İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/376 E. 2024/770 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/376
- Karar No
- 2024/770
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/376 KARAR NO : 2024/770 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 08/05/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; Davacı ile karşı taraf arasında ... tesisat nolu ticarethane abonelik sözleşmesi akdedildiği, karşı tarafın davacıya haksız ve hukuka aykırı olarak kaçak tutanaklarını dayanak göstererek düzenlediği faturalarla 123.575,42 TL kaçak elektrik cezalarını haksız yere kesildiğini, haksız yere kesilen faturaların iptali için iş bu dava başvurusu yapıldığını, kaçak elektriğe ilişkin menfi tespit veya (alacak) davalarına bakmaya Tüketici Hakem Heyetleri görevli olmayıp Mahkemeler görevli olduğunu, davacı daha önce aynı uyuşmazlıkla ilgili uyuşmazlığın tamamı için tüketici hakem heyetine başvurmasıyla zaman aşımı kesildiğini, başka bir deyişle hakem heyetine başvuru tarihinden sonra yeniden yeni bir zaman aşımı süresi başladığını, covid-19 nedeniyle 13/03/2020-15/06/2020 tarihleri arasında zaman aşımı durduğunu, davacının kaçak enerji kullanmadığını belirterek Fazlaya ilişkin hakları ile ıslah hakkı saklı kalması kaydıyla haksız yere kesilen faturaların iptali ile ödenen bedelin şimdilik 10,00TL'lik kısmın davalıya yapılan ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari-avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinin incelenmesinde; Davacı yanın dava türünü menfi tespit ve alacak davası olarak gösterdiği, eda davaları ile tespit davalarının bir arada açılamayacağını, zira eda davasının içeriğinin zaten tespit davasının hükmünü de barındırdığını bu nedenle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, borcun ödendiğinden bahisle açılabilecek dava türü istirdat davası olduğunu, borca konu olan icra takibine davacı yanca yapılan itiraz üzerinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini ve menfi tespit davasının açıldığı kabulü halinde dahi hukuki yararın olmadığını, her ne kadar davacı tarafından alacak davası açıldığı ve müvekkil şirkete ödenen bir bedelin olduğu beyan edilmişse de davacı yan tarafından müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı yana tahakkuk ettirilen kaçak elektrik tüketim faturası ilgili yönetmelik ve mevzuata uygun olarak hesaplandığını, davalı şirket ile davacı yan arasında imzalanmış bir abonelik sözleşmesinin mevcut olması mümkün olmadığını belirterek davacı yanın haksız ve usule aykırı davasının usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Dava dışı ... Perakende A.Ş ye, vergi dairesi ile ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği dosyanın tevdisi üzerine elektrik mühendisi ... tarafından hazırlanan 22/01/2024 tarihli kök ve 01/06/2024 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.. Mahkememizce yapılan keşif neticesi dosyanın tevdisi üzerine hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen 22/01/2024 tarihli kök raporda özetle "keşif esnasında davacının iş yerinin bayan kuaförü ve güzellik merkezi olarak faaliyet gösterdiği, iş yeri elektrik sayacının zemin kattaki sayaç panosu içinde olduğu, bilgilerinin alınarak rapora yansılatıldığı keşif mahalli adreste bulunan davacının dava dışı parkende şirketi ile aralarında ... nolu tesisat üzerinden 03/11/2021 tarihinde ticarethane abone grubu üzerinden ... sözleşme ile abonelik ilişkisinin kurulduğu ve 24/03/2023 tarihinde kaçak tespit tutanağı düzenlenmesinden sonra bu ilişkinin sonlandırıldığı, aboneliğin başkasına devir edilmesine karşı keşif esnasında davacının faaliyetine devam ettiği, davacı aleyhine düzenlenen 17/03/2023 tarihli kontrol neticesi düzenlenen kaçak tespit tutanağında sayacın T fazı çıkışının iptal edilerek T fazı giriş klemensinden harici hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığı, ve iş yerinin iki vardiya şeklinde çalıştırdığı belirtilerek kurulu gücün 34,07 KW olarak tespiti suretiyle davacı aleyhine 123.571,42 TL tutarda fatura tanzim edilmiş ise de elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 42. Maddesinin C fırkası kapsamında davacının kaçak elektrik tüketiminde bir tereddüt görülmemekle birlikte aboneliğin başladığı 03/11/2021-09/09/2022 tarihleri arası dönemde günlük ortalama 51,5 KWh/gün elektrik tüketimin olduğu, 19/09/2022 tarihinden sonra tüketimin bariz olarak düştüğü, bu tarih ile 17/03/2023 tarihi arasında ki 179 günlük dönmede davacının ortalama 24,5 KWh/gün elektrik tüketeceği keşif tarihine kadar da davacının 48 KWh/gün tüketimin olduğu, dolayısıyla tüketimin kurum tarafından fazlaca hesaplandığı, belirtilerek raporda davacıya düzenlenmesi gereken normal tüketim faturası ile cezalı kısım toplamı olarak 22.334,40 TL tutarında hesaplama yapılmakla birlikte davacı aleyhine düzenlenen 123.575,42 TL'den olması gereken 22.334,40 TL'lik faturanın mahsubu ile davacının davalıya 101.241,02 TL tutarda borçlu olmadığına" şeklinde kanaat belirtildiği görülmüş, rapora davalı yanca itirazlarda bulunulduğu anlaşılmakla dosyanın yeniden önceki bilirkişiye tevdi neticesi hazırlanın 01/06/2024 tarihli ek raporda kök rapora yapılan itirazların değerlendirilerek değişikliği gerektirir bir durum olmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından sunulan 13/05/2024 dilekçe ile başlangıçta belirtilen tutarın miktar itibariyle ıslahı ile 101.241,02 TL' ye yükseltildiğine