İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/675 E. 2024/6 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/675
Karar No
2024/6
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/675 KARAR NO : 2024/6 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/08/2023 KARAR TARİHİ : 10/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinin incelenmesinde; 14/03/2023 tarihinde ... tarafından Bodrum İlçesi ... Cad üzerinde sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sevki sırasında kavşağa geldiğinde kontrol etmeden giriş yaptığı esnada davacı sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması sonucu çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluştuğu, bu kazada davacının ağır yaralandığı, Ege Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğü, davacının olayda kusursuz olduğu, olay ile alakalı Bodrum CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden soruşturmanın yapıldığı, davalı yanın sürücünün kusuru oranında davacıya tazminat ödemekle yükümlü olduğu çünkü ... plakalı aracın dvalı nezdinde kaza tarihini kapsar biçimde ZMMS ile sigortalı olduğu, davalıya KTK 97 başvurusunda bulunulmasına rağmen yasal 15 günlük süre içerisinde herhangi bir cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığı, davadan evvel arabuluculuk aşamasının anlaşmazlık ile tamamlandığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla 100,00 TL geçici, 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili, davalı aleyhine arabuluculuk vekalet ücretinin hükmedilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. Cevap dilekçesinin incelenmesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davacı yanca usulüne uygun KTK 97 başvurusunda bulunulmadığı, dosyaya uzlaşma tutanaklarının celp edilmesi gerektiği, kusur oranının tespiti yapılması gerektiği, davacının aktüer hesabının yeni genel şartlar gereği %1,65 iskontolu olarak hesaplanması gerektiği, geçici iş göremezlik talebinin davalının poliçe gereği sorumluluğunda olmadığı, somut olayda müterafik kusurun tespitinin yapılması gerektiği, bu halde hükmedilecek tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması talep edildiği, davalının somut uyuşmazlık yönünden temerrüte düşürülmediği, davacının avans faiz talebinin reddini gerektiği ayrıca faizin hem dava tarihinden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek öncelikle davanın usulden reddinin, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde; 14/03/2023 tarihinde davacı tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araç ile dava dışı ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı araçların maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına karıştıkları, kaza neticesinde kolluk tarafından kaza tespit tutanağı tutulmakla birlikte bu tutanakta her iki araç sürücüsünün de kural ihlali yaptığı yönünde kanaatin belirtildiği, ... tarafından kullanılan aracın kaza tarihini kapsar biçimde davalı yana ZMMS ile sigortalı olduğu, davadan evvel davacının bu kaza sebebiyle uğradığı iddia edilen işgöremezlikten kaynaklı davalı sigorta şirketine 26/05/2023 tarihinde KTK 97 uyarınca başvuruda bulunulduğu, davalı tarafça yapılan başvuruya ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bu kaza sebebiyle davacıya SGK tarafından bağlanan rücuya tabi bir gelir de olmadığı, davacının bu kazadan kaynaklı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gördüğü konularında dosya kapsamında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın meydana gelen kazada kimin ne oranda kusurlu olduğu, bu kaza sebebiyle davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe uğrayıp uğramadığı, uğramış ise kalıcı iş göremezlik oranının ve geçici iş göremezlik süresinin tespiti ile bu oran ve süreye karşılık gelecek tazminat tutarının belirlenmesi ile belirlenecek tutardan Mahkememiz davalısının sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise ne şekilde ve ne surette sorumlu olacağının tespiti ile değerlendirilmesine yönelik trafik kazasından kaynaklı açılan geçici ve kalıcı iş göremezliğe yönelik maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 09/01/2024 tarihli dilekçe ile davalı ile ödeme yapılması sebebiyle sulh ve ibralaşıldığı ve bu sebeple davadan feragat edildiğinin belirtildiği, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığının ancak aleyhine arabuluculuk ücretinin hükmedilmemesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan 10/01/2024 tarihli dilekçe ile davacı ile sulh ve ibra olunduğu ve bu çerçevede feragat edildiği belirtilerek davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığının belirtildiği görülmüştür. Her ne kadar uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde olduğu anlaşılmakta ise de davacı vekili tarafından sunulan feragat beyanı karşısında bu beyan kapsamında dosyanın değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir. Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, vekilin feragate yetkili olduğu, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu görülmekle bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, feragat beyanının içeriğine göre yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ancak feragatin ödeme sebebiyle yapıldığı anlaşılmakla arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına dair değerlendirme yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1/3 orandaki 142,53 TL harcın evvelce tahsil edilen 269,85 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, fazladan alınan 127,32 TL harcın DAVACIYA İADESİNE, 3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı, yukarıda mahsubuna karar verilen peşin harç ve yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, arta kalan gider avansının 6100 sayılı HMK'nın gider avansı tarifesinin 5.maddesi uyarınca DAVACI TARAFA İADESİNE, 4- Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirmiş ise de sunulan yazılı beyan kapsamında vazgeçme nedeniyle davacı lehine VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA, 5- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Burcu Işık'a ödenmesi halinde bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 6- Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı yanın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.10/01/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/675, K. 2024/6, T. 10.01.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-675-e-2024-6-k-7d082340c316