İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/682 E. 2024/858 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/682
- Karar No
- 2024/858
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/682 Esas KARAR NO: 2024/858 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 20/09/2024 KARAR TARİHİ: 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :İDDİA: Davacı vekili 20/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ----------- Esas dosyası ile 02/04/2009-30/04/2011 Dönemlerinde müvekkilinin çalıştığının tespiti ve emeklilik hakkını yeniden kazanması taleplerini içerir dilekçe ile İş (Kurum İşleminin İptali İstemli), İtirazın İptali (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan İtirazın İptali) davası açtığını ve işbu davanın işlemden kaldırıldığını, ilgili davanın ---------- Esas sayılı dosyası ile yenilendiğini, 23/07/2024 tarihli yenileme tensip tutanağının 3. maddesine göre "Davalı ---------Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları uyarınca 24.02.2015 tarihli ilanda yayınlanmak sureti ile ticaret sicilden terkin edildiği anlaşılmakla, davacı vekiline anılan şirkete yönelik ihya davası açmak ve mahkeme bilgilerini dosyaya ibraz etmek üzere yetki ve 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın taraf teşkili sağlanamadığından usulden reddine karar verileceğinin ihtarına, (ihtarın tebliği ile yapılmış sayılmasına)" şeklinde ara karar verildiğini ve taraflarına işbu ihya davası açılması için yetki ve 2 haftalık kesin süre verildiğini, 2 nolu paragrafta belirtilen ara kararın taraflarına 11/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde ilgili mahkemesince verilen yetki ile işbu ihya davasını açma mecburiyeti hasıl olduğunu, ihyasını istedikleri şirketin ticaret sicilinden resen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti, sadece ticaret sicil müdürlüğüne yöneltmiş bulunduklarını, mahkemeden ihyasını talep ettikleri işbu davada kabul kararı verilmesi halinde, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK’nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanının gerektiğini, bu sebeple şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini mahkemeden talep ettiklerini, TTK 547 maddesi’nin 1.fıkrasında “Tasfiyenin Kapanmasından Sonra Ek Tasfiye İşlemlerinin Yapılmasının Zorunlu Olduğu Anlaşılırsa, Son Tasfiye Memurları, Yönetim Kurulu Üyeleri, Pay Sahipleri Veya Alacaklılar, Şirket Merkezinin Bulunduğu Yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, Bu Ek İşlemler Sonuçlandırılıncaya Kadar, Şirketin Yeniden Tescilini İsteyebilirler.” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlediğini, ek tasfiye sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabileceğini, zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemeyeceğini, bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumların TTK 547. maddenin gerekçesinde açıkça belirtildiğini, buna göre; “Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ise ek tasfiye yoluna gidilebileceğini, tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin ihyası gerektiğini, davalı şirketin ihyası ile Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanı işlemlerinin yapılmasını talep ettiklerinden bahisle 24.02.2015 tarihinde re’sen terkin olunan --------- Vergi Dairesine bağlı, --------- Vergi Nolu, --------- Cad Kapı No:--------- Daire No:-------- -------- adresli ----------- Şirketi’nin ihyasına ve Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... vekili 30/09/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle, 29/05/2024 tarihli ---------- yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrası, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünü haizdir. Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise; “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, 29.05.2024 tarihinde ------------ yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtildiğinden bahisle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN AŞAMALARI ---------- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davacısının ..., davalılarının ------- ve ----------- Şirketi olduğu, İş (Kurum İşleminin İptali İstemli), İtirazın İptali (Sosyal Güvenlik Hukukundan Kaynaklanan İtirazın İptali) konulu davanın derdest olduğu görülmüştür. ---------- sicil nolu ------------ Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesine göre 18.02.20215 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ : Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi ile 30.12.2012 tarih ---------- sayılı --------- yayımlanan "Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğin 5. Maddesinin 4.bendine göre resen terkin kapsamına alınarak, ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından, sicil kaydının 18.02.2015 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir. Dava konusu şirket hakkında TTK. Geçici 7. maddesi uyarınca resen terkin işlemi yapılmış ise de, dava konusu şirketin davalı olduğu ----------Esas sayılı dosyasının derdest olduğu ve işbu dosyada temsil edilmek üzere ihyasında zorunluluk bulunduğu, ayrıca aynı maddenin 15/son cümlesi "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünü düzenlediğinden davalı ... sicil müdürlüğünün yargılama giderlerinden (davada yapılan giderler, vekalet ücreti, yargılama harçları, HMK.m.323) sorumlu tutulamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası için yasal koşulların oluştuğu, davacı tarafın ihya talep etmekte hukuken korunmaya değer haklı menfaatinin bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına ve ticaret siciline tesciline, şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile, 1-...'nün ----------- numarasında sicile kayıtlı iken sicilden resen terkin edilen ---------- Şirketi'nin ----------- Esas sayılı dosyasına münhasıran, yargılama ile icra ve infaz işlemleri tamamlanana kadar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547 nci maddesi uyarınca ŞİRKETİN EK TASFİYE İÇİN YENİDEN TESCİLİNE, 2- Şirketin son yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuru eski yetkili olduğundan ücret takdirine yer olmadığına, 3-Kararın ...'nde tescil ve ilanına, ilan işlemlerinin davacı tarafından yapılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/11/2024