İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1230 E. 2018/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1230
Karar No
2018/266
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1230 Esas KARAR NO : 2018/266 DAVA : Ticari Şirket ( Sermaye Artırımından Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 25/10/2017 KARAR TARİHİ : 21/03/2018 Davacı tarafından davalı hasımsız aleyhine açılan Ticari Şirket ( Sermaye Artırımından Kaynaklanan ) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; tüm dosya heyetçe ele alındı, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, mahkememize verdiği 25/10/2017 tarihli dilekçesinde: Müvekkilinin İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı olup şirketin en son sermayesinin 13.000.000,00 TL si olarak bulunduğunu, bu hususun şirket ana sözleşmesinin 6. Maddesinde açıkça yer aldığını, müvekkilinin 09/10/2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan ...no' lu sermaye artırımı hakkındaki kararda, şirket sermayesinin 13.000.000,00 TL den 16.000.000,000 TL ye çıkartılmasına, şirket ana sözleşmesinin sermaye ile ilgili 6. Maddesinin değiştirilerek gerekli tescil ve ilan işlemlerinin yaptırılmasına , önceki sermayeyi teşkil eden 13.000.000,00 TL sinin tamamen ödenmiş olduğu, bu defa artırılan 3.000.000,00 TL ' nin 164.189,45 TL sinin geçmiş yıllar karlarından 2.835.810,50 TL sinin ise ortaklara borçlar hesabından karşılanmasına karar verildiğini, kararın müvekkili şirket hakkında İzmir... ATM 'sinin ...Esas sayılı dosyasından verilen iflasın ertelenmesi dosyasında şirkete atanmış olan kayyum... tarafından da onaylanarak imza altına alındığını, TTK 127. Maddesinde alacakların ticaret şirketlerine sermaye olarak konulabileceğinin düzenlendiğini, 342. Maddenin 1. Fıkra hükmünün saklı tutulduğunu, 342. Maddenin 1. Fıkrasında ise vadesi gelmemiş alacakların sermaye olamayacağının düzenlendiğini, bu düzenlemeler ışığında 127. Madde uyarınca alacakların sermaye ilavesinin mümkün bulunmakta olup, 342. Madde uyarınca ise bu alacaklar ayni sermaye niteliğinde olduğundan 343. Madde uyarınca bilirkişiler tarafından değer biçilmesi gerektiğini , Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün 02/01/2014 tarih ve 023 sayılı ile 15/07/2013 tarih ve 5065 sayılı yazısında belirttiği ve tüm ülkedeki il ticaret sicil müdürlüklerinde de kabul gördüğü üzere ortağın şirketten alacağı bulunması halinde ortak bu alacağını sermaye olarak şirkete koymak isterse şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine dava açılarak ve mahkemenin atayacağı bilirkişinin raporuna göre bu işlemin gerçekleştirilmesi gerektiğinden şirket sermayesine konulacak olan ayni sermayenin tespiti için mahkemeye başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu belirtmiş, tespit talebinin kabulü ile müvekkili şirketin sermayesinin geçmiş yıllar karlarından ve ortaklara borçlar hesabından karşılanarak artırılması yönünde alınmış olan genel kurul kararı gereği ayni sermaye miktarlarının geçmiş yıllar karlarından ve ortaklara olan borçlar hesabında sermaye eklenmesi için kayıtlarda yer aldığının bu alacakların sermaye artırımında kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durum olmadığının bilirkişilerce tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Talep doğrultusunda dosya üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yaptırılmış, alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin 2016 yılı vergi sonrası karının 164.189,45 TL olduğu, 2014 yılı zararının 204.254,36 TL olduğu, şirketin kümülatif zararının ise 40.064,91 TL olduğu, ortaklara dağıtılabilir karın olmadığı, bu sebeple de talep edilen 164.189,45 TL tutarın sermaye ilave edilmesinin TTK mevzuatına uygun olmadığı görüş ve kanaatine varılmakla birlikte mahkemece aksi yönde karar verilir , " her iki kavram birbirinden bağımsızdır ve oluşan zarar mahsup edilmeksizin oluşan kar ortaklara dağıtılabilir, ortaklara dağıtılmaması sermaye ilave edilmesi kararı çerçevesinde de sermaye ilave edilmesinde mevzuata aykırılık yoktur " dendiği takdirde ise TTK 462 ve 519. Madde hükümleri çerçevesinde davacı şirketin 2016 yılı vergi sonrası karı 164.189,45 TL olup % 5 'i olan 8.209,47 TL'sini 1. Tertip yasal yedek akçe olarak ayırıp arta kalan 155.979,98 TL 'sini sermaye ilave etmesinde mevzuata aykırı bir durum olmayacağı kanaatine varılabileceği, davacı şirketin yasal defter kayıtlarında 09/10/2017 tarihi itibariyle kısa vadeli borçlarının takip edildiği, 331 - Ortaklara borçlar hesabında , 3.219.806,47 TL şirket ortağı ...' e borçlu göründüğü, dökümü yapılan 2.926.652,75 TL tutarındaki işlemlerin banka üzerinden nakit olarak şirket ortağı... tarafından yapıldığının, sunulan banka dekontları ile banka ekstrelerinden ve yasal defter kayıtlarından görüldüğü, davacı şirketçe alınan sermaye artırım kararında ise şirket ortağının şirketten olan alacağının 2.835.81,50 TL'sinin sermaye ilavesi talep edilmiş olup bu alacakların sermaye artırımında kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durum olmadığı ayrıntılı ve gerekçe olarak belirtilmiştir. Toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda: Davacı tarafça, davacı şirketin sermayesinin geçmiş yıllar karlarından ve ortaklara borçlar hesabından karşılanarak artırılması yönünde alınmış olan genel kurul kararı gereği, ayni sermaye miktarlarının geçmiş yıllar karlarından veya ortaklara olan borçlar hesabında sermaye eklenmesi için kayıtlarda yer aldığının, bu alacakların sermaye artırımında kaynak olarak kullanılmasında mevzuata aykırı bir durum olmadığının, tespitine karar verilmesine yönelik olarak mahkememizden talepte bulunulduğu, mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan 08/03/2018 tarihli raporunda; davacı şirketin 2016 yılı vergi sonrası karının 164.189,45 TL olduğu, 2014 yılı zararının 204.254,36 TL olduğu ve şirketin kümülatif zararının 40.064,91 TL olduğunun ve ortaklara dağıtabilir karın olmadığının belirtildiği, yine davacı şirketin yasal defter kayıtlarında ortaklara borçlar hesabında 3.219.806,47 TL şirket ortağı ...e borçlu olarak göründüğünün belirtildiği, TTK 343.madde kapsamında sermaye olarak konulacak alacağın gerçek, geçerli, muaccel ve tahsil edilebilir nitelikte bir alacak olması gerektiği, davacı şirketin iflas ertelemede bulunduğu nazara alındığında davacı şirketin ortağa olan borcunun tahsil edilebilir nitelikte bulunmadığı ve ortaklara dağıtılabilir bir karının da bulunmadığı sonucuna ulaşılarak talebin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Talebin REDDİNE, 2-Eksik kalan 4,50 TL harcın davacı tarafça karşılanmasına, 3-Davanın niteliği gereği, davacı tarafça yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçe yönünden kısmen Üye Hakim ...ın ve red yönünden Başkan ...n karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verildi. 21/03/2018

Başkan... (Karşı Oy) eimza Üye... eimza Üye... eimza (Gerekçe yönünden Karşı Oy) Katip ... E imza

KARŞI OY : Davacı'nın talebinin ortağın şirketten olan alacağı ile geçmiş yıl karlarının ayni sermaye olarak konulabilmesi amacıyla bunların değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması ve alınan raporun TTK 343. Maddesi uyarınca onaylanmasına ilişkin bir talep olup mahkememizce talep doğrultusunda işlem yapılarak rapor alındığı, alınan bilirkişi raporunun TTK 342 ve 343. Maddeleri gereğince onaylanmasına ilişkin yasal koşulların oluştuğu anlaşıldığından talebin kabulü ile bilirkişi raporunun onaylanmasına yönelik karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun talebin reddine ilişkin kararına karşıyım. 23/03/2018 (Başkan ...)

KARŞI OY : Talebin TTK m.127. kapsamında kalmadığı, kaldıki, şirketin var ise geçmiş yıllardaki karlarının iflas ertelemede olan şirketin borçlarını karşılaması gerektiği, bu haliyle şirketin iflas ertelemenin şartlarından kurtulması sonucunu doğuracağı, iflas ertelemede olan şirketin hesaplanacak karların olması hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağı dolayısıyla talebin reddine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun talep kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırmasına karşıyım. 23/03/2018

(Üye...)

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1230, K. 2018/266, T. 21.03.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1230-e-2018-266-k-4ab2c7bbb172