İlk Derece Mahkemesi · İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/996 E. 2018/83 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/996
- Karar No
- 2018/83
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/996 Esas
KARAR NO : 2018/83
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/09/2017
KARAR TARİHİ : 01/02/2018
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/02/2011 tarihinde ... yönetimindeki... plakalı araçla karşı yönden gelen aracın çarpışması sonucunda 06 ET 5248 plakalı araçta yolcu olarak bulunan 1960 doğumlu...'in vefat ettiğini, ...'in eşi olan müvekkilinin onun desteğinden yoksun kaldığını, davayı belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kazanın meydana geldiği 20/02/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili 18/08/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile; 122.948,18 TL'nin 19/04/2011 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 05/11/2015 tarih ... Esas ... Karar sayılı davanın kabulüne dair karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 01/06/2017 tarih ... Esa ... Karar sayılı ilamındaki "...pasif devrede herhangi bir işte çalışılmasa bile, salt yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin ekonomik bir değer taşıması nedeniyle bundan yoksun kalan hak sahipleri bakımından bir zarar oluşacağı ve bu zararın karşılanması amacıyla pasif devre zararının hesaplanması gerektiği, bu zararın hesaplanması sırasında esas alınması gereken ücretin asgari ücret olduğu Dairemizin ve Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer bir deyişle pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Bu duruma göre ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif devre zararının hesaplanması sırasında dikkate alınamayacağı açıktır. Asgari geçim indiriminin dikkate alınmak suretiyle belirlenen ücretle pasif devre destek zararını hesaplayan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Bu durumda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda belirkişiden ek rapor alınarak destek tazminatı belirlenmelidir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay bozma kararı doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmış, 12/01/2018 tarihli ek raporda davacı için bilinen gelir dönemi için 46.735,54 TL, işleyecek gelir dönemi 135.915,50 TL olmak üzere toplam 182.651,04 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği belirtilmiş, davalı vekilinin itirazları üzerine alınan 31/01/2018 tarihli ikinci ek raporda bilinen gelir dönemi için 45.303,59 TL, işleyecek gelir dönemi için 123.547,34 TL olmak üzere toplam 168.850,93 TL destekten yoksun kalma tazminatı olduğu, bilinen dönemin 2015 yılı sonu kabul edilmesi durumunda 113.077,47 TL, 2018 yılı sonu kabul edilmesi durumunda 168.850,93 TL olacağı belirtilmiştir.
Davacı vekili 12/01/2018 tarihli dilekçesiyle, dava değerini ıslah ile değil HMK 107 gereğince arttırdıklarını belirterek, davacı... için 182.651,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 19/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Dosya içerisindeki tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişinin 12/01/2018 tarihli ek raporunda Yargıtay bozmasına konu ettiği asgari geçim indiriminin 2015 yılına ait asgari ücrete eklemek suretiyle hesaplama yaptığı ve karar tarihine en yakın tarih itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması gerektiğinden 2016, 2017 ve 2018 yılı bilinen döneme ilişkin asgari ücreti de hesaba katarak davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tutarını 182.651,04 TL olarak belirlediği ve davacı vekilinin bu bedel üzerinden HMK 107. Maddesi gereğince talebini arttırdığı anlaşılmış olup, bilirkişinin yeniden alınan 31/01/2018 tarihli raporuna göre en son esas aldığı 2018 yılı asgari ücretinde AGİ dahil 1.603,12 TL'yi esas almak (1.603,12 / 30 = 53,43) suretiyle hesaplama yaptığı, oysa esas alınması gereken asgari ücretin AGİ'den hariç 1.450,91 TL olduğu ( 1.450,91 / 30 = 48,36) buna göre davacının talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatının önceki tarih itibariyle 113.077,47 TL, karar tarihine en yakın tarih olması nedeniyle 2018 yılı dahil yapılan hesaplamaya göre 168.850,93 TL olduğu anlaşılmış ve HMK 107. Maddesi gereğince davanın 2. Kez arttırımı söz konusu olamayacağı, davacının gerçekleşen gerçek zararı ile ilgili ayrı bir dava açması gerektiği kanaatine varılarak, HMK 107. Maddesi gereğince arttırılan kısım yönünden davanın usulden reddine ve 2015 yılı AGİ hariç asgari ücret üzerinden hesaplanan 113.077,47 TL destekten yoksun kalma tazminatı üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, davacı aleyhine hükmedilecek yargılama gideri ve ücret-i vekalet hesaplanırken davacının usulüne uygun bir arttırımı söz konusu olmadığından, ilk arttırım değeri olan 122.948,18 TL üzerinden hesaplanması gerektiği kanaatine varılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 113.077,47 TL destekten yoksun kalma tazminatının 19/04/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
2-Davacının davaya konu ettiği 59.702,86 TL'lik arttırım talebinin HMK 107 maddesi gereğince 2. Kez arttırım mümkün olmadığından usulden reddine.
Alınması gereken 7.724,32 TL nispi ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL nispi harç ve 417,00 TL tamamlama harcı indirildikten sonra kalan 7.282,12 TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye irat kaydına.
24/12/2015 tarihli harç tahsil müzekkeresinin iptaline, harcın tahsil edilmiş olması durumunda bakiye harcın yatırana iadesine.
Davacının yapmış olduğu 471,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine.
Davacının yapmış olduğu 175,00 TL tebligat-posta gideri, 300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 475,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 436,85.-TL'sinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine. Kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 11.796,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine.
Tarafların yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine.
Dair, verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğinden itibaren Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/02/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı