İlk Derece Mahkemesi · İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/123 E. 2024/385 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/123
Karar No
2024/385
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/123 Esas KARAR NO : 2024/385 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2016 KARAR TARİHİ : 16/05/2024 Mahkememizce verilen 05/10/2017 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı, dosya bozma kararı üzerine, dosya mahkememize tevzi edilmiş olup, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Türkiye genelinde ... ve ... reklamcılığı alanında faaliyet gösterdiğini, ... ve ...'un sertifikalı iş ortağı olduğunu, ... tarafından her yıl yapılan performans değerlendirmesinde davacı şirketin "Platin Ajans Ödülü"ne layık görüldüğünü, her yıl vergi rekortmeni olan davacı şirketin İzmir Defterdarlığı, İzmir Ticaret Odası ve T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından son beş yıl içerisinde de altın madalya ile ödüllendirildiğini, davacı şirketin yapmayı üstlendiği şeyin; özel ve tüzel kişi tacirlerin ticari faaliyetlerinin dolayısı ile kazançlarının artması için ... ve ...'ta faaliyet alanlarına özel çalışmalar yaparak onları ... ve ...'ta öne çıkarak son tüketiciye ulaşmak sureti ile satış performanslarının artmasını sağladığını, davacı şirketin müşteri portföyü olarak tüm Türkiye'ye hitap ettiğini, Türkiye'nin her ilinden müşterileri olduğunu, davacı şirketin çalışanlarına müşteri veri tabanını işin yürümesi için açmakta ve çalışanlarına güvenmek zorunda olduğunu, bu sebeple işin mahiyeti itibariyle suistimale çok açık olması, haksız rekabet yapılması halinde davacı şirketin ciddi maddi zararlara uğraması hatta iflas etmesi riski ile karşı karşıya kalması nedeni ile İş Sözleşmesinde rekabet yasağı anlamında bazı sınırlamalar getirilmesi ihtiyacının doğurduğunu, bu doğrultuda ... ile müvekkili şirket arasında 02/02/2015 tarihinde İş Sözleşmesi imzalanmış ve ..., kendi el yazısı ile yazmış olduğu imzasını içerir 01/02/2016 tarihli istifa dilekçesine kadar davacı şirkette ... Yöneticisi olarak çalıştığını, davacı şirketi ile davalı arasında ücret, iş görme ve bağımlılık unsurunu taşıyan geçerli bir iş sözleşmesi mevcut olduğunu, davalı tarafın, davacı şirkette ... AdWords Account Yöneticisi pozisyonunda çalıştığından davacı şirketin müşteri çevresi ve üretim sırları ve hatta yaptığı işler hakkında ayrıntılı olarak bilgi edindiğini, ... çalışanlarına tamamen kendi hazırladığı çok sayıda eğitim dokümanı sağladığını, bu eğitim dokümanları da her çalışanın kullanımına açık olduğunu, davacı şirket çalışanını işe aldıktan sonra tüm Dünya'da evrensel olarak geçerli bir ... AdWords sertifikasyon eğitimine aldığını, söz konusu çalışan eğer teknik ekipte olduğu için 6 üst düzey ... Adwords sertifikasyonuna sahip olduğunu, bu sertifikaların tamamının ... bünyesinde alındığını ve sıradan vasıfsız bir işçi olmadığını, her çalışanın kendisine sağlanan kullanıcı adı ve şifre ile ... veritabanına online olarak erişebildiğini, personelin ... veritabanındaki tüm müşteri bilgilerine, ...'nin hazırlamış olduğu tüm stratejik ve informatif dokümanlara, şirket stratejilerine eriştiğini, bu veritabanında tüm müşterilerin detaylı ve stratejik bilgileri, iletişim bilgileri, yetkili isimleri, e-posta adresleri, ödeme tutarları, hizmet bedelleri, firmanın tüm harcamaları, hangi konularda reklam verdikleri, firma ile yapılan tüm görüşmelerin yazılı detayları, firma ile yapılan tüm telefon görüşmelerinin mevcut olduğunu, firmanın ... ile çalışma süresi, yaptığı ödemelerin dökümü, müşterinin memnuniyet/memnuniyetsizlik ile ilgili detaylarına da ulaşıldığını, ayrıca çalışan, ... ile çalışan ya da çalışmak isteyen tüm firmalara sunulan tekliflerin toplandığı teklif havuzunu görerek firmaya daha önce nasıl bir teklif verildiğini de görebildiğini, çalışanların ...’nin çalıştığı firmalarlar ilgili reklam stratejilerini, özel hazırlanmış AdWords kurallarını, hazırlanan kampanyanın her türlü ayarlarını, müşterinin elde ettiği dönüşümleri (Satış, Telefon Araması, Teklif, Başvuru Formu), pozitif/negatif anahtar kelimelerini, Alışveriş ürün listesini, reklamı yapılan ürünleri, reklamın yapıldığı mecrayı, reklamın yapıldığı coğrafi bölgeleri, reklamların yayınladığı saat dilimlerini, reklamlar için kullanılan metinleri, sloganları, reklam görsellerini de bildiğini, bu bağlamda müvekkil şirkette PCR (Premium Müşteri Hesapları Yöneticisi) seviyesinde çalışan ve çok sayıda sertifikaya sahip olan davalının pozisyonu gereği üzerinde 100-300 arası kendi yönettiği firma portföyü olduğu gibi aynı zamanda ...'nin bilgilerini içerir tüm veri tabanına erişimin söz konusu olduğunu, davalı işçininde tüm ticari sırlara vakıf olmakla birlikte kendisine tahsis edilen portföyünden şirketin müşterilerinin 451.682,00 TL'lik portföyünü yönettiğini, İş sözleşmesini süresinden önce haklı neden olmaksızın feshederek sona erdiren ...'ın gerek iş sözleşmesi gerekse Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve diğer maddelerine uygun olarak akdedilen ve davalı tarafça imza olunan rekabet yasağı sözleşmesinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davranışının tespit edildiğini, dava dilekçesine ekli İş Sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde; Ana Sözleşmenin 4. sahifesinde 10. maddenin b bendi ve yine ana sözleşmeye ek olarak tanzim edilen ve ana sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin 2. maddesinde de "İşçi, işverenin yanından ayrıldıktan sonra ………. fesih tarihinden itibaren, …..işin mahiyeti itibariyle bölge sınırlaması olmayacağından…., işverence ana sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen iştigal konularından iştigal konusu ... ve ... reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans özel ve tüzel kişiliklerde, 3. dereceye kadar yakın hısım ve akrabalarının kurmuş olduğu veya kuracağı şahıs firmalarında ya da ortağı olduğu şirketlerde ya da başka bir işverenin yanında çalışmamayı veya aynı konuda kendisi bir iş kurmamayı, bayi, acente, distribütör, pazarlamacı, satıcı, dağıtıcı, üretici, şirket ortağı olmamayı kabul ve taahhüt etmektedir…" şeklinde düzenlenmenin olduğu, gizlilik yükümlülüğü ve rekabet yasağı sınırlamasının getirilmiş ve iş bu sözleşmeye aykırı davranış halinde 7. maddede 25.000,00 EURO tazminat ödemeyi işçinin kabul beyan ve taahhüt etmiş olduğunu, davalı ..., 01/02/2016 tarihinde kendi hür iradesi ile yine kendi el yazısı ile yazmış ve imzalamış olduğu istifa beyanı ile (ki beyanında ki istifa gerekçesi iş değişikliği sebebi ile belirtilmiştir) iş sözleşmesini feshetmiş ve haklı bir sebebi olmaksızın işi bıraktığını, ancak işi bıraktıktan sonra rekabet yasağı sözleşmesinde öngörülen süre geçmeden davacı şirket ile aynı işi yapan (... ve ... Reklamcılığı)... YAZILIM TASARIM VE REKLAM HİZMETLERİ LİMİTED ŞTİ.... alan adına sahip rakip firmada çalıştığının taraflarınca tespit edildiğini, adı geçen şirket ortaklarından ... (T.C. NO:...) davacı şirkette bedel karşılığı bir buçuk yıl personel koçluğu danışmanlığı yaptığını ve 2015 sonunda bu görevini bırakarak ve personel koçluğu yaptığı süre boyunca müvekkilin yaptığı işin detaylarını öğrenmiş ve davacı şirkette çalıştığı süre içerisinde REKLAMANAHTARI YAZILIM TASARIM VE REKLAM HİZMETLERİ LİMİTED ŞTİ.'yi kurmuş tüm alt yapıyı oluşturduktan sonra müvekkilin uzmanlaşmış personellerine aynı işi yapmayı planladığı şirketinde çalışmak için teklifte bulunup ayarttığını, (Bu hukuka aykırı haksız rekabet içeren davranışları ile ilgili olarak REKLAMANAHTARI YAZILIM TASARIM VE REKLAM HİZMETLERİ LİMİTED ŞTİ.'ye ayrıca dava açılacaktır.) Davalı ...'da bilerek ve isteyerek söz konusu şirkette çalışmaya başladığını, davalının işveren konumundaki davacı şirkete ait iş görme esnasında öğrendiği, üretim ve iş sırları gibi bilgileri iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın kendi tarafından feshi akabinde kendi yararına kullandığı ve başta rakip firma olmak üzere III. kişilere açıkladığının tespit edildiğini, yine davacı şirkette ... Yöneticisi pozisyonunda çalışan ve davacı şirkete