İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/635 E. 2021/108 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/635
- Karar No
- 2021/108
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/635 Esas KARAR NO : 2021/108 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/05/2017 KARAR TARİHİ : 28/01/2021 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize verdiği 31/05/2017 tarihli dilekçesinde; 24/03/2017 tarihinde ... nda meydana gelen trafik kazasında; davalılardan ... ...' nun işleteni olduğu diğer davalı ... ...' nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın davacıların tek çoçukları ...' a çarpmak suretiyle ölümüne sebep olduğunu, kazaya karışan aracın ... numaralı ZMMS poliçesi ve ... numaralı Kasko Poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın akabinde tutulan tutanak ve yapılan alkol ölçümlerinde davalı ...' nun 24/03/2017 günü saat 20.35' de trafik polislerince 103 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, davalının itirazı üzerine Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 25/03/2017 saat 01.56' da yapılan ölçümde davalının kanında 0.113 promil alkol olduğunun tespit edildiğini, kaza sonrası tutulan tutanakta müteveffanın KTK' nın 68/1 b2. maddesi uyarınca asli kusurlu, davalı ... ...' nun ise kusursuz olarak nitelendirildiğini ancak tutulan tutanağın gerçeği yansıtmadığını, davalının alkollü, hızlı olduğu, fren yapmadığını, kazanın önlenmesi için hiç bir tedbir ve önlem almadığını, trafik polislerinin yalnızca davalının beyanı ile tutanak düzenlediklerini, araştırma ve inceleme yapmadıklarını, tutulan tutanakta çarpma noktası, kaza saati gibi önemli hususların yanlış belirtildiğini, kazanın orta şeritte olduğu iddia edilmesine rağmen kaza sonu çekilen fotoğraflarda kazanın deniz kenarındaki en sağ şeritte olduğunun görüldüğünü, trafik polisleri tarafından tutulan kaza tespit tutanağında olayın meydana gelmesine neden olan somut delillerin tutanağa aktarılmadığını, ...' nın davacıların tek çocuğu olduğunu, başarılı bir öğrenci ve geleceği parlak bir müzisyen olduğunu, tüm çevresi tarafından sevilen bir insan olduğunu, davalının kazaya karışan aracı tamir ettirdiğini, bu tamir ile delillerin kaybedildiğini, davalının kazanın aydınlanması ve olayın çözülmesini sağlayacak delilleri karartmaya çalıştığını, davalılardan ... ... adına kayıtlı bulunan... - ... ve ...plaka sayılı araçlarını kaza sonrası 3. kişilere satış göstermek suretiyle devrettiğini, davalının mal kaçırma eylemleri içinde olduğunu, eylemlerin hali hazırda da devam ettiğini belirtmiş, davalıların mal varlıklarını kaçırmaya yönelik olarak 3 tane araçlarını kaza sonrası da sattıkları dikkate alınarak davalıların mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına, davacıların her biri için 300.000,00-TL olmak üzere toplam 600.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, ( sigorta şirketi için talebin reddedildiği 18/04/2017 tarihinden itibaren faiz işetilmesine ) fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile her bir davacı için 1.000,00-er TL' den toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasa faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ( sigorta şirketi için poliçelerinin klozları ve limitleri ile sınırlık olmak üzere ve 18/04/2017 tarihinden itibaren faiz işetilmesine ) karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili mahkememize verdiği 21/06/2017 tarihli cevap dilekçesinde; trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plaka sayılı aracın 29/09/2016 - 29/09/2017 vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limiti dahilinde , sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, poliçenin manevi tazminatı kapsamadığını, öncelikle kusur oranının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması sebebiyle başvurunun reddinin gerektiğini, davalı şirketin temin ettiği trafik poliçesi çerçevesinde sorumlu olduğu destekten yoksun kalma tazminatının geride kalan hak sahiplerinin yoksun kaldıkları gerçek destek miktarı ile sınırlı olduğunu, destekten yoksun kalma hesabının aktüer bir bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacıların her hangi bir sosyal kurumdan tazminat alıp almadığının araştırılması gerektiğini, davalı şirket yönünden temerrüdün usulüne uygun başvuru ve gerekli yasal sürenin geçmesi ile başlayacağını, davalı şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin reddinin gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ... ve ... ... vekili mahkememize verdiği 28/07/2017 tarihli cevap dilekçesinde; davacıların, davalı ... ...' nun delil karartmak için kan testi yaptırdığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı ... ...' nun ceza soruşturmasına ilişkin tüm beyanlarında kaza öncesinde 1 adet 33cc' lik bira içtiğini belirttiğini, kaza sonrasında saat 20.35' de test cihazı ile yapılan ölçümün 103 promil olarak belirlenmesi nedeniyle bir küçük bira nedeniyle bu kadar alkollü çıkması mümkün olmadığından alkol ölçümünün hastanede yapılması talebinde bulunduğunu, bu ölçümden 5 saat 21 dakika sonra İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 25/03/2017 saat 01.56' da alınan numune üzerinden yapılan la...tuvar incelemesi sonucunda; 0,113 promil alkollü olduğunun belirlendiğini, vucüttaki alkol düzeyinin her saat 0,15 promil azaldığı dikkate alındığında 91,55 promil alkollü olduğunu, hastane ölçümüne göre vucüdundaki alkol miktarının 100 promilin altında olduğunun anlaşıldığını, kaza tespit tutanağında davalı ... ...' nun 103 promil alkollü olduğunun belirtildiğini, bu tespitin kaza tespit tutanağını düzenleyen trafik polis memurlarının kusur değerlendirmesi yaparken kazaya ilişkin tüm hususları dikkate aldıkları, davalı ... ...' nun alkol durumunun sürüşüne etkisi olmadığından kusursuz olduğu, tüm kusurun ...' a ait olduğu sonucuna vardıklarını gösterdiğini, soruşturma sırasında davalı ... ... ve tesadüfen oradan geçen tanık ...' in ifadelerinin alındığını, olayın tek görgü tanığının bu şahıs olduğunu, davalıların ifadelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair iddiaların hiç bir dayanağının olmadığını, davalı ... ...' nun kaza anında 40- 50 km sürat ile seyrettiğini, yan şeritteki araçlar, olay saatinde havanın karanlık olması, taşıt yolunun aydınlatılmaması sebebiyle ...' ı daha önce fark etmesini engellediğini, davacının acı fren yaparak ...' a çarpmamaya çalıştığını, sağ - sol manevra ile ...' a çarpmamaya çalıştığını, çarpmayı önlemek için yapılabilecek tüm fiilleri gerçekleştirdiğini, alabileceği başka bir önlem olmadığını, kaza tespit tutanağında kusur yükletilmediğini, ...' ın yakında yaya üst geçidi olmasına rağmen her saatte yoğun trafiğin olduğu 3 şeritli yoldan kendi güvenliğini sağlamadan ve geçen araçlara öncelik hakkı vermeden karşıya geçmeye çalıştığını, fren sistemi ile ilgili bir arızanın bulunmadığının teknik rapor ile kanıtlandığını, aracın lastiklerinin olaydan bir gün önce yenilendiğini, araç bakımının kazanın hemen öncesinde mutad şekilde yapıldığını, bu durumda davalıya kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat talebi yönünden; olayda davalının her hangi bir kusuru olmadığını, ölümün ...' ın tam kusuru ile meydana geldiğini, ...' ın tam kusuru ile sebebiyet verilen olay ve meydana gelen zarar ile davalının fiili arasında illiyet bağı bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, mahkemece aksi kanaate varılması halinde mali durumlar dikkate alınarak tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, maddi tazminat yönünden davalı ... ...' nun ...' ın ölümünde her hangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı ... ...' nun kullandığı aracın işleteni olmadığını, bu sebeple davalı ... ...' nun ancak kusurlu olması halinde tazminattan sorumlu olduğunu, davalı ... ...' nun kusursuz olması sebebiyle maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, kazaya karışan aracın ... ...' na ait olduğunu, ... ...' nun aracın işleteni olarak ancak sürücü ... ...' nun kusurlu olması halinde sorumlu tutulabileceğini, olayda davalı ... ... kusursuz olduğundan ... ...' na da her hangi bir sorumluluk yükletilmesinin söz konusu olmadığını, mahkemece aksi düşünülmesi halinde tarafların mali ve sosyal durumları gözetilerek tazminat takdirinin gerektiği belirtilerek davanın reddine, mahkemece aksi kanaate varılması halinde hakkaniyete uygun şekilde tazminat miktarlarının düşürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. İzmir... ASCM'nin ... sayılı dosyasının incelemesinde; maktulün ..., katılanların ... ve ..., sanığın ... ..., suçun taksirle ölüme neden olma, alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma, suç tarihinin 24/03/2017 olduğu, mahkemece 21/05/2019 tarihinde sanık ... ... hakkında 103 promil alkol kullanması nedeniyle trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de olayda bir kişinin kaza sonucu ölümüne sebebiyet verildiği tehlike suçunun zarar suçuna dönüştüğü anlaşıldığından trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan TCK'nun 44. maddesi fikri içtima kuralları gereği hüküm kurulmasına yer olmadığına, sanık ... ...'nun üzerine atılı ve eylemine uyan tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu 103 promil alkollü olarak araç kullanırken maktul ... 'a çarpmak suretiyle ölümüne sebebiyet verdiği anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nun 85/1 , 22/3, 50/4, 53/2 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir BAM... Ceza Dairesinin 18/10/2019 tarih ... Karar sayılı ilamı ile İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, kararın 18/10/2019 tarihinde kesinleştiği, ceza dosyası içerisinde alınan bilirkişi raporu ile ATK raporunda maktul ...'ın asli kusurlu, sanık ... ...'nun tali kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece de hükmün gerekçe bölümünde olayın oluşumunda "... sanık sürücünün alkollü bir şekilde tespit edilen 103 promil alkollü olarak araç kullandığı esnada araçta dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek zamanında fren ve direksiyon tedbirini yerine getirmeyerek geç uygulamak suretiyle alkollü olmasından ötürü fren tedbirini geç uygulamak suretiyle tali kusurlu olarak maktul ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği... " kabul edilerek hüküm kurulduğu belirlenmiştir. Kusur oranının belirlenmesine yönelik olarak İstanbul ATK'dan rapor istenilmiş alınan 12/07/2019 tarihli ATK raporunda; olayda davalı sürücü ... ...'nun % 25 oranında, müteveffa yaya ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığını belirlenmiştir. Rapora itiraz edildiğinden trafik kazasında davalı sürücünün aldığı alkolün kusur oranına bir etkisinin olup olmadığı ile kazadaki kusur oranının belirlenmesine yönelik olarak İstanbul Teknik Üniversitesi Otomotiv, Kara Yolu ve Trafik Kürsüsünden seçilecek 2 bilirkişi ile Nöroloji bilirkişiden oluşturulan bilirkişi kurulu vasıtası ile rapor alınması için İstanbul ATM'ye talimat yazılmış, talimat mahkemesince alınan 16/01/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; dava konusu olayda davalı sürücü ... ...'nun % 40 oranında tali kusurlu, davacıların miras bırakanı ...'nun % 60 oranında asli kusurlu olduğu, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana gelmediği görüş ve kanaatine varıldığı ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Taraflarca söz konusu rapora da itiraz edildiğinden itiraz konusunda bilirkişi kurulundan ek rapor istenilmiş alınan 17/07/2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda dava konusu olayda davalı sürücü ... ...'nun % 40 oranında asli kusurlu, ölen yaya ...'nun %60 oranında asli kusurlu olduğu şeklindeki kök rapordaki görüş ve kanaatin sürdüğü ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir. Bilirkişi kurulu raporu alınmasından sonra davalı ... Sigorta AŞ vekili Mahkememize verdiği 09/10/2020 tarihli dilekçesinde; davalı şirket ile davacı yanın maddi tazminat bedeli ile sigortalının % 40 kusuruna istinaden mutabakata vardıklarını davacılara maddi tazminat ödemesinin yapıldığını ve davacılar ile sulh olunduğunu, yapılan ödeme ile davalının davada maddi tazminat yönünden sorumluluğunun kalmadığını, davacı tarafın talep ettiği manevi tazminata ilişkin taleplerinin devam ettiğini, davanın maddi tazminat yönü ile konusuz kaldığını belirtmiş, davacılar vekili de Mahkememize verdiği 12/10/2020 tarihli dilekçesinde; davalı ... Sigorta AŞ tarafından 11/09/2020 tarihinde maddi tazminat davası kapsamında davacılara gerekli ödemenin yapılmış olup davanın maddi tazminata ilişkin bölümünün konusunun kalmadığını, davaya manevi tazminat bakımından devam edildiğini belirtmiş, davacı asil ve davacılar vekili Mahkememizin 22/10/2020 tarihli celsesinde de maddi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığını, davaya manevi tazminat yönünden devam ettiklerini, maddi tazminat yönünden vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, bu beyanlarını imzaları ile tasdik etmişlerdir. Dava dilekçesinde bahsi geçen ... sayılı ZMMS poliçesi ile... sayılı kasko poliçesinin birer örneğinin celbi için davalı ... Sigorta AŞ.'ye yazı yazılmış, davalı tarafından...nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesi ile ... nolu Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi Mahkememize gönderilmiş, Kasko Sigorta Poliçesinin incelemesinde sözleşmenin başlangıç tarihinin 29/06/2016 bitiş tarihinin 29/09/2017 olduğu, sigortalı aracın davalı ... ...'na ait ... plaka sayılı araç olup ihtiyari mali mesuliyet açısından manevi tazminat teminat miktarının kaza başına 10.000,00 TL olarak düzenlendiği belirlenmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davacı tarafça 24/03/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların miras bırakanı ...'nun vefat ettiği, onun vefatı ile davacıların maddi ve manevi zarara uğradığından bahisle oluşan zararın giderilmesine yönelik olarak davalılar hakkında Mahkememize dava açıldığı, 29/09/2016 - 29/09/217 vadeli ... numaralı ZMMS poliçesi, 24/03/2017 tarihinde saat 20:30 sıralarında davalı ... ...'na ait ,davalı ... ... sevk ve idaresindeki ve davalı ... Sigorta AŞ 'ye 29/09/2016 - 29/09/2017 tarihleri arasında geçerli... numaralı ZMMS poliçesi ile 29/09/2016 - 29/09/2017 tarihleri arasında geçerli ... nolu Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın Mustafa Kemal Bulvarını takiben Konak istikametinden Balçova istikametine seyir halinde iken olay mahallinde aracının sol ön kısmı ile seyir istikametine göre sol ön kısımdan kaplamaya girip hareketli trafikte karşıdan karşıya geçiş yapan davacıların miras bırakanı ...'a çarpması sonucu ...'ın ölümüne sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda davacıların miras bırakanının % 60 oranında asli, sürücü ... ...'nun % 40 oranında tali kusurlu bulunduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talep edildiği, yargılama aşamasında maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığı ve maddi tazminat talebine yönelik davanın konusunun kalmadığı, davacıların olay sonucu olay tarihi itibariyle 16 yaşında olan tek çocuklarını kaybetmeleri sebebiyle manevi olarak ta zarar gördükleri, bu zararında giderilmesinin gerektiği, olayın niteliği, olay tarihi , tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusur oranları ve paranın satın alım gücü göz önüne alınarak davacılar lehine uygun miktarda manevi tazminatın hüküm altına alınmasının gerektiği, söz konusu manevi zarardan davalılar ... ... ve ... ... ' nun haksız fiil hükümleri , davalı ... Sigorta ' nın Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi hükümleri doğrultusunda sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinden dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği ve sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlandırılmasının gerektiği incelenen tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış, maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı tarafça maddi tazminat talebi yönünden açılan davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından maddi tazminat talebi ile ilgili KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile Davacı ... için 100.000,00 TL Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan 24/03/2017 ,davalı sigorta şirketi yönünden 18/04/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlandırılmasına , Manevi tazminat talebi ile ilgili fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE, 3-Alınması gereken 13.662,00 TL harcın peşin alınan 2.056,14 TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.605,86 TL harcın davalı tarafça tamamlanmasına , 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden davacı ... için 13.450,00 TL , davacı ... için 13.450,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, Davacı tarafça talep edilmediğinden maddi tazminat talebi ile ilgili vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davacı ... yönünden hesaplanan 13.450,00 TL tek vekalet ücreti ile davacı ... yönünden hesaplanan 13.450,00 TL tek vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 30 davetiye gideri 285,00.-TL, Adli Tıp ve bilirkişi inceleme ücreti 1.814,50 TL olmak üzere toplam 2.099,50 TL yargılama giderinin red ve kabule göre 700,00 TL lik bölümünün davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan bölümünün davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça yatırılan 2.092,14 -TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Dair tebliğden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar Davacı asil ... ile davacılar vekili Av. ... ile davalı ... Sigorta vekili Av. ... ve davalı ... ve ... vekili Av.... 'ın yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2021 Başkan... E - İMZA Üye ... E - İMZA Üye ... E - İMZA Katip... E - İMZA