İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/4 E. 2024/831 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/4
Karar No
2024/831
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2016/4 Esas KARAR NO: 2024/831 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/01/2016 KARAR TARİHİ: 16/10/2024 Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hamili bulunduğu ----- tarihinde çalındığını, Konuya ilişkin olarak aynı gün ---- ifade verildiğini ve çeki çalanlardan şikayetçi olunduğunu, davaya konu çek hakkında ------- sayılı dosyasından iptal davası derdest olduğunu, Söz konusu davayı açmalarından sonra davalı tarafın, müvekkili uhdesinden rızası dışında çıkan çeki ----- ibraz ettiğini, İlgili şubenin, -----mahkemesinde görülen çek iptali davasında, yazılan müzekkereye cevaben davaya konu çeki elinde bulunduran üçüncü kişinin ------olduğunu, çeki şubeye bizzat davalı şirketin yetkilisi olan ------ ibraz ettiğini belirttiğini, Neticesinde, davalı şirketin çeki elinde bulundurduğu anlaşıldığını, hal böyle iken ---- sayılı dosyasında görülen davanın ---- tarihli duruşmasının ----- no’lu ara kararı gereğince işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek müvekkilinin rızası dışında elinden çıkan çekin istirdadına, Söz konusu çekin müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava; kambiyo senetlerinden kaynaklanan istirdat davasıdır. Tarafların iddia ve savunmalarınındeğerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacı elinde iken kayıp olduğu iddia edilen çekin davalı tarafından bankaya ibraz edilmiş olması nedeni ile istirdadı gerekip gerekmediği hususunda toplandığı tespit edilmiştir. ------yazı yazılmış verilen cevapta, davalı şirketin terkin olduğunun bildirildiği ANCAK --- tarihinde takibin ---- vekaletnamesi ile başlatıldığı, şirketin ise -------- yılında terkinine dair karar verildiği anlaşılmıştır. Dinlenen davacı tanığı------beyanında "Ben davacı şirket yetkilisi olan ------- eşimle birlikte pazar alışverişindeyken eşime bir kişinin yanaştığını gördüm, kalabalık olduğu için eşime bu hususu söyleyip uyardım, ancak bu yanaşan kişi eşimin cebinden çeki çalmış, bu konuda savcılığa giderek ifade verdik" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının hamili bulunduğu ------ tarihinde çalındığını, aynı gün ------ çeki çalanlardan şikayetçi olunduğu ve davaya konu çek hakkında ------dosyasından iptal davası açtığını, dava açıldıktan sonra rızası dışında çıkan çeki davalının ----------ibraz ettiği bu nedenle çekin istirdatı amacıyla iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” hükümlerini haizdir. Somut olayda davacının lehtar olduğu, daha sonra sırasıyla davacının imzasıyla cirolanarak diğer cirantalara verilen ve en son davalının hamili olduğu çekin çalındığını iddiası bulunmakta olup, çekteki ilk cironun lehtar imzasıyla başladığı ve imza davacıya aittir. Davacının çekin elinden rızası dışında çıktığını yani çalındığını ispat etmesi gerekir, ancak ispat edememiştir Davalının iyiniyeti karine olup davacının davalı tarafın dava konusu çeki kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır bir kusur bulunduğu hususunu ispatlayamadığı, keza başlatılan savcılık soruşturma dosyasında da şüphelilerin tespit edilememesi nedeniyle daimi arama kararı verilmiş olduğu, kambiyo senetlerinin mücerretliği ilkesi ve çekin ödeme aracı olması karşısında davacının kendisinden sonra gelen cirantalarla aralarında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiasının da sonuca etkili olmayacağı kanaatine varılarak ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 170,78 TL harçtan alınması gerekli 427,60 TL harcın mahsubu ile 256,82 TL harcın davacıdan tahsil ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davalının yaptığı yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacının yatırmış olduğu gider avansından artan tutarın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.. 16/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/4, K. 2024/831, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-4-e-2024-831-k-ecb77f673eac