İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/165 E. 2020/215 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/165
Karar No
2020/215
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/165 Esas KARAR NO : 2020/215 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 07/02/2018 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesiyle özetle; Müvekkili 14.08.2009 tarihinde 400.000,00 TL , 07.11.2016 tarihinde 150.000,00 TL ve 21.01.2015 tarihinde 450.000,00 TL olmak üzere davalı bankanın İzmir Karabağlar şubesinden ticari kredi kullandığını, bu kredilerin kullanımı sırasında davalı komisyon ücreti adı altında 14.08.2009 tarihinde çekilen krediden BSMV dahil 10.000,00 TL, 07.11.2016 tarihinde çekilen krediden BSMV dahil 750,00 TL ve 21.01.2015 tarihli krediden de BSMV dahil 2.250,00 TL müvekkilimizden tahsil edildiğini, taraflar arasında imzalanan Ticari Kredi Sözleşmesi'nin içeriği özel olarak hazırlanmayıp, her müşteri ile aynı koşullarla imzalandığını, 6101 Sayılı TBK'nın 20. Maddesinde Genel İşlem Koşulları'nın bir sözleşme yapılırken düzenleyenin ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla önceden tek başına hazırlanıp karşı tarafa sunulan sözleşme hükmünde olduğunu, bu koşulların sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı yazı türü ve şeklinin nitelendirmede önem taşımadığını, davalı tarafın müvekkilden istihbarat ücreti adı altında tahsilat yapılması gerek taraflar arasındaki Ticari Kredisi Sözleşmesi'ne gerekse hukuka aykırı olup söz konusu haksız kesinti bedeli olan 13.000,00 TL'nin müvekkile iadesinin gerektiğini, bedelin kredinin çekildiği tarihten itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesiyle özetle; Davacı müvekkil banka İzmir Karabağlar şubesinden Genel Kredi Sözleşmesi imzalayıp ticari kredi kullandığını, 14.08.2009 tarihinde 400.000,00 TL, 07.11.2016 tarihinde 150.000,00 TL, 21.01.2015 tarihinde 450.000,00 TL olmak üzere 3 adet ticari krediden tahsil edilen komisyon masraflarının iadesini talep ettiğini, taraflar arasındaki kredi ilişkisinin TTK gereğince ticari bir iş olduğunu, bu sebeple davaya Ticaret Kanunu ve Ticari Teamüllerin uygulanması gerektiğini, Sayın Mahkeme somut olaya genel hükümlerin uygulanması kanaatinde ise kredilerin kullanıldığı tarihte 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlülükte olduğundan 6098 sayılı BK'da düzenlenen Genel İşlem Koşullarının somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını, her bir kredilendirme işlemi kapsamında düzenlenen geri ödeme planlarında açıkça yazılı ödenecek tutar, genel işlem koşulu olarak nitelendirilmediğini, basiretli bir tacirin kredi komisyon ve masraflarını hesaplamadan ve bunların üzerinde müzakere etmeden kredi kullanmış olduğunu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafından iadesi talep edilen kredi komisyonu tutarlarının birer ücret olduğunu, ücretin kredi sözleşmesinin asli unsuru olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 25/01/2016 tarih ve... Karar sayılı kararında; dava konusu alacağın davacının da imzasını içeren taksitli ticari kredi ödeme planında açıkça belirlendiği ve davacı tarafından ödeneceğinin taahhüt edildiği gözetilmeksizin yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirdiğini, davacı ile müvekkil banka arasında var olan ticari iş sebebiyle müvekkil banka görmüş olduğu işlerden dolayı gerek aradaki GKS, gerek TTK ve Sair Mevzuat gerekse Ticari Örf ve Adet gereğince ücret isteyebildiğini, yukarıda izah edilen nedenler ile hukuki ve cezai talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 1810/2018 tarihli raporda sonuç olarak davacı ile davalı bankanın Karabağlar/İzmir şubesi arasında 01/01/2015 ve 10/10/2016 düzenleme tarihli sözleşme öncesi bilgi formu, 13/08/2019 düzenleme tarihli 600,000,00 TL limitli, 20/01/2015 düzenleme tarihli 1.500.000,00 TL ,04/11/2016 düzenleme tarihli 500.000,00 TL limitli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşmelere istinaden davacıya 400.000,00 TL , 450.000,00 TL ve 150.000,00 TL taksitli ticari kredilerin kullandırıldığı, bu kredilerden dolayı toplam 12.380,96 TL komisyon ve 619,04 TL komisyonlara ait %5 gider vergisinin tahsil edildiği, kredilere ait düzenlenen sözleşme eki ödeme planlarında kesilen komisyon tutarlarının belirtildiği ve davacı tarafından imzalandığı, kesilen tutarlara tekabül eden 619,04 TL %5 gider vergisi(BSMV) tutarının bankanın vergi mükellefi olarak vergi dairesine ödediği, yasal yükümlülük olması ve banka gelirlerine kaydedilmediği için iadesinin mümkün olmadığı, bu çerçevede raporda açıklanan hususlar ile Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Ticari Kredi Sözleşmelerinde yer alan masraflara ilişkin hükümlerle ilgili içtihatları dikkate alındığında dava konusu olayda davalı bankanın davacı asıl borçlu ile akdedilen ve sözleşmenin 5.3 ve 10.7 maddelerinde kredi masraflarının tahsil edileceği, masrafların müşteri hesabına re'sen kaydedilebileceği kabul ve taahhüt eder hükmü ve kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası ödeme planlarında kesilen komisyon tutarlarının belirtilmesi ve davacı tarafından ödeme planlarının imzalanması dikkate alındığında 12.380,96 TL komisyon tutarını talep edebileceği mümkün olmakla birlikte bu miktarın diğer bankalarca uygulanan masraf oranlarına göre tespit edilmesi gerektiğinin vurgulandığı, ancak dava dosyası içerisinde diğer bankaların benzer kredilerden alındığı komisyon oranlarıyla ilgili olarak herhangi bir bilgi bulunmadığından diğer banka ortalamalarına göre alınabilecek komisyon oranının tespit edilemediği bildirilmiştir. 2-Mahkememizce yapılan yargılama sırasında bilirkişi kök raporu doğrultusunda dava dışı... A.Ş , ... A.Ş, Türkiye... Bankası A.Ş ve ...A.Ş'ye ayrı ayrı müzekkereler yazılarak dava konusu döneme ilişkin olarak dava dışı bankaların uyguladıkları komisyon oranlarına ilişkin listeler getirtilerek dosyaya eklenmek kaydıyla bilirkişiden ek rapor alınmış olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/06/2019 ve 08/03/2020 tarihli ek raporlarda sonuç olarak dava dışı 4 bankadan gelen taksitli ticari kredilere 2009-2015 ve 2016 yıllarında uyguladıkları komisyon oranları değerlendirilerek 2009 yılı için oran bildiren 4 bankanın toplam oranını %5.50, ortalama oranının ise 5.50/4=%1.3750 olduğu, yine 2015 ve 2016 yılları için ise oran bildiren 4 bankanın oran toplamın 9, ortalama oranının 9/4 = %2.25'e tekabül ettiğinin tespit edildiği, buna göre yapılan hesaplamada 14.08.2019 tarihli ve 400.000,00 TL'lik krediden dolayı davalı banka tarafından 9.523,81 TL komisyon alındığı, bu dönem için dava dışı 4 bankadan gelen oranların ortalaması esas alındığında alınabilecek komisyon tutarının 5.500,00 TL olup, davalı tarafça (9.523,81 TL - 5.500,00 TL=) 4.023,81 TL diğer bankaların ortalamalarına göre fazla komisyon alınmış olduğunun tespit edildiği, 21.01.2015 tarih ve 450.000,00 TL'lik krediyle ilgili olarak davalı banka ile ilgili olarak 2.142,86 TL komisyon tahsil edildiği, oysa dava dışı 4 bankadan gelen ortalamalara göre alınabilecek komisyon tutarının 10.125,00 TL olduğu, bu haliyle davalı bankanın ortalamaların altında komisyon tahsil ettiği, yine 04.11.2016 tarih ve 150.000,00 TL'lik krediyle ilgili olarak davalı banka tarafından 714.29,00 TL komisyon tahsil edildiği, bu döneme ilişkin dava dışı 4 bankadan gelen ortalamalara göre alınabilecek komisyon tutarının 3.375,00 TL olduğu, ve bu haliyle davalı banka tarafından ortalamaların altında komisyon tahsil edildiği, kök raporda alınacak komisyonun ödeme planlarında gösterildiği ve davacı tarafından ödeme planlarının imzalandığının belirtildiği, bu şekilde ödeme planlarının imzalandığının ve alınan masrafın davacının kabulünde olduğunun dikkate alınması halinde davacının davalı bankadan talep edebileceği bir tutarın bulunmadığı, sonucuna ulaşmanın mümkün olduğu ancak takdirin mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ - KABUL: Dava; Davacının kullanmış olduğu ticari krediler nedeniyle davalı banka tarafından komisyon adı altında yapıldığı bildirilen kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesiyle davacının çeşitli tarihlerde davalı bankanın İzmir/ Karabağlar şubesinden ticari krediler kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında komisyon ücreti adı altında haksız olarak davacıdan kesinti yapıldığı, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin ilgili hükümlerinin TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen Genel İşlem Şartlarına aykırı olduğu iddiası ile geçersiz olduğu iddia edilerek dava konusu tutarların kredinin çekildiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili ise taraflar arasındaki kredi ilişkisinin TTK hükümleri gereğince ticari bir iş ve davanında ticari bir dava olduğu, bu nedenle dava konusu somut olaya TTK hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, mahkemece somut olaya genel hükümlerin uygulanması kanaatine varılması halinde ise kredilerin kullandığı tarihte 818 Sayılı Borçlar Kanunu yürürlülükte olduğundan 6098 Sayılı TBK'da düzenlenen Genel İşlem Koşulları'nın somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı gibi her bir kredilendirme işlemi kapsamında düzenlenen geri ödeme planında açıkça yazılan ödenecek toplam tutarın, genel işlem koşulu olarak değerlendirilemeyeceği, basiretli bir tacirin kredi komisyon ve masraflarını hesaplamadan ve bunların üzerinde müzakere etmeden kredi kullanmış olduğu iddiasının gerçek dışı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı ile davalı bankanın Karabağlar/İzmir Şubesi arasında 01/01/2015 ve 10/10/2016 düzenleme tarihli Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, 13/08/2009 düzenleme tarihli ve 600.000,00 TL limitli, 20/01/2015 düzenleme tarihli ve 1.500.000,00 TL, 04/11/2016 düzenleme tarihli ve 500.000,00 TL limitli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, 13/08/2009 tarihli sözleşmeye istinaden davacıya yıllık %15.00 kar payı oranlı 400.000,00 TL bedelli taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve bu kredinin aylık 9.999,64 TL taksitle ödenmek üzere 60 ay geri ödeme planına bağlandığı, işbu krediden dolayı davacıdan 9.523,81 TL Proje Komisyonu, 476,19 TL komisyonun %5 gider vergisi olmak üzere toplam 10.000,00 TL masraf tahsil edildiği, 20/01/2015 tarihli sözleşmeye istinaden davacıya yıllık %11.40 kar payı oranlı 450.000,00 TL bedelli taksitli ticari kredi kullandırıldığı ve 36 ay geri ödeme planına bağlandığı, işbu krediden dolayı davacıdan 2.142,86 TL Proje Komisyonu, 107,14 TL komisyonun %5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.250,00 TL masraf tahsil edildiği, 04/01/2016 tarihli sözleşmeye istinaden davacıya yıllık %13.92 kar payı oranlı 150.000,00 TL bedelli taksitli ticari kredi kullandırıldığı işbu krediden dolayı davacıdan 714,29 TL Proje Komisyonu, 35,71 TL komisyonun %5 gider vergisi olmak üzere toplam 750,00 TL masraf tahsil edildiği ve davacıya kullandırılan her üç krediden dolayı Genel Kredi Sözleşmesi'nin ayrılmaz parçası olarak düzenlenen ''Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planlarında'' her bir kredi için davacıdan kesilen komisyon tutarlarının ve ödeme planının gösterildiği ve davacı tarafça işbu ödeme planlarının imzalanmış olduğu alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı belgelerden anlaşılmıştır. Ayrıca taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri incelendiğinde 5.3 maddesinde ''... Müşteri maddi hatalar nedeniyle sonradan ortaya çıkacak unsurları ve her türlü resim, harç ve masrafları da itiraz etmeksizin bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt eder.'' şeklinde düzenleme mevcut olup yine taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 10.7 maddesinde ise ''İşbu sözleşme uyarınca müşteriye ait olduğu/olacağı hüküm altına alınmış olsun veya olmasın her türlü sigorta primleri, komisyonlar, protesto, haberleşme- nakliye depo, ardiye ,muhafaza, tahlil ekspertiz masrafları yanında tespit, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, haciz, muhafaza, dava masrafları ile işbu sözleşme gereği ve diğer sebeplerle doğacak sair bir cümle masraflarla müşteriye ait olup, bankanın bunları müşterinin hesabına re'sen borç kaydedebilecektir. Müşteri bu borçları da bankaya ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir şeklinde düzenleme mevcuttur. Taraflar arasındaki ihtilaf davalı banka tarafından davacıya kullandırılan 3 adet Genel Kredi Sözleşmesinden dolayı komisyon adı altında davacıdan yapılan kesintilerin yerinde olup olmadığı, davacının bu tutarların iadesine ilişkin istirdat isteminin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davaya konu 13/08/2009 tarihli ve 600.000,00 TL limitli sözleşmenin 818 Sayılı Borçlar Kanu'nun yürürlülükte olduğu dönemde imzalandığı, bu nedenle işbu sözleşme açısından 6098 Sayılı TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşularına ilişkin hükümlerin uygulanmasının mümkün olmadığı gibi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda her ne kadar dava dışı bankalardan gelen komisyon oranlarının ortalaması dikkate alındığında 13/08/2009 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediden dolayı 5.500,00 TL komisyon alınabilecekken davalı banka tarafından 9.523,81 TL komisyon tahsil edildiği ve bu şekilde (9.523,81 - 5.500,00 TL=) 4.023,81 TL dava dışı banka ortalamalarına göre fazla tutar tahsil edildiği hesaplanmış ise de, yine bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava dosyası içerisinde bir örneği bulunan ve taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin ayrılmaz parçası olarak düzenlenen ''Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı''nda davacıdan tahsil edilecek olan komisyon tutarının açıkça yazıldığı ve işbu ödeme planının davacı tarafça imzalandığı, imzaya ilişkin herhangi bir inkarın söz konusu olmadığı görülmekle davacı taraf tacir olup basiretli bir şekilde hareket etmesinin gerektiği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile bağlı olduğu, bu kapsamda davacının imzalamış olduğu ödeme planında davalı banka tarafından alınacak olan komisyon tutarı açıkça belirtilmiş olduğundan bu krediye ilişkin davalı banka tarafından tahsil edilen kredinin istirdadı isteminin yerinde olmadığı düşünülmüştür. Yine davaya konu olan ve 6098 Sayılı TBK'nın yürürlülükte olduğu dönemde imzalandığı anlaşılan 20/01/2015 ve 04/11/2016 tarihli kredilerden dolayı da mahkememizce yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava dışı bankalardan getirtilen komisyon oranlarının ortalaması dikkate alınarak yapılan hesaplamada, her 2 kredi için davalı banka tarafından davacıya kullandırılan krediler de dava dışı bankaların ortalamasının altında komisyon ücreti tahsil edildiği tespit edilmiştir. Yine her ne kadar taraflar arasındaki genel kredi sözleşmelerinin 5.3 ve 10.7 maddelerinde düzenlenen hükümlerle komisyon masraflarının kredi kullanana ait olduğu ve kredi kullandıran banka tarafından bu tutarların müşterinin hesabına re'sen borç kaydedileceği yönündeki sözleşme maddelerinin TBK 20 ve devamı maddeleri gereğince genel işlem şartlarına aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, bu kredilere ilişkin olarak tahsil edilen dava konusu komisyon tutarlarının her 2 Genel Kredi Sözleşmesi'nin ayrılmaz parçası olan 'Taksitli Ticari Kredi Ödeme Planı''nda açıkça gösterildiği ve davacı tarafça ödeme planının itirazsız olarak imzalandığı ve imzaya ilişkin itirazın ileri sürülmediği anlaşılmakla TBK 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen Genel İşlem Koşullarına aykırılıktan söz edilemeyeceği düşünülmekle, davaya konu bu genel kredi sözleşmelerine ilişkin komisyon tutarlarının istirdadı istemine ilişkin davacı isteminin yerinde olmadığı düşünüldüğünden açılan davanın yerinde görülmediğinden reddine karar verme gereği doğmuştur.(Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin... K sayılı kararı ve İzmir BAM... Hukuk Dairesi'nin ...K sayılı kararı da bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açılan nedenlerle; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 54,40 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 222,01 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 167,61 TL nispi karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Karar tarihinde yürürlülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi 16/06/2020 Katip ... E İMZA Hakim ... E İMZA

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/165, K. 2020/215, T. 16.06.2020, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-165-e-2020-215-k-daa9472eda29