İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/109 E. 2024/903 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/109
- Karar No
- 2024/903
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2024/109 Esas KARAR NO : 2024/903 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2024 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Davalı ...Ş. Tarafından ZMM sigortalısı olan ... plakalı araç 25.06.2023 günü saat 15:00 sıralarında araç sürücüsünün dikkatsizliği sebebiyle davacı müvekkil ...'nın ... plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza sonucunda müvekkilin aracında hasardan kaynaklı zarar ve değer kaybı meydana gelmiştir. Bu durum kaza tespit tutanağı ile de sabittir. Kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsü ..., ASLİ VE TAM KUSURLU OLUP müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Bu durum polis zaptı ile de sabittir. Şöyle ki; ...plakalı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile 3565 sokak üzerinden 3548 sokak kesişimine geldiği esnada 3548 Sokakta seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kazada asli ve tam kusurlu olan ... plakalı araçtır. Kusurlu aracın ZMM sigortası davalı ... tarafından yapılmış olup, müvekkilin ... plakalı aracındaki değer kaybından davalı ... şirketinin sorumluluğu bulunmaktadır. Müvekkile ait araçta kaza sonucu oluşan değer kaybı tazminatının ödenmesi ile istemiyle T.C. İzmir Arabuluculuk Bürosundan arabulucu atanması talep edilmiştir. Arabulucu...ün düzenlemiş olduğu 26.01.2024 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağında da görüleceği üzere oluşan değer kaybı bedeli tazminatı konusunda davalı ile anlaşılamamış ve sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmamıştır. Kaza tespit tutanağı, sürücü ifade tutanağı, araç ruhsat fotokopileri, müvekkile ait araçta kaza sonrası çekilmiş fotoğraflar, onarım fotoğrafları ve ilgili diğer evraklar ekte sunulmuştur. Sunduğumuz evraklarda da açıkça görüleceği üzere müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybından davalının sorumluluğu izahtan varestedir. Bilirkişi incelemesi ile müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli tespit edilebilecektir. Ülkemizdeki otomotiv sektörünün dinamikleri, sosyoekonomik koşullar, otomotiv teknolojisi, piyasa algısı detaylı bir şekilde analiz edilerek Yargıtay içtihatları doğrultusunda; saptanacak olan değer kaybı miktarının, aracın (hasarsız ve onarılmış) rayiç değerleri arasındaki farkla mukayese edilerek tespit edilecek gerçek (reel) değer kaybına göre karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkile ait araçta meydana gelen reel değer kaybı yönünden maddi tazminatının Sayın Mahkemenizce atanacak bir bilirkişi incelemesi ile hesaplanabilecektir.Yukarıdaki gerekçelerle mahkemenize başvurarak aracın uğradığı değer kaybı tazminatını talep etmek zorunluluğu doğmuştur. Açılan dava kısmi dava olup fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmuştur. 100,00 TL değer kaybı tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, işbu dosyadan doğacak yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sabit yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkil adına vekaleten saygıyla arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "6100 Sayılı HMK.’nın 114. Maddesinde “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartlarından sayılmıştır. Aynı kanunun 115. Maddesine göre hakim dava şartlarını re’sen araştırır, taraflar davanın her aşamasında dava şartı noksanlığını ileri sürebilirler. Bu durumda, aşağıda ayrıntılı olarak açıklayacağımız üzere, aynı olaya ilişkin değer kaybı ve hasar tazminatı talepleriyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ikame edilmiş ve esasa ilişkin kesin hükümler ile neticelenmiş söz konusu başvurular nedeniyle huzurdaki uyuşmazlığın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep ediyoruz." şeklinde talep ettiği görülmüştür. GEREKÇE : Dava; davacının yaşanan trafik kazası nedeniyle aracında oluştuğu iddia olunan değer kaybının trafik sigortacısı tarafından tazmin edilmesi talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın 25/06/2023 tarihli trafik kazasında davacının aracına değer kaybına uğrayıp uğramadığı bu hususta daha önce Sigorta Tahkim Komisyonuna dava açıp açmadığı ve aynı konuda kesin hüküm teşkil eden bir kararın bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde; aynı davanın Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... E dosyasında kesin hükme bağlandığı yönünde savunmada bulunduğu görülmüştür. HMK 303. Maddesinde "(1) Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmü yer almaktadır. Sözü geçen Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ...Karar sayılı dosyasında karara bağlanan davanın taraflarının ve sebeplerinin, ilk davanın hüküm fıkrası ile işbu dosyamızda görülmekte olan davaya ait netice-i talebin aynı olduğu, dosyanın 14.02.2024 tarihinde karara bağlandığı, davanın reddine karar verildiği, kararın kesin mahiyette verildiği, bu nedenle kesin hükmün var olduğu anlaşılmıştır. HMK 114/1-i gereğince daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasına ilişkin dava şartının oluşmamış olması nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-..HMK 114/1-i gereğince daha önce KESİN HÜKME BAĞLANMAMIŞ olmasına ilişkin DAVA ŞARTININ BULUNMAMASI NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,. 2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına 3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.10/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza