İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/647 E. 2024/499 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/647
Karar No
2024/499
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/647 KARAR NO : 2024/499 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2022 BİRLEŞEN İZMİR 5. ATM'NİN 2022/1033 E. SAYILI DOSYASINDA; DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2022 KARAR TARİHİ : 14/06/2024 Mahkememizde asıl dava yönünden görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan), birleşen dosya yönünden görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından asıl dava dosyasına sunulan dilekçe ile; davalı yanın taraflar arasındaki mevcut sözleşme ve taahhütlerini ihlal ettiği ve bu nedenle sözleşme hükümleri gereği davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazların yerinde olmadığı, kendi ikametgahı yer icra dairesinde BK 89. Gereği takip başlattığı, davacının alınan distribütörlük gereği ... marka araçların yetkili bayi ve servisi olduğu, davalının 0 km 38 adet ... marka araç almak üzere kendisine başvuruda bulunduğunu, 28 adet aracın filo indirimi uygulanarak satışına ilişkin 30.10.2020 tarihli "Filo Araç Sözleşmesi" ve 30.10.2020 tarihli "Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi" başlıklı ve 10 adet aracın filo indirimi uygulanarak satışına ilişkin 28.01.2021 tarihli "Filo Araç Sözleşmesi" ve 28.01.2021 tarihli "Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi" başlıklı belgenin imzalandığı, ilişkinin bu sözleşmelere dayandığı, davalıya filo indirimi yapılarak toplam 38 adet aracın satışı gerçekleştiği, sözleşmede tescilden itibaren 6 ay geçmeden ve 10.000 km yol kat etmeden 3. Kişilere satılamaz yönünde hükmün olduğu, davalı tarafça 37 adet aracın bu hükme aykırı olarak satıldığı, yukarıdaki sözleşmenin beyan ve yükümlülükler başlıklı 4. Maddesi gereğinin davalı yanca ihlal edilmesi ve 3.3 maddesi gereği indirim tutarını davacıya iade etmesi gerekirken yerine getirmediği belirtilerek, şasi ve plaka numarası belirtilen toplam 37 adet aracın sözleşme ve taahhütname hükümlerine aykırı satılmasından kaynaklı davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı, davalı tarafça faize de itirazda bulunulmuş ise de satılan araçlardan kaynaklı davalıya gönderilen 27.04.2021 ve 25.05.2022 tarihli ihtarnameler gereği faiz talebine yönelik itirazın da yerinde olmadığı belirtilerek, itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yanı sıra yargılama giderinin de davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği, görülmüştür. Asıl dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde; taraflar arasında 2020 yılında 28 adet 2021 yılında ise 10 adet olmak üzere 38 adet aracın, davacıdan satın alınmasına yönelik "Filo Araç Satış Sözleşmesi" ve "Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi" başlıklı belgelerin imzalandığı, her ne kadar davacı tarafça davalının araçları 6 ay geçmeden ve 10.000 km yol yapmadan sözleşmeye aykırı hareket ile satıldığı belirtilerek, filo indirim bedeli talebinde bulunulmuş ise de, bu hükmün anayasada güvence altına alınan temel haklara ilişkinin düzenlenen bölüme aykırılık teşkil ettiği, anayasanın 35 ve 48. Maddelerine aykırı olduğu gibi, borçlar kanununun 27. Madde kapsamında emredici hükümlülüklere aykırı geçersiz olduğu, geçersiz hüküm sebebiyle indirim talep edilemeyeceği, aynı zamanda bunun genel işlem koşullarına da aykırı olduğu, dolayısı ile bu yönüyle de taahhütlerin geçerli ve bağlayıcı olmayacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, geçerli ise bile 3. Kişilere yapılan satışlardan davacının bilgisi olduğu, bu nedenle indirim bedeli talep etmesinin yerinde olmadığı, 30.10.2020 tarihli sözleşmeye ilişkin, imzalanmadan önce davacının satış yöneticisi ... tarafından 12.10.2020 tarihli e-posta ile davalı yanın araçların iş ortağı olan ... Ürünlerine veya davalı şirket yetkilisinin babası olan ...'e devredileceği hususunun kendilerine söylendiği ve bunun için ... izin/onay alınması gerektiğinin belirtildiği, davalının yetkilisinin tarafından gönderilen 13.10.2020 tarihli mail ile araçların tamamının davalı tarafça ...'e satışı yapılacak bilginize şeklinde beyanda bulunulduğunu dolayısıyla araçların ...'e satılmak üzere alındığının açıkça ifade edildiği, bunun gibi 2021 yılı ocak ayında yapılan 10 adet araç satışına dair sözleşme yapılırken de bu konuda herhangi bir ses çıkarılmadığı, dolayısıyla itirazda bulunmayan davacı yan yönünden örtülü olarak buna izin verdiği ve durumu bildiği halde sözleşme kapsamındaki maddelerin ihlal edildiği yönündeki iddianın yerinde olmadığı ve bu nedenle talebin reddinin gerektiği, bunun yanında 2021 tarihli sözleşme kapsamında davalıya satılan son 5 aracın bedeli tahsil edildiği halde önceki araçların 6 ay ve 10.000 km geçmeden 3. Kişilere satılmasından kaynaklı, araçların faturalarının iptal edilerek teslim edilmeyeceği bildirilmiş, bunun üzerinde davalı tarafından ödenen bedel geri istenmiş ve davalıyı ... kurumsal web sayfası üzerinden şikayet edilmiş, şikayetin ardından davalı aranarak yeni faturalar düzenlenerek araçların teslim edileceği bildirilmiş şeklinde oluşan durum göz önüne alındığında da davacının satışa izin verdiği sonucuna ulaşılması gerektiği, belirtilerek davanın reddi ile yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasının talep edildiği görülmüştür. Davacı tarafça cevaba cevap dilekçesinin sunulduğu anlaşılmış, böylece dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla tahkikat aşamasına geçilmiştir. İzmir....ATM'nin ... E. Sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27/04/2021 tarihli Filo Araç Satış Sözleşmesi yapıldığı, sözleşme kapsamında davalıya indirim uygulanarak 8 adet araç satışı yapıldığı, davalının sözleşme şartlarına aykırı şekilde süre ve kilometre şartına uymadan araçların 3. kişilere satış yapılması sebebiyle sözleşme kapsamına göre yapılan indirimlerin iadesinin talep edildiği, taraflar arasında görülmekte olan İzmir .... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İzmir ....ATM'nin ... E. Sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; sözleşme kapsamındaki araçların 3. Kişilere satışına ilişkin şartların anayasanın mülkiyet hakkına ve çalışma ve sözleşme hürriyetlerine ve BK'ya göre aykırı olduğunu, sözleşme şartının geçersiz olduğunu, bu sebeple yapılan indirimlerin iadesinin talep edilemeyeceğini ayrıca genel işlem şartlarına göre sözleşme şartının geçersiz olduğunu, talep Türk Medeni Kanunun 2 maddesine aykırı olduğunu, davanın reddini ve taraflar arasında görülmekte olan İzmir .... ATM'nin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. İzmir ... ATM tarafından 30.03.2023 tarihli ve ... Karar sayılı ilam ile dosyalar arası fiili bağlantı olması sebebiyle Mahkememiz dosyasına birleştirme kararı verilmiş ve birleşen dosya yönünden de böylece dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla tahkikat aşamasına geçilmiştir. DELİLLER: Esas dava dosyası yönünden İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yazılan müzekkere cevabı, taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 30.10.2020, 28.01.2021 ve 27.04.2021 tarihli "Filo Araç Sözleşmesi" ve "Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi" başlıklı sözleşmelerin dosya arasında olduğu anlaşılmış, İzmir .... Noterliğe, Noterler Birliği'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüş, asıl ve birleşen dava dosyası yönünden dosyanın tevdi üzerine mali müşavir bilirkişi ... ile hukukçu bilirkişi Av.... tarafından hazırlanan 30.11.2023 tarihli raporu dosya arasında olduğu anlaşılmıştır. Asıl dava dosya dayanağı İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde; Mahkememiz davacısı tarafından davalı aleyhine 1.071.228,78-TL 'nin tahsiline yönelik ilamsız takip başlatıldığını, takip dayanağının "30.10.2020 ve 28.01.2021 Filo araç satış sözleşmesi ve taahhütnamenin ihlali nedeniyle geri ödenmesi gereken filo indirim bedeli 907.821,00-TL + %18 KDV = 1.071.228,78-TL " olarak belirtildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı yanca geniş anlamca borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. Dosyanın tevdi üzerine bilirkişi heyeti tarafından hazırlanmakla birlikte taraflara tebliğ edilen 30.11.2023 tarihli raporda özetle; gerek asıl dava dosyası yönünden taraflar arasında tanzim edilen 30.10.2020 ve 28.01.2021 tarihli, birleşen dava dosyası yönünden taraflar arasında tanzim edilen 27.04.2021 tarihli sözleşme ve taahhütlerin geçerli olup hüküm doğurabilecek nitelikte olduğu, davalının sözleşme taahhütüne aykırı davranışının davacının bilgisi dahilinde olduğuna dair itirazların Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, araçların 6 aylık süre içerisinde satıldığının davalı yanca kabul edildiği, dolayısıyla süreye uyulmadığının kabulü yönünde değerlendirmede yeterli olduğu, İzmir .... Noterliği'nin 26.05.2021 tarihli ihtarnamesine göre 15.06.2021 tarihinde davalı yan temerrüdünün gerçekleştiği, asıl dava dosya dayanak icranın 16.06.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faizi alacağı olmadığı, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu tespitinden hareketle, asıl dava dosyası yönünden davacının 1.071.228,78-TL, birleşen dava dosyası yönünden ise davacının 333.706,32-TL tutarında davalıdan alacağının olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmış, bahse konu rapora karşı davalı yanca itirazlarda bulunulmakla, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmiş, davacı vekilince rapora beyanda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Tarafların anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu konusunda yapılan değerlendirmede; davacı şirketin ... marka araçların yetkili bayi ve servisi olduğu, taraflar arasında önce 28 adet aracın satışına ilişkin 30.10.2020 tarihli Filo Araç Satış Sözleşmesi ve Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi imzalandığı, daha sonra 10 adet aracın satışına ilişkin 28.01.2021 tarihli Filo Araç Satış Sözleşmesi ve Filo İndirimi Taahhütnamesi imzalandığı, daha sonra ise 27.04.2021 tarihli Filo Araç Satış Sözleşmesi ve Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi imzalandığı, davalı şirketin sözleşmeye aykırı olarak asıl dava dosyası yönünden 37 adet aracın, birleşen dava dosyası yönünden ise 8 adet aracın sözleşmede kararlaştırılan süre ve km taahhüdü dolmadan üçüncü kişilere sattığı, davalının sözleşme ve taahhütnameye aykırı davrandığı belirtilerek, filo indirim tutarına yönelik cezai şart miktarının ödenmesi konusunda davalıya ihtarname gönderildiği, ödenmemesi üzerine asıl dava dosyası yönünden 37 adet aracın satımına ilişkin davalı aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiği ve aynı zamanda birleşen dava dosyası yönünden 8 adet aracın satımına ilişkin davalı aleyhine birleşen dosya üzerinden talepte bulunulduğu, konularında uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında asıl ve birleşen dava dosyası yönünden taraflar arası uyuşmazlığın; davalı tarafça davacıdan satın alınan araçların üçüncü kişilere satışını yasaklayan sözleşme hükmünün Anayasal Güvence altındaki temel haklara, borçlar kanununun emredici hükümlerine ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırılık teşkil edip etmediği, genel işlem koşullarına aykırı olup olmadığı, bu kapsamda geçersiz sayılıp sayılmayacağı, geçerli olduğunun kabulü halinde davacının araçların satışının bilinip bilinmediği, satışa örtülü onay verilip verilmediği, bunun asıl ve birleşen dava dosyası ile istem konusu edilen filo indirim bedeli yönünden davacının davalıdan talepte bulunmasına yönelik hakkının kötüye kullanılıp kullanılmadığı ile davacının bu anlamda talebin haksız ilave kazanç elde etme amacına ilişkin olup olmadığının tespiti bu kapsamda asıl dava dosyası yönünden davalı yan itirazının ve birleşen dava dosyası yönünden davalı savunmasının haklılık teşkil edip etmediği ile değerlendirilmesine yönelik yapılacak inceleme neticesi, varılacak kanaate esas asıl dava dosyası yönünden açılan itirazın iptali, birleşen dava dosyası yönünden de açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya kazandırılan 30.11.2023 tarihli rapora beyan ve itirazlarda bulunulmakla birlikte hüküm kurmaya elverişli olmayan rapor nitelendirilmesi ile yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi talep edilmiş ise de, yapılan itirazların tamamının Mahkememizce değerlendirmesinin gerektiği, raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği gibi mahkememiz ara kararını da karşıladığı anlaşılmakla, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ya da mevcut bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını gerektirir bir durum olmadığı kanaatine varılmış bu anlamda itirazların yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Borçlar Hukuku alanında şahsi ilişkileri düzenlemeye yarayan en önemli araçlardan biri sözleşmelerdir. Kişiler, çeşitli sözleşmeler yaparak günlük hayatlarını ve geleceklerini şekillendirir. 6098 sayılı Borçlar Kanunda en temel ilkelerden biri iradi muhtariyet ilkesinin bir uzantısı olan sözleşme serbestisi ilkesidir. Sözleşme serbestisi ilkesine göre, bir sözleşmeyi yapıp yapmama, istenilen tip ve muhtevada sözleşme yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme, sözleşmeyi son verebilme ve sözleşmenin şeklini belirleyebilme serbestisi anlamına gelir Bunun yanında bir de Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ilkesi (Ahde Vefa- Pacta Sunta Servanda) kabul edilmiştir. Bu kurala göre sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalı ve hükümlerine riayet edilmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi hukuki güvenlik, doğruluk ve dürüstlük kuralının bir gereği olarak, sözleşme hukukunun temel ilkelerinden biridir. Karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, edimler arasında mevcut olan denge şartlarının sözleşmenin tümü, birlikte yorumlanarak değerlendirilmelidir. Borçlar Kanunundaki genel kural; tarafların bu sözleşme ile gerçek ve ortak amacın varlığını ortaya koyabilecek şekilde bir düzenleme ve yorum, tüm sözleşmede belirlenen amaç da gözönüne alınarak yapılmalıdır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; gerek asıl gerekse birleşen dava dosyası yönünden dosya tarafları arasında 30.10.2020, 28.01.2021 ve 27.04.2021 tarihli Filo Araç Satış Sözleşmesi ve Filo İndirimli Müşteri Taahhütnamesi imzalandığı, söz konusu 30.10.2020, 28.01.2021 sözleşmelerden kaynaklı davacı tarafından davalıya 38 adet aracın, 27.04.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı ise davacı tarafından davalıya 8 adet aracın satıldığı ve araçların teslim ve tescilinin yapıldığı, bahse konu 30.10.2020 ve 28.01.2021 tarihli sözleşmelerden kaynaklı davalının KDV dahil 1.071.228,78-TL, 27.04.2021 tarihli sözleşmeden kaynaklı davalının KDV dahil 333.706,32-TL tutarında filo indiriminden yararlandığı, davacı yanın iş bu davasının sözleşmeye aykırılıktan kaynaklı talep ettiğinden ilgili sözleşmelerin incelenmesinde "tescilden itibaren 6 ay geçmeden ve 10.000 km yol kat etmeden 3. Kişilere satılamayacağı, kendi adına tescil ettirmeden 3. Kişilere devredemeyeceği, araçların yalnızca şirket içi kendi kullanımı yönünden satın alındığını" yönünde sözleşmesel taahhütlerin bulunduğu gibi sözleşmedeki beyanların gerçek olmadığının anlaşılması veyahut yükümlülüklerin ihlal edilmesi halinde filo indirim tutarının 15 gün içerisinde davacı-bayiye iade edileceği yönünde yine sözleşmesel taahhüdün bulunduğu, davacı tarafça 30.10.2020 tarihli sözleşmeye konu 28 adet, 28.01.2021 tarihli sözleşmeye konu 10 adet ve 27.04.2021 tarihli sözleşmeye konu 8 adet aracın taahhüde aykırı olarak 3. Kişiye satılmasından kaynaklı filo indirim bedelinin iadesine yönelik davalıya gönderilen ihtarnamelerin tebliğ edildiği anlaşılmakla davalı tarafça yukarıda belirtilen şekilde savunmada bulunulduğu göz önüne alındığında öncelikle bahse konu sözleşmesel kayıpların her iki tarafında tacir olduğu göz önüne alındığında sözleşme serbestisi ilkesi kapsamında davalıya dayatılmadığı gibi genel işlem koşullarına ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olmadığı, bu kapsamda her ne kadar davalı tarafça sözleşme gereği kendisine teslim edilen araçların satışının davacı tarafından bilindiği yönünde savunmada bulunmuş ise de bu kapsamda tarafların birbirine gönderdikleri 12.10.2020 ve 13.10.2020 tarihli mail içeriklerinde savunmanın aksine satışa davacı tarafça onay verilmediğinden satışın davacı tarafça bilindiği sonucuna ulaşılamadığı, bu kapsamda az yukarıda belirtildiği gibi sözleşme serbestisi kapsamında kararlaştırılan hükümlerin her iki tarafı da bağlayacağı, anlaşılmakla somut olay kapsamında 30.10.2020 ve 28.01.2021 tarihli sözleşmeler sebebiyle davalı yanca alınan araçların 37 adedinin, 27.04.2021 tarihli sözleşme sebebiyle davalı yanca alınan araçların 8 adedinin tescilden itibaren 6 ay geçmeden ve 10.000 km yol kat etmeden 3. Kişi konumundaki şahsa satıldığı sabit olmakla davalı yanın sözleşmenin bu yönde kararlaştırılan hükmünü ihlal ettiği ve dolayısıyla davacı yanın yaptığı filo indiriminin davalı yandan talep etmesi bakımından hukuki yararının bulunduğu gibi davacı alacağının muaccel halde olduğu da göz önüne alındığında, asıl dava dosyası yönünden toplam 1.071.228,78-TL asıl alacağa yönelik davalı itirazının haklılık teşkil etmediği, ödeme emri ile talep edilen faizin oranının yerinde olduğu ve davalı nezdinde alacağın varlığının likit olduğu göz önüne alındığından, davacının davalıdan icra inkar tazminatı talep etmekte haklı olduğu, birleşen dava dosyası yönünden ise davacı yanın toplam 333.706,32-TL alacağa yönelik savunmasının yerinde olmadığı, davacının faiz talebinde bulunmadığı da göz önüne alınmakla davacı talebinin haklı olduğu kanaatine varılarak hem asıl hem birleşen dava dosyasının kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar aksi iddia edilmekte is de; davacı tarafından davalı aleyhine düzenlenmekle birlikte İzmir .... Noterliği'nin 27.04.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin muhatabına tebliğ edilmeden iade dönmesi üzerine bu sefer aynı noterliğin 26.05.2021 tarih ve ... yevmiye numarası ile yeni bir ihtarnamenin keşide edilmesi ile davalıya 26.05.2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla incelendiğinde taraflar arasındaki 30.10.2020 ve 28.01.2021 tarihli filo araç satış sözleşmesi kapsamında imzalanana taahhütname ile 38 adet aracın filo indirimi uygulanmak sureti ile satıldığı ve ancak 37 adedinin 6 ay geçmeden ve 10.000 km yol kat etmeden 3. Kişilere satılamaz hükmüne aykırı olarak satıldığı anlaşılmakla, davalı yanca verilen taahhüt kapsamında 907.821,00-TL ve + KDV tutarının avans faizi ile birlikte ihtarın tebliği tarihinden itibaren belirtilen iban numarasına yatırılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı yönünde beyan içeriği göz önüne alındığında e-tebligat olarak gönderilen bu ihtarnamenin muhatabına tebliğ tarihine 5 gün eklenmekle esas tebliğin yapıldığı gün tespit edilmekle, tespit edilen güne tebligat içeriğinde belirtildiği gibi 15 gün eklenmesi ile davalı yanın asıl dava dosyası yönünden talebe konu edilen miktara ilişkin 15.06.2021 tarihinde temerrüdünün oluştuğu değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan hususlardan ayrı olarak kısa kararda birleşen dava dosyası yönünden hükmedilen tutar 333.760,32-TL olarak belirtilmiş ise de gerekçeli kararın yazılması sırasında sehven maddi hatadan kaynaklı yazım yanlışı yapıldığı anlaşılmakla usul ekonomisi göz önüne alındığında hükmün tashihi ya da tavzihi müessesesi uygulanmasına şu aşamada gerek görülmeyerek bu maddi hatanın düzeltilebileceği anlaşılmakla bu tutar gerekçeli kararda düzeltilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; A-Asıl dava dosyası yönünden; 1- Açılı davanın kabulü ile; davalı yanın İzmir ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin 1.071.228,78-TL alacağın tahsili bakımından devamına, - Hükmedilen tutara takip tarihinden itibaren yıllık % 16,75 oranını aşmamak kaydı ile avans faizi uygulanmasına, -Hükmedilen tutarın % 20'si oranında hesaplanan 214.245,75-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 73.175,63-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18.293,91 TL (12.937,77-TL peşin harç ile 5.356,14-TL icra dosyasından alınan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 54.881,72 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 13.018,47-TL ( 12.937,77-TL peşin harç ile 80,70- TL başvuru harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 7.143,25-TL (tebligat ücreti, posta masrafı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 20.161,72 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 147.835,16 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Arzu VURAL'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair, oybirliği ile taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere ve gerekçeli kararın iş yoğunluğu sebebiyle yasal sürede yazılması kaydı ile açıkça okunup usulen anlatıldı.14.06.2024 B-Birleşen İzmir .... ATM'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyası yönünden; 1- Açılı davanın kabulü ile, 333.706,32-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 22.795,47 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 5.698,87-TL harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 17.096,60 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine, 3- Davacı tarafından yatırılan 5.779,57-TL ( 5.698,87 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcından oluşan) harcın DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 52.055,94-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, 6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ...'a ödenmesi halinde, bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına, 7- Dair, oybirliği ile taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere ve gerekçeli kararın iş yoğunluğu sebebiyle yasal sürede yazılması kaydı ile açıkça okunup usulen anlatıldı.14/06/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/647, K. 2024/499, T. 14.06.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-647-e-2024-499-k-596f47e23061