İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/407 E. 2018/622 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/407
- Karar No
- 2018/622
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/407 KARAR NO : 2018/622 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 02/04/2018 KARAR TARİHİ : 04/06/2018 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen 12.10.2017 tarihli sözleşmenin 1. Maddesine istinaden davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirmediğini, iş yerinde çalışan davalının personellerinin yapmış oldukları çalışmalar neticesinde, davalı şirketten alınan ayıplı ürünlerden kaynaklı müvekkili şirketin fabrikasının eskisi gibi üretim yapamadığını, davalıdan alınan makinelerin beklenen performansta çalışmadığını, bu konuda davalıdan defalarca servis talebinde bulunulduğunu, davalı şirket tarafından bu güne kadar herhangi bir iyileştirme hamlesi olmadığını, davalıdan alınan ürünlerin garanti kapsamında olması sebebiyle sözleşme şartları konusunda davalıya Batman ... Noterliğinin 02.01.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini, davalının ihtarnameye cevap vermediği gibi yerine de getirmediğini, aynı sözleşmenin 7. Maddesinde belirtilen cezai şart olan 100.000 USD 'nin tahsili için davalı hakkında Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibine giriştiklerini, borçlu davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazı ödemeyi geciktirmek maksatlı, hukuk dışı, kötü niyetli ve mal kaçırmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 4 yılı aşkın bir süredir ticari münasebet olduğunu, müvekkili şirket tarafından bu ticari münasebet gereği davacı için imal edilen beton parke tesisinin teslim tarihinden sonra davacının tesiste gizli ayıp olduğundan bahisle tespit yaptırdığını, bu tespite itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin bakiye alacağını ihtarname ile talep ettiğini, fakat davacının borcunu ödemek yerine İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas nolu alacak davasını açtığını, davacı tarafın icra takibine konu yaptığı cezai şart hükmü bulunan 12.10.2017 tarihli sulh anlaşmasının da iş bu derdest davanın sulhen sonlandırılmasını teminen taraflar arasında imzalandığını, bu sulh anlaşmasına rağmen davacı tarafın ısrarla bu davaya devam ettiğini, davacının sözleşmedeki tadilat ve ek taleplerinin yerine getirilebilmesinin ...'nün fabrikada/üretimde bizzat bulunup üretimi yönetmesi ve denetlemesi ile mümkün olacağını, ancak davalı şirket müdürü ...'nün gerçek, ciddi ve samimi sağlık mazereti nedeni ile zorunlu olarak müvekkili şirkete ait sözleşmeden doğan teslim tarihinin geciktiğini, 16.06.2017 tarihinde imzalanan sözleşme metninin 7. Maddesinde cezai şartın 50.000 USD olarak belirlendiğini, daha sonra sebebi anlaşılamaz bir şekilde 12.10.2017 tarihli içeriği aynı olan ikinci sulh anlaşmasında ise bu miktarın iki katına çıkarıldığını, o tarihte ağabeyinin ameliyat sonrasında iyileşme döneminde olması nedeni ile dikkatsizlik sonucu ... tarafından bilinçsizce kabul edildiğini, sulh anlaşmasının konusu olan derdest davanın değerine bakıldığında cezai şart miktarının aşırı derecede fahiş olduğunu, istenen cezai şartın yerleşik uygulamaya açık bir şekilde aykırı olduğundan bu cezai şartın yok hükmünde sayılmasını veya sayın mahkeme aksi kanatte ise sözleşme değeri ile orantılı bir miktara indirilerek davaya bu miktar üzerinden devam edilmesini istediklerini ilere sürerek, haksız ve dayanaksız davanın reddine, haksız takipten dolayı takip değerinin % 20 sinden az olmamak kaydıyla tazminata karar verilmesini savunmuştur. İzmir.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası bilirkişide olduğundan uyaptan gönderilen belgelerin incelenmesinden, davacı ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine davacı ile ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki 03.03.2014 tarihli Beton Blok Makinesi ve Silosunun satışına ilişkin sözleşme gereği davalı tarafından kurulumu gerçekleştirilen Silonun üretime geçtikten sonra sık sık arızalanması ve üretimde ciddi arızalar meydana gelmesi ve gizli ayıp nedeni ile satış bedeli olan 510.000,00-TL den ödenmemiş olan 60.000,00 TL düşülerek 450.000,00 TL nin 06.08.2014 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsili ve 60.000,00 TL bedelli çek ile ilgili borçlu olmadıklarının tespiti talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu davanın dayanağını İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasını da konu alan 12.10.2017 tarihli sulh anlaşmasının oluşturduğu anlaşılmıştır. 12.10.2017 tarihli sulh anlaşmasının girişinde... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası ile ilgili tarafların karşılıklı olarak mutabakata vardığı ortaya konulmuş, anlaşmanın 1. maddesinde davacı için davalı tarafından kurulan tesisle ilgili davalının üstlendiği işler ve yapım süresi belirlenmiş, sözleşmenin 2. Maddesinde halen davalıda bulunan davacının 60.000,00-TL bedelli çekinin iade edileceği, ve sözleşmenin 3. maddesinde ise tesisin yenilenmesi ve çekin iadesi ve iadeten ödenen 380.000,00-TL sonrasında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasındaki taleplerden feragat edileceği, sözleşmenin 4. Maddesinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının takip edilmeyerek müracaata bırakılacağı, ve sözleşmenin 7. Maddesinde sözleşme şartlarına riayet etmeyen tarafın diğer tarafa 100.000,00-Amerikan Doları cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği ortaya konulmuştur. Davamızın konusunu, 12.10.2017 tarihli sözleşmenin 7. Maddesinde kararlaştırılan 100.000-Amerikan DOLAR cezai şarta ilişkin itirazın iptali davasını oluşturduğu belirlenmiştir. 12.10.2017 tarihli sulh anlaşmasının bir kısım hükümlerinin yerine getirildiği davalı tarafça savunulmakla birlikte, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davası halen derdest olup, işlemden kaldırılmamıştır. Sulh sözleşmesinin geçerli olup olmadığının bu anlamda cezai şartın sonuç doğurup doğurmadığının takdirinin gerektiği, bunun da sulh sözleşmesine konu İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesindeki dosyada ve davanın devam edip etmeyeceğine ilişkin takdirle olduğu, bu nedenle her iki dava arasında irtibat bulunduğu anlaşılmakla, mahkememizin iş bu davasının İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK 166/1 maddesi uyarınca işbu dava dosyasının, aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeni ile İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, Esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın birleşen dava üzerinden yürütülmesine, Dair, nihai kararla birlikte istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile karar verildi. 04/06/2018 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı