İlk Derece Mahkemesi · İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/497 E. 2018/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/497
Karar No
2018/248
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/497 KARAR NO : 2018/248 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2016 KARAR TARİHİ : 16/03/2018 Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... Köyü Bergama -İzmir adresindeki granit işleme fabrikasında ihtiyaç duyduğu elektrik enerjisini... tesisat numarası ile 2013 yılının 6. Ayından itibaren davalı ...Elektrik Perakende Satış A.Ş.'den satın aldığını, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme devam ederken kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli adı altında ücretlerin müvekkiline tahakkuk ettirilen faturalara tüketim bedeline ek olarak yansıtıldığını, müvekkilinden alınan bu ücretlerin hukuk devleti ilkelerine tamamen aykırı olduğunu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi Başkanlığının... sayılı Kararında; 'Elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından hırsızlanmak suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmek hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmamaktadır. Hem bu hal, parasını her halükarda tahsil eden davalı Kurum'un çağın teknik gelişmelerine ayak uydurmasına engel olur, yani davalı kendi teknik alt ve üst yapısını yenileme ihtiyacı duymayacağı gibi; elektriği hırsızlamak suretiyle kullanan kişilere karsı önlem alma ve takip etmek için gerekli girişimlerde de bulunmasını engeller. Oysa ki, elektrik kaybını önleme ve hırsızlıkları engelleme veya hırsızı takip edip, bedeli ondan tahsil etme görevi de bizzat enerjinin sahibi bulunan davalıya aittir.' şeklinde karar verdiğini, müvekkilinin ticari faaliyetinin aksamaması ve cebri icra baskısından kurtulmak amacıyla dava konusu edilen bedelleri ödediğini, yapılan kesintilerin haksız kesinti olması ve işin ticari faaliyet kapsamında olması sebebiyle davalının tahsil ettiği bedellerin avans faiziyle birlikte iadesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkilinden 2013 yılı 6. ayından itibaren haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen kayıp-kaçak bedeli (kayıp-kaçak bedeli üzerinden feri kesintileri olan TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim Vergisi ve KDV dahil), dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedeli için şimdilik 1.000-TL'nın kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın, faturalarda yer alan kayıp- kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ile bu bedeller üzerinden alınan TRT Payı, Enerji Fon bedeli, Belediye Tüketim Vergisi, adı altında tahsil edilen bedellerin, haksız olduğu iddiası ile iadesine yönelik olarak müvekkil şirkete yöneltmiş olduğu davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. Maddesinin Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davaları düzenleyen birinci fıkrasının c bendinde "Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da karara bağlanacağı" ifade edildiğini, bir kamu kuruluşu olan EPDK'nun aldığıyasal mevzuattan aldığı yetki ile yaptığı düzenleyici işlem sonucu ülke genelinde uygulanan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenleri de bu madde kapsamında olup bu davalarda görevli mahkemenin ilk derece mahkemesi olarak Danıştay olduğunu, dolayısıyla bu davanın Danıştay'da açılması gerektiğini,... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin mevzuat gereği kısmi bölünme yöntemi ile 13.12.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek kuruluş işlemlerinin tamamlandığını ve 01.01.2013 tarihinden itibaren İzmir ve Manisa illerinde perakende satış faaliyetini sürdürmeye başladığını, bu çerçevede davaya konu fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak bedeline ilişkin taleplerin muhatabının, başta alınan kurul kararları ve düzenleyici işlemlerle bu bedellerin alınmasını öngören EPDK olmak üzere, faaliyet konusu anılan bedellere ilişkin uygulayıcı konumundaki... Elektrik Dağıtım A.Ş. olduğunu, müvekkil şirketin faaliyet konularından olmayan dava konusu taleplerle ilgili olarak ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin sorumlu tutulmasının düşünülemeyeceğini, dava ile talep edilen fatura bileşenlerinden kayıp-kaçak kullanım bedelinin müvekkil şirketin faaliyet sahası içerisinde tahsil edilen bedeller olmayıp, dağıtım şirketinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketine ödenen bedeller olduğunu, Kayıp-kaçak bedelinin; dağıtım bölgesinin hedef kayıp-kaçak oranına göre belirlenen ve EPDK Tarafından onaylanan bedel olduğunu, 6446 sayılı Kanunun 17.maddesinde; 'Kurul onaylı tarifelerin hüküm ve şartları, bu tarifelere tabi olan tüm gerçek ve tüzel kişileri bağlar hükmüne sahip olduğunu, kayıp-kaçak tarifesinin dağıtım bölgelerinin hedef kayıp-kaçak oranları dikkate alınarak 2999 sayılı Kurul Kararı ile ulusal bazda ve abone grupları bazında Türkiye Genelinde tek bir fiyat olarak belirlenerek 01.01.2011 tarihinden itibaren uygulanmaya başladığını, iletim bedelinin; TEİAŞ tarafından dağıtım lisansı tüzel kişiye fatura edilen iletim tarife tutarının karşılanması için dağıtım lisansı tüzel kişiler tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanan birim fiyatı ifade ettiğini, dağıtım Sistemi Kullanım Bedelinin; elektrik piyasası Tarifeler Yönetmeliğinin 4/13 maddesinde; 'Dağıtım hizmeti sunabilmek için dağıtım sistemine ilişkin yatırım harcamaları, işletme ve bakım giderleri dikkate alınarak hesaplanan fiyat" olarak tanımlandığını, sayaç okuma bedelinin; sayaç okuma maliyetlerini yansıtan ve Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği kapsamında belirlenen bir bedel olup tüm dağıtım sistemi kullanıcıları için okuma başına belirlendiğini, sayaç okuma işleminin dağıtım şirketlerinin faaliyet konusu olduğunu, TRT Payı; 784 sayılı Kanun ile 4.12.1984 tarihli ve 3093 sayılı TRT Gelirleri Kanununun 4. Maddesinin c bendinde yapılan değişiklikle sadece EPDK onaylı PST üzerinden %2 oranında TRT Payının 01.09.2006 tarihinden itibaren tüketiciden alınarak TRT'ye aktarıldığını, davayı husumet bakımından kabul anlamına gelmemekle birlikte, fatura bileşenlerinin abonelerden tahsilinin müvekkil şirketin inisiyatifinde olmayıp mevzuat gereği müvekkil şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu, faturayı oluşturan bileşenlerin ve bu bileşenlerin birim fiyatlarının EPDK tarafından belirlendiğini, perakende satış şirketlerinin bu kalemlerin ve birim fiyatlarının belirlenmesinde hiçbir rollerinin bulunmadığını, bu sebeple iş bu davanın müvekkil şirkete yöneltilmesinin hukuki olmadığını, elektriğin tüketildiği noktaya kadar taşınması ve tüketiciye sunulması esnasında Dağıtım sisteminde oluşan kayıp ve kaçağın EPDK tarafından fiyata dahil edilmesinin mevzuat gereği olduğunu, ayrıca abonelerin, lisans sahibi şirket ile imzalamış oldukları sözleşme gereğince ilgili mevzuat hükümlerine uymak zorunda olduğunu, davacı taraf ile imzalanan Perakende Satış Sözleşmesinin 3. Maddesinde; 'taraflar, bu sözleşme ile ilgili mevzuat ve mevzuatta yapılacak tüm değişikliklere uymayı taahhüt eder' denildiğini, davacı tarafın ödemelerini ihtirazi kayıt koymadan yaptığını, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olamayacağına dair çok sayıda Yargıtay kararının mevcut olduğunu, dava konusu ile ilgili açıklamalarını destekler mahiyette yeni yasa teklifinin TBMM Başkanlığına 25.04.2016 tarihinde sunulduğunu, yeni yasa teklifi ile 6446 sayılı Yasanın 17.maddesine eklenen lO.fıkra hükmüne göre (ç), (d) ve (f) bentlerinde yer alan bedeller, Kurum tarafından belirlenen tarifeler kapsamında ürün ve hizmet bedeli niteliğinde maliyet unsurları olduğunu ve 'Ürün ve hizmet bedeline ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ve Mahkemelerin yetkisi ürün veya hizmet bedellerinin Kurulun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır' düzenlemesinin yapıldığını, yeni ilgili kanun teklifinin 6446 Sayılı Kanuna geçici maddeler eklenmesine ilişkin 24. Maddesi ile Elektrik Piyasası Kanununa eklenmesi planlanan geçici 20. Maddesinin 1. Bendinde 'Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış, her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında da bu Kanunla değiştirilen 17. Madde hükümleri uygulanır' düzenlemesi ile; Kurul Kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, iletim, sayaç okuma, perakende satış hizmeti ve kayıp-kaçak bedellerinin iadesine ilişkin dava ve taleplere bir sınırlama getirilmesinin zorunluluk olduğunun kabul edildiğini,yapılmasına ihtiyaç duyularak planlanmış tüm bu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, dava konusu edilen ve Kurul Kararlarına uygun şeklide tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin verilen hizmetin ve sunulan ürünün maliyet unsuru olarak, bu ürün ve hizmeti alan gerçek ve tüzel kişilere yansıtılmasının zorunlu olduğu ve hukuka aykırılık teşkil etmediğinin belirlendiğini, açıklanan nedenlerle; davanın görevli yargı yeri mahkemesinde açılmamış olması, dava şartlarının bulunmaması, müvekkil şirketin taraf sıfatı taşımaması, elektrik faturasında yer alan kalemlerin ve bu kalemlerin birim fiyatlarının 4628 ve 6446 sayılı yasaların verdiği yetkiye dayalı olarak EPDK tarafından belirlenmiş olması, adı geçen yasalar ve idari işlemler yürürlükte kaldıkları sürece ilgili tüm tarafları bağlayıcı nitelikte olması nedenleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik faturalarında belirtilen ve davacı tarafından haksız ödendiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir. Davaya dayanak abonelik sözleşmesine dayalı tüm faturalar celp edilip incelendikten sonra 17/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6719 sayılı Kanun da gözetilerek dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişiden 13/10/2017 tarihli rapor alınmıştır. Raporda özetle; dava konusu edilen dönemde ...Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp - kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bedelin bulunmadığının belirlendiği görülmüştür. Bilirkişi raporu, dosya içeriğine, usul ve yasaya uygun bulunmakla mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan elektrik abonelik sözleşmesinden dolayı davacıya tahsis edilen...tesisat numaralı abonelik uyarınca abonelik tarihinden itibaren kayıp kaçak ve diğer bedeller adı altında davalı tarafından davacıdan hukuka aykırı olarak herhangi bir bedelin alınıp alınmadığı, alınmış ise miktarının ne kadar olduğu uyuşmazlık konusudur. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, yasal düzenlemeler ve hükme elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, davalının herhangi bir hizmet karşılığı olmadan kayıp kaçak, dağıtım, iletim bedeli tahsil ettiği, yapılan bu tahsilatların haksız ve hukuka aykırı olduğundan bahisle bunların iadesine yönelik olarak davalı hakkında mahkememize dava açıldığı, 17/06/2016 tarihli ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı " Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 21. Maddesi ile 6446 sayılı Kanunun 17. Maddesine Eklenen 10. Fıkra Hükmü ile " Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında düzenlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır " düzenlemesinin getirildiği, düzenleme doğrultusunda EPDK tarafından çıkartılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda mahkemelerce sadece EPDK' nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu edilen dönemde davalı ...Elektrik Perakende Satış A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarlarının EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK' nın düzenleyici işlemlerine uygun olduğu, davacıdan EPDK tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmadığının alınan ayrıntılı, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6719 sayılı Kanun'un geçici 20. Maddesinde" Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmet, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümleri uygulanır " düzenlemesinin yer aldığı, bu düzenleme doğrultusunda 6446 sayılı Kanun' un 6719 sayılı Kanun ile Değişik 17. Maddesinin 6719 sayılı Kanun' un yürürlüğe girdiği 17/06/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen ve 10. Fıkrasında yer alan düzenlemenin davamız açısından da uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede 6719 sayılı Kanun ile geçmişe etkili olacak şekilde getirilen bu düzenleme dikkate alındığı takdirde kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsil edilen diğer elektrik kalemi bedellerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından davacının dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bununla birlikte; davacı tarafın dava açıldığı tarihteki mevzuat, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.05.2014 tarih ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar sayılı kararı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kararları gereği içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 E.-2009/526 K. sayılı ilamında "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin" vurgulandığı, bu kapsamda davacının dava açıldığı tarihte kayıp kaçak ve diğer bedellerin tahsilini talep edebileceği dikkate alındığında, davacı lehine yargılama giderleri ve maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 6719 Sayılı yasa gereğince davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından davanın esası hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, Peşin alınan 58,40 TL harcın alınması gerekli maktu 35,90 TL harca mahsubu ile bakiye 22,50 TLnin karar kesinleştikten sonra davacıya ödenmesine, Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 13/2.maddesi ve dava değeri nazara alınarak davacı yararına takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından sarf olunan 35,90-TL harç, 91,50-TL tebligat, 350,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 477,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalanının HMK'nın 333/(1). maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair miktar itibari ile kesin olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/03/2018

Katip ... E imza ¸

Hakim ... eimza ¸

Atıf: İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/497, K. 2018/248, T. 16.03.2018, www.arakarar.com/karar/izmir-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-497-e-2018-248-k-9edea0c9816f