İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/643 E. 2024/741 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/643
- Karar No
- 2024/741
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/643 Esas KARAR NO : 2024/741 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/12/2023 KARAR TARİHİ : 27/08/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2015 tarihinde davalı ...plakalı aracı İzmir ili Urla ilçesi ... Mahallesi... Caddesi Migros önünde kavşak üzerinde seyir halinde iken hatalı bir şekilde aniden sola dönüş yapması sebebiyle arkasından gelip kendisini sollamakta olan ...'nın sevk ve idaresinde bulunan... plakalı motosiklete çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada... plakalı motosiklet sürücüsü ve motosiklette yolcu konumunda bulunan ...'ın yaralandığını, Urla Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyası ile kazaya ilişkin soruşturma başlatıldığını, kazaya ilişkin alınan 24/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda... plakalı araç sürücüsü ...'nın asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kazada yaralanan ... tarafından kazada tam kusurluğu olduğu tespit edilen davalının maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kaza sırasında zorunlu mali mesuliyet poliçesi olmaması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi ile müvekkili kurum aleyhine İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası ile dava açtığını, görülen dava kapsamında davanın kısmen kabulü ile 1.172,57-TL geçici iş göremezlik tazminatının dava tarihinden işleyecek yasal faizi ve diğer ferileri ile ödenmesine kesin olarak karar verildiğini, ... tarafından mahkeme kararına istinaden müvekkil kurum aleyhine Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkil kurum tarafından icra dosyasına ilişkin toplam 6.382,98 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davalıdan rücu edilmesi için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalının yapılan takibe itiraz ederek takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğundan açılan davanın kabulüne karar verilerek davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit olduğundan %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. GEREKÇE : 1-.Dava; rücu alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları kapsamındaki rizikoların ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu md.14’te sayılan koşulların gerçekleşmesi halinde, ortaya çıkan zararların karşılanması amacıyla ... Sigorta, ... ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulmuştur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun md.14 ve Güvence Hesabı Yönetmeliği md. 9 hükümlerine göre; "a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b).Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin mali bünye zafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için, d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için,” Güvence Hesabı’na başvurulabilmektedir. Güvence Hesabı ise kendisine başvurulması halinde, Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin 14. maddesi gereği, tazminat miktarında ve hak sahiplerinde tereddüt bulunmadığı takdirde belirlenen miktarı hak sahiplerine ödemekle yükümlü bulunmaktadır. 3- Anılan yasa ve yönetmelik hükümleri uyarınca ödeme yapmak durumunda kalan kamu kuruluşu niteliğindeki Güvence Hesabı, ödediği tutarlarla ilgili olarak zarara neden olanlara (aracın işletenine, malikine, sürücüsüne, mirası reddetmemeleri halinde yasal mirasçılarına ve diğer sorumlulara) rücu etme hakkına sahiptir. 4- Güvence Hesabı Yönetmeliği’nin “Rücu hakkının kullanılması” başlıklı 16. maddesi: “Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle; a) Zorunlu sigorta yaptırmayan veya geçerli teminat tutarları üzerinden zorunlu sigortaları yaptırmayan kişilere, b).Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, c).Zarardan sorumlu kişilere veya yükümlü sigorta şirketine, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde rücu edilir.” hükmünü içermektedir. 5- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu md. 3’e göre araç maliki işleten sıfatını haiz olup, aynı Kanun md. 85/1’de “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, … motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmü, md.85/5’te ise “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükmü yer almaktadır. 6- Yukarıda yer verilen yasa ve yönetmelik hükümleri ile Türk Borçlar Kanunu md. 49/1: “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” ve Güvence Hesabı Yönetmeliği md.17/2: “Hesap, ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişi yerine geçer.” hükümlerinin izni ile Davacı Güvence Hesabı, zarar veren aracın ZMMS sigortası olmadığı için dava dışı zarar görene yaptığı tazminat ödemesini davalı zarar verenden rücu hakkına sahiptir. 7- Ancak TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen Halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Türk Borçlar Kanununun 52. maddesine de dayanabileceği, doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir. 8- Somut olayda; Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı Güvence Hesabı, zarar veren aracın ZMMS sigortası olmadığı için dava dışı zarar görene yaptığı tazminat ödemesini davalı zarar verenden tahsili için eldeki davayı açmıştır. Dava, sigorta poliçesinden kaynaklanmamaktadır. Bu durumda, zarar veren ile zarar gören arasındaki ilişkiye bakılması gerekir. Haksız fiilden kaynaklanan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir (İzmir BAM ... HD....K.) Açıklanan nedenlerle, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Urla Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu değerlendirilerek aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu davada HMK.114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA, 2- Dava konusunun istinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kararın kesin nitelikte olduğu gözetilerek, daha önce ilgili dosyada Urla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından da görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğinden dosyanın yargı yeri belirlenmesi için İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin Görevli Mahkemece nazara alınmasına, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle dava konusunun istinaf kanun yoluna başvuru sınırı altında olması nedeniyle Kesin Olarak karar verildi. 27/08/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim... ¸e-imza