İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/21 E. 2024/796 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/21
Karar No
2024/796
Karar Tarihi

T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/21 Esas KARAR NO:2024/796 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 17/11/2016 KARAR TARİHİ: 24/10/2024 -----maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ----Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA:Davacı vekili; ---------- tarihinde müvekkiline ait kasko sigortalı --------marka aracın, ----mevkiinde müvekkil sigortalı çalışanı şoför ---------- yönetimindeyken arkadan çarpma şeklindeki trafik kazası sonucunda birkaç takla atarak kullanılmaz hale geldiğini, araç sürücüsünün ve araçta bulunan diğer 4 yolucunun ağır yaralandığını ve hastanede tedavi altına alındığını, kaza sonrasında aracın kasko sigortacısı davalıya ihbar olunduğunu, sigorta şirketi tarafından alkol raporu talep edildiğini ancak yaralıların çok ağır durumları nedeniyle alkol testinin yapılamadığının anlaşıldığını, sigorta şirketinin alkol raporu konusunda ısrarlı olması nedeniyle sürücü----- acil servise (kazadan bir saat sonra) ulaştığında alınan kan örneğinden 20.09.2016 tarihinde alınan numune üzerinde alkol testi yapıldığını, 15.09.2016 tarihinde alınan kandan 20.09.2016 tarihinde yapılan alkol testinde 18.21 promil alkol bulunduğuna ilişkin rapor düzenlendiğini, yaralı sürücüye kaza sonrası 112 ambulansında herhangi bir ilaç verilip verilmediği, nasıl bir ilk müdahalede bulunulduğu ve alınan kan örneğinin laboratuvar ortamında 5 gün beklediği sürede kanda ne gibi değişimler olacağı araştırılmadan sigorta şirketi tarafından “müşteri alkolden reddedilmiştir” yazılı 11.10.2016 tarihli bir e-posta bildirimi yapıldığını, bu bildirimden sonra yaralılara ilk müdahaleyi yapan ------------tarafından davalı şirketin kötü niyetli davrandığını, ağır yaralı sürücüye pek çok ilaçla müdahale yapıldığını, 5 gün bekleyen kan testinden sağlıklı sonuç alınamayacağına ilişkin yazının sigorta şirketine bildirilmesine rağmen --- gibi küçük yerleşim yerlerinde suiistimal olabileceği gerekçesiyle” doktorun yazılı beyanın kabul edilmediğini, ------ 4.600,00 TL'lik tedavi giderlerinin de sigorta şirketi tarafından ödenmediğini ve araçta oluşan 38.000,00 TL zararın olayın meydana geldiğini 15.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek, sürücü -------ödenen 4.600,00 TL'lik tedavi giderlerinin ödeme tarihi 07.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. ll. CEVAP:Davalı vekili; dava konusu trafik kazasına ilişkin müvekkil şirketin herhangi bir tazminat ödeme borcu bulunmadığını, kaza sonrasında araç sürücüsünün kan örneklerinden yapılan alkol testinde kanında 18.21. promil alkol tespit edildiğine ilişkin rapor bulunduğunu, burada dikkat edilmesi gereken hususun dava konusu kazanın 15.09.2016 tarihinde saat 00:015 sularında meydana geldiğini, sürücüden kan numunesinin 17:46'da alındığını ve kan numunesi alındıktan 5 gün sonra ölçme çalışmasının yapılmış olduğunu, kişinin kanındaki alkol oranının her saat başında 0.15 promil oranında azaldığının bilimsel verilerle kanıtlanmış bir durum olduğunu,-------- formülü olarak bilinen bir hesaplama ile kişinin kandaki alkol oranının geçmişe yönelik tespit edilmesinin mümkün olduğunu, bu formül uygulandığında sürücü---------kanındaki alkol oranının kaza esnasında yasal sırının çok üzerinde olduğunun anlaşıldığını, kasko sigortacısı konumundaki müvekkili şirketin tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla mezkur kaza sebebiyle ortaya çıkan gerçek zararın bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, talep edilen faize, faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne açıkça itiraz ettiklerini ve temerrüt tarihinin TTK m.1427/2 uyarınca tespit edilmesi gerektiğini beyan etmiş ve davanın reddini talep etmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, kasko sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Uyuşmazlık; Davacıya ait -------- plakalı aracın genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, aracın dava dışı 3. Kişi kullanımında iken 15/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda oluşan aracın zarar bedeli ve 3.kişinin tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, dava dışı 3.kişinin alkollü olup olmadığı, davalının zararlardan sorumlu olup olmadığının belirlenmesi şeklinde tespit edilmiştir. Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında; Olay yeri kaza tespit tutanağına göre, 15.09.2016 günü saat 00:15 sularında, ---- mevkiinde,---- plakalı ---- sürücüsü ---- yönünden --- seyir halinde iken belirtilen ----- geldiğinde aşırı hız nedeni ile direksiyon hakimiyetini kaybederek önce kendi aracın sol yan bölümü ile önünde aynı istikametinde seyreden sürücü --------- plakalı araca arkadan çarpmış daha sonra yoldan çıkarak savrulması neticesinde aracın sağ yan bölümü ile savrulduğu istikamette bulunan ağaca çarpıp devrilerek savrulup durması sonucu çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği tespit edilmiştir. Aldırılan tüm bilirkişi raporlarında, davacıya ait ---sayılı aracın sürücüsünün takip ve hız kurallarına uymadığından kazada tamamen kusurlu olduğu belirtilmişmahkememizce de bu görüşe iştirak edilmiştir.Davacı vekilinin iddiası, davacıya ait ----plaka sayılı aracı olay tarihinde davacının çalışanı ----- kullandığı, kaza sonrasında----- ağır yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı, sürücü hakkındaki ---- tarihli 18,21 promil alkol raporunun gerçeği yansıtmadığı, kaza nedeniyle -------- tedavi masrafları için hastaneye davacının 4.600,00 TL ödeme yaptığı, ayrıca araçta 38.000,00 TL'lik hasar bedeli oluştuğu noktasında olup bu cihette hasar bedelinin 15.09.2016, tedavi giderinin 07.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir. İstemlerin kasko poliçesi teminatı kapsamında olup olmadığı öncelikli olarak değerlendirilmiştir. İlk sorunsal, kaza yapan dava dışı 3.kişi olan ------ kaza anında alkol oranının ne olduğu hususundadır. Mahkememizce bu hususta kaza sonrası tedavi yapılan hastaneye birçok müzekkere yazılarak, tedaviye ilişkin evraklar toplanarak ----rapor aldırılmış, nihayetinde 21.06.2023 tarihli ---raporu ile anılan kişinin kaza anında 0,30 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Kasko genel şartlarında, alkollü şekilde kaza yapılması halinde zararın teminat dışı kalacağı düzenlenmiştir. Ancak burada -------uygulamalarına göre nöroloji uzmanı ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerekmektedir.Bu kapsamda mahkememizce nörolog bilirkişi ve makina mühendisi bilirkişilerden rapor aldırılmıştır. Bu kapsamda tanzim edilen 08.07.2024 tarihli raporda; " 0,33 Promil alkol oranı olan sürücünün aldığı alkol seviyesinin dahi kişinin merkezi sinir sistemini olumsuz etkileyebileceği ve sonuca doğrudan etki etki etmiş olabileceği kanaatine varılmış olup, ayrıca sürücünün alkollü olmaması halinde de kazanın sürücünün dikkatsiz araç kullanımı nedenli veya her hangi sebeple kontrol kaybı nedeni ile meydana gelebileceği değerlendirilmiştir." hususları belirtilmiştir. Bu kapsamda kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediği kabul edilmiştir.Davacı vekili, araçta 38.000,00 TL'lik hasar bedeli oluştuğunu belirterek hasar bedelinin 15.09.2016 tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir. Aldırılan denetime elverişli ve yerinde olduğu değerlendirilen 29.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda hasar bedelinin 39.348,67 TL olduğu belirtilmekle, davacının 38.000,00 TL hasar bedeli talebi yerinde olduğu değerlendirilmekle, 38.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. TTK'nun 1446 ve 1427 gereği, kaza tarihinden itibaren ihbara ilişkin 5 iş günü ve bu sürenin sona ermesinden sonra hesaplanacak 45 günün sonunda 07/11/2016 tarihinde temerrüdün gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği, lakin davalıca tazminat talebinin 11.10.2016 tarihinde reddedildiği e-mail yazışmalarından anlaşılmakla, bu tarihten itibaren araç ticari olduğundan ticari faizle alacağın tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili, kaza nedeniyle ---------- tedavi masrafları için hastaneye 4.600,00 TL ödeme yaptığını iddia emişse de, ödemeye ilişkin herhangi bir dekont sunulmaması ve keza TTK madde 1472 kapsamında halefiyet şartlarının da oluşmaması nedeniyle, bu alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmemiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 38.000,00 TL'nin 11/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.595,78 TL harçtan peşin alınan 145,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.450,27 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 4.600,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 174,71 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 6.405,90 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.714,18 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 16,20 TL 'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/21, K. 2024/796, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-21-e-2024-796-k-bccf06f13c3c