İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/59 E. 2024/776 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/59
- Karar No
- 2024/776
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/59 Esas KARAR NO:2024/776 DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 20/01/2024 KARAR TARİHİ: 02/10/2024 Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının makine üretimini yapan 2017 yılından bu yana alanında öncü olarak çalışan köklü bir şirket olduğunu, davalı şirket davacı ile iletişime geçerek ------ fabrikasının enerji odalarında kullanılmak üzere ergonomi makineleri üretilmesini talep ettiğini, taraflar konu hakkında yazışmalar yaptığını, aralarında bir ilişki kurulduğunu, davalı tarafından üretimi talep edilen ------ağır elektronik cihazlar olan şalterler olduğunu, ------- fabrikasında yerinde ziyaret edildiğini, ekipmanların tasarımlarının gerçekleştirilmiş olduğunu ve teklifin verildiğini, işbu teklifin davalı tarafından kabul edildiği, davalı tarafından verilen onay akabinde ilgili ----- makineleri üretilmeye başlandığını, taraflar arasında iş ilişkisinin kurulmuş olduğunu, sürecin her aşamasında davalının onayı alınarak ilerlendiğini, teslim edilen tüm makineler şirket ile görüşülerek hazırlandığını, davalı şirket talebi doğrultusunda dava dışı ----- teslim edildiğini, müvekkili tarafından makinelerin yapılması ve akabinde teslimi neticesinde------- tutarındaki faturanın düzenlenmiş olduğu ve davalıya gönderildiğini, davalı yan basiretli bir tacir olduğu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, davalı yanın 22 Ağustos 2023 tarihinde müvekkiline cari mutabakat yapılmasına ilişkin mailinde -----projesine ait cari kayıtları paylaşmasını istediğini, müvekkilin cari kayıtları paylaşmasının akabinde de ilgili cari borcunu da kabul ettiğini, davalı yan borcu açıkça ikrar etmekte olmasına rağmen ödeme yapmaktan imtina ettiğini, müvekkili şirketin herhangi bir sorun yaşatmaksızın tarafları mağdur etmeden işbu bahsedilen makinelerin üretimini ve teslimini yapsa da büyük mağduriyet yaşadığını, davalı yan gerekse de ------- davacı müvekkiline herhangi bir olumsuz geri dönüş yapmadığını, makinelere ilişkin herhangi bir memnuniyetsizlik yaşanmadığını, belirlenen vadede ödeme yapılmadığı için davalı şirketin proje yöneticisi ile görüşüldüğünü, proje yöneticisinin ödemenin gerçekleştirilemeyeceğini ve ödeme tarihi konusunda bilgi veremeyeceğini belirtiğini, belirsizlik içinde geçen 3-4 aylık süre sonunda proje yöneticisi tarafından yapılamayacağını ve davacı şirketin dilerse hukuki yollara başvurabileceğini belirttiğini, davacı şirketin ilgili makineleri Euro fiyatı ile çalıştığını, gönderilen tekliflerde de bu hususunun aşikar olduğunu, günümüz enflasyonunda davacı müvekkilinin sonradan telafisi mümkün olmayan zararlarla karşılaşacağını, davalının müvekkiline------ tutarındaki faturalardan kaynaklanan toplam 610.316,09 TL 'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama harç ve mahkeme giderlri ile vekalet ücretinin davalı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ödenen harçların eksiksiz ödenip ödenmediğinin mahkemece resen araştırılmasını, harçlar eksik ödenmiş olması halinde davanın reddine karar verilmesini, davacının dava konusu faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunmuş olduğunu, dosya kapsamında zaman aşımı itirazlarının olduğun, taleplerin zaman aşımına uğramış olması halinde zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmesini, tek başına faturaların varlığının alacak iddiasını ispat edecek mahiyette olmadığını, davacının alacak iddiasını cari hesaba dayandırdığını, davacının müvekkili şirkette bahse konu hizmeti sağladığını ispat etmesi gerektiği gibi alacağın varlığının ispatı açısından bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli olduğunu, davacı tarafın faiz talebinin hatalı olduğunun son derece fahiş olduğunu, davacının müvekkili şirketin temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge bilgi sunmaksızın alacağın doğduğu tarihinden itibaren faiz işletilmiş olduğunun ve bu durumun hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihlerinin de haksız olduğunun yapılacak bilirkişi incelemesi ile ispat edilebileceğini, haksız ve usule aykırı olarak açılan işbu davanın reddini, bu hali ile ispatlanamayan somut dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,-----sözleşme sureti, bilirkişi raporu. DELİLLERİN DEĞERLENMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura nedeni ile alacak istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın, ----- tutarındaki faturalardan kaynaklanan ürünlerin teslim edilip edilmediği, faturalardan dolayı davalının davacıya borçlu olup olmadığı noktasında toplandığı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki tespit edilen uyuşmazlık kapsamında tarafların ticari defter ve kayıtlarının mali müşavir bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi için dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Dosyada mübrez bilirkişi raporunda özetle; ticari defterlerin usulüne uygun tutulup, tutulmadığı yönünden; sayın mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile; davacı----- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2023 yılı fiziki