yönelik yazılı beyanda bulunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Yapılan inceleme neticesinde dosya tarafları arasında ... tesisat no.lu abonelikten kaynaklı ticari nitelikte elektrik temini yönünde bir ilişkinin kurulduğu, davalı taraf yetkililerince sözleşme konusu iş yerinde yapılan 17/03/2023 tarihli kontrolde kaçak elektrik kullandığı tespit edilmekle davacı aleyhine 123.575,42 TL tutarında fatura düzenlendiği konularında bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arası uyuşmazlığın davacı aleyhine düzenlenen tutanağın yerinde olup olmadığı bu kapsamda söz konusu tutanağa bağlı kesilen fatura bedelinin yerinde olup olmadığı hususlarına yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate esas davacı aleyhine düzenlenen 123.575,42 TL kaçak elektrik faturasının dava tarihi itibari ile 10,00 TL'lik kısmına ilişkin kısmı nitelikte istirdat davası olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar kök rapora itirazlarda bulunulmuş ise de bunun ek raporda karşılandığı yine de kazandırılan ek rapora davalı yanca itiraz edildiği anlaşılmış ise de kazandırılan kök ve ek raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususun belirtilmesinde fayda vardır her ne kadar dava dilekçesi ile bahse konu faturanın ödendiği belirtilmiş ise de bu kapsamda davacıya ödeme bilgilerinin sorulması üzerine neticede 23/05/2024 tarihli dilekçe ile istirdat yönünden talepleri olmadığının belirtilmesi karşısında ödemeye yönünde beyanın davacı yanca sehven verildiği kanaatiyle bu kapsamda davacının faturayı ödemediği değerlendirilerek bu şekilde inceleme yapılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkememiz davacı ile dava dışı ... Perakende Satış A.Ş. Arasında .../ İzmir adresindeki iş yerine ilişkin 03/11/2021 tarihinde ... sözleşme hesap no ile ... nolu tesisat yönünden ticarethane abone grubu üzerinden abonelik ilişkisinin tesis edildiği, davacı adresinde yapılan 17/03/2023 tarihli tespit ile sayacın T fazının iptal edilerek klemensten harici hat çekilmek suretiyle elektriğin kaçak olarak kullanıldığı yönünde tespit yapıldığı, abonelik ilişkisinin 24/03/2023 tarihinde sonlandığı, keşif esnasında aboneliğin başka bir şahıs adına devir edilmesine karşılık davacının iş yerinde ki faaliyetlerine aynen devam ettiği, bu hususun şu aşamada yargılama konusu olmamakla birlikte davacı aleyhine düzenlenen 17/03/2023 tarihli kaçak kullanıma yönelik işlem bakımından yapılan keşif mahalli ve dosyaya kazandırılan belgeler kapsamında sunulan bilirkişi raporuna göre aboneliğin başladığı tarih ile 19/09/2022 arası dönemde günlük tüketim ile kaçak tutanağın düzenlenmesinden sonraki günlük tüketim değerlerinin bir birlerine yakın olmakla birlikte 19/09/2022 tarihinden 17/03/2023 tarihine kadar ki dönemde ise davacının günlük tüketiminin az önceki belirtilen tarihlere göre oldukça düşük kaldığı, dolayısıyla T fazına müdahale edilerek davacı tarafça elektriğin kaçak olarak kullanıldığına yönelik kurum tespitine mahkememizce iştirak edildiği, her ne kadar davacı aleyhine 123.575,42 TL tutarında fatura tanzim edilmiş ise de yönetmeliğin 45/1 c, ç maddesi kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde 17/03/2023 tarihinden evvelki son sayaç okumasının yapıldığı 17/02/2023 tarihi arası 28 günlük dönemin kaçak kullanım süresi olduğu ve bu tarih arası faturanın bu yönde düzenlenmesi gerektiği, 17/03/2023 tarihinden evvel tüketimin bariz olarak düştüğü 19/09/2022 tarihi arası 151 günlük dönemin ise normal tüketim süresi olduğu ve bu tarih arası faturanın bu yönde düzenlenmesi gerektiğinden yönetmelik kapsamında bilirkişi tarafından 17/02/2023-17/03/2023 arası döneme ilişkin 8.075,60 TL'lik fatura ile 19/09/2022-17/03/2023 arası döneme ilişkin 14.258,80 TL'lik fatura düzenlenmesi gerektiği yönündeki bilirkişi kanaat ve hesaplamasının yerinde olduğu anlaşılmakla esasen davacı aleyhine düzenlenmesi gereken faturanın 22.334,40 TL olması gerekirken 123.575,42 TL olarak hesaplanmasının yerinde olmadığı kanaati ile bakiye 101.241,02 TL'lik kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar gerekçeli karar yazılırken kısa kararda hükmedilen tutar 101.242,04 TL olduğu yazılmış ise de bunun sehven yazıldığı, rapor ve ıslah talebine göre hükmedilmesi gereken tutarın 101.241,02 TL olduğunun tespiti neticesi usul ekonomisi gereği hükmün tashihi yoluna gidilmeksizin gerekçeli kararda bu yazım hatasının düzeltilebileceği kabul edilerek gerekçeli kararda miktar düzeltilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ ile davalı yanca davacı aleyhine düzenlenen dava konusu 03/04/2023 son ödeme tarihli 123.575,42 TL bedelli faturadan kaynaklı davacının davalıya 101.241,02 TL tutarda borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 6.915,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.728,94 TL (179,90 TL peşin harç ile 1.549,04 TL ıslah harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 5.186,83 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 1.908,84 TL (17,90 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru ve 1.549,04 TL ıslah harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 5.200,85 TL (tebligat ücreti, posta masrafı, keşif harcı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 6.749,89 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'e ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 09/10/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı