İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/3 E. 2024/496 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/3
- Karar No
- 2024/496
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/3 Esas KARAR NO : 2024/496 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2023 KARAR TARİHİ : 13/06/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkilinin davalıdan cari hesaptan kaynaklanan 435.958,08-TL ve bakiye borç olarak ise 327.882,33-TL alacaklı olduğunu, cari hesap dökümünde bulunan bazı faturaların taraflar arasında 08.06.2021 tarihli kira sözleşmesine ilişkin olduğunu, kira bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi sonucunda müvekkil şirketçe 22/08/2022 tarihli ... nolu fatura, 22/08/2022 tarihli ... nolu fatura ve 09/09/2022 tarihli ... nolu fatura kesildiğini, söz konusu faturaların müvekkil şirketin cari hesabına kayıtlı olduğunu, kira alacağına dayalı olduğundan başkaca bir takibe konu edildiğini, söz konusu kira bedellerine ilişkin faturaların müvekkil şirket cari hesabından düşülerek kalan bakiye borç hakkında İzmir ....İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, ancak borçlu tarafça söz konusu takibe haksız ve kötüniyetli şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu beyanla davalı/borçlu tarafça İzmir ....İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil şirkete icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, müvekkil şirketten sipariş ettiği ve teslim aldığı 30 adet ürün için kesilen 28/02/2022 tarih ... numaralı 267.300,00-TL tutarındaki faturayı hiçbir haklı gerekçe olmaksızın 12/08/2022 tarih ... numaralı fatura ile iade ettiğini, bu durumun tamamen haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirket tarafından kesilen faturanın 6 ay sonra iade edildiğini, 6102 sayılı TTK hükümlerine açıkça aykırı bir şekilde iade edilen faturayı kabul etmediği bildiren müvekkil şirketin, davacıya, İzmir .... Noterliği 17/08/2022 Tarih ... yevmiye numaralı fatura iade ve marka hakkına tecavüzün men'i ihtarı gönderdiğini, bu ihtarın yanında müvekkil şirket tarafından gönderilen çok sayıda iade ve ihtarın olduğunu, aynı işletme içinde aynı muhasebeyi kullanan ve atölyelerde müşterek imalat yapılan bir ortamda faturaya konu iade edilen malların bir yerden bir yere naklinin de söz konusu olmadığı için zaten davacının elinin altında olan ve üretimi de müşterek atölyelerde yapılan ürünleri aradan geçen 6 aydan sonra ''teslim almadık'' diye fatura keşide etmesinin en hafif tabir ile kötü niyetli olduğunu, 12/06/2020 tarihinde müvekkil şirket ile davacı şirketin aynı adresteki işletmede ticari hayatına başladığını, Müvekkil şirketin, mobilya imalatı ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin satışlarının %95 gibi büyük bir oranını sosyal medya kanalları ile internet sitesi üzerinden elektronik ticaret şeklinde gerçekleştiğini, aynı sektörde iş yapan davacı şirketin yetkililerden müvekkil şirketin sosyal medya kanallarının açılışları, internet sitesinin tasarım, domainin alınması ve logosu konularında yardımcı olmalarının talep edildiği, müvekkili şirketin kuruluş aşamasından 5 ay sonra, davacı şirket yetkililerinin kötü niyetle, sınai mülkiyet hakkımıza tecavüz ederek müvekkil şirketin isim ve logosunu bilgisi dışında 26/11/2020 tarihinde marka tesciline başvurarak, 08/06/2021 tarihinde davacı şirket adına tescil ettirildiğinin anlaşıldığını, 11/08/2022 tarihinde ise sosyal medya kanallarında müvekkil şirket logosu kullanılarak ''... Yeni'' adı altında sayfası açıldığının görüldüğünü, sosyal medya hesabı açıldıktan 1 gün sonra faturanın iade edilmesinin kötü niyetin açık göstergesi olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında herhangi bir kira akdi olmadığı gibi, müvekkil şirketten ortak alan kullanma bedeli ve yemek hizmeti alınmasının da söz konusu olmadığını, yaklaşık 12 ay boyunca müvekkil şirketten taşeron hizmeti ve işçilik hizmeti alınmasına rağmen biriken hak edişlerin ödenmemesi üzerine müvekkil şirketin iştigaliyetine son vererek.../ İZMİR adresindeki atölyeye taşınarak hizmet vermeye başladığından beri Şubat 2022 yılında keşide edilen faturayı dahi iade edip, sosyal medya hesaplarına saldırıdan tutum, müvekkil şirket unvanını kötü niyetli olarak davacı şirket namına marka tescili yaptırıldığının anlaşılması üzerine ortaya çıkan nizanın akabinde keşide edilen haksız fatura ve dile getirilen mesnetsiz taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirket cari hesabına göre davacının değil; bilakis müvekkil şirketin alacaklı olduğunu, müvekkili şirketin, davacı şirketten 78.845,40-TL alacağı bulunduğunu, davacı şirketin, gerçekte var olmayan alacaklarını varmış gibi göstermek için fatura keşide ederek defaatle müvekkil şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin, bu haksız faturaları kabul etmeyerek haksız faturalara itiraz ederek iade ettiğini beyanla davanın reddine, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER: 1- İzmir .... İcra Dairesinin ... e. Sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı/davacı şirket tarafından borçlu/davalı şirket aleyhine 19/10/2022 tarihinde tarihli (örnek 1) ödeme emri ile, cari hesaptan kaynaklı alacak nedeniyle 327.882,33-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, borçlu şirket vekili tarafından 29/10/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkilinin alacaklıya borcunun bulunmadığı, cari hesap dökümüne göre alacaklı olduğundan takibe, borca, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itirazlarının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiş, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 31/10/2022 tarihli kararı ile itirazın yasal sürede yapıldığı ve usulüne uygun bulunması halinde borçlu hakkında takibin İ.İ.K. nun 66.maddesi uyarınca durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2-İzmir .... Noterliğinin 17.08.2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi 3-Urla ... Noterliğinin 29.08.2022 tarih ... yevmiye nolu, 06.09.2022 tarih ... yevmiye nolu ve Urla ... Noterliğinin 15.09.2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnameleri 4-İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları 5- Cari Hesap Dökümü 6-Taraf ticari defter ve kayıtları 7- Bilirkişi raporu Mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında SMMM bilirkişiden aldırılan 01/09/2023 havale tarihli raporda özetle; Dosya kapsamı ve incelene ticari defter ve kayıtlara göre; 12/06/2020 tarihinden itibaren, davacı ile davalının aynı adreste ticari hayatına başlamış olduğu, aynı işletme içinde aynı muhasebeyi kullanan ve atölyelerde müşterek imalat yapılan bir ortamda faaliyetlerine devam ettiklerinin görüldüğü, bir süre sonra davalı şirketin ... / İzmir adresine taşınarak faaliyetine burada devam etmiş olduğunun anlaşıldığı, taraflara ait defter kayıtların karşılaştırılması neticesinde; taraf kayıtlarında, 10.05.2022 tarihinde cari hesap bakiyesinin, 22.634,60-TL davacı alacağı olarak yer almakta olduğu, Davacı tarafından tanzim edilen kira faturalarına ilişkin kira kontratının dosyaya ibraz edilmemiş olduğu ancak davalı tarafından gönderilen İzmir .... Noterliğinin 17.08.2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinde, 12.06.2020 tarihinden itibaren aynı yerde alt kiracı ilişkisinin kurulduğunun ifade edildiği, aynı yerde faaliyet gösterilmesi nedeniyle, davacının; ortak alan kullanım bedeli ve yemek faturasının da kabulünün gerektiği, Bu bilgiler ışığında tarafların cari hesap çalışmalarının karşılaştırılması sonucunda 2022 yılı 10.05.2022 tarihindeki davacı alacağının 22.634,60-TL , ... nolu Kiralama bedeli faturasının 38.940,00-TL, ... nolu Ortak Alan Bedeli faturasının 73.573,00-TL ... nolu yemek bedeli faturasının; 37.946,71-TL, ... nolu Kiralama bedeli faturasının; 13.563,77 -TL olmak üzere 21/10/2022 takip tarihi itibariyle toplam 186.658,08-TL davacı alacağı bulunduğu, rapor edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, cari hesap alacağından kaynaklı İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, davalıdan cari hesaptan kaynaklanan ve bakiye borç olarak alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, itirazın haksız olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça, davalı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacağına konu faturalardan kaynaklanan 327.882,33-TL tutarında bakiye borcunun bulunduğu, bakiye alacağın tahsili istemiyle İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin davalının vaki itirazı sebebiyle durdurulduğundan bahisle itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili takibe itiraz dilekçesinde, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine cari hesaptan dolayı alacaklı olduğunu beyanla borca, faize ve takibin ferilerine itiraz etmiş, Mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile müvekkili tarafından ürün satışına ilişkin davacı adına düzenlenen 28/02/2022 tarih ... numaralı 267.300,00-TL tutarındaki faturanın davacı tarafça 6 ay sonra iade edildiğini, taraflar arasında herhangi bir kira akdi olmadığını, müvekkilinin davacı tarafından ortak alan kullanma ve yemek hizmeti almadığını, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklı davacı şirketten 78.845,40-TL alacaklı olduğunu savunmuştur. Mahkememizce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin irdelenmesi için ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye dair alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki delillerden, Tarafların incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir. İncelenen taraf ticari defterlerinden ve bu kapsamda aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraf ticari defterlerinin 2022 yılı açılış devir bedeli dahil olmak üzere yıl içerisinde yapılan ödemeler ve düzenlenen faturalar itibariyle aşağıda yer verilen faturalar dışında uyumlu olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki ihtilafın kaynağı irdelendiğinde; 1-Davalı tarafından düzenlenmekle davacı ticari defterlerinde kaydedilmiş olduğu anlaşılan 28/02/2022 tarihli 267.300-TL miktarlı faturaya karşılık olarak, davacı tarafından düzenlenen 20/08/2022 tarihli 267.300-TL miktarlı faturanın davalı ticari defterlerinde kaydedilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK m. 