İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/55 E. 2025/519 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/55
Karar No
2025/519
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/55 KARAR NO : 2025/519 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkil şirketin ------- plakalı aracın sahibi olduğunu, 27.05.2024 tarihinde, davalı sevk idaresindeki davalıya ait ------- plakalı araç yolun gerektirdiği şartlara uygun şekilde hızını düşürmemiş ve takip mesafesi kurallarını ihlal etmiş müvekkile ait araca arkadan çarptığını, davalıya ait aracın sürücüsü " Karayolları Trafik Kanunu Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller: Madde 84 – Araç sürücüleri trafik kazalarında; d) arkadan çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar." maddesini ve ilgili yönetmeliği ihlal etmekle %100 ve tek kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin sabit olduğunu, müvekkile ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemeyeceğini, dava konusu kaza sonucunda müvekkil şirkete ait ------ plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle aracın bir süre onarımda kaldığını, müvekkil şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca araç kiralanamadığı bu suretle müvekkil şirketin araçtan mahrum kaldığını, işbu kaza nedeniyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zarardan; kazaya %100 kusurlu olarak sebep olan davalı araç sürücüsü olarak TBK 49. maddesi ve davalı araç işleteni olarak KTK 85. maddesi uyarınca sorumlu olduğunu, davacının ------ plakalı aracında 27.05.2024 tarihli kaza sebebiyle meydana gelen araç mahrumiyet bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak açtığı 500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığı 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 27.05.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası şeklinde gerçekleşen haksız fiil nedenine dayalı oluşan zararların tahsiline yönelik açılan davadır.Davacı vekilince mahkememize sunulan 24/02/2025 tarih ve 27/06/2025 tarihli dileklerinde tarafların sulh olması nedeniyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiş, 1.celse duruşmada ise tarafların sulh olduğunu, bu yönde sözleşme imzalanmadığını, davalı ----- alacak taleplerini karşıladığını, ödediğini beyan etmiş, celse arası sunulan dekont incelendiğinde davalı ------ gönderici olduğu, açıklamada ------ATM ----- ibarelerinin yazılı olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin vekaletnamesi incelenmiş, davada feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.Davadan feragat HMK mad. 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda davacı vekilinin mahkememizde açılan davadan feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş , davacı vekilinin feragate dair dilekçe içeriğinden tarafların sulh olduklarının anlaşıldığı, esasen davanın konusuz kaldığı, bu durumda 6100 sayılı HMK 331. Madde hükmünce davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği ve eldeki davanın açıldığı tarihte davalının haksız olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatiyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının feragat nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcı başlangıçta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Tarafların talebi gözetilerek leh/ aleyhlerine vekalet ücreti- masraf takdirine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanunu ile HMK 331. Madde kapsamında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2025/519, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-55-e-2025-519-k-f9cd2ebd1de0