İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/339 E. 2024/484 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/339
Karar No
2024/484
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/339 KARAR NO : 2024/484 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2017 KARAR TARİHİ : 13/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin bilgisayar yazılımı ve otomasyon işi ile uğraştığını, davalıya makine otomasyonu dahilinde işler yaptığını, davalının tüm sözlü taleplere ve ödeme yapacağına dair beyanlarına rağmen müvekkilini oyaladığını hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin ise son olarak davalıyı yazılı şekilde ihtar ettiğini ancak bir netice alamadığını, müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişkiden doğan müvekkil şirket alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas Sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının borcun tamamına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf vekili duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirketin, müvekkiline yapmış olduğu bilgisayar yazılımı ve otomasyon işi kapsamında müvekkiline ayıplı mal ve hizmet teslim ettiğini, otomasyonun çalışmaması ve makinaların atıl durumda olmasının bu durumu açıkça ispatladığını, bu sebeplerle davalının müşterileriyle olan ticari ilişkilerinin bozulduğunu, yurtdışına gönderilen ürünlerin iade edildiğini, müvekkilinin, davacıya bahsi geçen mal ve hizmetlerin ayıplı olarak sunulduğunu bildirdiğini ancak bu bildirimden bir sonuç alamadığını, müvekkilinin davacı şirketten hatalarını telafi etmesini beklediğini, davacı şirketin herhangi bir çaba göstermediğini bu nedenle davanın reddine karar verilerek takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: İcra Dosyası :Dosya arasına getirtilen İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden, davacı... Elek. Elektr. Yaz. Mak. San ve tic. Ltd. Şti. Tarafından davalı ... Mak. San ve Tic. Ltd. ŞTi. Aleyhine 7 adet fatura ve cari hesaptan kaynaklı 19.400,35 TL takip başlattığı, ödeme emrinin 25/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu7nun borca ve takibe 29/11/2016 tarihinde itiraz ettiği ve takibin durduğu görülmüştür. Keşif :Davalı işyerinde davacı tarafından yazılımının yapıldığı ve Ürdün 'den ayıplı olduğu ididasıyla iade edilen makina ile aynı teknik donanıma sahip olduu ifade edilen dava dışı firmanın yazılımını yaptığı makinanın hazır edildiği ve mahkememizce Makine Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Tekstil Mühendisi ... ile birlikte 08/03/2018 tarihinde ... İzmir adresindeki keşif mahaline gidilerek gerekli incelemeler yapıldı. Bilirkişi Raporu :Mahkememizce dosyanın verildiği Bilgisayar Mühendisi ..., Makine Mühendisi ... ve Tekstil Mühendisi ... düzenledikleri 30/05/2018 tarihli raporlarında; Dava konusu olan ve yazılımı ayıplı olduğu iddia edilen makinada yapılan dikiş işlemlerinde dikiş adımlarının dikiş boyunca eşit olmadığı ve bu sorunun kayıştan kaynaklanmadığını, başka bir firma tarafından yazılımı yapılan diğer makinada yapılan dikimlerde ise dikiş boyunca adımların eşit olduğunu, ayıplı olduğu iddia edilen makinadaki elektrik panosu, motorlar, dokunmatik ekran sökülerek yerine dava dışı bir firma tarafından üretilen dokunmatik ekran, encoder takılarak yeniden dikim işlemi yapıldığında yapılan ayarlardan sonra elde edilen dikimin düzgün olduğunu, gerek arayüz gerekse de servo motorların çalışmasını sağlayan karta bağlı alt programın arayüzden gelen istekleri yerine getirdiğini, ayarlar için rölelerden oluşan kart içerisindeki ayarlara bağlı olarak istenenleri yerine getirildiğiri ve dolayısıyla yazılımsal olarak her iki programın da istenenleri yerine getirdiği, geliştirilen ara kart ve buna bağlı geliştirimi devam eden ... alt programının geliştiriminin tamamlanmadan piyasaya sürüldüğünü, her iki makinanın mekanik aksamında bir sorun görülmemekle ve dava dışı firma tarafından yapılan elektronik kısımla düzgün dikiş elde edilmiş olmakla birlikte dava konusu programla satılan makinanın temel işlevini yerine getirmemesinin (bu makine için düzgün dikiş dikmemesi gibi) makinanın yukarıda çerçevesi çizilen seri makine üretim sürecine uygun süreç izlenmeden, dava konusu olayda programla mekanik aksam uyumu sağlanmadan piyasa sürüldüğünü, davacı yanın, ayıplı olduğu iddiası ile iade olan makinalarla ilgili bir kusurunun bulunmadığını" bildirmişlerdir. Mahkememiz İlamı: mahkememizin 24.09.2019 gün ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacının itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından anılan karar istinaf edilmiştir. İstinaf Ortadan Kaldırma Kararı: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamında; "Somut olayda; mahkemece yapılması gereken iş; davaya konu eserdeki ayıplar incelenmeli, diğer bir deyişle eserin kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı olup olmadığı belirlenmeli, varsa ayıbın derecesi ile Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesi hükmünde eser sahibine tanınan haklardan hangisinin kullanılması gerektiğinin mahkemece belirlenmesi, eserin reddi gerektirmeyecek derecede ayıplı olması halinde “çoğun içinde azda vardır” ilkesi gereği bedel indirimi yapılıp yapılmayacağı veya onarım gerekip gerekmediği belirlenmeli ve bunların bedelleri konusunda denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Yukarıda belirtilen ilkelere uygun düşmeyen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması dairemizce usul ve yasaya aykırı bulunmuş, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/(1)-a-6.maddesi gereğince kabulü gerektiği kanaatine ulaşılmıştır." gerekçesiyle mahkememiz ilamı davalı lehine ortadan kaldırılmıştır. Keşif :Davalı işyerinde davacı tarafından yazılımının yapıldığı ayıplı olduğu iddia olunan yazılıma ilişkin Makine Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Tekstil Mühendisi ... ile birlikte 02/05/2023 tarihinde keşif yapılmıştır. Bilirkişi Heyet Raporu: :Mahkememizce dosyanın verildiğiMakine Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Tekstil Mühendisi ... düzenledikleri 24/10/2023 tarihli raporlarında; Geliştirilen elektronik ara kart ve buna bağlı geliştirimi devam eden ... alt programının geliştiriminin tamamlanmadan piyasaya sürüldüğü ve bu durumun sorunlara yol açmış olabileceği, sorunun elektronik ve yazılımsal kısımlarda olabileceği görüşüne varılmış ancak nedenlerini detaylı belirlemenin mümkün olamadığı, dava konusu üründeki sorunun, elektronik ve yazılımsal kısımlarda olabileceği, gerekli geliştirme süreçleri tamamlanmadan satışı yapılmış olabileceği görüşüne varıldığı, bir ürünün ayıplı olması için alıcı ve satıcı arasında varsa özel anlaşma kriterlerine uymaması gerektiği veya özel anlaşma olmaması durumunda ise ürünün iş koluna göre genel kabul görmüş asgari standartları sağlayamıyor olması gerektiği, 02.05.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere farklı dananım ve yazılım kullanılıp gerekli ayarlamalar yapıldığında istenilen olumlu sonuç alınabildiğine göre davalı tarafça neden yapılmadığı anlaşılamadığı, dikiş aralıkların farklı olması tekstil mühendisliğinde kabul edilemez bir durum olduğu, cihazın yaptığı iş koluna göre asgari kriterleri yerine getiremediği ve ayıplı bir mal olduğu, dosya içeriğinde taraflar arasında anlaşma detaylarını içeren resmi nitelikte evrak görülemediği, ancak sorunun sadece ... marka donanımdan mı kaynaklandığı yoksa sadece yazılımsal eksiklikten mi ibaret olup/olmadığı konusunda kesin bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı, dava konusu cihazdaki sistemin; kullanılan elektronik, yazılım ve mekanik aksamın bir bütün olarak düzgün ve birbiri ile uyum içinde çalışması gerektiği, dikiş makinesindeki dikiş adımlarında ve biçimi sonuçları itibari ile üründeki ayıp açık ayıp olduğu, ayıbın mekanik kısmında değil, elektronik ve yazılım kısmında olduğu, önceki bilirkişi heyetince yapılan deneme ve tespitlerden kolaylıkla anlaşılacağı üzere, ayıplar giderilebilecek yapıda olduğu ve oransal olarak yarı yarıya olduğu, ayıplar giderilerek eser kabule zorlanabileceği, davacı tarafından tedarik edilen elektronik donanım ve yazılım ile çalıştırılan paça kıvırma makinesin de eşit aralıklarla dikilen paça dikişi elde edilememesinden davacının sorumlu olduğu, fakat davalı şirketın ise bu denemeleri yeterince yapmadan makinaların satışını gerçekleştirmesinden sorumlu olduğu, önceki Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere gerekli yazılım ve donanım değişiklikleri ile eser sorunları giderilebildiğinden, eserin eksikliklerinin giderilmesi gerektiği mütalaa edilmiştir. Bilirkişi Heyeti Ek Raporu: Mahkememizce dosyanın verildiğiMakine Mühendisi ..., Bilgisayar Mühendisi ... ve Tekstil Mühendisi ... Düzenledikleri 04/03/2024 tarihli ek raporlarında; makine yeterince denenmiş olsaydı zaten bu pano ve yazılım ile makine uyuşmazlığının ortaya çıkacağı, bu makinelerin yurt dışına ihraç edildikten sonra uyuşmazlıkların ortaya çıktığı, bu da yeterince denemeler yapılmadığı anlamına geldiği, kök raporlarında, davacı tarafın dava konusu olan 19.400 TL birikmiş alacağının her iki tarafın%50 kusur oranına göre, davalıdan yasal faizi ile alınarak 9.700 TL nin davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı, bu 19.400 TL miktar, her bir makine için pano ve yazılım ücreti 625,- USD dir bu da 14.12.2015 tarihli kura göre ( 1 USD — 2,955 TL) 1.846 TL yapmaktadır, 19.400 / 1.846 — 10,5 yani 10-11 adet makine için yapılmış olan pano ve yazılım ücreti demek olduğu, sayın mahkemenizin vermiş olduğu formüle göre hesaplama yapılması durumunda, | makinenin pano ve yazılımlı ücreti 11.500, USD olduğu, yazılım ve pano ücreti 625,- USD, böylece makinenin yazılımsız ücreti yani burada ayıplı ücret olarak alacağız, 11.500 — 625 = 10.875 USD, ayıpsız bedeli ise 11.500,- USD olduğu, bu miktarları 14.12.2015 tarihli kur olan 2,955 ile çarparsak, Ayıpsız ücret S 11.500 x 2,955 - 33.982,20 TL, Ayıplı ücret — 10.875 x 2,955 — 32.135,62 TL, mahkemenin belirlediği nispi metoda göre indirimli ücretin 9.172,90 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Dava; davacı yüklenici tarafından yapılan makine yazılım ve otomasyonu işine ilişkin eser bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davacı yüklenici dikiş makinesi yazılım ve otomasyonu işini yaptığını, eser bedelinin davalı iş sahibi tarafından ödenmediğini iddia etmiş, davalı iş sahibi ise davacı yüklenicinin eseri ayıplı ürettiğini, ihraç ettiği dikiş makinelerinin yurt dışından iade edildiğini bu nedenle davacı yüklenicinin eser bedelini haketmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dikiş makinesi yazılım ve otomasyonu yapılmasına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup davanın çözümlenmesinde uygulanması gereken hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddeleridir. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı BK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. İş sahibi daha sonra ortaya çıkan gizli ayıplar nedeniyle talepte bulunmuş ise, iş sahibi teslimden sonra ortaya çıkan bu gizli ayıpların giderilme bedelini ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayiç fiyatlarla isteyebilir. Ayıp giderim bedeline ilişkin taleplerde eksik iş, açık ayıp ve gizli ayıp kavramlarına uygun ayrım yapılmak suretiyle inceleme yapılması gerekir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Açık ayıp, eserde dikkatli bir inceleme sonunda görülebilen ve anlaşılabilen bozuklukları, gizli ayıp ise dikkatli bir inceleme ile ortaya çıkmayan ve sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıpları ifade eder. Yüklenicinin açık ayıplar nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için teslimden itibaren makul sürede (işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz) eserin muayenesini yaptırıp varsa ayıplarını ihbar etmesi gerekir (TBK.md.474). Aksi halde yüklenici ihtirâzi kayıtsız eseri kabul etmiş sayılacağından ayıba bağlı hakları yitirir (TBK.md.477/2). Sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların da ayıba vakıf olunur olunmaz derhal bildirilmesi gerekir. Aksi halde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır ve ayıba bağlı hakları düşer (TBK.md.477/3). Süresinde ayıp ihbarı yapılmışsa, açık ayıplı imalâtın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalâtın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir. Şayet sözleşmede özel düzenlemeler varsa öncelikle sözleşme hükümlerinin uygulanması gerekir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacının yüklenicinin, davalı tarafından üretilecek dikiş makinelerinde kullanılmak üzere yazılım ve otomasyon işini yapmayı üstlendiği, davalı iş sahibi tarafından üretimi yapılan dikiş makinelerine davacı yüklenici tarafından hazırlanan yazılım programı monte edildiğinde, dikiş makineleri ile yapılan paça kıvırma işleminde dikiş aralıklarının aynı olmadığının mahallinde mahkememizce yapılan keşif sırasında tespit edildiği, gerek istinaf ortadan kaldırma karından önce alınan bilirkişi heyet raporunda bilgisayar programları ile kumanda edilen makinaların programlarının, makine üreticileri tarafından gelen iş talebine uygun olarak üretilmesi gerektiği, bu işlemin en doğru şekilde yapılabilmesi için programı hazırlayan firmanın makinanın neleri yapmasının istendiğini bilmesi ve makine üreticisi ile koordineli olarak prototip bir model oluşturması gerektiği, ayrıca üretilen prototipin seri üretimine geçilebilmesi için belli bir deneme süresine tabi tutulması ve bu süre boyunca istenilen nitelikte çalıştığının (istenilen nitelikte mal üretilmesi ya da aynı nitelikte ürünü işlemesi) tespit edilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda bilgisayar programlı otomatik dikiş makinalarının davalı iş sahibi tarafından üretildiği, davacının ise bilgisayar programının hazırladığı, hazırlanan bilgisayar programının, davalı iş sahibi tarafından mekanik aksamı üretilen makinalara montajının yapıldığı, ancak prototip olarak üretilen makinada yeterli testler ve deneme üretimi yapılmadan, davalı iş sahibi tarafından seri üretime geçilerek dikiş makinalarının yurt dışındaki üçüncü kişi müşterilere satıldığı, müşterilerin makine ile ilgili dikiş aralıklarının eşit olmaması şikayetlerini kendisine iletmesi üzerine ilk kez davacı yükleniciye ayıp ihbarında bulunduğu, istinaf kanun yoluna başvurusunda davalı tarafın istinaf nedenleri kabul edildiğinden ve davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğundan ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, mahkememizce bu açıdan yeniden değerlendirme yapılamayacağı, istinaf ortadan kaldırma kararından sonra yeni bir bilirkişi heyeti ile yapılan keşif sonucu düzenlenen kök ve ek raporlara göre davacı yüklenicinin de davalı iş sahibi ile birlikte makinada yapılan dikiş işlemlerinde dikiş adımlarının dikiş boyunca eşit olmaması şeklindeki ayıbın elektronik ve yazılımsal kısımlarda olabileceğinden ayıptan kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, ancak ayıbın derecesi dikkate alındığnıda Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesi eserin reddini gerektirmeyecek derecede olduğundan “çoğun içinde azda vardır” ilkesi gereği bedel indirimi yapılması gerektiği, son bilirkişi heyetinin 04/03/2024 tarihli ek raporunda nispi metoda göre hesaplama yapıldığından ödenecek indirimli bedeli 9.172,90 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabulü 9.172,90 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, alacağın miktarı yargılama sırasında bilirkişi incelemesi ile tespit edilip liket olmadığından icra inkar tazminatı isteğinin ve fazlaya ilişkin isteğin reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, Davalının, İzmir .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile 9.172,90 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi için takibin devamına, 2-Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, 3-Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteğinin REDDİNE, 4-Kabul edilen miktar üzerinden hesaplanmış olan 626,60 TL nispi harca, peşin alınan 234,31 TL harcın mahsubu ile bakiye 392,29 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak HAZİNE’ YE GELİR KAYDINA. 5-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 4,60 TL vekalet suret harcı, 198 TL davetiye ve posta gideri, 400,00 TL bilirkişi ücreti, 60,00 TL keşif aracı ücreti, olmak üzere 662,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 312,75 TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 31,40 TL başvuru harcı, 234,31 TL peşin harç olmak üzere toplam 578,46 TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. Davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Dava kısmen reddedildiğinden davalı tarafın yaptığı 4,60 TL vekalet suret harcı, 253,80 keşif harcı, 1.274,90 TL keşif harcı, 504,00 TL davetiye ve posta gideri, 6.800,00 TL bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL keşif aracı ücreti olmak üzere 9.837,30 TL yargılama giderinden davanın red oranı nazara alınarak 5.194,10 TL yargılama giderinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. Davalı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına. 7-Dava kısmen kabul edildiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 9.172,90 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine. 8-Dava kısmen reddedildiğinden, reddedilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Kanunu ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve hesaplanmış olan; 10.227,45 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine. 9-HMK.nun 333.maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan gider avansının, gerekçeli karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra kalan ve sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde davalıya iadesine. ilişkin, taraflar vekillerinin yüzüne karşı, MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/06/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/339, K. 2024/484, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-339-e-2024-484-k-e2fb373331f7