İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/848 E. 2025/102 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/848
Karar No
2025/102
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/848 Esas KARAR NO:2025/102 DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ: 11/11/2024 KARAR TARİHİ: 19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkil -------arasında akdedilen sözleşmeye istinaden adı geçene borç verilmiş olup borçlu, sözleşmeden doğan borçlarını ödemediğini, Söz konusu sözleşmeden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine muhatabın borçları muaccel olduğunu, Akabinde banka tarafından ihtarname keşide edilerek borçluya tebliğ edilmiş ancak ödeme yapılmadığını, Bu sebeple borçlu aleyhine---- sayılı dosyası üzerinden icra takibi açıldığını, Davalı/Borçlunun belirtilen sözleşme nedeniyle kendisine her ay bildirilen meblağı, sözleşme hükümlerine aykırı davranarak ödememesi sonucu ------borçlunun sözleşmede belirttiği adrese ihtarname gönderildiğini, Ancak borçlunun tüm bu ihtarlara rağmen borcunu ödemediğini, Müvekkil Bankanın, alacağını tahsil etmek amacıyla-------dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak borçlunın; borca, faize ve borcun tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, Bahse konu itiraz haksız ve kötü niyetli olup Sayın Mahkemeniz tarafından itirazın iptali ile; Davalı/Borçlu tarafın zaman kazanmaya yönelik kötü niyetli olarak borcuna kısmi yapmış olduğu haksız itirazın, tarafımızca yapılan 43.070,25-tl'lik kısmi dava olarak, itirazın iptali talebimizin kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/Borçlu tarafın kötü niyetli olarak yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibinin durmasına sebep olduğundan %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Zarar doğduğu anda muaccel olur.” prensibi gereğince takibin durduğu andan itibaren temerrüt faizi yürütülmesine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER: Dava dilekçesi, banka kayıtları, taraf beyanları, icra dosyası. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.Davalı vekili 12/02/2024 tarihli dilekçesi ile; Davacı yan tarafından dosyaya sunulan dilekçe ile davadan feragat işlemini kabul ettiklerini, feragat beyanı doğrultusunda dosyada herhangi bir şekilde ücret-i vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.Davacı vekilinin 04/01/2025 tarihli dilekçesi ile; dosyaya konu icra takibine konu borcun müvekkili bankaya haricen ödenmiş olduğunu, işbu itirazın iptali davasının konusuz kaldığını, mahkemece konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini ve konusuz kalan işbu davada yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmemesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 19/02/2025 tarihli duruşmada; alacaklarını haricen tahsil ettiklerini, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 331/1 hükmüne göre "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Eldeki davanın genel kredi sözleşmesi nedeni ile davacı banka tarafından davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi sonucu açılan itirazın iptali davası olduğu, dava açıldıktan sonra takip konusu borcun ödendiğinin davacı vekili tarafından bildirilmesi nedeni ile eldeki davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davalının borcu ödemesi nedeni ile davacının dava tarihi itibari ile haklı olduğu anlaşılmış, bu sebeple yapılan yargılama giderlerinden davalı taraf sorumlu tutulmuş, davacının yapmış olduğu yargılama gideri talep doğrultusunda davacı üzerinde bırakılarak şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacı banka harçtan muaf olduğundan dolayı dava açılırken harç alınmamış olup, Harçlar Kanunu uyarınca hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin talep olmadığından davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davacı vekili tarafından vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde--------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 19/02/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/848, K. 2025/102, T. 19.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-848-e-2025-102-k-d2a6492b1e0f