ortamda tutulan yevmiye, defteri kebir ve envanter defterlerinin noter açılış/ kapanış onaylarının süresinde alındığı, 2024 yılında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı yevmiye ve defteri kebir e-defter beratlarının süresinde alındığı, davacı şirketin defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerin T.T.K 'nu ve V.U.K'nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davalı ----- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2023 ve 2024 yıllarında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı yevmiye ve Defteri kebir e defter beratlarının süresinde alındğı, davalı şirketin defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin T.T.K'nu ve V.U.K'nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür. Davacının alacak talebi yönünden ; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olarak davacının -------- tutarındaki faturalarda gösterilen alacağın bulunup bulunmadığı, davacının faturaya konu edimini yerine getirip getirmediği hususlarına ilişkin tarafımdan yapılan mali inceleme neticesinde ; davacı şirketin raporun 4.b.1. Bölümünden incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı açık hesabından ---- dava tarihi itibariyle ----- tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa ---- tutarında borçlu gözüktüğü, her iki tarafından defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, davacının ------ tutarındaki faturaların tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak lehte ve aleyhte kayıtlı olduğu görülmüştür. Tüm bu hususların çerçevesinde davacının alacak talebine ilişkin ispat külfeti altında olduğu, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda ------ tutarlı faturaları davalı şirketin kendi ticari defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere ''alım" olarak kendi aleyhine kendi ticari defterlerinde kaydetmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/ hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 Sayılı HMK 'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece sayın mahkemeye ait olmak üzere kanaatlerini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin davacıdan ----- enerji odalarında kullanılmak üzere ergonomi makinelerini üretilmesini talep ettiği, davalı şirketin talebi doğrultusunda makinelerin üretilerek dava dışı ---- teslim edildiği ancak davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmediği iddiası ile eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça hizmetin verildiği iddiasının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği savunması ile davanın reddininin talep edildiği görülmüştür. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yapılmış, hazırlanan raporda; "...davacı şirketin raporun 4.b.1. Bölümünden incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davalı açık hesabından ---- dava tarihi itibariyle ---- tutarında alacaklı, davalı şirketinde incelenen kendi ticari defter kayıtlarında davacı açık hesabından davacı tarafa 610.316,09 TL tutarında borçlu gözüktüğü, her iki tarafından defter kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, davacının --------- tutarındaki faturaların tarafların ticari defterlerinde karşılıklı olarak lehte ve aleyhte kayıtlı olduğu görülmüştür. Tüm bu hususların çerçevesinde davacının alacak talebine ilişkin ispat külfeti altında olduğu, davacı şirketin düzenlemiş olduğu 2 adet toplamda KDV DAHİL 610.316,09 TL tutarlı faturaları davalı şirketin kendi ticari defterlerinde davacı lehine alacak kaydetmiş olduğu, hiç kimsenin başkasına ait faturayı sebepsiz yere ''alım" olarak kendi aleyhine kendi ticari defterlerinde kaydetmeyeceğinden işbu faturalar içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, bu kez ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalının işbu mal/ hizmeti almadığını veya fatura bedelinin tamamını ödediğini ispat etmesi gerektiği..." tespit edilmiştir.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ------ aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..------- sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Davaya konu somut olayda, davaya konu edilen faturaların usulüne uygun tutulan tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Bu haliyle hizmetin verilmediğini iddiasını davalının ispatlaması gerekmektedir. Ancak, davalı tarafça bu husus ispatlanmadığı gibi dava konusu faturayı ilgili vergi dairesine alım olarak bildirdiği de görüldüğünden davacının davasında haklı olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜ İLE, dava konusu ------ tutarındaki faturalardan kaynaklanan toplam ----- dava tarihi olan ---------tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 41.690,69 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta alınan 10.422,68 TL peşin harcının mahsubu ile bakiye 31.268,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 10.422,68 TL peşin harcın toplamı 10.850,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan bilirkişi ücreti ile posta/müzekkere masrafı olan 4.717,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davadan önce gidilen ara buluculukta devletçe karşılanan olan 3.200,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 91.444,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 02/10/2024