İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/999 E. 2018/124 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/999
Karar No
2018/124
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/999 KARAR NO : 2018/124 DAVA : Alacak (Ticari Elektrik Aboneliği Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/09/2017 KARAR TARİHİ : 08/02/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Elektrik Aboneliği Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle;Müvekkilinin, davalının ... tesisat nolu elektrik abonesi olduğunu, davalının müvekkiline yansıttığı faturalarda hakları olmadığı halde "Kayıp Kaçak Bedeli", "İletim Sistemi Kullanım Bedeli", "Dağıtım Sistemi Kullanım Bedeli", "Perakende Satış Hizmet Bedeli", "Sayaç Okuma Bedeli" adı altında haksız beddelleri faturalandırıp, tahsil ettiğinin anlaşıldığını, müvekkilinin elektrik hizmetinden mahrum kalmamak için bu bedelleri şimdiye kadar ödemek zorunda kaldığını, davalıların kayıp kaçak bedelini bir süre öncesine kadar ayrı bir kalem olarak faturalarda gösterilmişse de belirli bir tarihten sonra ve hali hazırda aktif tüketim bedelinin içine gizleyerek almaya devam ettiklerini, müvekkilinin faturalarına kayıp kaçak bedeli adı altında yansıttığı ve tahsil ettiği miktarların haksız ve hukuka aykırı olduğunun hükmen tespitine, faturaların hiçbirinde yansıtılan kayıp kaçak bedeli açıkça yazılmadığı için fazlaya ve saire ilişkin olarak ve ayrıca dava değerini yargılama aşamasında yaptırılacak bilirkişi incelemesinde tespit edilecek miktara göre arttırmak hakları saklı kalmak kaydıyla, 01 Ocak 2013 tarihinden itibaren davalı tarafından müvekkili adına düzenlenen faturalar ile müvekkilinden kayıp kaçak bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen toplam tutardan şimdilik 5.000,00- TL'nın haksız tahsilat tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Satış A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle Müvekkilinin 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören EPDK olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki ... Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının EPDK tarafından belirlendiğini, perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, davanın EPDK ve ... Dağıtım A.Ş.' ne ihabrı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İhbar olunan ... Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davanın EPDK tarafından çıklarılan kurul kararları ve düzenleyici işlemlere göre ve TEDAŞ' ın tarife uygulama talimatları ve düzenlemeleri gereği işlem yapıldığından idari yargıda açılması gerekirken adli yargıda açılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir ....Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu davaların mevcut olduğunu, bu bakımdan davanın derdestlik yönünden reddini talep ettiklerini talep ve beyan etmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, dosya ve ekleri bilirkişiye tevdi edilerek, taraf iddia ve savunmaları ile 6719 sayılı yasa düzenlenmeside gözönünde bulundurularak davaya konu edilen alacağın varlığı ve miktarı yönünden rapor aldırılmıştır. Bilirkişinin 14/09/2015 havale tarihli raporunda; Davacı şirketin elektrik faturalarından ... dönemi ile ...dönemleri arasında kayıp-kaçak bedeli adı altında tahsil edilen toplam tutarın KDV hariç 9.805,42 TL olduğu, davacı şirketten tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesinin gerektiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ve 21.05.2014 tarih ve ... sayılı Kararının da bu yönde olduğu,Davacının elektrik tüketim faturalarından ... dönemi ile ... dönemleri arasında tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli İçin daha önce davacı tarafından davalı şirkete ihtar çekilerek temerrüde düşürülmediği için davacının dava tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, ancak Davacı şirketin faiz talebinin sayın Mahkemenizce uygun görülmesi halinde bu faturaların son ödeme tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarının 1.413,58 TL olduğu, Davacı şirketin iadesini talep ettiği miktarın şimdilik 5.000,00 TL olduğu görüş ve kanaatine vardığını bildirir rapor ibraz etmiştir. Mahkememiz 13/05/2016 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile davanın kabulü ile; 9.805,42-TL kayıp-kaçak bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlitke davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verildiği, davalı vekili tarafından kararın temyiz edildiği, Yargıtay ....Hukuk Dairesi ' nin 01/06/2017 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile mahkememiz kararının 6719 Sayılı Yasanın dava tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması ve geçmişe etkili sonuçlar doğurması sebebiyle bozulduğu ve davanın mahkememizin ... esasına kaydolduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya ve ekleri taraf iddia, savunmaları, beyan ve itirazları ile 6719 sayılı yasa düzenlenmesi gözönünde bulundurularak davaya konu edilen alacağın varlığı ve miktarı yönünden 14/09/2015 tarihli kök raporu hazırlayan bilirkişilerden ...'ya tevdii ile ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi 04/01/2018 havale tarihli ek raporunda özetle; Mahkememizce 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen düzenleme dikkate alındığı takdirde dava konusu edilen dönemde davalı tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli birim fiyatları ve tutarlarının, EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK' nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığını, EPDK tarifelerine göre yapılması gereken tahsilat miktarı ile fiili tahsilat arasındaki farkında EPDK tarifelerinin her üç ayda bir değişmesi, kamuoyuna ilan edilen tarifelerin tüm küsuratlarının tarifede gösterilmemesinden (bir miktar yuvarlanmış olması) kaynaklandığını bildirmiş, raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ticari elektrik aboneliğinden kaynaklanan alacağın (kayıp-kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden alınan TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim Vergisi ile dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli) tahsili istemine ilişkindir. 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren geçmişe de etkili 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı kanunun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş ve aynı maddeye eklenen 10. bent ile; "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır." hükmü getirilerek Tüketici Hakem Heyetlerinin ve Mahkemelerin bu konularda açılacak davalarda inceleme ve araştırma yetkileri geçmişe de etkili olarak sadece bu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin Kurumun bu konulardaki düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlanmış, bu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde EPDK.nun Kanundaki yetkileri genişletilerek yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir. Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen; Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü, Geçici madde 20 ise; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Davanın açıldığı tarih itibarı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve ... Esas ... K. Sayılı kararı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin kararları ile "Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenlemeye göre; kayıp-kaçak, sayaç okuma, dağıtım, perakende hizmet ve iletim bedeli uygulamasının EPDK Kararları ve tebliğleri çerçevesinde uygulama arz eden kanunlar ve ikincil mevzuat hükümleri çerçevesinde EPDK tarafından belirlenerek uygulandığı, bu tarihteki mevcut hukuki düzenlemenin EPDK'na sınırsız bir fiyatlandırma ve tarife unsuru belirleme hak ve yetkisi vermediği, özellikle kaçak (elektrik enerjisinin hırsızlanması) bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan diğer kalemlere ilişkin bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne bedel ödendiğinin bilinmesininde şeffaf hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu, EPDK kararları ile bu bedellerin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı" kabulü gözetildiğinde, davacının işbu davadaki taleplerinin davalılar yönünden haklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ancak yargılamanın devamı sırasında, dava tarihinden sonra, 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 17.06.2016 Tarih 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, söz konusu kanunun geçmişe etkili sonuçlar doğurduğu anlaşılmıştır. 6719 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu İle Bazı Kanunlarda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun hükümleri karşısında mahkememizin görevinin sadece yapılan tahsilatların EPDK'nın düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, bilirkişinin ortaya koyduğu üzere yapılan tahsilatların EPDK'nun düzenleyici işlemlerine, tarifelerine, kararlarına uygun olduğu, dolayısıyla davacının iade talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı, 6719 Sayılı yasanın dava tarihinden sonra yürürlüğe girmesiyle eldeki dava konusuz kaldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de; davanın açıldığı tarihte, davacının davalı aleyhindeki taleplerindeki haklılığı gözetilerek, davalı aleyhine, davacı lehine yargılama giderine hükmedilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınarak davacı yararına maktu vekalet ücreti takdir olunmuştur. HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Dava 6719 S.yasanın 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması sebebiyle konusuz kaldığında davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 35,90-TL nispi ilam harcından, peşin alınan 27,70-TL nispi harç indirildikten sonra kalan 8,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 199,46-TL harç, 550,00-TL Bilirkişi Ücreti, 188-TL tebligat- posta masrafı olmak üzere toplam 937,46-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 4-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT ve dava edilen miktara göre takdir ve tayin edilen 2.180,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-6100 Sayılı HMK nun 333/1.maddesi uyarınca tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde, resen ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerine yüzüne kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay ....Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.08/02/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/999, K. 2018/124, T. 08.02.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-999-e-2018-124-k-e2383aeb54a6