İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/89 E. 2024/649 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/89
- Karar No
- 2024/649
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/89 KARAR NO : 2024/649 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 01/02/2023 KARAR TARİHİ : 13/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen ... numaralı, 07.06.2022 tarihli ihale sözleşmesi kapsamında, davacı tarafından davalı borçluya 1.800 çift yazlık iş emniyet ayakkabısı ile 100 çift kaynak iş ayakkabısı temin ve teslim edileceğinin, davalı borçlu tarafından da KDV hariç 612.900,00-TL ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafça sözleşmeye konu malların teslim edildiğini ve 06.09.2022 tarihli ... numaralı 661.932,00-TL bedelli faturanın düzenlendiğini, davalının vade tarihinde fatura borcunu ödemediğini, tüm yazışmalara ve iyi niyetli bekleyişlere rağmen borcu ödememesi üzerine tahsili için İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak davalı tarafın haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını ileri sürerek, İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına %20 den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ancak davacı tarafça yargılama sırasında dava ıslah edilerek alacak davasına dönüştürülmüştür. Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, davacı tarafından düzenlenen faturanın 26.09.2022 tarihinde muhasebeleştirildiğini, son ödeme tarihinin 26.11.2022 olduğunu, davacının 10.11.2022 tarihinde icra takibi başlattığını, ödemeler ile ilgili süreçte 5018 sayılı Kanunun 34. Maddesi gereğince henüz ödeme sırası gelmediği için davalıya ödeme yapılamadığını, davacının sırasını beklemeden iş bu davayı açtığı ve davacının kötü niyetli olduğunu, kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, icra dosyası örneği istenmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuş, her iki taraf vekili görüşmeye katılmış, görüşme sonunda anlaşamadıkları belirlenmiştir. İzmir .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosya örneğinin incelenmesinden, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... İdaresi Genel Müdürlüğü aleyhine 07.06.2022 tarih ve ... numaralı ihale sözleşmesine istinaden düzenlenen 06.09.2022 tarihli... numaralı fatura alacağı olan 661.932,00-TL alacağın tahsili için girişilen icra takibine ilişkin olduğu, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı vekilince müvekkili idarenin alacaklı tarafa hiçbir sıfatla ve hiç bir şekilde borcu bulunmadığı, borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiklerini bildirdiği, böylelikle takibin durduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 14.07.2023 tarihli duruşmasında, dosyanın 5018 sayılı yasa kapsamında uzman olan bir sayıştay denetçisine tevdi ile taraf beyanları ve mahkememizce yapılan uyuşmazlık tespiti kapsamında rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş, İzmir Bilirkişi Bölge Kurulu listesinde sayıştay denetçisi olarak bir kişiye ulaşılmış, bu bilirkişinin de üzerinde teslim edilmeyen dosyalar bulunduğundan, Uyaptan görevlendirme yapılamamıştır. Bunun üzerine 01.09.2023 tarihli ara karar ile rapor alınmak üzere Ankara ATM'ne talimat yazılmış, bilirkişi Sayıştay Emekli Uzman Denetçisi Cemalettin Helvacıoğlu 11.10.2023 havale tarihli raporunu sunmuştur. Bilirkişi ... 11.10.2023 havale tarihli raporunda; davacı tarafından davalıya 07.06.2022 tarihli e-arşiv faturanın gönderilmesinden sonra, yasa gereğince belirlenen borç yoktur yazıları ile ilgili ''Maliye Bakanlığı GİB'nun internet vergi dairesinin'' yazıları ile ilgili olarak, 09.09.2022, 30.09.2022, 18.10.2022 tarihli yazılarının gönderildiği, söz konusu yazıların davalı idarece fatura karşılığının 60 gün içinde ödeneceğine dair hükmün altmışıncı günün sonu olan 10.11.2022 tarihinden çok önce ve geçerliliği bulunmayan belgeler olduğu, son olarak gönderilen 11.11.2022 tarihli yazının ise icra takibinden sonra gönderildiği ortaya konulmuştur. Davacı vekili tarafından rapora itiraz edildiğinden, davacı tarafın itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi ... 10.01.2024 havale tarihli ek raporunda kök rapordaki değerlendirmeleri tekrarlamıştır. Davacı tarafça başlangıçta itirazın iptali olarak başlatılan davanın alacak davası olarak ıslah edildiğine ilişkin mahkememize dilekçe sunulduğu, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından davacının ıslah talebini kabul etmediklerini beyan ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... İdaresi Genel Müdürlüğü ile davacı yüklenici ... Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ... numaralı, 07.06.2022 tarihli ihale sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye göre davacı şirket davalı idareye 1.800 çift yazlık iş emniyet ayakkabısı ile 100 çift kaynak iş ayakkabısı temin ve teslim edecek, karşılığında davalı idare tarafından KDV hariç 612.900,00-TL ödeme yapılacaktır. Davacı yüklenici şirket sözleşmesinin yüklenicinin yükümlülükleri başlıklı 16. Maddesi gereğince sözleşmeye uygun olarak malın teslimi gerçekleştirildiği ve davacı şirketin sözleşmede kararlaştırıldığı üzere 06.09.2022 tarihinde GDA ... numaralı 661.932,00-TL bedelli faturayı düzenlemiştir. Taraflar arasında, akdedilen sözleşme kapsamındaki ticari ilişkinin mevcudiyeti ve fatura konusu malın teslimi hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereği davacı tarafından başlatılan takibin kabul edilebilir olup olmadığı, takip tarihi itibariyle ifa zamanının gelip gelmediği hususunda toplanmaktadır. 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun un 22/A maddesinde "Maliye Bakanı, aşağıdaki ödeme ve işlemlerde, Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek ilgili tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu ile kesintilere asgari tutar ve oran getirmeye, kapsama girecek amme alacaklarını tür, tutar, ödeme ve işlemler itibarıyla topluca veya ayrı ayrı tespit etmeye, zorunluluk getirilen ödeme ve işlemlerde hangi hallerde bu zorunluluğun aranılmayacağını ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yasada 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin yapacağı her türlü ödemelerin madde kapsamında olduğu ifade edilmiştir. 23.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Maliye Bakanlığı Tahsilat Genel Tebliğinde 01.01.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 5018 sayılı kanuna tabi kamu idareleri ile bu idarelere bağlı döner sermaye işletmelerinin, kaynağına bakılmaksızın hak sahiplerine 2.000,00 TL'nin üzerinde yapacakları ödemelerden Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcun bulunmadığına ilişkin belge aranılması ve yapılacak ödemelerden istihkak sahiplerinin amme borçlarının kesilerek tahsil dairesine aktarılması zorunluluğu getirilmiştir. Tebliğde istenen belge talep eden borçlulara başvuracakları tahsil dairesi tarafından verilecek olup tanzim edildiği andan itibaren 15 gün geçerliliği bulunmaktadır. Davacı tarafından davalı idareye, yasa gereğince belirlenen borç yoktur yazılarının 09.09.2022, 30.09.2022, 18.10.2022 tarihlerinde gönderildiği, söz konusu yazıların davalı idarece fatura karşılığının 60 gün içinde ödeneceğine dair hükmün, 60. Günün sonu olan 10.11.2022 tarihinden çok önce gönderildiği ve geçerliliği bulunmadığı, davacının son olarak gönderdiği borcunun bulunmadığına dair belgenin tarihinin ise 11.11.2022 olduğu, davacı tarafça 08.11.2022 tarihinde icra takibine girişildiği, davacı tarafça icra takibinden sonra yani 11.11.2022 tarihinde borç yoktur yazısının gönderildiği, davalı idarenin 10.11.2022 tarihli icra takibinden sonra kendilerine 11.11.2022 tarihli borç yoktur yazısının ulaşmış olması nedeni ile davalı tarafın icra takibine yaptığı itirazında haklılığının bulunduğu, icra takibi açılmasına davalı idarenin sebebiyet vermediği, davacı tarafından yapılan icra takibinde davacının haksız olduğu anlaşılmış ise de, davacı tarafça davanın alacak davası olarak ıslah edildiği anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanunun 22/A maddesi kapsamında çıkartılan Maliye Bakanlığı Tahsilat Genel Tebliği ile 5018 sayılı Kanuna tabi kamu kurumlarının yapacakları ödemelerde ilgililerin Maliye Bakanlığına borcu olmadığına dair belge ibraz etmeleri aynı zamanda 5502 sayılı yasanın 36. Maddesi kapsamında kuruma yapılacak başvurunun yerine getirilmiş sayılması yani kurum tarafından ödeme yapılabilmesinin koşullarının oluşması için zorunlu olmakla, ilgili belge olmadan yapılan başvuru kanuni sonuçlarını doğurmayacağından, davacının son olarak gönderdiği borcunun bulunmadığına dair belgenin tarihinin 11.11.2022 olduğu görülmüş, itirazın iptali davasında incelemenin icra takip tarihine göre yapılmakta olup haklılık-haksızlık durumunun da anılan tarihe göre incelendiği, icra takibinin başlatıldığı 10.11.2022 tarihine göre anılan borçsuzluk belgesinin sunulmadığı, az yukarıda belirtilen mevzuat ve sözleşme hükümleri gereği davalı yanın itirazında bu nedenle haklı olduğu, icra takip ve itiraz tarihi itibariyle haklılık ve haksızlık durumunun bu şekilde oluşmuşken daha sonraki bir tarihte davanın alacak davasına dönüştürülerek icra takip ve itiraz tarihi itibariyle oluşan haklılık-haksızlık durumunun tersine çevrilmesinin bu dava içerisinde kabul edilemeyeceği, anılan nedenlerle davalı yanın ıslaha karşı yapmış olduğu itirazının mahkememizce yerinde kabul edilerek, davanın başlangıçtaki hali ile görülerek icra takibi ve itiraz tarihi itibariyle ödenebilirlik koşulları oluşmayan, henüz ifa zamanı gelmemiş bir alacak için talepte bulunulduğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, öte yandan davacı alacaklı icra takibinde kötü niyetli bulunmadığından yerinde görülmeyen kötü niyet tazminatı istemin de reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, Yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 7.994,49-TL harç ile 428,00-TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 7.994,89-TL harcın karar kesinleştiğinde talebi halinde davacıya İADESİNE, 3-Dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuk kapsamında başvurulan arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle devlet tarafından sarf olunan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yargı yolu açık olmak üzere, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/09/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı