildiği şekilde çarpma ve çarpılma neticesinde gerçekleştiği; araçta oluşan hasarın, hasar fotoğrafları ve eksper raporu ile uyumlu olduğu, eksper raporu ile uzman raporunda belirtilen parçaların değişen, onarım gören parça listeleri yönüyle uyumlu olduğu, 12/08/2022 tarihli kaza günü itibarıyla dava konusu araçta oluşan gerçek hasar toplam bedelinin KDV hariç 21.007,02 TL; KDV dâhil 24.788,28 TL olduğu, Hasar onarım bedelinin araç bedeline oranının %8 olması nedeniyle aracın pert-total kapsamında değerlendirilemeyeceği, onarımın daha ekonomik olacağı, bu nedenle araç sovtaj bedelinin tespitinin söz konusu olamayacağı, Davaya konu kaza öncesinde davaya konu aracın kaza kaydının olmadığı, davaya konu kazada araçta oluşan değer kaybının 27.300,00 TL bedelinde olabileceği, değer kaybı tazminat bedelinin talep edilebileceği, Davalının 23/09/2022 tarihinde davacıya 12.711,86 TL ödeme yaptığı, bu bedelin toplam tazminat bedelini karşılamadığı, Hasar Bedeli + Değer Kaybı = 24.788,28 + 27.300,00 = 52.088,28 TL toplam bedel olduğu, Davacının bakiye zarar miktarının 52.088,28 - 12.711,86 = 39.376,42 TL olduğu, Ayrıca araç mahrumiyet (ikame) bedelinin toplam 3.500,00 TL olabileceği, Davacının ekspertiz ücreti olarak 03/04/2023 tarihi itibarıyla 1.034,39 TL ödeme yaptığı, bu bedelin makul ve kabul edilebilir nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır. GEREKÇE: Dava; davacı aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı bedeli, ikame araç bedeli zararının karşı taraf araç maliki-sürücüsü ve ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.", aynı yasanın 85/1.maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde ... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen "usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'ya veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, ...Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. İkame araç- araç mahrumiyetine ilişkin değerlendirme; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar Sayılı ilamda "...davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan, bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli değildir..." kararı mevcuttur. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamında "Davada talep edilen ikame araç bedeli araç mahrumiyet gideri olup, yargıtay emsal içtihatlarında araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı gözetilerek, ikame araç (araç mahrumiyeti) hesabı yapılacağı ve belge sunma zorunluluğu bulunmadığı kabul edilmektedir. İstinaf eden davalı vekilinin istinaf sebeblerinde ileri sürdüğü emsal olduğu iddia edilen içtihatlar ise mesleki veya ticari amaç için işletilen araçlardan, tamir süresince mahrum kalınması nedeniyle kazanç kaybının tahsili istendiği hallerde uygulanmaktadır..." hükmü bulunmaktadır. Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi de bulunduğu anlaşılmakla davacının aracın hasar gördüğü tarih ile araç hasarının onarımı için gerekli makul tamir süresi ve serbest piyasa koşullarına göre ikame araç için ödenmesi gereken günlük kira bedelinin ne olacağı hakkında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin trafik sigortasının düzenlendiğini ... plakalı aracın tam kusurlu olarak davacı tarafa ait ... plakalı araca 12/08/2022 tarihinde kusurlu çarpması sonucu kaza meydana geldiği, bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının bakiye poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sürücü ve davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar ve değer kaybı zararından sorumlu olduğu, davalı gerçek kişilerin de ikame araç bedelinden sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı KTK.'nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/2.1. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, 6102 sayılı TTK.'nın sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümlerin düzenlendiği kısmında yer alan 1426/1. maddesinde "sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" düzenlemesi uyarınca davacı tarafından zararın tespiti için araç üzerinde yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen (ve belgesi sunulu) ekspertiz ücretinin de anılan kanun hükmü kapsamında yargılama giderleri içinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, zarar veren araç ticari nitelikte bulunmadığından haksız eylemin de TTK.'nın 4. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımamasına göre temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının KABULÜNE, 1-27.300,00TL değer kaybı bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 23/09/2022, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi 12/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-12.076,42 TL hasar bedelinin davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi 23/09/2022, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi 12/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-3.500,00 TL ikame araç bedelinin davalı ... yönünden kaza tarihi 12/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine 1.034,39 TL ekspertiz ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.928,89 TL nispi harçtan, peşin alınan 179,90 TL peşin harç ve 731,75 TL tamamlama harcı tamamlanan toplam 911,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.017,24 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 731,75 TL tamamlama harcı, 551,75 TL tebligat ve posta gideri ve 4.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.034,39 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 7.177,69 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davada haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davalı ... vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 16/05/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza