İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/684 E. 2024/750 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/684
Karar No
2024/750
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/684 KARAR NO : 2024/750 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/09/2023 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Davalı ... Ve Tic. Ltd. Şti ile davacı şirket arasında 27.11.2020 tarihinde imzalanmış sözleşme ile davalı şirkete ait ... Bornova/İzmir adresinde bulunan ... Merkezinin malzeme, işçilik, SGK dahil uygulama işlemi ve sözleşme dışı ilave işler yapıldığını, davalı şirketin satın almış olduğu tüm bu malzeme ve uygulama işi karşılığında, davacı şirket tarafından 26.02.2021 tarihli ... numaralı 40.000,01-TL bedelli, 30.04.2021 tarihli ... numaralı 58.860,64-TL bedelli, 01.10.2021 tarihli ... numaralı ve 185.656,92-TL bedelli 3 adet fatura tanzim edildiği ve davalı tarafa gönderildiğini, davalı şirket tarafından yapılan iş ve malzeme bedeline mahsuben; 26.04.2021 tarihinde 20.000,00-TL ve 2020 yılında 40.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL ödeme davacı şirket hesabına yapılmasına rağmen bakiye borç ödenmediğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeden, cari hesaptan ve faturalardan kaynaklı toplam 224.515,57-TL alacağımızın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizleri ile davalıdan tahsiline yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde; davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın davalı şirkete yükleniciliğini yaptığı inşaatta bir kısım boya işleri yaptığının doğru olduğunu fakat yapılan işlerde önemli ayıplar olması , hak ediş raporlarının yapılan işlere uygun olmaması nedeni ile davalı şirketin, davacının yaptığı işlerin kesin kabulünü yapmadığını, davacının dosyaya sunduğu hak ediş belgelerinde bu nedenle davalı şirketin, imzası bulunmadığını, bu nedenle de dosyaya sunulmuş olan hak ediş belgelerinin herhangi bir hukuki kıymet olmadığını, davalı şirketin yapılan işlerin metrajını kabul etmemesi ve davacının yaptığı işlerdeki ayıplı imalatlarını da ısrarla düzeltmemesi nedeni ile taraflar arasında ihtilafa neden olduğunu, bu nedenle davacı tarafın yaptığı icra takibine davalı şirket tarafından itiraz edildiği, itirazında kötüniyetli olmadığı, davacının alacağı likit bir alacak olmayıp ancak yargılama ile belirlenebilecek bir alacak olduğunu, davacı tarafın gönderdiği faturaların davalı şirketin defterlerine işlenmiş olmasının davacı tarafın alacağının varlığına tek başına yeterli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmeye aykırı imalat olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Ege Vergi Dairesinin ve Mecidiyeköy Vergi Dairesinin cevabi yazıları, keşif, keşif mahallinde dinlenen davacı tanıklarının beyanları, keşif neticesi inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan14/05/2024 tarihli raporun dosya arasında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce inşaat bilirkişisi ve yakışıksız tavırlar sebebiyle dinlenmemekle birlikte davacı yanın vazgeçtiği ve davalı tarafın bu vazgeçmeye bir diyeceğinin olmaması sebebiyle kabul ettiği tanık haricinde dinlenen diğer tanıklar ... ve ... beyanı ve mahallinde yapılan inceleme neticesi dosyaya kazandırıldığı anlaşılmakla birlikte taraflara tebliğ edilen raporun incelenmesinde özetle keşif sırasında bilirkişiye gösterilen dalgalanmaların uygulanan yüzeyin düz ve mastarlı olması gerekli olup ... kaplama yüzeyinin düz olmadığından kaynaklandığı, çok az olmakla birlikte bir kısım bordex kaplama çizgilerinin ve yine çok az olmakla birlikte bunlarda kabarmaların gözüktüğü, kesilen fatura ve hak edişin üzerinden 30 ay gibi bir süre geçtiği göz önüne alındığında ayıbın gizli ayıp olduğu kanaatine varıldığı, esasen yapım işleminde ve sözleşmelere göre davalının teknik görevlisinin uygulama sırasında işin denetleme imkanı olduğu, kontrollerde açık ayıplı olan kısımlara hemen müdahale gerektirebilecek ilişki de olduğu, uygulama sırasında bu yönde bir açık ayıbın giderilmesine ilişkin bir yazışma ya da ihtar görülmediği, davalının yapılan uygulamaları görsel olarak kabul ettiği, son fatura kesim ve hak ediş tarihine kadar ayıp bildiriminin olmadığı, yapılan keşifle ancak görülenlerin sözleşmeye göre 5 yıllık garanti kapsamı içerisinde gizli ayıptan söz edilmesi gerektiği, ayıpların bir kısmının giderilebilir bir kısmının