İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/588 E. 2024/1034 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/588
Karar No
2024/1034
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/588 Esas KARAR NO : 2024/1034 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/07/2024 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Karşı taraf şirket nezdinde,... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 27.09.2023 sigorta bitiş tarihli kayıtlı bulunan sigortalı ...un işleteni ve sürücüsü olduğu "..." plakalı... marka aracın 24.04.2023 tarihi 15.00 saatinde müvekkilin maliki olduğu Mithatpaşa Mah.... sokakta bulunan 24/1 nolu eve ait duvara çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiştir. Bu suretle, müvekkilin maliki olduğu taşınmazda oluşan zararın giderilmesi amacıyla işbu davayı açma zarureti doğmuştur. Şöyle ki; karşı taraf sigorta şirketi nezdinde ...numaralı ve 11.02.2023 sigorta bitiş tarihli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kaydı bulunan ... (TC: ...) “...” plakalı 2017 model ...marka motorsikleti ile müvekkilin “...” plakalı ... marka aracına çarparak, 25.04.2022 Tarih ve 16:16 saatinde maddi hasarlı trafik kazasının oluşmasına sebebiyet vermiştir. İzmir İli, Konak İlçesi, 1433 Sokak mevkiinde bulunan Kemer İZBAN otobüs duraklarının önünde anılı kaza gerçekleşmiştir. Karşı taraf şirketin sigortalısı olan sürücü... idaresindeki motor her biri tek şeritli gidiş-geliş yolunda, yolcu almak için duran otobüsü sollamak için karşı şeride geçmiş ve motorsikletinin hakimiyetini kaybederek, hız sınırının altında ve kendine ait yolda giden müvekkilin “...” plakalı aracının sol ön tarafına çarpmıştır. Müvekkilin aracının sol ön tarafındaki hasarın büyüklüğü sebebiyle aracın #39.336,50TL (OtuzdokuzbinüçyüzotuzaltıTürkLirası, ElliKuruş) tamir masrafı çıkmıştır. Kaza tespit tutanağından görüleceği üzere, söz konusu kazanın oluşumunda müvekkilin herhangi bir kusuru yoktur. Anılı kaza, “...” plakalı motorsiklet sürücüsü ...’ın 2918 Sayılı Karayolları Kanunu’nun “Geçme kural ve yasakları” başlıklı 54/a ve 54/b Maddesinde düzenlenmiş kuralı ihlal etmesi sebebiyle meydana gelmiştir. Motorsiklet sürücüsü...’ın hatalı sollama yapması sebebiyle asli kusurlu (%100) olduğu ve müvekkil ...’nin kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı gerek kaza tutanağındaki sürücü beyanlarıyla gerek ise kaza sonrası fotoğraflarıyla sabittir. Ek olarak, kazanın meydana geldiği yol, her biri tek şerit olmak üzere gidiş ve gelişin bulunduğu bir yoldur. Anılı yol üzerinde ise aktarma merkezi olması sebebiyle otobüs durakları bulunmakta olup gidiş-geliş yolunu ayıran ise bir çizgi vardır. Karayolunda yol çizgileri; “devamlı olarak çizilmiş yol çizgisi”, “kesik yol çizgileri”, “devamlı ve kesik yol çizgileri” ve “devamlı iki yol çizgisi” olmak üzere dört kategoriye ayrılmaktadır. Kazanın meydana geldiği yolda ise devamlı olarak çizilmiş yol çizgisi vardır. Devamlı olarak çizilmiş yol çizgisi boyunca hiçbir sebeple sol şeride geçilemeyeceği gibi üzerinden dahi gidilemez. Bu yol çizgisi, iki şerit ve iki yönlü karayolunda, dönemeç, tepe üstü, yaya/okul/demiryolu geçitlerinde, kavşak, dar köprü, gibi yerlere yaklaşma esnasında şerit değiştirilemeyeceği ve öndeki aracın geçilemeyeceği anlamına gelmektedir. Gerçekleşen kazada, “...” plakalı motorsiklet sürücüsü trafik işaretlerine dikkat etmemiş, kural ihlali de yapmış ve yetersiz görüşe sahip olmasına rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir. Müvekkilin maddi zarara uğramasında açıkça motorsiklet sürücüsünün tam kusuru vardır. Bu sebepten dolayı, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi adına müvekkilin kaza sonrası ödediği tamir masrafının ve tarafınızca hesaplanacak araçta oluşan değer kaybının faiziyle birlikte tarafımıza ödenmesini talep etme zarureti doğmuştur. 2918 sayılı yasanın 85/5 maddesi uyarınca: “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.’’ denilmektedir. 