İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1035 E. 2018/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1035
- Karar No
- 2018/901
- Karar Tarihi
T.C. 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1035 KARAR NO : 2018/901 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/08/2014 KARAR TARİHİ : 23/10/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 04/08/2014 tarihli dilekçesinde: Müvekkili hakkında İzmir... İcra Müd.' nün ... E. sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin Kütahya' da ayakkabıcılık yapmakta iken işlerinin bozulması sonucu iş hacmini küçülttüğünü, işlerinin iyi olduğu dönemde davalı ile müvekkili arasında ayakkabı alış verişinin olduğunu, müvekkilinin bu alış veriş karşılığı olan miktarları muntazaman ödediğini, müvekkilinin icra takibi dosyalarındaki miktarlar kadar hiç bir zaman davalıya borçlu olmadığını, davalıya çek bedellerinin peyderpey ödendiğini, davalının tahsil ettiği çek bedellerini göz önüne alınmaksızın icra takibine konu ettiğini, ticari defterler incelendiğinde müvekkilinin borçlu olmadığının görüleceğini belirtmiş, müvekkilinin davalıya söz konusu takiplerdeki miktar kadar borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle % 20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, mahkememize verdiği 23/09/2014 tarihli cevap dilekçesinde: Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının hatalı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin ayakkabı imalatı üzerine çalışan firma olduğunu, davacının perakende sektöründe gelişmesi için müvekkilinin destekte bulunduğunu, taraflar arasında uzun yıllar karşılıklı ticaretin söz konusu olduğunu, davacı tarafın alış veriş sırasında müvekkiline siparişleri geçtikten sonra 07/02/2013 tarihinde vade tarihi 10/02/2014 tarihinden başlayıp 10/06/2014 tarihine kadar devam eden toplam 5 adet 10.000,00-er TL bedelli çekleri teslim ettiğini, müvekkilinin çekleri alır almaz siparişleri üretime koyduğunu, 27/03/2014 tarihinden itibaren 06/09/2013 tarihine kadar toplam 12 adet fatura karşılığı 100.880,64-TL bedelli ayakkabıları davacıya gönderdiğini, davacının sipariş ettiği malların nerede ise tamamını 2013 yılında almasına rağmen 1 yıl sonrasına kestiği çeklerin bedellerini ödemediğini, müvekkilinin karşılıksız çıkan her çek sonrası icra takibi başlattığını, çek bedellerinin ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin halen davacıdan almış olduğu 140.000,00-TL bedelli çeke karşılık 2013 yılından öncesine ait alacağı olan 9.519,96-TL' de dahil olmak üzere 110.400,60-TL alacağı bulunduğunu, müvekkilinin aldığı çek bedelinden alacağını düşmesinden sonra 29.599,40-TL borçlu olacağını bu sebeple halen elinde bulunan 11 ve 12. aylara ait çekleri icra takibine koymayacağını belirtmiş % 20 kötü niyet tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davanın reddine dair mahkememizce kurulan hüküm Yargıtay... Hukuk Dairesi Başkanlığının ... Karar sayılı ilamıyla " Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda "davanın reddine" denildiği halde, gerekçeli kararda "davanın reddine, asıl alacak miktarının %20'si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine" denilmiştir. Böylece tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal HMK'nın 298/2 maddesine aykırılık teşkil ettiğinden 10.04.1952 gün ve 1991/7 Esas - 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. " gerekçesiyle bozularak gelmiş usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. İzmir... İcra Müd.' nün...E. sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklının ... ve Malz. San ve Tic. Ltd. Şti, borçlunun ..., borç miktarının 10.390,53-TL, takip dayanağının 10/03/2014 tarihli 10.000,00-TL bedelli bir adet çek olduğu, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir. İzmir... İcra Müd.' nün ... E. sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklının...Ayakkabı ve Malz. San ve Tic. Ltd. Şti, borçlunun ..., borç miktarının 9.931,90-TL, takip dayanağının 10/04/2014 tarihli 10.000,00-TL bedelli bir adet çek olduğu, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir. İzmir... İcra Müd.' nün ...E. sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklının ... Ayakkabı ve Malz. San ve Tic. Ltd. Şti, borçlunun ..., borç miktarının 9.991,74-TL, takip dayanağının 10/05/2014 tarihli 10.000,00-TL bedelli bir adet çek olduğu, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir. İzmir... İcra Müd.' nün... E. sayılı dosyasının incelemesinde; Alacaklının ...Ayakkabı ve Malz. San ve Tic. Ltd. Şti, borçlunun ..., borç miktarının 15.447,39-TL, takip dayanağının 10/07/2014 tarihli 15.000,00-TL bedelli bir adet çek olduğu, takibin halen derdest olduğu belirlenmiştir. Bozma ilamı öncesinde taraflar arasındaki borç alacak durumunun belirlenmesine yönelik olarak dosya ve taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için mahkememizce ara karar oluşturulmuş, ara karar doğrultusunda öncelikle davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması için Kütahya Nöb. Atm' ye talimat yazılmış, talimat mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda: Davacının borcunun olmadığını iddia ettiği, davalının çeklerin ödenmediğini ve elinde olduğundan dolayı haklı olduğunu belirttiği, çeklerin davalı elinde olması sebebiyle davalının haklı taraf olarak gözüktüğü , halen teslim edilen ürün tutarının davalının muavin defterine göre 110.400,60-TL olarak belirlendiği, davacının davalıya 110.400,60-TL borçlu olduğunun görüldüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bozma ilamı öncesi davalı defterleri üzerinde mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda: Davalının 2012 - 2013 - 2014 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdikine sahip olduğu, bu yönü ile sahibi lehine delil sayılması gerektiği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, cari hesap bakiyesine göre 29.599,40-TL ...' ın alacaklı olduğu ancak ödenmemiş borç çeklerinden dolayı çeklerin toplamı olan 130.000,00-TL davacının borçlu olduğu ve net bakiyeye göre 100.400,60-TL davacı ...' ın borçlu olduğu, davalının davacı şirketten 100.400,60-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bozma ilamı öncesi davacı tarafça fatura konusu malların teslim edilmediği iddia edildiğinden bu iddianın ispatı açısından yemin deliline dayanıp dayanılmayacağı sorulmuş, davacı vekili mahkememize verdiği 19/12/2015 tarihli dilekçesinde: Davaya konu malların müvekkiline teslim edilip edilmediği konusunda yemin deliline dayandıklarını belirtmiştir. Davacı vekili 09/02/2016 tarihli celsede: Davalı şirket yetkilisine davaya konu malların davacıya teslim edilip edilmediği konusunda yemin teklif etmiş, bu beyanını imzası ile tasdik etmiş, aynı tarihli celsede duruşmada hazır olan davalı şirket yetkilisi ... yemin teklifini kabul etmiş ve dava konusu malların kendileri tarafından davacı tarafa teslim edildiğine ve çeklerin bedelsiz olmadığına yönelik usulüne uygun olarak yemin eda etmiştir. Her ne kadar davacı tarafça, İzmir ... İcra Müd.' nün... E. ... E. sayılı dosyaları dolayısıyla başlatılan icra takipleri nedeniyle davalı tarafa borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açılmış ise de , taraflar arasında mal alım satımına yönelik devam eden ticari ilişkinin bulunduğu ticari ilişki doğrultusunda davacı tarafça kendisine teslim edilecek mallara karşılık olarak davalı tarafa muhtelif tarihli ve bedelli çekler teslim edildiği, davalı tarafça çeklerin teslim alınmasından sonra davacı tarafça sipariş edilen malların üretilerek davacı tarafa tesliminin sağlandığı, davacı tarafça davalıya 130.000,00-TL toplam bedeli olan çekler teslim edildiği buna karşılık davalı tarafça 100.400,60-TL' lik mal tesliminin yapıldığı, dava konusu edilen 4 adet çekin de davalıya teslim edilen toplam 130.000,00-TL bedelli çekler arasında olduğu, dava konusu edilen çek bedellerinin davacı tarafça davalıya ödenmediği ve davacının çekler dolayısıyla davalı tarafa borçlu bulunduğu, davacı tarafça davalıya sipariş edilen malların kendilerine teslim edilmediği iddiasının ileri sürüldüğü ancak davacı defterlerinde dahi davalı tarafından kesilen 12 adet toplam bedeli 100.880,64-TL olan faturaların kayıtlı bulunduğu, faturaların defterlere kayıt edilmiş olmasının malların davacıya teslimini kanıtladığı ayrıca TBK 207/2 maddesi uyarınca alıcı ve satıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğundan davacının eksik mal teslimi iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu çekin ödeme vasıtası olup kural olarak mevcut bir borcun ifası amacı ile verildiğinin kabulünün gerektiği davacının bu karinenin aksine çeklerin olarak avans verildiği ve satın alınan mal eksik teslim edildiği için bedelsiz kaldığı iddiasını ispat edemediği gibi fatura konusu malların davacıya teslim edildiğine dair davalı tarafça usulüne uygun olarak yemin eda edildiği, yeminin kesin delil niteliğinde bulunduğu, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davacının davalı tarafça teslim edilen mal bedeli karşılığı davalı tarafa verdiği dava ve takip konusu edilen çekler dolayısıyla davalıya borçlu olduğu, mahkememizce İzmir... İcra Müd.' nün... E. sayılı dosyalarına yatacak paranın alacaklısına ödenmemesi yolunda ihtiyati tedbir kararı verildiği ve verilen kararın teminat yatırılarak uygulanmış olduğu, bu icra takipleri dolayısıyla davalının alacağının geç alınmasına sebebiyet verildiği ve bu 3 takip dosyası yönünden kötü niyet tazminatının yasal koşullarının oluştuğu incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davanın REDDİNE, 2-İzmir ... İcra Müd.' nün ... E. sayılı dosyalarının toplam bedeli olan 30.314,17-TL üzerinden hesaplanacak % 20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Peşin alınan harç fazla olduğundan 745,55 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 5.383,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılan 1 davetiye bedeli 9.00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar tarafların yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2018 Katip ... E imza Hakim ... Eimza