ise giderilemez nitelikte olduğu, bu kapsamda giderilebilecek gizli ayıp bedelinin 9.000,00 TL giderilemeyeceklerin ise mesafe kesintisi yapılmakla 6.028,00 TL olarak belirlenerek sözleşme bedeli olan 224.517,58 TL'den toplam 15.028,00 TL ayıp bedelinin düşülmesi ile 209.489,58 TL olarak davacının davalıdan alacaklı olabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmekle taraflarca rapora itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında 27/11/2020 tarihli sözleşme ile ... Bornova/ İzmir adresinde bulunan ... merkezi malzeme, İşçilik, SGK dahil olmak üzere davalı tarafından sözleşmede belirtilen işlerin uygulanmasına yönelik olmak üzere eser sözleşmesi kapsamında ticari nitelikte bir ilişkinin kurulduğu, bu kapsamda davacı tarafça gerek sözleşmeye dahil işler gerekse sözleşme dışı bir takım işler sebebi ile davalı yan yönünden herhangi bir imza içermediği anlaşılan hak edişlerin düzenlendiği ve ayrıca davacı tarafça davalı aleyhine 3 adet fatura tanzim edildiği, söz konusu faturaların taraflarca BA- BS bildirimine konu edildiği konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacı yanca sözleşme dışı bir takım ilave işlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bunların yapılma tarihi itibariyle neler olduğu ile birim fiyatlarının tespiti, bu kapsamda gerek sözleşmeye dahil gerekse sözleşme dışı işlerin ayıplı yapılıp yapılmadığı, ayıplı ise ayıpların neler olduğu, söz konusu ayıpların kimden kaynaklandığı, ayıpların davacı yana bildirilip bildirilmediği, bildirilmiş ise davacı yanca ayıplara ilişkin herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığı, davacı tarafça gerek sözleşme içi gerekse sözleşme dışı işler yönünden düzenlenen hak edişlerin ve bu kapsamda faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, söz konusu faturalardan kaynaklı davalı yanca yapılan ödeme olup olmadığı dolayısıyla söz konusu faturalardan kaynaklı davacının davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı ile davalı yanın alacaktan kaynaklı temerrüt durumunun oluşup oluşmadığı hususlarının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik eser sözleşme kapsamında açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar yukarıda belirtilen taraflarca bilirkişi raporuna karşı itiraz ile davlı yanca yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmakla mesafe kesintisi yapılan hesaplamaya ilişkin gerekçesi aşağıda yer alacak şekilde bu kısım yönünden hariç olmak üzere rapor hükme esas alınmıştır. Uyuşmazlığın nihai değerlendirmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır; her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 10. Maddesinde garanti yönünden bir takım düzenlemeler yapılmakla birlikte bu maddenin somut olayda uygulanması ileri sürülen hususun ayıptan kaynaklandığı ve ayıbın da hükme esas alınan rapor tanzim eden bilirkişi tarafından varlığı sabit görülmekle bu hususa Mahkememizce de iştirak edildiğinden bu maddenin somut olayda uygulanması ayıbın varlığı karşısında mümkün görülmemiştir. Dosya tarafları arasındaki ilişkinin bahse konu iş merkezi kapsamında üstlenilen edimin yerine getirilmesine yönelik mahallinde yapılan keşif neticesi ayıbın niteliği hariç olmak üzere işlem yönünden bilirkişi tarafından yapılan açıklamalar göz önüne alındığında yapılan işlerin bir kısmında uygulandığı anlaşılan grenli boyanın inceltilmeden tek kat uygulanacağı, 2 kat uygulama istenildiğinde ilk katın % 10-20 ikinci katın ise inceltilmeden uygulanacağı, posteki rulo veya emici sistemli tabanca ile yüzeye aktarılan ürüne mercan rulo ile desen verileceği ve hava şartlarına bağlı olarak katlar arası en az 6 saat bekleneceği, grenli boya uygulamasında yüzeye mastar çekilemeyeceğinden alttaki yüzeydeki boşlukların doldurulamayacağı, yani grenli boyanın alt yüzeyi hangi düzlükte ise boya işleminin de neticede ona uyacağı ancak ... kaplamanın mastar uygulaması yapılabilmesi için grenli boyama uygulaması öncesinde boyanmış yüzeyin dalgalı görülmemesi için ince bir sıva tabakası ile mastarlı hale getirilmesinin gerekli olduğu yönünde bilirkişi tarafından yapılan açıklamalar kapsamında yine hükme esas alınan rapora göre ve mahallinde yapılan gözleme göre teslimi yapılan şeklin dalgalı bırakılan bordex kaplamalı yüzey olduğu ve bu nedenle az önce yapılan açıklamalar karşısında ... kaplama yüzeyinin düz olmadığından söz konusu bu dalgalanmaların kaynaklandığı ve kısmen dalgalı ve gölgeli bölgelerin olduğu gibi az olmakla birlikte bir kısım ... kaplama çizgilerinin ve kabarmalarının olduğu da ayrıca anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosya tarafları arasında yukarıda belirtilen tarihli sözleşme kapsamında iş merkezinin malzeme, işçilik ve SGK dair belirtilen işlerin yapımına dair kurulan ilişki kapsamında davacı tarafça davalı aleyhine 26/02/2021-01/10/2021 tarihleri arası 3 adet faturaya dayalı olarak toplamda 284.517,56 TL tutarında faturanın davalı yana gönderildiği, davalı tarafça bu ilişkiye mahsuben yapılan 60.