İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1 E. 2024/1048 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/1
Karar No
2024/1048
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/1 KARAR NO: 2024/1048 DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 15/05/2013 KARAR TARİHİ: 19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREKÇE: Mahkememizin----- Esas, ---- Karar sayılı dosyasında;''Davacı vekili, müvekkiline ait ---- Tribününün davalı sigorta şirketleri tarafından "yangın, hırsızlık ve makina kırılma" poliçeleri ile sigortalandığını; sigortalı olan makinanın kırılma suretiyle hasarlandığını, tamir giderinin 764.863,65 USD tuttuğunu; ayrıca tamiri süresince 15/05/2011 tarihinden itibaren onun yerine bir ünitenin kiralanması gerektiği; bunun içinde 118.000,00 USD kiralama ücreti ödenmek zorunda kaldığını, bu bedellerin davalı sigorta şirketleri tarafından karşılanması gerekirken davalı sigorta şirketlerinin zararı karşılamaya yanaşmadıklarını belirtmek suretiyle; 764.863,65 USD servis ve tamir bedelinin davalılar 15/05/2011 tarihinde temerrüte düştüklerinden o tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsiline; meydana gelen hasar nedeniyle daha fazla zarara uğramamak için davacı tarafından kiralanmak durumanda kalınan modül için ödenen 118.000,00 USD kiralama bedelininde ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, davanın eski TTK zamanında açıldığını, zaman aşımının sigorta sözleşmelerinden doğan tüm talepler için 2 yılda zaman aşımına uğradığını, zararın 15/05/2011 tarihinde meydana geldiğini ve sigortalının hasardan haberdar olduğunu, bu durumda zaman aşımının 15/05/2013 tarihinde dolacağını, davanın ise 23/05/2013 tarihinde zaman aşımı dolduktan sonra açılmış bulunduğunu belirterek zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kaldı ki, bu hasarın makina kırılması genel şartları icabı teminat dışı olduğunu, sigorta şirketleri tarafından konu araştırıldığında hasarın teminat dışı kaldığının tespit edildiğini, bu nedenle tazmin taleplerinin reddedildiğini belirterekdavanın esas yönünden de reddi gerektiğini savunmuştur. Dava, sigortalı tarafından, sigortacılarına karşı açılan alacak davasıdır. Davalı vekili her ne kadar davanın 23/05/213 tarihinde ikame edildiğini bildirmişse de; dava, 15/05/2013 tarihinde Muhabere yoluyla açıldığı için zaman aşımı süresi dolmamış, bu nedenle zaman aşımı itirazı reddedilmiştir.Mahkememizce taraf delilleri toplandıktan sonra ----- meydana gelen olay nedeniyle talimat yoluyla keşif yapılması ve bilirkişi raporu alınması için istinabe talep edilmiş; talimat mahkemesince mahallinde inceleme yaptırılmak suretiyle uzman bilirkişi heyetinden 14/07/2015 tarihli rapor alınmış, söz konusu raporda; makinadaki kırılmanın söz konusu makinanın ömür bekleme süresi olan 15.213 saatlik süreden evvel ve 3660 saat önce gerçekleştiği, bu nedenle kırılmanın makinanın ömrünün dolmasından dolayı meydana gelmediğini ve davalı sigorta şirketleri tarafından gerçekleştirilen "makina kırılması sigortası genel şartlarına" ve sigorta şirketleri tarafından tanzim edilen poliçelerin özel şartlarına göre hasarın teminat dahilinde olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce, bu rapor üzerine hangi sigorta şirketinin hangi poliçe gereğince ne miktar sorumlu olduğu hususunda sigortacı aktüer hesap uzmanından rapor ve ek rapor alınmış; bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak karar verilmiştir. Toplanan tüm deliller çerçevesinde; davalı sigorta şirketleri vekilinin savunduğu gibi söz konusu olan makinanın kırılması yoluyla meydana gelen hasarın makina ömrünün sona ermesinden değil; sigorta poliçelerinin kapsamında kalacak şekilde ve olağan ömrü içinde meydana gelen bir kırılmadan kaynaklanmış olduğu; tamir bedelinin ve tamir süresince tamir edilen parçanın yerine kiralanan modülün kira bedelinin kadrimaruf olduğu; tamirin ve kiralamanın gerekli ve zorunlu olduğu; söz konusu davalı şirketlerin her birince imzalanan poliçeler gereğince de toplam 882.863,65 USD'lik ödemenin 706.290,92 USD'sinden davalılardan ----- kalan 176.572,73 USD'sinin ise -----sorumlu olacağı; ------ şirketinin 14/06/2011 tarihinde temerrüte düştüğü, ----- şirketinin 15/05/2013 tarihinde temerrüte düştüğü nazara alınmak suretiyle aşağıdaki hükme karar vermek gerekmiştir'' GEREKÇESİ İLE DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞ,Karar davalı vekillerince istinaf edilmiş,---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.Hukuk Dairesinin ---- Esas, ---- Karar sayılı hükmü ile:''Mahkemece talimat yoluyla alınan 14/02/2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ünitenin çalışma süresine ilişkin değerlendirmeler yapılmış ve ömür süresinde meydana gelen eksilmenin NOx ppm değerinin sınır değer 25 ppm değerinin altında gerçekleşmesini sağlayan yüksek su enjeksiyonu oranları ve T48 alçak basınç türbini girişindeki sıcaklık değerinin T48 referans değeri olan 860 dereceden 11 derece daha fazla olması olduğu tespit edilmiş ve uygulatan firmanın üretici ---- servis bölümü olduğu belirtilmiştir. Poliçe özel şartlarının değerlendirilmesi kısmında hasarın meydana gelmesinde makinenin bakımlarını da yapan üretici firmanın kusurunun bulunmasından sebep sigorta şirketlerinin uygun bulması durumunda üretici ----- firmasına rücu imkanının bulunduğu belirtildikten sonra sigortalının sorumluluğu dışında ani ve beklenmedik şekilde makine kırılması olarak meydana gelen hasarın teminat dahilinde olduğu kanaati bildirilmiştir. Bilirkişi kök raporuna yapılan itirazlar üzerine alınan 28/12/2015 tarihli birinci ek raporda kök rapordaki kanaatlerin değişmediği ve onarım süresinin 148 gün olduğunun tespit edildiği, sigorta eksperinin dahil edilmediği 24/06/2016 tarihli ikinci ek raporda ise yine kök rapordaki kanaatin değişmediği, hasarlı ünitenin bakım ve onarımı için yapılan masrafların ilgili faturaların ibrazı şartıyla ilgili rakam 864.863,65 USD olarak beyan edildiğini ve muafiyet uygulanması gerektiğini ve yine faturaların ibrazı şartıyla onarılmış makinenin yerine yerleştirilmesine kadar geçen 148 gün için tahmini üretim kapasitesine göre yapılan hesaplama sonucunda çıkan değerin daha büyük olması nedeniyle 118.000 USD'nin makul olduğu beyan ve rapor edilmiştir. Mahkemece 14/07/2015 tarihli rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Sigortalanan makinede meydana gelen hasarın teminat kapsamında olabilmesi için öncelikle bu hasarın ani ve beklenmedik bir durumdan doğmuş olması gerekir. Bunun yanı sıra mutat kullanımdan kaynaklı aşınma ve yıpranmalardan doğan zararlar da teminat haricidir. Her ne kadar bilirkişilerce, sigortalanan makinenin belirlenen kullanım ömründen önce hasarlandığı tespit edilmiş ise de, bu durum hasarın tek başına sigorta kapsamında kaldığının kabulü için yeterli değildir. Davacı tarafın beyanlarına ve bilirkişi raporlarına göre, sigortalanan makine 2008 yılında kurularak işletmeye alınmasından itibaren hasarın tespit edildiği tarihe kadar geçen süre içerisinde üretici ---- tarafından referans değerleri güncellenene kadar PC model gaz türbinlerinlerinde water injection sisteminde kullanılması gereken su miktarının 25-30 galon/dk olacağı yerde ----- manuellerinde bir sınırlama olmadığı için 55 galon/dakika yani iki misli suyun yanma odasına verilmesinden kaynaklandığı, yani hasarın üretici firmanın davacı şirkete tesisin ilk işletmeye aldığında yaptığı ayarlarda yanma odasına püskürtülen su miktarının fazlalığı sebebiyle oluşan yüksek termik gerilimlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dava konusu makinenin kırılması yoluyla meydana gelen hasarın makina ömrünün sona ermesinden değil; sigorta poliçelerinin kapsamında kalacak şekilde ve olağan ömrü içinde meydana gelen bir kırılmadan kaynaklanmış olduğu kanaatiyle 14/07/2015 tarihli rapora göre davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu rapor ve ek raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Bilirkişi raporlarında hasarın yanma odasına püskürtülen su miktarının fazlalığı sebebiyle meydana geldiği belirlenmiş olmakla birlikte makine kırılma sigortası genel şartlarının birinci maddesine göre bu hasarın ani, beklenmedik ve harici bir etkiden veya süre gelen bir durumdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı yönünde herhangi bir tespit yapılmamıştır. Her ne kadar raporun sigortanın değerlendirildiği bölümünde hasarın ani ve beklenmedik şekilde makine kırılması olarak meydana geldiği belirtilmiş ise de raporun teknik değerlendirme kısmında buna ilişkin bir tespit bulunmamaktadır. Ayrıca her ne kadar heyette sigorta eksperi bilirkişi bulunuyor ise de uyuşmazlığın niteliği itibariyle ve sigorta poliçesinin kapsamının değerlendirilebilmesi için sigorta uzmanı bilirkişi heyete dahil edilmemiştir. Tüm bunların yanı sıra kök raporda hasarın miktarına ve kira bedelinin miktarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı gibi ek raporlarda ise davacı tarafça faturanın sunulması halinde davacının beyanlarının esas alındığı belirtilmiş olup hasarın gerçek miktarının belirlenmesine ilişkin ayrıca bir araştırma ve hesaplama yapılmamıştır. Bunun yanı sıra dosyadaki bilgi ve belgelere göre kiralanan parçanın montajına 23/08/2011 tarihinde başlanarak 10/10/2011 tarihinde sökümü yapılmış olmasına rağmen bilirkişi ikinci ek raporunda hasarın oluştuğu 15/05/2011 tarihinden onarımın neticelendirildiği 10/10/2011 tarihine kadar olan 148 günlük süre için kira bedeli belirlenmiştir. Oysa az önce açıklandığı üzere kiralanan parça 23/08/2011 - 10/10/2011 tarihleri arasında davaya konu edilen motorda kullanılmıştır. Dolayısıyla kira süresinin buna göre tespit edilmesi gerekir. Bunun yanı sıra kira bedeli hesaplanırken tahmini bir varsayımla 12 saatte 45.000 KW üretileceği kabul edilmiş ve raporun devamında kiralık cihazın çalıştırılmasıyla alakalı gerçek üretim değerlerinin ve bunların satışından elde edilmiş olan kâr değerlerinin davacı tarafından sunulması ile değerlendirmenin daha sağlıklı olacağı belirtilmiştir. Ancak mahkemece buna ilişkin herhangi bir araştırma yapılmamış olmasına rağmen gerekçeli kararda kiralanan modülün kira bedelinin kadri maruf olduğu kabul edilmiştir. Bunun gibi 21 gün muafiyet süresine ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır. Tüm bunların yanı sıra gerek bilirkişi raporları gerekse mahkeme gerekçesi davalı tarafın savunmaları üzerinden yapılan değerlendirmelere göre hazırlanmıştır. Ancak davacı tarafın iddiaları ve sigorta poliçesinin kapsamına göre açık, anlaşılır, gerekçeli ve denetime elverişli olacak şekilde rapor hazırlanmadığı gibi davalı tarafın bilirkişi raporlarına karşı itirazları alınan ek raporlarda karşılanmadığı gibi gerekçeli kararda da bu itirazlara neden itibar edilmediği hususları açıklanmamıştır. Açıklanan bu eksik hususlar giderilmeden sonuca gidilmesi isabetli olmamıştır. Bu kapsamda mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda ve davalı tarafın bilirkişi raporlarına itirazları da değerlendirilmek üzere dosyanın, aralarında sigorta uzmanı bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetine tevdisi ile davaya konu edilen hasarın makine kırılma sigortası genel şartlarının birinci maddesinde belirtildiği üzere ani ve beklenmeyen bir durum sonucunda veya süregelen kullanım sırasında meydana gelen hasar niteliğinde olup olmadığı ve yapılacak bu tespite göre hasarın sigorta teminatı kapsamında kalıp kalmadığı, sigorta teminatı kapsamında olması halinde davacının gerçek zararının sigorta poliçesindeki muafiyet şartları da değerlendirilerek ve kira süresi de nazara alınarak tespiti suretiyle sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ----- kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahal mahkemesine gönderilmesi, kaldırma gerekçesine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaatindeyim. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin istinaf başvurusu bu aşamada incelenmeksizin davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir''GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARI KALDIRILMIŞ, yeniden yargılama yapılmak üzere dosya mahkememize iade edilmiş,Mahkememizce yapılan yeni yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı nazara alınmak suretiyle uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmış,Uzman bilirkişi heyeti raporun teknik kısmında eski görüşlerini tekrarlayarak, sahada 11.553 saatlik kontrollü çalışma süresi, teorik ömür beklenti süresi olan 15.213 saatlik süreden 3660 saat daha önce gerçekleştiği ve arızanın da zamanlamasının teorik beklentinin %24 aşağısında olduğu, dolayısıyla yaşanan arıza sürecinin işletmenin doğal bir sonucu olduğu değerlendirmesinin yapılamayacağını, oluşan bu %24 süre eksiltmesinin ana parametreleri değerlendirildiğinde makine kırılma sigortasının genel şartlarının 1.maddesinde belirtilen ani ve beklenmeyen; yani zamanından önce meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olup ----- bu zararın 786.290,92 USD'sinden, ----- ise 196.572,73 USD'sinden sorumlu olduğuna dair rapor hazırladıkları görülmüş; Bu rapordan sonra davalı vekili, çok benzer bir olayda ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas ve bununla birleşen -----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyalarında verilen davanın kabulüne ilişkin kararların ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı dosyasıyla kaldırıldığını, davanın reddedildiğini, birebir aynı olan konuda açılan bu davanın da reddi gerektiğini ileriye sürmüşse de; Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay -----.Hukuk Dairesinin ---- Esas, ----- Karar sayılı dosyasıyla ''hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü ile poliçe şartları kapsamında...'' talebin değerlendirilip karar verilmesi gerekirken verilen ret kararının hukuka aykırı olduğunun tespiti ile; kararın bozulması karşısında davalı vekilinin ret kararı verilmesi talebi yerinde görülmemiş,Mahkememizce bilirkişi heyetinden son alınan raporun teknik yönden kabule şayan olduğu, meydana gelen kırılmanın poliçe kapsamında kaldığı ve sigortaların ödeme yapması gerektiği ancak raporun her bir sigorta yönünden yaptığı hesaplamanın davacının talebini aştığı, davacı talebinin 882.863,65 USD olduğu, bunun poliçe gereğince 706.290,92 USD'sinden --- 176.572,73 USD'sinden ise diğer davalı -----sorumlu olacağı nazara alınarak mahkememizce ilk karardaki gerekçelerde tekrarlanarak aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 706.290,92 USDnin davalılardan ---- 14/06/2011 'den itibaren ------------ verdiği 1 yıllık mevduat faizi ile; 176.572,73 USD nin ise diğer davalı ------dava tarihi olan 15/05/2013 tarihinden itibaren devlet bankalarının Amerikan Dolarına verdiği 1 yıllık mevduat faizi ile tahsili ile davacıya verilmesine, Alınması gereken 109.361,21 TL harçtan peşin olarak alınan 27.368,90 TL harcın mahsubu ile eksik 81.992,31 TL harcın 65.593,81 TL'lik kısmının davalılardan ------ kalan 16.398,50 TL'lik kısmının ise ------alınarak hazineye irat kaydına, Tamamı davacı tarafça karşılanan BAM kaldırma kararından önceki; 27.398,90 TL harç ile 11 davetiye gideri 72,00 TL'nin ve 8.700,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri ile kaldırma kararından sonra gerçekleşen 3.000,00 TL bilirkişi ek ücretleri ve 331,50 TL davetiye giderleri nazara alındığında ; toplamı 39.522,40 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranı nazara alınarak 31.605,00 TL sinin davalı ---- kalan 7.917,40 TL sinin ise davalı -----alınarak davacıya verilmesine; karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının davacıya iadesine, Karar tarihindeki AAÜT gereğince, 236.000,00 TL nispi vekalet ücretinin 189.000,00 TL'lik kısmının davalılardan-----, kalan 47.000,00 TL'nin ise diğer davalı ----- alınarak davacıya verilmesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1, K. 2024/1048, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-1-e-2024-1048-k-aa7571e72454