İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/537 E. 2021/95 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/537
- Karar No
- 2021/95
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/537 Esas KARAR NO : 2021/95 DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : 02/05/2018 KARAR TARİHİ : 27/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait... plakalı araç ile... plakalı araçların maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kaza neticesinde müvekkilinin aracında hasar bedeli ve değer kaybı meydana geldiğini, zararın tanzimi için davalı sigorta şirketin başvuruda bulunduklarını, ancak hasar bedelinin eksik ödendiğini, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10 TL bakiye hasar bedeli ve 50 TL değer kaybı olmak üzere toplam 60 TL nin dava tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle, kazada davacının arasında meydana gelen tüm hasara ilişkin olarak toplam 4.513,00 TL tutarında tazminat ödemesinin yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluğunun ancak sigortalısının kusur oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, hesaplamanın zmms genel şartları uyarınca TRH2010 hesaplama yöntemi esas alınarak yapılması ve davaya konu araçtaki önceki kazaların tespiti ile iş bu kazada meydana gelen değer kaybının hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri uyarınca motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi zararın (bakiye hasar bedeli ve değer kaybı) karayolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLER: -İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün 14/05/2018 tarihli yazısı ve eki, -Davalı sigorta tarafından sunulan poliçe ve ödeme dekontları -Davalı sigorta şirketinin 30/12/2019 tarihli yazısı ve eki -Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nin 07/01/2019 tarihli yazısı ve eki, -Bilirkişi 22/02/2019 tarihli kök raporu ile 27/05/2019 ve 20/08/2019 tarihli ek raporları, -Bilirkişi...'ün 24/01/2020 tarihli kök raporu ve 12/06/2020 tarihli ek raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir. Öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında gözönüne alınmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kökleşmiş ilke ve uygulamalarına göre trafik kazalarına dayalı araç değer kaybı tazminatı, hasarlı aracın, hasara uğramadan önceki ikinci el piyasa değeri ile hasarlı haldeki ikinci el piyasa değerinin saptanması ve karşılaştırılması suretiyle belirlenir. Aradaki fark meydana gelen değer kaybıdır. Ancak aracın tamiri ekonomik değilse yani araç pert total ise değer kaybı talep edilemez(Bu yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 28/12/2017 tarih ve 2015/6486 Esas, 2017/12264 Karar; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2018 tarih ve 2015/16180 Esas, 2018/8981 Karar sayılı ilamları.). 6100 Sayılı HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda ihtisas sahibi kimselerin dinlenmesi ve rapor alınması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosya kapsamında toplanan tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 22/11/2017 tarihinde ... ve...plakalı araçların karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, taraflarca trafik kazasına ilişkin olarak maddi hasarlı trafik kaza tespit tutanağı düzenlendiği, davacının işbu dava ile ... plakalı araca ilişkin olarak bakiye hasar bedeli ve değer kaybı talebinde bulunduğu ve zararın...plakalı aracın zmss sigortacısı olan davalı tarafından tazminini istediği, mahkememizce bilirkişi ...'ten alınan 24/01/2020 tarihli kök ve 12/06/2020 tarihli ek raporunda...plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu, kaza ve hasarın uyumlu, aracın tamirinin ekonomik ve hasar bedelinin yedek parça, işçilik ve katma değer vergisi dahil olmak üzere 4.513,00 TL olduğu, davalı sigorta tarafından dava öncesinde davacıya 4.513,00 TL ödeme yapıldığı, davacının karşılanmayan hasar bedeli zararının bulunmadığı, sigorta genel şartlarına göre davacının aracında değer kaybı bulunmadığı ancak serbest piyasa rayicine göre aracın kazadan önceki hasarsız haliyle kazadan sonraki hali arasında 2.000,00 TL değer kaybı bulunduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği, mahkememizce alınan her iki bilirkişi raporunda da davalı tarafından davacının hasar bedeline ilişkin zararının tamamen karşılandığı, davacının karşılanmayan hasar bedeli alacağının bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 esas, 2020/40 karar sayılı ilamı ile 2918 sayılı KTK'nun 90. Maddesinin bazı hükümlerinin iptal edildiği ve iptal kararı sonrası davacının değer kaybına ilişkin talebinin genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, geçmiş hasar kayıtları gibi unsurlar dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle kaza öncesi serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarının miktarı ve onarım giderleri bir arada değerlendirildiğinde değer kaybının 2.000,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin zmss sigortacısı olarak poliçe dönemi içerisine gerçekleşen rizikodan sorumlu olduğu, poliçe kapsamında teminat altına alınan ve davalı sigortalı sürücünün kusuruna denk gelen değer kaybı zararına ilişkin 2.000,00 TL'den sorumlu olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, davacı vekilinin dava değerini 16/10/2020 tarihinde değer artırım dilekçesi ile arttırdığı, dava konusu aracın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu ve davalı sigortanın değer kaybına ilişkin talep yönünden dava ile temerrüde düştüğü, mahkememizce alınan 24/01/2020 tarihli kök rapor ile 12/06/2020 tarihli ek bilirkişi raporunun diğer raporları irdelediği, tarafların iddia ve savunmaları ile itirazlarını karşıladığı, dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2.000,00 TL'nin dava tarihi olan 02/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gerekli 136,62 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 54,40 TL ıslah harcı toplamı olan 90,30 TL mahsubu ile bakiye 46,62 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDEDİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 54,40 TL ıslah harcı, 800,00 TL bilirkişi ücreti, 197,90 TL müzekkere-tebligat giderinden oluşan toplam 1.123,46 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddi ve haklılık oranına göre (2.000/2.010=0,99) 1.117,87 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2 fıkrası uyarınca 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5-Davalı dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2021 Yılı AAÜT'nin 13/1-2 fıkrası uyarınca 10,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından bakiye miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya İADESİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 341 vd. Maddeleri uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/01/2021 Katip... E-İMZA Hakim ... E-İMZA