İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/646 E. 2024/665 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/646
- Karar No
- 2024/665
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/646
KARAR NO : 2024/665
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/11/2020
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinin incelenmesinin incelenmesinde;13/01/2020 tarihinde ... önünde yaya ...'na sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen bir sürücünün çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazası sonucunda yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını,ikame ettikleri davanın belirsiz alacak davası olup, davanın gerçek değeri belirli olduğunda eksik harcın taraflarınca ikmal edileceğini belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile müvekkili için 100 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı, 100 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkiline ödenmesine, dava masrafları ve vekalet ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Cevap dilekçesinin incelenmesinde; 6704 sayılı kanun uyarınca dava açılmadan önce müvekkil kuruma başvuru yapılması gerektiğini, bu başvuru yapılmadan dava açılmış olduğundan iş bu davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı yanın trafik sigortası genel şartlarında belirtilen evraklar tamamlanmaksızın yaptığı başvurusunun geçersiz olduğunu bu nedenle usulden reddi gerektiğini, kaza anında kazaya karışan aracın malikinin ve sürücüsünün tespit edilerek davanın ihbar edilmesini,kazaya karışan araç belirli olmadığından, öncelikle kazaya karışan aracın tespit edilerek ZMSS'sı olup olmadığı belirlenmesi gerektiğini, araç maliki yahut sürücüsü tarafından davacı yana herhangi bir ödeme yapılmış ise bu durumun tespit edilmesini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacı yana yapılan herhangi bir ödemenin var olup olmadığının tespiti için sosyal güvenlik kurumuna müzekkere yazılmasını,davacı yanın kazadan dolayı sürekli olarak malul kaldığı yönündeki iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek Öncelikle usul yönünden yapmış oldukları itirazların dikkate alınarak davanın usulden reddine,usul yönünden yapmış oldukları itirazların kabul görmemesi durumunda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla taraf teşkili sağlanmış ve yine usulüne uygun olarak tahkikat aşamasına geçilmiştir.
DELİLLER:
İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi yazı cevabı, izmir CBS'nın... soruşturma sayılı dosyasının uyap çıktısı, İzmir SGK İl Müdürlüğüne yazılan yazı cevabı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 04/07/2022 tarihli raporun, İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu'nun 08/08/2023 tarihli raporu, Aktüer bilirkişisi ... tarafından sunulan 01/04/2024 tarihli rapor dosyamız arasındadır.
Kazaya karışan tarafların kusur durumlarının tespiti ile tayinine yönelik tevdi üzerine hazırlanan ve taraflara tebliğ edildiği görülen İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 04/07/2022 tarihli raporda özetle; davacı yaya'nın kusursuz olduğu, plaka ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın % 100 oranda kusurlu olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmış, rapora davalı yanca itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı asilin maluliyet durumunun tespit ve tayinine yönelik tevdi üzerinde İstanbul ATK ... İhtisas Kurulunca düzenlenen 11/08/2023 tarihli ATK raporunda özetle " Geçirilen trafik kazasına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında davacının sürekli iş göremezlik oranın % 8 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise kazadan itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceği başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç olunmadığı" şeklinde kanaat belirtilmiş olup rapora davalı yanca itirazlarda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı asilin maluliyetine ilişkin durum ve dosyaya kazandırılan kusur raporu kapsamında yapılan itirazların değerlendirilmesi üzerine talep konusu edilen tazminat taleplerinin tespit ve tayini açısından tevdi üzerine aktüer bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 29/03/2024 tarihli aktüer raporunda özetle; bu kaza sebebi ile davacı asilin TRH 2010 tablosu kullanılmak sureti ile % 10 artırım, % 10 eksiltim yöntemine göre sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 573.321,38 TL, geçici iş göremezlik tazminat tutarının ise 3.154,98 TL olarak hesaplandığı " şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmakla, davalı yanca rapora itirazlarda bulunulmuştur.
Davacı vekili tarafından sunulan 22/04/2024 avale tarihli dikeçe ile başlangıçta belirtilen 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının 410.000,00 TL'ye 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının ise 3.154,98 TL'ye artırıldığı yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın 13/01/2020 tarihinde davacı asilin trafik kazası geçirip geçirmediği, geçirmiş ise bu kazadan ötürü davalının sorumlu olup olmayacağı, davacının bu kaza nedeni ile sürekli ve geçici iş göremezlik maluliyetinin oluşup oluşmayacağı, oluşmuş ise istem konusu edilen tazminatların davalıdan tahsilinin mümkün olup olmayacağına yönelik yapılacak inceleme neticesi varılacak kanaate yönelik açılan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın değerlendirilmesine geçmeden evvel şu hususların belirtilmesinde fayda vardır; Davalı yanın kaza tarihi itibari ile sürekli iş göremezlik yönünden sorumluluk limitinin ölüm ve sakatlık halleri için 410.000,00 TL ve ayrıca geçici iş göremezlik yönünden sorumluluk limitinin ise sağlık ve tedavi halleri için 410.000,00 TL ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar kazandırılan kusura ilişkin rapora davalı yanca itirazlarda bulunulmuş ise de Mahkememizce daha evvelden dosyanın kusur incelemesi için yine İstanbul ATK'ya tevdi edilmekle birlikte Trafik İhtisas Dairesince sunulan 19/10/2021 tarihli ön rapor kapsamında mahallinde keşfe gidilmekle birlikte keşif neticesi kazandırılan 11/02/2022 havale tarihli raporun ekine eklenmek sureti ile yeniden trafik ihtisas dairesine tevdi üzerine hazırlanan 04/07/2022 tarihli rapora yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmını ise aksi iddia edilmekle birlikte raporda karşılandığı kanaati ile raporun hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşılarak itirazların yerinde olmadığına, yine her ne kadar kazandırılan maluliyete ilişkin rapora itirazlarda bulunulmuş ise de daha evvelden davacı asilin maluliyetinin tespitine yönelik ATK'ya tevdi üzerine sunulan ön rapor kapsamında bir takım şikayetler yönünden yazılan müzekkere ve davacı asilin sevki neticesi Ege Üniversitesince ön rapor kapsamında durum bildirir raporların sunulduğu anlaşılmakla yeniden tevdisi üzerine sunulan 11/08/2023 tarihli raporun kaza tarihi itibari ile uygulanması gereken yönetmelik kapsamında hazırlandığı gibi raporun yine hüküm kurmaya ve denetlemeye elverişli olduğu anlaşılarak itirazların yerinde olmadığına karar verilmiştir.
Dosyaya kazandırılan aktüer raporuna davalı yanca itiraz ile ek rapor/yeni bir rapor alınması talep edilmiş ise de yapılan itirazların bir kısmının resen değerlendirilecek itirazlardan olduğu bir kısmının aksi iddia edilmekte ise de Mahkememizce de kabul edildiği üzere hali hazırda raporda karşılandığı ve raporun denetime elverişli ve yeterli teknik incelemeyi içerdiği anlaşılarak yeniden bir rapor alınmasının yahut ek rapor alınmasının gerekli olmadığı kanaatine varılmıştır.
Kazandırılan aktüer raporuna yapılan itirazlarda davalı yanca talep konusu edilen geçici iş göremezlik yönünden taleplerin 6111 sayılı yasa kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve dolayısı ile bu yönlerden husumet itirazında bulunulduğu belirtilmekte ise de 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde "Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; bakıcı giderleri, çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) ve sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder. Dolayısı ile Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin bir anlamda mütemmim cüzü olan eki niteliğindeki genel şartların, hazırlanma ve bağıtlanmada taraf olmayan Sosyal Güvenlik Kurumu'na İdari bir düzenleme ile kanuni düzenlemesinin aksine bir sorumluluk yüklenmesi de düşünülemez. Bu halde davalı sigorta şirketi vekilinin geçici iş göremezliğin teminat dışı olması yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik sebebi ile ileri sürülen maddi tazminat talebine ilişkin olduğundan ve dolayısıyla aynı zamanda haksız fiil çerçevesinde talep edildiğinden haksız fiilin koşullarının somut olay bakımından incelenerek sonuca gidilmesi gerektiği kanaatine varılmakla yukarıda oluş şekli belirtilen trafik kazasında plakası ve sürücü tespit edilemeyen araç sürücüsünün bu kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu kazadan kaynaklı davacının % 8 oranda sürekli iş göremezliğe uğramakla birlikte kaza tarihinden itibaren 1,5 ay süre ile geçici iş göremezliğe de uğradığı, ortaya çıkan maluliyetlerin kaza ile aralarında illiyet bağının olduğu ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün eyleminin aynı zamanda hukuka aykırı bir eylem olduğu anlaşılmakla gerek sürekli gerekse de geçici iş göremezlik yönünden davacı nezdinde haksız fiilin koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde aksi iddia edilmekle birlikte davacı asilde oluşan yaralanmaların bahse konu 13/01/2020 tarihinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasından kaynaklı olduğunun dosya kapsamında kazandırılan deliller uyarınca kanaatine varıldığı bu kapsamda bahse konu tarihte sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın olay mahalli köprü üstünden geçiş yaptığı sırada sağ ön kısımları ile yolun sağ tarafında bulunan kaldırım üzerinde kendisi ile aynı istikamette yürümekte olan davacıya çarpması ile meydana geldiği anlaşılan trafik kazasının oluşumunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyrinin taşıt trafiğine ayrılmış olan yol bölümü içerisinde sürdürmeye yeterli ve gerekli özeni göstermesine ilişkin kurala aykırı davrandığı ve dikkatsiz ve tedbirsizce sevki neticesi o esnada sağ taraftaki kaldırım üzerine çıkarak kendisi ile aynı istikamette yürüyen davacı yayaya kaldırımda çarpması ile oluşan trafik kazasında davacının kusursuz olduğu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise tam kusurlu olduğu, bahse konu kusurlu hareket neticesinde davacının % 8 oranda sürekli iş göremezliğe ve olaydan itibaren 1,5 ay süre ile geçici iş göremezliğe uğradığı, uğranılan bu iş göremezlikler yönünden Mahkememiz davalısına zarar tanzim talepli olarak yapılan 25/02/2020 tarihli başvuruya yönelik davalı tarafça olumlu bir cevap verilmemekle birlikte SGK'dan kazandırılan müzekkere cevabına göre davacıya rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmakla bu olay sebebi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminat hakkının hükme esas alınan aktüer raporu ile 573.321,38 TL, geçici iş göremezlik tazminat hakkının ise yine hükme esas alınan aktüer raporu ile 3.154,98 TL olduğu, aksi iddia edilmekle birlikte Mahkememiz davalısının KTK 91 maddesi gereği talep edilen tutarlardan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla birlikte davalı yanın yukarıda da belirtildiği gibi gerek sürekli gerekse geçici iş göremezlik yönünden sorumluluk limitinin her bir iş göremezlik yönünden ayrı ayrı olmak üzere 410.000,00'er TL ile sınırlı olduğu, sunulan değer artırım dilekçesindeki talep edilen miktarın bu sorumluluk sınırında kaldığı ve KTK 97. Madde uyarınca yapılan başvuruya yasal süresi içerisinde cevap verilmemekle birlikte davalı yanın 07/03/2020 tarihi itibari ile temerrüte düştüğü değerlendirilmekle birlikte gerek istem konusu edilen miktarlar yönünden gerekse faiz talep türü yönünden davacı talebinin haklı ve yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın KABULÜ ile ; 13/01/2020 tarihinde meydana geldiği anlaşılan dava konusu trafik kazasından kaynaklı;
- Taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak 410.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.154,98 TL geçici iş göremezlik tazminatından oluşan 413.154,98 TL tazminatın davalı yanın temerrüt tarihi olarak takdir edilen 07/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2- Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 28.222,61 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.465,40 TL (54,40 TL peşin harç ile 1.411,00 TL tamamlama harcından oluşan) harcın mahsubu ile hazineye irad kaydına, bakiye 26.757,21 TL karar ve ilam harcının DAVALIDAN TAHSİLİ HAZİNEYE İRAD KAYDINA, söz konusu tutar ile ilgili 492 sayılı harçlar kanunu 28. Madde uyarınca kararın tebliğinden itibaren 1 ay içerisinde tahsil harç müzekkeresi düzenlenmesine,
3- Davacı tarafından yatırılan 1.519,00 TL (54,40 TL peşin harç ile 54,40 TL başvuru harcı ve 1.411,00 TL tamamlama harcından oluşan) harç ile gider avansından kullanılan 8.915,90 TL (tebligat ücreti, posta masrafı, keşif harcı ve bilirkişi ücretinden oluşan) yargılama giderinden oluşan toplam 10.434,90 TL'nin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
4- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın gider avans tarifesinin 5. maddesi gereğince DAVACI TARAFA İADESİNE,
5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 63.841,69 TL vekalet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
6- Dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu ... ödenmesi halinde bu ücretin 6183 sayılı Kanun kapsamında DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı