İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/984 E. 2025/98 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/984
- Karar No
- 2025/98
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/984 KARAR NO : 2025/98 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 12/12/2023 KARAR TARİHİ : 04/02/2025 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/04/2023 tarihinde gıda çarşısı konak mevkiinde 01.10.2022 – 01.10.2023 tarihleri arasında... poliçe numarası ile davalı şirkete sigortalı olan, sürücü ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile müvekkil adına tescilli olan... plakalı aracına çarpması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında müvekkil ve karşı araç sürücüsü... tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini, karıştığı kazada müvekkil tamamen kusursuz olup kaza tespit tutanağında da bu husus tanzim edildiğini, müvekkil bu kazadan sonra aracını servise götürmüş, 3.325,70 TL yedek parça bedeli 6.700,00 TL işçilik bedeli olmak üzere toplam 10.025,70 TL bedel ile aracını yaptırdığını, ancak bu kazadan sonra müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu, daha sonra müvekkil adına, hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yazılı yapılmış, davalı sigorta şirketince müvekkile 3.839,73 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan bu ödeme gerçek değer kaybı miktarını karşılamadığını, bu nedenle davalı şirkete 2. başvuru yapılarak eksik ödemenin tamamlatılması talep edilmişse de süresi içerisinde davalı şirket tarafından herhangi bir cevap verilmediğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, ihbar sonrası müvekkil şirket araçtaki değer kaybı bedelini görevlendirilen eksper vasıtasıyla tespit ettiğini, tespit edilen tutar 3.839,00 TL, davacı asil hesabına, 28.07.2023 tarihinde ödendiğini, bunun yanı müvekkil şirket, araçtaki hasara ilişkin alınan eksper raporuna göre tespit edilen 10.596 TL'yi de 09.06.2023 tarihinde davacı asil hesabına ve tedarikçi firma hesaplarına hasar bedeli olarak ödendiğini, ödeme ile müvekkil şirket her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınması gerektiğini, olayda araç onarıldığını, onarım fotoğraflarından da bu durumun görülebildiğini, Müvekkil şirket belirlenen ücreti aynıyla başvurucuya ödediğini, başvurucu yapılan onarım dışında fazladan bir onarım yaptırdığına dair fatura sunmadığını, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada, yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Adli trafik uzmanı... ve Otomotiv uzmanı ...'in 25/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ...) dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 57/1-c maddesini ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı...) 2918 sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı, dava konusu ... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 10.596,72 TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği, piyasa koşullarında yapılan inceleme ve araştırmalarda; davaya konu....plaka sayılı aracın marka, model, tipi, km.si, yakıt cinsi, vites türü ve kullanım şekli dikkate alındığında kazadan önceki piyasa rayiç değerinin ortalama 250.000,00.-TL dolaylarında olduğu, buna göre; Yargıtay kararları doğrultusunda; aracın hasar bedeli, araç rayicinin %50'sini aşmadığından, aracın mevcut hali ile tamirinin teknik ve ekonomik açıdan uygun olacağı, bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 10.000,00 TL değer kaybı meydana gelebileceği, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa değer kaybı bedeli olarak 28.07.2023tarihinde 3.839,7 TL ödeme yaptığı, buna göre; davalı tarafın bakiye değer kaybı yükümlülüğünün 6.160.27 TL olabileceği tespit edilmiştir. Araç işletenlerin, 2918 sayılı yasanın 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Bu bilgiler ışığında yapılan inceleme neticesinde Davalı... Sigorta Anonim Şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ve düzenlenen poliçede 2918 sayılı yasanın 85. Maddesinde yazılı zararların teminat altına alındığı anlaşılmıştır. Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Bu doğrultuda davacıların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı şirkete başvurdukları ancak sigorta şirketi tarafından sekiz iş günü içinde ödeme yapılmadığ davalı sigorta şirketinin 28/07/2023 tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olduğu tespit edilmiştir. 6098 sayılı yasanın 49. Maddesi gereği kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür- Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Bir haksiz fiilden söz edebilmek için; zarar verici bir fiil, bu fiilin hukuka aykırı olması, fiili icra edenin kusurlu bulunması, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Fiilin, bilinçli bir iradeye dayanmış olması gerekir. Hukuka aykırı fiil, hukukun koruduğu değerlerin, çiğnenmesi sonucunda, hukuk düzeninin bir kuralını İhlal eden fiildir, Hukuka aykırılık, zarar vermeyi yasaklayan ya da önleyen kuralların çiğnenmesidir, Bir eylemin hukuka aykırı olarak kabul edilebilmesi için aynı zamanda bir hukuka uygunluk nedeninin mevcut olmaması gerekir. Kusur, hukuk düzeni tarafından kınanan bir davranışın bilerek ve isteyerek yapılmasıdır. Olağan yaşam deneyimlerine, genel düşünceye ve objektif olasılığa göre, bir olayın gerçekleşmesi ile sonuç ortaya çıkmış ya da bu olayın oluşması ile sonucun ortaya çıkması kolaylaşmış ise ilk hareket ikincisinini nedeni, İkinci Olay birinci hareketin sonucu sayılır. Buna uygun illiyet bağı denir. Tazminat hukukunda sorumluluktan söz edilebilmesi için yalnızca eylemin yasaya veya sözleşmeye aykırı olması yeterli değildir. Fiil sonucunda bir zararın doğmuş olması ve zararla fiilli arasında uygun nedensellik bağının bulunması da gerekir, Nedensellik bağı sorumluluğun temel öğesidir. Zararla eylem arasında nedensellik bağının mevcut olması, zararın eylemin bir sonucu olarak ortaya çıkması, yani eylem olmadan zararın ortaya çıkmayacağının kesin olarak bilinmesidir. Zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususu, her somut olayda kendi içerisinde ayrıca değerlendirilir, Kusur sorumluluğunda, zorlayıcı neden, zarar görenin ağır kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru halinde nedensellik bağı kesilebilir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacı taraf, 08/04/2023 tarihli trafik kazasında aracında meydana gelen değer kaybı ve hasar onarım bedelinin tazmini istemiyle davalı sigorta şirketi aleyhinde huzurdaki davayı ikame ettiği anlaşılmıştır. Adli Trafik Bilirkişisince düzenlenen 25/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda,... plaka sayılı araç sürücüsünün kazaya etki eden bir fiilinin bulunmadığı,... plaka sayılı aracı sevk ve idare eden sürücünün 2918 sayılı yasanın 57/1-c maddesini ihlal etmek suretiyle kazanın oluşumunda etki eden davranışı ile davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı zararları arasında uygun illiyet bağının bulunduğu tespit edilmiştir. Otomotiv bilirkişisince düzenlenen bilirkişi raporunda, hasar onarım bedeli için orijinal parça bedeli üzerinden yapılan hesaplamada, yedek parça ve işçilik olmak üzere toplamının 10.596,72 TL olarak hesaplandığı, kaza öncesi aracın ikinci el piyasa rayici ile kaza sonrası ikinci el piyasa rayici arasındaki farkın tespiti ile araçta 10.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan 10.596,72 TL hasar onarım bedeli ve 3.839,00 TL değer kaybı ödemeleri dikkate alındığında, hasar onarım bedeli isteminin reddine, bakiye 6.160,27 TL değer kaybı bedelinin faiz sorumluluk başlangıç tarihi olan 28/07/2024 tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-)Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-)6.160,27 TL değer kaybı tazminatının 28.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-)Hasar onarım bedeli isteminin REDDİNE, 4-)Alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 104,36 TL tamamlama harcının mahsup edilmesiyle bakiye 241,19 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5-)Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 104,36 TL tamamlama harcı, 5.000,00 TL bilirkişi rapor ücreti, 105,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplamda 5.749,56 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 5.692,06 TL sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 6-)Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 6.160,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-)Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-)3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 9-)Karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatırana İADESİNE, Dair, miktar bakımından kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2025 Katip... e-imzalıdır Hakim... e-imzalıdır