ait müşteri çevresi ve üretim sırları ve hatta yapılan işler hakkında bilgi edinen davalı 02/02/2015 tarihli iş sözleşmesinin eki niteliğindeki kendi imzasını taşıyan rekabet yasağı sözleşmesine aykırı şekilde iş sözleşmesinin sona ermesi akabinde rakip firmada çalışmaya başladığını ve rekabet yasağı yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalı, davacı şirketin uğradığı ya da uğraması muhtemel zararların tazmini saklı kalmak üzere, 25.000,00 EURO cezai şart ödemeyi taahhüt ettiğini, yasa gereği rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı karşısında, davalı bu cezai şartı davacı şirkete, herhangi bir zarar doğumuna bağlı olmaksızın sırf rekabet yasağına aykırı şekilde rakip firmada çalışması nedeniyle ödemek zorunda olduğunu, ...'ın yukarıda belirtilen hukuka aykırı sır saklama yükümlülüğü ile rekabet yasağını ihlal niteliğindeki davranışları sebebi ile müvekkili şirket ile 02/02/2015 tarihinde akdetmiş olduğu rekabet yasağı sözleşmesinde belirlenen cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 30.000,00 TL faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf ...'ın Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olduğunu, üniversite eğitimine devam ederken iş hayatına tecrübe kazanmak amacıyla eş zamanlı olarak mağaza satış danışmanı ve ve Greenpeace saha görevlisi olarak çalıştığını, TRT'de belgesel oyunculuğu yaptığını, askerliğini tamamladıktan sonra iş aramaya başladığını, davacı şirketi el öngörüşme yaparak satış yöneticisi olarak 02/02/2016 tarihinde davacı şirkette çalışmaya başladığını, işe başlangıç aşamasında davalı tarafa davaya konu iş sözleşmesi ile birlikte ödeme tarihi boş olarak düzenlenen bir senet imzalatıldığını, davacı taraf ile beraber 6 kişi daha işe başladığını, 1 ay içinde yine 4-5 kişi daha işe alındığını, işe başlayan bütün bu kişilere de aynı sözleşme ve boş senet imzalattırılmış olduğunu, ne davalı tarafa, ne de onunla yakın tarihlerde işe alınan herhangi bir çalışana hiçbir eğitim verilmediğini, 2 aylık deneme süresi sonunda, davacı iş yerinde, davalı ... dışında alınan personelden kimsenin kalmadığını, davalı tarafın işe adapte olmayan çalışırken, şirket yöneticileri davalı taraftan 1 ay içinde ... firması tarafından verilen Adwords Temel Düzey, Arama Ağı Reklamcılığı, Görüntülü Reklamcılık, Mobil Reklamcılık, Video Reklamcılığı, Alışveriş Reklamcılığı ve Analytics sertifikalarını tamamlamasını istemiş olduklarını, ... firmasının dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı internet şirketleri arasında olduğunu, neredeyse gelirinin tamamını reklam gelirlerinden elde ettiğini, satış ağını dünyanın onlarca farklı yerinde on binlerce ajans ve bireysel çalışana dağıttığını, internette ücretsiz olarak sunulan eğitim materyallerine çalışılması sonucu her sene tüm dünyada milyonlarca insan tarafından alındığını, yani davalı taraftan alması istenilen bu sertifikaların ... tarafından her dilde mükemmel olarak hazırlanmış ve dünyanın her yerinde her insanın rahatça ve ücretsiz olarak ulaşabileceği eğitim materyalleri, ders notları ve dokümanlar internet üzerinden alınmakta olduğunu, davacı şirketin sertifikalarının alınması için çalışma dokümanı hazırlandıklarını beyan ettiğini, bununla kastettikleri, internette ücretsiz olarak dağıtılan ... firmasına ait eğitim setlerinin çıktılarıdır. Kendi hazırladıkları bir materyal olmayıp, tamamen bahsedilen eğitim setlerinin bir kopyasının çalışanlara verilmesi olduğunu, kendilerinin hazırladıkları ya da hazırlattıkları bir materyalin söz konusu olmadığını, yazılı ve bilgisayar teknolojilerinin bu kadar ilerlemişken bu sektörlerde çalışan davalı tarafın ve benzeri kişilerin yazıcıdan alınmış çıktı yerine bilgisayardan çalışmayı tercih ettiğini, davalı tarafın tamamen kendi çabasıyla, iş dışındaki zamanlarda bu sertifika sınavlarına çalıştığını, bireysel çalışmaları sonucunda 6 adet üst düzey sertifika almaya hak kazandığını, ancak davacı şirketin bu sertifikaları davalı tarafın kendi şahsi hesabından almasına izin vermediği için, gerçekte davalı tarafa ait bu sertifikalar sanki davacı şirketin lisansı imiş gibi gösterilmekte olduğunu, aslında davacı şirketin, bu hususta hiçbir çalışanına hiçbir teknik eğitim vermediğini, davalı tarafın ve başkaca çalışanlar da dahil olmak üzere söz konusu duruma itiraz ettiklerinde davacı şirketin yöneticilerinden mobbinge varan baskılara maruz kaldıklarını bu sertifikaları başarılı bir şekilde almış olduğunu, davacı şirketin neredeyse her 2 ayda bir değişen ve hiçbir tutarlılığı olmayan bir prim sistemi uyguladığını, davacı şirketin bu politikasının, elemanlarının sürekli olarak işten ayrılmalarına (son iki ayda 120 kadar çalışan işten ayrıldığını) ya da itirazlarına sebep olmasına rağmen, davacı şirketin bu tutumunu ısrarla korumakta olduğunu, bir elemanın genelde 2 ay boyunca çalıştığı bir müşterisi bu zamanın sonuna başka bir elemana geçtiğini ve bu sayede hem müşteriler kendisine denk gelen pasif eleman yüzünden etkilenmediğini, hem de tüm elemanlar farklı gelir grubundaki müşteriye denk gelerek prim alma şansına sahip olmakta olduğunu, sonuçta davalı tarafın 100-300 arası müşteri firma ile toplamda 451.682,00 TL'lik müşteri portföyü yönetmesi, diğer şirket çalışanları için de geçerli bir durum olduğunu, çünkü şirketin prim politikası gereği kendince eşitlik ve standart kalite uygulaması sebebiyle davacı şirkette çalışmış hemen hemen her eleman yaklaşık olarak aynı miktarda portföye hitap ettiğini, davacı şirketin izlediği yanlış ve haksız politikalar neticesinde sürekli eleman değiştirdiğni ve en değerli elemanlarını kaybetmekte olduğunu, dolayısıyla iç işleyişin bozulduğunu, sürekli eleman kaybetmelerine sinirlenen yöneticilerinin, mevcut çalışanlarına acımasıca davrandığını, ofiste yarattıkları gergin ortam ve çalışanlarına sarf ettikleri sözler, tüm şirket çalışanlarını olumsuz etkilediğini, davalı tarafın çalıştığı dönemde hem yeni işe alınanlar hem de tecrübeli çalışanlar kolayca işten çıktığını veya çıkarıldıklarını, davacı şirketin iyi olmayan yönetimi ve çalışanlarına karşı davranışları, davalı tarafı bu anlamda tecrübe kazandırdığını ve kariyer planlarına uygun ve huzurlu bir ortamda çalışabileceğini ve planladığı kariyerine ulaşabileceğini düşündüğü diğer şirket ...'nda çalışmayı tercih ettiğini, davalı tarafın yeni işinde çalışmaya başladığını öğrenen davacı şirketin, avukatı ... vasıtasıyla arayarak ve dava konusu rekabet sözleşmesini dayanak göstererek davalı tarafı tehdit ettiğini, dava konusu 02/02/2015 tarihli iş sözleşmesinin 10. maddesindeki rekabet yasağı hükmü Türk Borçlar Kanunu'nun 444, 445, 446, 447 sayılı maddelerine, Anayasa'ya ve emredici hukuk kurallarına aykırı olarak düzenlendiğini ve bu sebeple de geçersiz olduğunu, davacı şirketin iş sözleşmesi içinde yer alan rekabet sözleşmesini ve ayrıca ödeme tarihi boş bırakılmak şartıyla 2.000 EURO'luk senedin imzalanması şartıyla işe alım yapmakta olduğunu, davacı şirketin imzalattığı bu sözleşmesinin, kelepçeleme sözleşmesi niteliğinde olduğunu, kelepçeleme sözleşmesinde kişilik haklarını koruyan temel madde TMK. madde 23 ve Türk Hukuku açısından kelepçeleme sözleşmelerinin hukuki dayanağını oluşturduğunu, kişiliğin korunması kişilik hakkı sahibinin bizzat kendi rızasıyla, serbest iradesiyle yaptığı hukuki işlemlerden kaynaklanan kişilik hakları ihlallerine karşı koruma olarak kabul edilmekte olduğunu, TMK. 23. maddesi bağlamında korunan kişilik haklarında biri de ekonomik özgürlükleri olduğunu, söz konusu madde, ekonomik özgürlüklerin bir yönü olan ekonomik faaliyet özgürlüğünün sınırlandırılmasını veya bundan vazgeçilmesini ve bütün kişilik değerlerine ilişkin olarak da ortaya çıkabilen karar verme özgürlüğünden vazgeçilmek suretiyle başkasının keyfiyetine tabi tutularak taahhüt altına girilmesini de yasakladığını, yapılan sözleşme ile ayrıca ekonomik faaliyet alanındaki karar verme özgürlüğünü felce uğrattığını, ekonomik varlığının yok olmasına neden olacak biçimde kendi iradesine tamamen karşı sözleşmenin yani alacaklısının iradesine, keyfiyetine tabi tutmuşsa, bir nevi her yönden