14.04.2016 tarihli ve 6704 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile Karayolları Trafik Kanununda ve Karayolu Taşım Kanununda değişiklikler yapılmıştır. Anılan Kanun değişikliği ile zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği ve Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplaması gerektiği öngörülmüştür. Sigorta şirketince başvuru cevaplanamaz veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği öngörülmüştür. Bu sebeple, 17/08/2023 Tarihinde KEP üzerinden işbu uyuşmazlık tarafı sigorta şirketine bir dilekçe ile başvuru yapılmıştır. Anılı dilekçe ve ekleri 17/08/2023 tarihinde sigorta şirketine teslim edilmiş ve aynı tarihte de sigorta şirketi tarafından okunmuştur. Başvurudan itibaren 15 günlük yasal süre geçmiş olmasına rağmen sigorta şirketi başvuruya cevap vermeyerek talebi zımnen reddetmiştir. Arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de bu kez taraflar arasında anlaşma sağlanamamıştır. Taraflar arasında ...Arabuluculuk numarası ile anlaşmanın sağlanamaması karşısında dava açmaktan başka çare kalmamıştır. Bu kapsamda son anlaşmazlık tutanağı dosyaya eklenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, müvekkilin uğradığı maddi zararlarının (araç değer kaybı bedeli ve tamir masrafı) telafisini teminen, kaza tarihinden başlayarak işleyecek yasal ve enflasyon faiz oranı ile birlikte tarafımıza ödenmesine dair maddi zararının karşılanması adına müşahhas davanın açılması zarureti doğmuştur. Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile; müvekkilin uğradığı zararların giderilmesi adına kaza tarihi 25.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal ve enflasyon faiz oranı ile birlikte 50.000-TL' nin davalıdan tahsili adına maddi tazminatın (değer kaybının) tahsiline karar verilmesi, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılması, haklı davamızın kabulü bilvekale saygıyla arz ve talep olunur." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Kazaya karışan... plakalı araç müvekkil şirket tarafından ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalıdır. Kaza tarihinin üzerinden iki sene geçmiştir. İki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olduğundan başvurunun usulden reddini talep ederiz. Maddi hasarlı trafik kazalarında uygulanacak zamanaşımı süresi Karayolları Trafik Kanunu’na göre iki yıldır. Başvuruya konu kazanın tarihi 25.04.2022 olup İşbu davanın açılış tarihi ise 09.07.2024’tür. Hal böyle olmakla kazanın üzerinden iki yıldan fazla zaman geçmiş olup başvurunun zamanaşımı nedeniyle usulden reddini talep ederiz. Yukarıda da izah edildiği üzere başvurunun, zamanaşımı nedeniyle usulden reddini talep etmekteyiz. Ancak hak kaybına uğramamak adına ve başvurucunun taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla aşağıdaki açıklamaları yapma gereği doğmuştur. Şöyle ki; müvekkil şirket ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirmiştir. davacının başkaca hak ve alacağı kalmamış olup haksız davanın reddini talep ederiz. İhbar sonrası müvekkil şirket, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 44.038,97TL'yi de 10.06.2022 tarihinde kasko şirketi hesabına hasar bedeli olarak rücuen ödenmiştir. Ödeme ile müvekkil şirket her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirmiştir. Bu nedenle başvurunun reddi talep olunur. Müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını talep ederiz. Hasar onarım bedeli kasko şirketince ödenmiş ve kasko sigortacısı halefiyete dayalı olarak ödediği tazminat tutarını müvekkil şirketten rücu yoluyla tahsil etmiştir. Davacı tarafından araç hasarının eksik ödendiği iddiasıyla müvekkil şirkete başvuru yapılarak tazminat talep edilemez. Bu nedenle hasara ilişkin taleplerin reddi gerekmektedir. Konu dosyada hasar onarım bedeli kasko sigorta şirketince ödenmiş olup araç hasarının eksik ödendiği iddiasıyla müvekkil şirket aleyhine tahkim başvurusu yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen ..., 29/12/2023 – ... sayılı karara konu olayda da hasar onarım bedeli kasko sigorta şirketince ödenmiş olup araç hasarının eksik ödendiği iddiasıyla müvekkil şirket aleyhine tahkim başvurusu yapılmıştır. Davacının, kasko sigortacısı şirkete başvuru yapmak yerine araç hasarının eksik karşılandığı iddia edilerek ZMMS sigortacısı davalıya başvuru yaparak tazminat talep etmesi, MK.2. maddesi kapsamında iyi niyetli bulunmamıştır. Bu nedenle başvurunun reddine karar verilmiştir. Değer kaybına ilişkin alınan eksper raporunda da belirtildiği üzere, meydana gelen kaza neticesinde başvuruya konu araç üzerinde değer kaybına konu hasar bulunmamaktadır. Bu nedenle haksız başvurunun reddini talep ederiz. Meydana gelen kaza neticesinde başvuruya konu araçta değer kaybına konu olacak hasar olmadığından haksız başvurunun reddini talep ederiz. Dilekçemiz ekinde yer alan değer kaybı raporunda da ifade edildiği üzere, “"Değer Kaybı talebine ilişkin tarafıma ibraz edilen belgeler üzerinden yapılan incelemelere istinaden, talep sahibi ... plakalı aracın 25.04.2022 tarihinde geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında gördüğü onarım neticesinde araçta değer kaybına konu olabilecek hasarların bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Rapor içeriğinde belirtilen kriterlere istinaden yapılan hesaplamalarda,... plakalı araçta meydana gelen total değer kaybı tutarının olmadığı, sigortalının kusuru nispetinde ödenebilir değer kaybı tazminat tutarının da olmadığı tespit edilmiştir. Ön tampon plastik maddesi değer kaybına girmemektedir. Nitekim çeşitli Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararlarında da kazalarda hasar gören parçaların plastik aksam olması durumunda değer kaybı oluşmayacağı tespit edilmiş ve bu nedenle de değer kaybı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Müvekkil şirket; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Poliçe limitinin üstündeki miktarlarlardan sorumlu değildir. Kaza tarihi itibarıyla poliçe teminatı 50.000,000TL ile sınırlıdır. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminata hükmedilirken poliçe limitinin aşılmaması adına müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler ile bu hususun da dikkate alınmasını talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanmalıdır. Taleplerimiz kabul görmezse aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınarak kazadan bir gün önceki ve kaza tarihinden bir gün sonraki fiyatları esas alınarak rayiç bedel değerlendirmesi yapılmasını talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi, hesaplamanın kanun yollaması gereği, genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup – olmadığının belirlenmesini, talep ederiz. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin temerrüt tarihinin aşağıda belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan haklarımız saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde kaza tarihi ve zarar yönünden çelişki bulunduğundan mahkememizce çelişkinin giderilmesi için davacı vekiline söz verilmiş ve davacı vekili davaya konu trafik kazasının 25/04/2022 tarihinde meydana geldiğini ve kaza sonucu... plakalı araçta oluşan değer kaybının tazmininin talep edildiğini belirtmiştir. Bu nedenle davacı 25/04/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye (E-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı 17/07/2024 tarihinde tebliğ edilmiş ve 25/07/2024 tarihinde (sürenin bitimi adli tatil içinde kalmış olmasına rağmen) 2 haftalık süre içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunmuştur. Davalı vekilinin Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 25/04/2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 25/04/2022, dava tarihinin 04/07/2024 olduğu görüldüğünden kısmi ödemede de olmadığından davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edilmediği anlaşılmakla, arabuluculuk dava şartı davaya konu ihtilaflar için aranmadığından (Yargıtay... Hukuk Dairesini...Karar, İzmir BAM ... H.D. ... Karar ) arabuluculuk sürecinde geçen tarihler ayrıca eklenmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın zamanaşımına uğradığı görüldüğünden ZAMANAŞIMI DEF'İ NEDENİYLE DAVANIN REDDİNE, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubuna, 3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Tahsilat Genel Tebliği, Seri: A, Sıra No: 1 V. Kısmının 2. Bölümünde ki düzenlemede nazara alınarak (5.000,00 TL üzerinde ki iadeler için) tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesinden getireceği vergi borcu yoktur yazısının sunulması sonucu yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024 Katip ... eimza Hakim ... E imza

Atıf: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/588, K. 2024/1034, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-588-e-2024-1034-k-367cbecd992f