İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/83 E. 2025/64 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/83
- Karar No
- 2025/64
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/83 Esas KARAR NO: 2025/64 DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 02/04/2019 KARAR TARİHİ: 05/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait, işleticisi ---- geminin ana makine arızası yaptığını, bu arıza sonrasında geminin ----- tarihinde ana makine arızasının giderilmesi ve komple bakım için servis sağlayıcı davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin geminin ana makinesinin tamir edildiğine ve makinenin seyire hazır olduğuna dair rapor ile 31/07/2018 tarihinde gemiyi müvekkiline teslim ettiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete 01/08/2018 tarihli fatura karşılığında 33.500,00-USD bakım bedeli ödendiğini, ancak tamirden 591 saat sonra 23/09/2018 tarihinde davalı tarafından bakımı sağlanan ana makine kontrol sisteminde ---- alınarak ana makinenin mekanik arıza ile durduğunu ve hasara uğradığını, geminin baş mühendisi tarafından tutulan raporda bu hasarın tespit edildiğini, ana makine kontrol sisteminde ---- alınarak ana makine mekanik arıza ile durması sonrasında hasarın ve nedeninin tespiti için----- resmi servisinin gemiye davet edildiğini, oluşan hasarla ilgili raporlar alındığını, alınan raporlarda her üç firmanın da "hasarın tek nedeninin tamir yapan davalı şirketin bakım süresince ölçümlerini yapmadığının, ölçümleri yapsa dahi hatalı biçimde ölçüldüğünün ortaya konulduğunu,------ geminin ana makinesinde meydana gelen arızanın nedeninin davalı şirketin krank ve shaftların gerçek durumlarını tespit etmede yetersiz kalmasından ve bunun sonucu olarak hasarlı kranklarda orijinal ölçülerde yatak donatmamasından kaynaklandığını, müvekkili şirketin bu tespitler doğrultusunda dava dışı --- şirketiyle anlaşma yaptığını ve davalı şirketin kusuruyla oluşan hasarın giderilebilmesi ve hasarlı makinenin çalışır hale gelebilmesi için bu firmaya 238.674,00-USD. ödeme yapıldığını, ---- gemisinin meydana gelen davalı şirketten kaynaklı arıza nedeniyle tamiri sürecinde ----tarihleri arasında 35 gün süre ile çalışamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin günlük 9.000,00-USD’den toplam 315.000,00-USD ticari kayba uğradığını, müvekkilinin toplam zararının ise 533.674,00-USD olduğunu, davalı şirketin geminin ana makinesinin tamirinde gerekli mesleki ve teknik kurallara uygun davranmadığı, basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken sadakat ve özeni göstermediği için müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğradığı zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi mümkün olmadığından şimdilik kaydı ile 150.000,00-TL. maddi, 150.000,00-TL. de geminin 35 gün çalışmaması nedeniyle oluşan ticari kayıp nedeniyle toplam 300.000,00-TL. tazminat talep ettiklerini belirterek talep ettikleri toplam tazminatının temerrüt ihtarının tebliğ tarihi olan 02/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari ve reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ise cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin dava dilekçesinde belirttiği vergi numarası ve isimle yapılan araştırma sonucunda --- mukim bir şirket bulunmadığını, ayrıca böyle bir yabancı şirketin ---- şubesinin olmadığını, söz konusu isim ve vergi numarasında ----mukim bir tüzel kişilik bulunmadığını tespit ettiklerini, bu nedenle davacının dava ehliyetinin ve aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, --- bir şirketin --- dava açabilmesi için usulüne uygun şekilde apostil şerhli ve noter tercümeli vekâletname sunması, ayrıca MÖHUK. madde:48 gereğince yabancılık teminatı yatırması gerektiğini, davacı şirketçe usulüne uygun vekâletname sunulmadığı için öncelikle HMK.’nun 114/1-f maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili davalı şirketin ---- adresinde mukim bir şirket olduğunu, --- Mahkemeleri’nin yetkisiz olduğunu, mahkememizin huzurdaki davaya bakmaya yetkili olmadığını, davanın yetkili olan -----Adliyesinde ikame edilmesi gerektiğini, davacı tarafın ---- arabuluculuk yoluna başvurduğunu, arabuluculuğa dair tutanaktan da anlaşılacağı üzere ------ numaralı arabuluculuk dosyasının ----- açıldığını ve işlemlerin orada gerçekleştiğini, öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ayrıca davacının açtığı belirsiz alacak davasının usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararının bulunmadığını, müvekkili şirketin geminin onarımı ve tamiri için gerekli tüm işlemleri yerine getirdiğini, geminin 36 saatlik bir deneme seyrine çıktığını, deneme seyri esnasında ve sonunda herhangi bir sorunla karşılaşılmadığını ve geminin bu şekilde davacı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin uzun yıllardır bu hizmeti verdiğini ve müşterilerinin tamamının verilen hizmetten memnun kaldığını, davacı şirketin iddia ettiği gibi bir hasar oluşmuş olsa dahi, bahse konu hasara ilişkin ihbarın makul sürede yapılmadığını, müvekkili şirketin hiçbir şekilde iddia edilen hasardan sorumlu tutulamayacağını, belirterek öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ---- Nöbetçi Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE DELİLLER:Dava hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi nedeniyle uğramış olunan maddi tazminat ve ticari kayıptan kaynaklanan tazminat davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığa ilişkin belgeler, ihtarnameler , teknik servis fişleri, fatura, dekontlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile davalı şirket arasında davacıya ait bulunan ---- gemisinde davalının makine bakım ve tamir edimini üstlendiği, ------ tarihinde ana makine arızasının giderilmesi ve komple bakım için davalı şirkete teslim edildiği, makinelerin teslimden bir süre sonra makinelerin durduğu bu nedenle davacı şirketin zarara uğradığı ve geminin çalışmadığı gün kadar maddi kaybı olduğundan bahisle açılan davada davacı taraf davalı tarafın makinede yaptığı bakım ve onarım işlemler sırasında ---------- ölçülerini almadan yatakları değiştirilmiş olduğunu ölçüler alınmış olsa ------- taşlanarak düşük ölçü yataklarla donatılması işleminin yapılması gerektiği, bu işlem yapılsaydı bu sorunun yaşanmayacağının davalı taraf ise krankpin ölçülerinin alınmış olduğunu fakat tamir raporuna konulmamış olduğunu, sorunun yağ basıncının düşmüş olmasından kaynaklı olabileceğini, kendilerini tamir raporu sonunda uyarılar bölümünde yağ basıncını ayarlayan , pnömatik baypas bavfinin değişmesi veya bakımının yapılması konusunda uyardıklarını ifade ettiklerini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın krankpin ölçü alımında ihmal olup olmadığı ve bu durumunda makine alarm kayıtları incelenirse başka bir sorun veya ihmalin olup olmadığının değerlendirileceği, 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği, 26/10/2023 tarihli bilirkişi heyetinden aldırılan rapor da ise davacı ile davalı arasındaki hukuki uyuşmazlık tespit edilmiş olup davacının talep ettiği tazminat alacaklarına hak kazanabilmesi için öncelikle davalı yüklenicinin sözleşme ile yapımını üstlendiği gemi onarım ve bakım işini ayıplı yaptığını ispat etmekle yükümlü olduğunu, teknik bilirkişi raporunda krankpin ölçülerinin davalı yüklenici tarafından alındığı, davacı iş sahibi tarafından matra isimli başka bir firmaya yaptırılan ölçümlerde de farklı krankpin ölçülerinin tespit edildiği, bu farkın nedeninin davalının aldığı ölçülerin hasar öncesi matranın aldığı ölçülerin ise hasar sonrasına ait olması nedeniyle karşılaştırılma yapılmasının sağlıklı olmayacağı, dosyada mevcut olan davalı tarafından düzenlenmiş ve ------ kısmi çevirisi yapılmış 05/08/2018 tarihli servis raporuna göre davalı tarafça yapılan çalışmalar ve gerçekleştirilen işlere ait bilgiler yer almış ve davalı yüklenici tarafından servis raporundan davacı tarafa bazı önerilerde bulunulduğu ve tavsiyeler içinde yağın düzenli olarak kontrol edilmesi analizlerin yapılması ve basınç değişimlerinin izlenmesini vurgulandığı, uyuşmazlık konusu olan makine arızası ve hasara yol açan etkenin yatakların yağlanmasında yaşanan sorundan kaynaklandığı, sistemdeki yağlama yağının basıncında da sorun olduğunun düşünülmesi gerektiği, makinenin değerlerinin neyi gösterdiği anlayacakları yegane kayıt , içinde makinenin performansı ve yağlama sisteminin durumuna dair bilgilerinin bulunduğu alarm kayıtlarının gerekli olduğu, alarm kayıtlarının bulunmaması halinde kusurun kimden kaynaklandığının tespit edilemeyeceği, hasar ekspertiz raporunun dosyaya ibraz edilmediği bu nedenle tamir süresinin denetlenmesinde de mümkün olmadığı bilirkişi raporunda da beyan edilmiştir. Alarm kayıtları ve sigorta ekspertiz raporlarının sunulması için mahkememizin ----- tarihli ara kararı ile 2 hafta kesin süre verildiği, sunulan kayıtların HMK 223. Maddesine uygun olmadığı, bu hususta ara karar kurulması talebi karşısında mahkememizce celse arasında 03/04/2024 tarihli ara karar oluşturulduğu HMK 223/1 maddesi gereği tercüme sunulmasının taraf için zorunluluk olduğu ancak resmi tercüme gerek görülürse bunun ihtarının HMK 223/2 maddesinde düzenlenip açıklandığının bu nedenle davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu yeni belgelerle ilgili olarak ek rapor alınmasına ilişkin taleplerinin reddine dair ara karar oluşturulduğu, bu kararın tebliğden sonra davacı vekilince 18/04/2024 tarihinde dilekçe sunulduğu, sigorta şirketi ve makine alarm kayıtlarının çevirisi ile birlikte sunulduğunun bildirildiği ayrıca davacı vekilince 10/06/2024 tarihli dilekçe ile beyan ve ayrıca hasar miktarının hesabı için inceleme aksi kanaat halinde yeni bir kuruldan rapor alınması veya ek rapor alınmasının talep edildiği, davalı tarafın muvafakati bulunmadığı ve HMK 223 .maddesine göre yeniden rapor alınması isteminin reddine karar verilmiş olduğu görüldü. Dosya kapsamındaki belgelere göre bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede esas alınmak suretiyle TBK 475. Ve devamı maddelere göre açılmış bulunan eser sözleşmesi neticesinde davacının uğramış olduğu zararda ispat yükü davacıda olup dosya içerisine HMK 223. Maddesine göre usulüne uygun belgeler cevap dilekçesi ekinde ve daha sonra mahkemece verilen kesin süre içerisinde tercümeleri yapılmış şekilde mahkemeye sunulmamış olması nedeniyle ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 5.123,25 TL harc ve 48.110,45 TL tamamlama harcının mahsubu ile kalan bakiye 52.618,30 TL nin davacıya iadesine, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı için takdir olunan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davadan önce gidilen arabulucukta devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 6-Davalı tarafından yapılan 200,00 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı..05/02/2025