bağlanarak onu kölesi haline getirmişse, işte burada kelepçeleme sözleşmelerinden bahsedilecek ve TMK. madde 23/2 bağlamında o kişinin korunması söz konusu olacağını, kelepçeleme sözleşmelerinde borçlunun (zor durumda bulunma, düşüncesizlik, deneyimsizlik gibi) sübjektif durumuna bakılmaksızın ekonomik faaliyet özgürlüğünün aykırı bir şekilde aşırı olarak sınırlandırıp sınırlandırılmadığını bakılmakta olduğunu, alacaklı şirketin üstün ve güçlü konumu nedeniyle borçlunun karar verme özgürlüğüne etki ederek onu aşırı bir taahhüde zorluyorsa, bu konum itibariyle kendi isteklerini kabul ettirmesi, sözleşme hükümlerini dikte ettirmesi durumu mevcutsa veya giriştiği taahhüt bilgisi, mesleki tecrübesi yetersiz olan ve özellikle ekonomik açıdan zayıf durumda olan borçluyu altından kalkamayacağı bir duruma sokuyorsa, onun ekonomik özgürlüğünün aşırı derecede ihlal edildiğinden söz edildiğini, TBK. madde 444' göre, rekabet sözleşmesi, belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içinde işverenle rekabet teşkil edecek herhangi bir faaliyette bulunmaması hususunu içeren sözleşme olduğunu, davacı şirketin hiçbir üretim yapmadığı gibi hiçbir üretim sırrına da sahip olmadığını, tamamen ...'ın ücretsiz olarak dünyaya sunduğu eğitim içerikli ürünleri kullanarak ticaret yaptığını, üretim sırlarının müşteri çevresine ve 3. kişilere açıkladığı hususunda davalı tarafın hakkındaki iddiaların tamamen gerçeklikten uzak olduğunu, ayrıca sadece davalı tarafa 25.000 müşterinin verisini kopyaladığı kanaatine varılarak, diğer işten ayrılan onlarca kişi hakkında bir kanaat oluşmayarak onlar hakkında bir dava açmamış olduklarını, bu şartlarda davalı tarafın veri tabanını kopyalamış olmasının iddiasının abesle iştigalden öteye gidemeyeceğini, diğer iddiaların var olmayan bir şeyi ispatlamalarının mümkün olmadığını, gerek kanun hükümlerine, gerek Yargıtay kararlarına, gerek hakkaniyet ve iyi niyet kurallarına göre, dava konusu sözleşmenin 10. maddesinin b bendine göre, 3 yıl süre ve coğrafi bölge sınırlaması olmaksızın Tüm Türkiye'yi kapsayacak şekilde düzenlendiğini, yine 11. maddesinde 100.000 EURO cezai şart belirlendiğini, bu sebeple rekabet sözleşmesinin geçersiz ve rekabet sözleşmesinin ihlalinin söz konusu olmadığını, davacı şirketin pazar ağının, şirket yöneticilerinin değil, tamamen satış temsilcilerinin kendi hedef kitlelerini seçerek, satış denemeleri yapmaları sonucunda oluştuğunu, bu sektörde hizmet veren tüm şirketler gibi davacı şirketin de ilk defa reklam verecek müşteriler yerine, başka ajanslarla çalışan firmaları da hedef aldıklarını, davacı şirketin veri tabanı diye adlandırdığı şeyin aslında satış temsilcilerinin ... aramaları sonucunda bulunduğu binlerce firmadan ibaret olduğunu, davacı şirketin iddia ettiği gibi şirket veri tabanının herkese açık olması ve işin yürümesi için suiistimale açık yapıda çalışılmasının söz konusu olmadığını, veri tabanı denilen şeyin herkes için bir internet uzaklıkta olduğunu, dünya devi bir yazılım firmasının ürünün satımına aracılık eden, hiçbir teknoloji ve çözüm üretmeyen, hazır teknolojiyi kullandığını, davalı tarafın işe giriş esnasında davacı şirket tarafından baskı ile imzalatılmış ve 10. maddesinde rekabet yasağı hükmü bulunan bir iş sözleşmesinin mevcut olduğunu, haklı sebeplerle iş sözleşmesinin feshi sonrasında, davalı karşı açılmış bu davada dayanak gösterilen rekabet sözleşmesi, gerek kanun hükümlerince, gerekse Yargıtay kararlarına göre batıl olduğunu, iddia edildiği gibi sır saklama ve sadakat yükümlülüğünün ihlali ise söz konusu bile olmadığını, bu davanın ikame sebebinin davalı tarafın iyi eğitim ve işinde başarılı olması, zeki, çalışkan, ikna kabiliyeti yüksek bir kişiliğinin bulunması ve en önemlisi yıllık izin dahi kullanmadan çalışıp, şirketin ilerlemesinde önemli biri olmasından kaynaklanmakta olduğunu, davacı şirketin kurucularının asıl amacının, kendilerine rakip gördükleri ... şirketinin kurucularına zarar vermek ve bir nevi amatörce intikam almak olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı kötü niyetli açılmış dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirkete bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasındaki duruşma zaptı, bilirkişi raporu, gerekçeli karar evrakı ve İstinaf başvuru dilekçesi'nin UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir Aydın... Asliye Ticaret Mahkemesi'nden... Talimat dosyası ile Tanık ...'nun beyanları alınmıştır. İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden dava dışı ... Yazılım Tasarım ve Reklam Hizmetleri ile alakalı bilgiler celp edilmiştir. İzmir SGK İl Müdürlüğü'nden davalı ...'a ait bilgiler celp edilmiştir. Bilgisayar Mühendisi bilirkişi ..., Bilirkişi Doç. Dr. ... ve Reklamcı bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 19/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bilgisayar Mühendisi bilirkişi ..., Bilirkişi Doç. Dr. ... ve Reklamcı bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 02/04/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporu alınmıştır. Bilgisayar Mühendisi bilirkişi ..., Bilirkişi Doç. Dr. ... ve Reklamcı bilirkişi ...'den oluşan bilirkişi heyetinden, 23/01/2024 tarihli bilirkişi 2. ek heyet raporu alınmıştır. -19/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Açıklanan nedenlerle; -Davacının veritabanı olarak ifade ettiği bilgilerin davacının potansiyel müşterileri için hakla açık bilgiler olduğu, bu şirketlerin davacının müşterisi olduktan sonra ise davacıyı özel ve halka açık olmayan bilgiler ile bu profillerin zenginleştirildiği ve ödeme bilgileri ve notlar ile müşteriler için oluşturulan kampanya bilgilerinin veritabanını oluşturduğu, -Davalı davacı iş yerinde davacının müşterilerinden belirli sayıdakilerine bağlı değil, tamamına hitap edecek şekilde; -Müşteri portföylerinin incelenmesi, değerlendirilmesi ve gerek ... Maps, gerekse davacı müşterilerinin web siteleri, gerek davacı müşterileri hakkında üçüncü sitelerde yapılan yorumların incelenmesini sağladığı, -Davacı çalışanları ile ... Chat ve Gmail üzerinden iletişime geçerek bu müşteriler hakkında tespit edilen hataların giderilmesini ve gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, -Davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, -Davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirmesini, bu aramalar sonucunda oluşturulan notların incelenmesi ve davacının müşteri portföyünün arttırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiği, -Davalının davacının Müşterilerinin; -iletişim bilgilerine, -kampanya bilgilerine ve tarihlerine, -müşteri hakkında davacı çalışanlarının almış olduğu notlara, -müşterilerin davacı iş yerinin ... Adwords hesabındaki tüm bilgilere ... hesabı üzerinden, Ulaşabildiği ve değiştirebildiği, -Davalının davacı şirketten sonra çalıştığı ve davacı ile aynı sektörde yer alan ...'ndeki kayıtların incelenmesi için yetki verilmesi gerektiği, -Davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra satış müdürü olarak çalıştığı ... ve kurucu ortağı olduğu ... Ajanslarının müşteri portoföyü incelendiğinde ve davalının davacı iş yerinde çalışırken not alarak üzerinde çalıştığı 4723 şirket arasında bu şirketlerin bulunup bulunmadığı, incelendiğinde sadece İzmir Ekonomi Üniversitesi Üzerinde bir not oluşturulduğu ve bu notta üniversitenin davacı müşterisi olarak kazanılmadığına yönelik bir not oluşturulduğu ve dolayısıyla davacı çalıştığı süre boyunca hizmet verdiği şirketlerin şu anda çalıştığı şirketlerin müşterisi olmadığı, -Davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra ... ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Şirketi'nde davacı sırasında not aldığı ya da çalıştığı herhangi bir şirketle çalışmadığı kanaatine varılmıştır. -02/04/2023 tarihli bilirkişi ek heyet raporunda özetle; Açıklanan tüm nedenlerle, nihai takdirin mahkemeye ait olmak üzere, 1-Davalının, davacının müşterilerinden; İzmir Ekonomi Üniversitesi ile ilgili hazırladığı not, her ne kadar bu müşterinin elde edilmesini sağlayamamışsa da, TBK. 445. maddesi gereği sözleşmenin ve rekabet yasağının ihlalidir. Nitekim bu ihlal için somut bir zarar koşulu aranmamaktadır. 