İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/11 E. 2024/723 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/11
- Karar No
- 2024/723
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/11 Esas KARAR NO:2024/723 DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 27/02/2023 KARAR TARİHİ: 26/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalı ------ müvekkili şirket arasında banka kredili konut sigorta poliçesi akdedildiğini, müvekkili ile sigortalı dava dışı sigortalı ---- poliçe numaralı, ----akdedildiğini, anılan poliçe ile ---- adresinde bulunan konut ------- tarihleri arasında sigortalandığını, davalı tarafından üretilmiş olan ---------- kaynaklı yangın nedeniyle sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, konutun banyosunda bulunan ------televizyon elektrik aksamından kaynaklı yangın çıkması sonucu sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, işbu sebeple---- zarar gören sigortalı hesabına 25.01.2022 tarihinde 90.540,00 TL tazminat ödendiğini, davalı üretici olarak ürününün ayıplı olması nedeniyle sorumuluğu bulunduğunu, müvekkil şirketin, davalı sigortalıya rücu hakkı bulunduğunu, davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibi hukuka uygun olduğunu,----- dosyasına vaki itirazın 90.540,00 TL alacak açısından iptali ile takibin 25.01.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ----tarafından sigortalısı ---ait konutta çıkan yangının --------- kaynaklandığını ileri sürerek, yangın sonucu sigortalısına ödediği tutarın müvekkili şirketçe tazminini talep ettiğini, davacı şirket tarafından sunulan ekspertiz raporu ve yangın raporunun yangının --------- kaynaklandığı iddiasının ispatı için yeterli ve yüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu ürünün montajının müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, televizyonun yetkili satıcıdan alındığı ve montaj/ bakım hizmetlerinin yetkili servisçe yapıldığının sigorta şirketi tarafından ispatı gerektiğini, davacı şirket tarafından sigortalısına ödenen tutarın yangın sonucu oluşan hasar ile uyumlu olup olmadığının ve davacı şirketin müvekkil şirketten faiz talep etmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması gerektiğini, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini, yangına sebebiyet verdiği iddia olunan televizyona ilişkin marka ve model bilgisi dava dilekçesi ve eklerinde yer almadığını belirtilen sebeplerle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse öncelikle, müvekkili şirketin mal kaçırma ihtimali bulunmadığından ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, yangının -------marka olduğu iddia edilen televizyondan başladığını ispata elverişli bir delil bulunmaması nedeniyle haksız davanın esastan reddine, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. -------- kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; dava dışı sigortalı ile davalı ----- arasındaki, davalının ürettiği ------satışından kaynaklanan hukuki ilişkide davalı satıcı, dava dışı sigortalı 6502 sayılı yasa da tanımlanan tüketici konumundadır. Görüldüğü üzere halefiyet ilkesi gereğince, davacının yerine geçtiği sigortalı ile, satıcı davalılar arasındaki uyuşmazlık, Tüketici Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık niteliğinde olup, davaya tüketici mahkemesinin bakması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevli olup, HMK'nın 114/1-c, 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Dosyanın karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde görevli --------- NÖBETÇİ TÜKETİCİ HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Daha önce Tüketici Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilip karar kesinleştiğinden mahkememizce verilen karşı görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın -------------- Dairesine gönderilmesine, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemede karara bağlanmasına, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 26/09/2024