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile bakiye alacak için iş bu davanın açıldığı, davalı yanca ise ayıp savunması temelinde beyanlarda bulunulduğu anlaşılmakla gerek tanıklar beyanı gerekse mahallinde bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde keşif mahallinde görülmekle birlikte bilirkişi tarafından da rapora da yansıtıldığı üzere yapılan işlerden 30 metrekare alanın bozulan kısımlarının kazınarak astar çekilmek ve grenli boya uygulamak suretiyle ayıplarının giderilebileceği, renk farklılığı ve ... düzlem farklılıkları olduğu anlaşılan ve kısmen ... derz aralarındaki farklılıklardan kaynaklanan ayıpların ise giderilemeyeceği anlaşılmakla birlikte neticede üstlenilen edimin ayıplı olarak ifa edildiği görülmekle bilirkişi tarafından bu ayıpların gizli ayıp olarak nitelendirilmesi hususu benimsenmekle, giderilemeyecek nitelikte ayıplar yönünden ayıpların miktarı, sözleşemeye oranı ve boyutu dikkate alındığında davalı yan tarafında sürece dahil olup zamanın da müdahale ile bunların giderilmesi gerekirken bu yönde bir davranışın olmadığı gibi aradan geçen sürenin de uzunluğu ve ayıbın halen giderilmediği de göz önüne alındığında nefaset kesintisi yönünden giderilmeyen ayıplara ilişkin bilirkişi değerlendirmesi yerinde görülmekle birlikte giderilebilecek ayıpların 30 metre kare alanın ıslahı ile mümkün olduğundan buna dair ayıp bedelinin 9.000,00 TL, giderilemeyecek nitelikteki ayıplara ilişkin % 2,5'lık oran benimsenmekle birlikte sözleşme bedeli olarak kararlaştırılıp davalıya gönderildiği anlaşılan faturaların KDV hariç 241.116,59 TL''sine % 18 KDV oranı uygulanmakla toplam fatura bedelinin 284.517,57 TL olduğu, bilirkişi değerlendirmesinin aksine yapılacak nesafet kesintisinin bu toplam tutar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğinden 284.517,57 TL x %2,5 = 7.112,93 TL belirlenerek giderilecek ve giderilmeyecek ayıp bedeli olarak 16.112,93 TL hesaplama yapıldığı, toplam sözleşme bedelinden 60.000,00TL'lik ödeme yanında ayıp bedelinin düşülmesi ile davacının davalıdan 208.404,65 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmakla birlikte her ne kadar gönderilen faturalarda vade tarihi yer alsa bile taraflar arasında devam eden bir cari ilişki olduğundan davalı yanın ayıp sebebiyle ödemeden kaçınma hakkını kullandığından, davacının ilişkiyi sona erdirmediği gibi davalı tarafın halen ayıbın giderilmesini beklediğinden bakiye alacak miktarı olan 208.404,65 TL yönünden davalının dava tarihi itibariyle temerrüte düşeceği anlaşılmakla faiz yönünde taleple bağlı kalınarak açılı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABULÜ ile 208.404,65 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN TAHSİLİNDEN DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 14.236,12 TL karar ve ilam harcının evvelce alınan 3.834,17 TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 10.403,95 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 4.104,02 TL (3.834,17 TL peşin harç ile 269,85 TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücreti ve keşif harcından oluşan) kısmın ret kabul oranına göre hesaplanan 5.099,75 TL'sinden oluşan toplam 9,203,77 TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince kabul tutarı üzerinden hesaplanan 33.260,69 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince ret tutarı üzerinden hesaplanan 16.110,92 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE, 7- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'ye ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında; - 94,73 TL'sinin DAVACIDAN, -1.225,27 TL'sinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 8- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/684, K. 2024/750, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-684-e-2024-750-k-5fd051f3e5fd