İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/365 E. 2025/784 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/365
Karar No
2025/784
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/365 Esas KARAR NO : 2025/784 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 11/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı alacaklı ... tarafından müvekkiller aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu icra takibinden sonra karşı yan İzmir... İcra Hukuk Mahkemesini... K. Sayılı ilamıyla yetki almak suretiyle müvekkil ...'nın miras payı olan İzmir İl... İlçes... Parsel sayılı taşınmaz ile İzmir İli ... Mah. ...arsel, İzmir ili Menderes İlçesi ...Mah. ...Parsel sayılı taşınmazların satışı için İzmir.... Sulh Hukuk MAhkemesini... E. Sayılı dosyasında ortaklığın giderilmesi davası ikame ettiğini, işbu dava İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin... K. Sayılı ilamıyla kısmen kabul edilmiş ve İzmir ili Bornova İlçesi... Mah.... Parsel ve İzmir ili Bornova İlçesi... Mah.... Parseldeki taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, Davalının; müvekkil ...'ya yasalara aykırı olarak para verdiğini ve var olmayan bir borç için takip başlattığını, müvekkil ... Ganyan Bayisi çalıştırdığı dönemde arkadaşı olan diğer müvekkil ...; maddi sıkıntısı olduğu için ...'dan yardım istediğini ancak müvekkil ...'nın parası olmadığından yardım edemediğini, sonrasında ... ile ...; davalının işletmiş olduğu... isimli barda alkol aldıkları sırada davalı müvekkillerin yanına gelmiş ve tanıştığını, Bu tanışma sırasında ... maddi durumundan ve paraya ihtiyacı olduğundan bahsettiğini, bunun üzerine davalı ... birikmiş parası olduğunu ve yardımcı olacağını ifade ettiğini, sonrasında müvekkiller; davalının yanına gitmiş ve müvekkil ...'nın 3-4 aylığına 200.000 TL paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi üzerine davalı ise bu parayı vereceğini ve karşılığında 300.000 TL'lik senet alacağını, parayı ödediğinde senedi geri vereceğini, müvekkil ...'nın da bu senede kefil olacağını belirttiğini, müvekkiller senedi imzalamış ve davalıdan nakit olarak 200.000 TL'yi aldıklarını aradan bir ay gibi bir zaman geçtikten sonra müvekkil ...'nın 150.000 TL daha paraya ihtiyacı olması sebebiyle ...'nın kefil olduğu 250.000 TL'lik daha senet verildiğini, davalıdan alınan para toplamda 350.000 TL olmasına karşın müvekkil ... tarafından davalıya 450.000 TL ödeme yapılmıştır ve senetlerin iadesi istendiğini ancak karşı yan paranın faizi olduğunu söyleyerek 800.000 TL'lik senedi müvekkillere imzalattığını, sonrasında müvekkil ... davalıdan 50.000 TL ve 6.000 Dolar para alarak 150.000 TL'lik senede daha imza atmış ve ... da kefil olarak imza attığını, bu süreçte davalı tarafından senetlere ilişkin icra takibi başlatılmış ve işbu yukarıda bahsedilen işlemlerin yapıldığını ileri sürerek, müvekkil ... ve ...'nın İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasından dolayı ayrı ayrı borçlu olmadıklarının tepsitine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ..., diğer davalı ...'yı müvekkille tanıştırmıştır. Davacılardan ...'nın babasından kendisine Çeşme Alaçatı'da çok değerli taşınmazların miras kaldığını, ancak, bu taşınmazların hisseli olduğunu, diğer hisseleri satın alması durumunda bu taşınmazları yüksek değerlerle satıp para kazanacaklarını belirterek müvekkilden değişik tarihlerde toplamda 900.000,00 TL aldıklarını, Davacılar, söz konusu hisse alımının kısa sürede gerçekleşeceğini belirtmelerine rağmen, aradan uzun bir süre geçmiş ve hisse devri gerçekleşmediğini, müvekkili çeşitli bahanelerle sürekli oyaladıklarını, bunun üzerine, müvekkil söz konusu taşınmazlarla ilgili olarak araştırmalar yapmış ve davacı ...'nın babasının adına çok cüzi ve ekonomik değeri düşük olan iki adet hissesi olduğunu öğrendiğini, müvekkil durumun bu şekilde olduğunu öğrendikten sonra dolandırıldığını anladığnı, bunun üzerine, müvekkil İzmir...İcra Müdürlüğünün...E. Sayılı dosyaları ile davacılar aleyhine icra takibi başlatmış olup, iş bu dosyalar halen derdest olduğunu ayrıca, müvekkil, davacılar ...nda suç duyurusunda da bulunduğunu, bu suç duyurusu sonucunda takipsizlik kararı verilmiş ise de, takipsizlik kararı, taraflar arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette olduğu belirtilerek verildiğini ayrıca tarafımızca açılan İzmir....İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takip dosyasında, davacı ...'nın İzmir ili, ...mah. ... parsel ve Menderes ilçesi ... Mah.... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan hisselerine haciz konmuş ve tarafımızca iş bu taşınmazlarla ilgili olarak, İzmir ...ulh Hukuk Mahkemesinin...K.sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, iş bu dosya lehimize sonuçlanarak, İzmir ili,... mah. ...parselde bulunan taşınmaz ile ilgili olarak ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, iş bu dosya davacılar tarafından istinaf edildiğini, davacı ... her ne kadar müvekkile ödeme yaptığını iddia etse de müvekkile ödeme yapmadığını ileri sürerek, haksız davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İİK.'nun 72-(3) maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan senedin tefecilik sonucu alındığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Menfi tespite konu İzmir... İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yoluyla Yapılan icra takibinde ...'ın ... ve ...'ya karşı toplam 891.455,06 TL üzerinden icra takibinde bulunduğu, takibin dayanağı olarak da 25/05/2018 düzenleme tarihli, 29/06/2018 vade tarihli biri 700.000 TL diğeri 150.000 TL bedelli iki adet bononun gösterildiği, dosyamız davacılarından ...' nin keşideci, diğer davacının ise avalist konumunda yer aldığı görülmüştür. Dava öncelikle İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin... Esasına kaydedilmiş olup mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İzmir... H.D.... Karar sayılı ilamı ile ; "ilk derece mahkemesince davanın göreve yönelik dava şartı yokluğundan usulden reddine ve dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde dosyanın esasına girerek karar verilmesi isabetsiz" görülerek mahkemece verilen kararı kaldırmış ve ilk derece mahkemesi tarafından kaldırma ilamı sonucu görevsizlik kararı verilerek dava dosyası mahkememizin yukarıda belirtilen esasına kaydedilmiştir. Davaya delil olarak sunulan ve davalının, tefecilik suçu nedeniyle yargılandığı İzmir.. Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyasında: müşteki katılan ... ile ...'nın sanık ...'ın yer aldığı tefecilik suçundan kovuşturma dosyasında tüm dosya kapsamı, tanık beyanları, bilirkişi raporunun değerlendirilmesi sonucunda sanığın çeşitli tarihlerde aynı suç işleme icrası kapsamında katılan ...'ya kazanç elde etmek amacıyla ödünç para verdiği, buna karşılık katılan ...'nın borçlarını ödemesine rağmen sanığın katılan ...'yı borçlu, katıla...'i ise kefil olarak gözüktüğü alacağından çok daha fazlasına tekabül eden senetleri icraya koyduğu, gerek senetlerin sayısal olarak fazlalığı gerekse sanık ile katılanlar arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmaması, taraflar arasındaki para alışverişinin banka veya herhangi bir aracı kurum vasıtasıyla yapılmayıp elden yapılması, yine bilirkişi raporunda belirtildiği üzere söz konusu savunmaya esas teşkil eden taşınmaz ile ilgili herhangi bir ayrıntının sözleşmede yer almadığı, taşınmaz alım satımının yasal prosedürünün belirli olduğu, bilirkişinin 12/12/2020 tarihli ayrıntılı raporunda izah edildiği göz önüne alındığında sanığın zincirleme suretle tefecilik suçunu işlediği anlaşılmakla sanık ...nda neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 6.250 TL adli para cezası ile cezaladırılmasına karar verilmiştir. İşbu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin ... Ceza Dairesinin... K. Sayılı 02/03/2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş ve dosyanın 02/03/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Ceza dosyasında verilen karar ile davalının tefecilik yaptığı; davacı ...' ya faizle borç para verdiği ve bonoların tefecilik faaliyeti kapsamında verildiği, keşidecinin borçlarını ödemesine rağmen bonoların düzenlediği hususları sabit hale gelmiştir. Faizle borç para veren kurumlar yasada belirlenmiş olup, yasa kapsamı dışında kalan kişiler tarafından ödünç para verme işlemlerinin yapılması bir tür tefecilik suçunu oluşturmakta olup, tefecilik suçu 03/06/1933 gün ve 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri ...nda Kanun’un 17. maddesi ile 11/09/1981 gün ve 2520 sayılı 2279 sayılı Ödünç Para Verme İşleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 3.maddesinde düzenlenmiş; ayrıca, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesiyle de düzenleme altına alınmıştır. Tefeciliğe konu olan sözleşmenin, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nun 26. ve 27.maddeleri kapsamında kanuna ve bu arada ahlaka aykırı olduğu konusunda kuşku ve duraksama bulunmamaktadır. Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için, yasal deliller (ikrar, yazılı delil), bulunmalı veya 18/03/1959 gün ve 18/21 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararındaki şartlar dairesinde diğer bir ifade ile; ancak, yazılı sözleşmeye veya duruşma tutanağındaki ikrar ile anlaşılabilen açık bir muvafakat bulunması halinde dinlenebilen belli tanık beyanları veya eldeki davada bunların da mevcut olmaması halinde tefecilik yaptığı iddia olunan kişi ...nda açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunmalıdır. Aksi takdirde, senedin (bononun) gayri ahlaki amaçla verildiği yönündeki iddianın tanıkla ispatı halinde, bono emniyeti kalmaz. Her bononun, tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiği yalancı tanıklarla ispat edilerek iptali sağlanabilir. Bu ise, hem HUMK.’nun 290. maddesi hükmüne hem de bono emniyetine aykırı düşer. Ceza Mahkemesinin karar gerekçesinde bu davaya konu bonoların tefecilik ilişkisi nedeniyle verildiğinin tespit edildiği; bu durumda, ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden, 6098 sayılı TBK.’nun 27/1 maddesi hükmü uyarınca, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka ve kamu düzenine aykırı sözleşmeler geçersiz olacağından, davalının savunmasına itibar edilmeyerek menfi tespit davasının ve davalı kesinleşen mahkumiyet kararı ile tefecilik suçu sonucu düzenlenen bonoları takibe konu etmekle kötü niyetli olduğu kanaatine varılarak davalı aleyhine tazminata da karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; davacıların İzmir... İcra Müdürlüğü' nün... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak yapılan 25/05/2018 keşide, 29/06/2019 vade tarihli iki ayrı bonodan ötürü toplam 850.000,00 TL borçlu olmadıklarının tespitine, 2-Davalının sorumlu olduğu 850.000,00 TL üzerinden %20 kötü niyet tazminatı olan 170.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 3-Alınması gereken 58.063,50 TL karar ve ilam harcının yatan 15.173,88 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 42.889,62 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında davacılar tarafından yatırılan ve harcanan 15.173,88 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı, 900,00 TL posta ve diğer giderler olmak üzere toplam 16.133,18 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 131.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/365, K. 2025/784, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-365-e-2025-784-k-9fac075843d4