2-Mahkemenin takdirine göre, ihlal sayılabilecek bu çalışmanın sözleşmede öngörüldüğü gibi 25.000 EURO'yu ödemeyi gerektirecek bir ihlali olup olmadığı ve bu tutarlı bir cezai şartın hakkaniyete uygunluğunun mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. -23/01/2024 tarihli bilirkişi 2 . ek heyet raporunda özetle; Açıklanan tüm nedenlerle, nihai takdirin mahkemeye ait olmak üzere, davalının dava dışı iş yerinde 1 aylık bir süre ile Satış Temsilcisi unvanı ile çalıştığı, ancak herhangi yetki verilmediği ve müşteri portföyü konusunda bilgi verilmediği hususlarında kanaat verilmiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan cezai şart istemine ilişkindir. Mahkememizce verilen ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile "Taraflar arasında 02/02/2015 tarihli imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme ile davalı hakkında rekabet yasağının öngörüldüğü, davalının 01/02/2016 tarihli istifa dilekçesinden sonra davacı şirketle aynı işi yapan ...Tasarım ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti. adıyla faaliyet gösteren şirkette rekabet yasağına aykırı olarak çalıştığından bahisle görülmekte olan dava dosyamızdaki cezai şarta ilişkin tazminat davası açılmış olup taraflar arasında imzalanan 02/02/2015 tarihli sözleşmede rekabet yasağı konulmasına ilişkin sözleşme hükümlerinde davalı çalışanın bu sözleşme hükümleri 10-B maddesi uyarınca işçi, işverenin yanından ayrıldıktan sonra (hizmet akdinin işverence haklı nedenle feshi veya işçi tarafından haksız olarak feshi hallerinde), fesih tarihinden itibaren 3 yıl boyunca, işin mahiyet itibariyle bölge sınırlaması olmayacağından tüm Türkiye coğrafi sınırları içinde işverence 3. maddede belirtilen iştigal konularından, iştigal konularından ... ve ... reklamcılığı olan kişi, kurum, ajans, özel ve tüzel kişiliklerde üçüncü dereceye kadar yakın hısım ve akrabalarının kurmuş olduğu veya kuracağı şahıs firmalarında ya da ortağı olduğu şirketlerde vs şirket ortağı olmamayı kabul ve taahhüt etmektedir. Düzenlemenin kararlaştırıldığı, bu düzenlemenin TCK. 455 mad. belirtilen 2 yıllık süreye aykırı olduğu, sözleşmenin tüm Türkiye'ye kapsaması, davalının iktisadi geleceğini hakkaniyete aykırı olacak şekilde güçleştirdiği, dolayısıyla taraflar arasında düzenlenen sözleşmedeki Rekabet yasağı şartının geçerli olmadığı, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafın cezai şart istemeyeceği, talepte bulunamayacağı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla Yargıtay'ın bu konudaki içtihatları da dikkate alınarak sözleşme hükümleri değerlendirilmek suretiyle başka herhangi bir delile gerek olmaksızın açılan davanın reddine " ilişkin verilen karar İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2021 tarih, ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile " Taraflar arasındaki 02.02.2015 tarihli sözleşmede iş akdinin sona ermesinden sonrası için rekabet yasağının düzenlenmiş olması nedeniyle, iş akdinin sona erdiği 01.02.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 444. ve 445. maddelerinin tatbik edilmesi gerekmekte olup sözleşmede 3 yıllık rekabet yasağı süresi öngörülmüş, coğrafi alana yönelik kısıtlama yapılmaksızın rekabet yasağının tüm Türkiye coğrafyası sınırları içerisinde geçerli olacağı belirlenmiştir. TBK.'nın 445/1. fıkrasında bu tür sözleşmeler bakımından yer ve zaman sınırlaması öngörüldüğü gibi, aynı maddenin ikinci fıkrasında da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlenmiştir. Bu durumda sözleşmenin geçersiz olmadığı nazara alınarak mahkemece rekabet yasağında belirtilen süre içerisinde davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığının tespiti ve taraflar arasındaki 02.02.2015 tarihli sözleşmenin 6098 sayılı TBK.'nın 445/2. maddesi çerçevesinde değerlendirilip tartışılarak ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hiç bir delil toplanmadan sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir." gerekçesiyle bozularak yukarıdaki esasa kayıt yapılarak tanık dinlenmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 6098 sayılı TBK.'nın 444. maddesinde; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.", devam eden 445. maddesinde ise; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." düzenlemesi mevcuttur. Anılan düzenlemeler ile işçinin, işverenle ilişkide olan müşterileri tanıdığı hallerde, iş sözleşmesinin sona ermesi ardından işverenle rekabet oluşturacak şekilde kendi namına iş yapmaması, rakip bir firmada ortak olamaması ya da iş sözleşmesiyle çalışmaması şeklinde şart içeren sözleşmeler yapabileceği düzenlenmiş olup, rekabet yasağı kaydının geçerlilik ve sınırlandırılmasına ilişkin koşullar da ayrıca belirtilmiştir. Taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin kaydın geçerli olup olmadığı yönünden TBK.'nın 445. madde koşulları gözetildiğinde yer bakımından yapılan belirlemenin ülke sınırları yerine sadece Ege Bölgesi ile sınırlı olması gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 05/02/2021 tarih, ... Esas,... Karar sayılı ilamı ile belirtildiği üzere süre bakımından sözleşmenin ayakta olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda; Davalının, davacı iş yerinde davacının müşterilerinden belirli sayıdakilerine bağlı değil, tamamına hitap edecek şekilde; müşteri portföylerinin incelenmesi, değerlendirilmesi ve gerek ... Maps, gerekse davacı müşterilerinin web siteleri, gerek davacı müşterileri hakkında üçüncü sitelerde yapılan yorumların incelenmesini sağladığı, Davacı çalışanları ile ... Chat ve Gmail üzerinden iletişime geçerek bu müşteriler hakkında tespit edilen hataların giderilmesini ve gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, Davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirilmesi kararlaştırılan işlerin dağılımının sağlanmasını yönettiği, Davacı çalışanlarının incelenen potansiyel müşteriler için aramalar gerçekleştirmesini, bu aramalar sonucunda oluşturulan notların incelenmesi ve davacının müşteri portföyünün arttırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdiği, Davalının Davacının Müşterilerinin-iletişim bilgilerine, kampanya bilgilerine ve tarihlerine, müşteri hakkında davacı çalışanlarının almış olduğu notlara, müşterilerin davacı iş yerinin ... Adwords hesabındaki tüm bilgilere ... hesabı üzerinden ulaşabildiği ve değiştirebildiği, Davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra satış müdürü olarak çalıştığı ... ve kurucu ortağı olduğu ... Ajanslarının müşteri portoföyü incelendiğinde ve davalının davacı iş yerinde çalışırken not alarak üzerinde çalıştığı 4723 şirket arasında sadece İzmir Ekonomi Üniversitesi Üzerinde bir not oluşturulduğu ve bu notta üniversitenin davacı müşterisi olarak kazanılmadığına yönelik bir not oluşturulduğu, İzmir Ekonomi Üniversitesi ile ilgili hazırladığı not her ne kadar bu müşterinin elde edilmesini sağlayamamışsa da, TBK. 445. maddesi gereği sözleşmenin ve rekabet yasağının ihlali niteliğinde olduğu, ihlal için somut bir zarar koşulu aranmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK.'nın 182/son maddesinde hakim tarafından aşırı ceza koşulunun kendiliğinden indirileceği hüküm altına alınmıştır. Dosyaya konu sözleşmedeki cezai şart bedeli 25.000 Avro olarak belirtilmiş ise de davacı tarafından davanın 30.000,00 TL üzerinden açılması nedeniyle indirim yapılmasına gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE; 1-30.000,00 TL cezai şart alacağının 20/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.049,30 TL nispi harçtan, peşin alınan 512,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,97 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 512,33 TL peşin harç, 1.544,65 TL tebligat ve posta gideri ve 3.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.586,18 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 16/05/2024 Katip ... ¸E-imza Hakim ... ¸E-imza

Atıf: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/123, K. 2024/385, T. 16.05.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-123-e-2024-385-k-47ee09dea7c4