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen faturadaki alacakla ilgili olarak, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Somut olayda davalı tarafından düzenlenen ve takip konusu açık hesap ekstresinde yer alan 28/02/2022 tarihli 267.300-TL miktarlı faturaya, davacı tarafından süresi içerisinde itiraz edilmeyerek ticari defterlere kaydedildiği, itiraz süresi geçtikten sonra, faturaların doğrudan iade edilmesi veya iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacağından, iade hususunun davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği, buna karşılık davacı tarafından ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı ve dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de Mahkememizce yemin delili hatırlatıldığında yemin deliline dayanılmadığı anlaşıldığından davacı tarafça düzenlenen 20/08/2022 tarihli 267.300-TL miktarlı iade faturasına dayanak iade olgusu ispat edilemediğinden anılan faturaya itibar edilememiştir. 2- Davacı tarafından düzenlenip davalı defterinde kayıtlı olmadığı ve faturaya süresi içerisinde itiraz edildiği anlaşılan 31/08/2022 tarihli 37.946,71-TL tutarlı fatura konusu malın teslim edildiğinin davacı tarafça usulüne uygun deliller ile ispat edilmesi gerekli ise de, davacı tarafça ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığından ve dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de Mahkememizce yemin delili hatırlatıldığında yemin deliline dayanılmadığından davacı tarafça düzenlenen 31/08/2022 tarihli 37.946,71-TL tutarlı fatura konusu malın davalıya tesliminin ispat edilemediği kabul edilmiştir. 3-Davalı tarafından düzenlenen 26/08/2022 tarihli 101.480-TL miktarlı tutarlı faturaya karşı davacı tarafından 31/08/2022 tarihinde düzenlenen ve davalı defterinde kayıtlı olmayan iade faturası mevcut olduğu anlaşılmakla, faturaya karşı itiraz süresi içinde iade faturası düzenlendiğinden fatura konusunun teslimi/ ifasının davalı tarafça usulüne uygun deliller ile ispat edilmesi gerektiği, davalı tarafça ispata elverişli herhangi bir delil sunulmadığı ve cevap dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ise de Mahkememizce yemin delili hatırlatıldığında yemin deliline dayanılmadığından davalı tarafça düzenlenen 26/08/2022 tarihli 101.480-TL tutarlı fatura konusu malın davacıya tesliminin ispat edilemediği kabul edilmiştir. Açıklanan tüm bu hususlar neticesinde taraf ticari defterlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesinde, ihtilafın kaynağı olduğu tespit edilen yukarıda madde numaraları ile belirtilen faturalar konusundaki değerlendirmeler ve Mahkememiz kanaati doğrultusunda davacının açık hesaptan kaynaklı talep edebileceği ispat olunan bakiye alacak miktarının 22.634,60-TL olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne ve takip konusu alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının 22.634,60-TL yönünden kısmen iptaline, takibin bu miktar ve bu miktara takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda işletilecek faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (4.526,92-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.546,16-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.960,01-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.413,85-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru sayılı dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL arabulucu ücretinin davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 215,38-TL'nin davalıdan alınarak, 2.904,62-TL'nin davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı taraftan karar ve ilam harcı olarak alınan 1.546,16-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak işbu dosyada davacı tarafından yapılan (2.092,00-TL tebligat+posta+bilirkişi ücreti +179,90-TL başvurma harcı) olmak üzere toplam 2.271,90-TL yargılama giderinden 156,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın red edilen miktar üzerinden hesap edilen 47.787,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.13/06/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı