İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1018 E. 2026/325 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1018
Karar No
2026/325
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1018 KARAR NO : 2026/325

DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkil---- Şirketine ait 2022-2023-2024 yılı envanter defteri zayi olduğunu, şirketin sahibi ve tek yetkilisi ---- 17.05.2024 tarihinde vefat etttiğini, şirketin mirasçısı eş ----- ve müşterek çocuk ---- kaldığını ve müvekkil ----- 06.06.2024’de şirket yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkil şirketin YK Başkanı müvekkil ---- olup, şirketin yönetimi konusunda muhasebe müdürü ---- ve müteveffanın yakın arkadaşı ----- güvendiğini, ------ mimar olmakla birlikte eşi ölene kadar başka bir şirkette teknik yönetici olarak çalıştığını, şirket yönetimiyle ilgili bir bilgisi olmadığını, bir süre sonra işle ilgilenmek istediğini, çalışanlar tarafından da yeterli bilgi alamayan müvekkil şirket envanter defteri ve pay senetlerinin ve daha birçok belgenin yerini tespit edemediğini, bahsi geçen şahıslar hakkında ---- Cumhuriyet başsavcılığının ----- sor. dosyası ile şikayetimiz devam ettiğini savcılık tarafından müvekkil şirkete ait belge ve defterlerin, pay senetlerinin vs. rızaen teslimine aksi halde arama kararı çıkarılacağına karar verdiğini ve şüpheli ----- tarafından ise belgeleri ve defterleri teslim edilmediğini, söz konusu envanter defterleri müvekkilin rızası hilafına elinden çıkmış olup kimin elinde olduğu bilinmediğini, ilgili yıllara ait pay defteri kayıtlarına bakıldığında müvekkilin hak sahibi olduğu anlaşılacağını, ayrıca pay senedinin güvenliği açısından da bu durum önem arz ettiğini, müvekkilinin TTK 490 a göre nama yazılı senetlerin hukuki işlemle kolayca devredilebilir nitelikte olması ve hak sahibine ait bilgilerin senette yazıyor olması nedeniyle kötü niyetli kişilerin bu bilgileri kullanarak yasa dışı işlem yapmaları tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu, bu sebeplerle şirketin -2022-2023-2024 yılı envanter defterine ilişkin zayi olduğunun tespiti ve taraflarına zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı şirket tarafından şirkete ait ticari defterlerin zayi olduğu belirtilerek zayi belgesi verilmesi talep edilmiştir. 6102 Sayılı TTK'nın 82/7. Maddesinde; " Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir ziyai öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasına da emredebilir. " şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Karar defteri TTK 82. Maddesi bağlamında tutulması ve tasdik edilmesi zorunlu defterlerdendir. Belirli sürelerde saklanması da kanuni zorunluluktur. TTK 82/7. Maddesi uyarınca bu defter ve belgelerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi doğal afetlerle veya hırsızlık gibi eylemlerle ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verileceği düzenlenmiştir. TTK'nın 82/7. Maddesinde zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de; tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olmamış durumda olması gerekir. Ayrıca, ziya durumun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur. Somut olayda; Davacı şirket basiretli bir tacir gibi davranarak şirketin tutması zorunlu olan belgeleri tutmak ve muhafaza etmekle görevlidir. Ancak davacı şirket, şirketin ticari defterlerinin defterlerin kaybolması ile ilgili şirket çalışanları hakkında savcılığa şikayette bulunduklarını bu sebeple mahkememizden zayi belgesi verilmesi talebinde bulunmuştur. Ticari defterlerin kaybolmasına ilişkin yapılan açıklamada, defterlerin nasıl kaybolduğunun bilinmediği, şirket çalışanları sebebiyle ticari defterlerinin kaybedildiğinin belirtildiği, çalışanlar hakkında şikayette bulunduklarını, savcılık dosyasına yapılan itirazın akıbetinin beklenmesini gerektiğini bildirdikleri, mahkememizin 18/02/2026 tarihli celsesinde KYOK verilen savcılık dosyasına yapılan itirazın sonucu beklenmiş ve savcılığın 23/03/2026 tarihli yazı cevabı ile yapılan itirazın reddine karar verildiği mahkememize bildirildiği görülmekle; ticari defterlerin davacının sorumluluğu olduğu, tutulması zorunlu olan şirkete ait belgelerin basiretli bir tacir gibi davranarak koruması gerekirken kaybetmesi nedeniyle açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca kendisine iadesine,İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1018, K. 2026/325, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-1018-e-2026-325-k-bdcd2cac5866