İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/652 E. 2024/686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/652
- Karar No
- 2024/686
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2023/652 Esas KARAR NO: 2024/686 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 18/09/2023 KARAR TARİHİ: 19/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Bahse konu icra takibine sehven itiraz edilememiş; dosya borcu haciz tehditi altında ödenmiş olduğunu, İİK (Md.72)' ye göre: "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir." Müvekkilin aleyhine açılan icra takibine sehven itiraz edilememiş ve süresi içerisinde içinde itiraz edilemeyen dosya kesinleşmiş, İşbu sebeple kesinleşen dosyada müvekkilin aracına ve banka hesaplarına haciz işlenmiş, Herhangi bir işlem yapamayan müvekkilim bahse konu icra takibinin dosya borcunu 24.04.2023 tarihinde ödemek zorunda kalmış, Sigorta Şirketi söz konusu icra takibinde borcun sebebi olarak; "---------- plakalı aracın hasarlanmasına neden olmasından dolayı, olaydaki kusur oranı ve teminat dikkate alınarak şirketçe karşı tarafa ödenen tazminatın rücuu" gösterilmiş, Ancak müvekkilin kusuru ve teminat nazara alındığında Sigorta Şirketi söz konusu olaya ilişkin tazminat yükümlülüğünden kurtulamamakta, davalı sigorta şirketinin rücu hakkı bulunmamakta,Müvekkil sevk ve idaresinde bulunan ----------- plakalı araç ile 20.10.2022 günü saat 22:55' de ----------- Bulvarı, ------------ Kavşağı istikametinde seyir halinde iken bahse konu kaza gerçekleşmiş, İşbu kazada müvekkil aracının arıza yapması, yoldaki ışıklandırmanın durumu ve bir anda önüne minibüsün manevra yapması ve bu manevranın müvekkilin görüşünü engellemesi sebebiyle bir taksiye arkadan vurarak zincirleme kazaya karışmış, Daha sonrasında ise müvekkil olayın korku hali ile araçtan inerek kaza bölgesini kontrol etmiştir. Müvekkilin çarptığı araç ile yine onun önündeki aracın ticari taksi olduğunu görmüş, kaza yaptığı taksicilerle konuşarak durumlarını öğrenmeye çalışmış, Ancak taksicilerin sert tutumuyla karşılaşmış, tehdit edilmiş, üzerine topluca yürünmüş, müvekkil herkesin iyi olduğuna emin olduktan sonra canını kurtarmaya çalışmış, Sigorta Şirketinin rücu etmesi için gerekli şartlar oluşmamış, Müvekkilin ehliyeti olduğu, aracın çalıntı olmadığı, Müvekkilin tanımadığı iki taksinin zararına hareket etmesi için de bir sebep bulunmamakta, Yani olayda kastın varlığından söz etmek de mümkün olmadığını, Geriye müvekkilin alkollü olduğu veya olaydan dolayı ağır kusurlu olduğu seçenekleri kalmakta, Müvekkilimin ilgili kazada herhangi bir kusuru bulunmamakta,Müvekkil iki çocuk babasıdır ve taksicilik ile uzun yıllar hayatını kazanmış, Hali hazırda başka işlerle ilgilense bile araba kullanmak adeta mesleği olduğunu, Dolayısıyla alkol alarak araba kullanılamayacağının bilincindedir ve iki çocuk babası olan bir kişinin hayatını bu şekilde riske atması da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Çok nadir şekilde alkol tüketen, böyle bir alışkanlığı olmayan müvekkil de bilinçli davranmış ve trafiğe alkol alarak çıkmamış, Nitekim kazaya karıştığı araç şoförleri ile konuşmuş ve bu kişiler müvekkile saldırmasına rağmen müvekkili alkollü olduğunu iddia etmemişler, Kayıtlarda da müvekkiliinin alkol aldığına dair bir delil bulunmamakta, Ağır kusur konusuna değinmek gerekirse; Yargıtay kararlarındaki tanımlamalara göre; “Ağır kusur, özel bir hukuk kavramı olup, kasıt olmamakla birlikte, kasta yakın bir kusurun varlığı anlamına gelir.” Yine Yargıtay kararlarına göre: “Sürücü yüzde yüz kusurlu olmakla birlikte, kastı veya kasta yakın bir kusuru söz konusu değilse, sigortacının dönme (rücu) hakkı doğmayacaktır.” Örneklerle açıklamak gerekirse, kaygan zeminde ani fren yapma, hatalı sollama, mucurlu yolda hızını kesmeme, kavşaklara ve dönemeçlere hızla girme, geçme yasağına uymama, kırmızı ışıkta durmama, uykusuz ve yorgun uzun süre araç kullanma gibi durumlarda, kaza yapan sürücü yüzde yüz (tam kusurlu) bulunabilir ise de, bunlar “dikkatsiz. ve tedbirsizce, kurallara ve yasaklara aykırı” olarak araç kullanma kapsamında olup, kasıtlı veya kasta yakın bir ağır kusur sayılamaz. Bu nedenle, bu gibi durumlarda sigortacının dönme (rücu) hakkından söz edilemez. Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde davalı ile anlaşmaya varılamamış olup arabuluculuk anlaşamama tutanağı hazırlanmış, Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak tüm nedenlerle fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla; Müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 57.907,87 TL nin ödeme tarihi olan 24.04.2023 Tarihinden itibaren yasal faizi ile İSTİRDADINA, Davaya konu alacağın 020'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama harç ve Masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline,” karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Dosya ile davalı aleyhine ikame ettirilen işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerekmekte, 20.10.2022 tarihinde müvekkil şirketin ZMMS sigortalısı olan davacı ile dava dışı ---------- karıştığı trafık kazası meydana gelmiş, Söz konusu trafik kazası neticesinde dava dışı ----------- ait araçta meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı ödemesi talepli tahkim kurumuna başvurulmuş ve müvekkil şirket tarafından dava dışı şahsın zararı tazmin edilmiş, Ayrıca tamir servislerine de birtakım ödemelerde bulunulmuş, Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesine ağır kusuru ile sebep olan müvekkil şirketin sigortalısı davacı ---------- olup işbu durum kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanaklarıyla da sabit olmuş, Kaza tespit tutanaklarında görüleceği üzere davacı ----------- olay yerinden kaza sonrasında olay yerinden firar etmiş, Davacının olay yerini terk etmesi kanunda sigorta şirketinin sigortalıya rücuya ilişkin maddesinde yer almakta, davalı şirketin dava dışı şahsa ödemiş olduğu tazminatı sigortalısından rücu etme hakkı bulunmakta, Bilindiği üzere, sigorta şirketlerinin teminat dışı haller kapsamında sigortalılarına rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenlerle, davalı şirketin meydana gelen trafik kazasına ağır kusuru ile sebebiyet veren davacıya rücu hakkı olduğu sabit olduğu, huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyanlarında bulundukları görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, ----------- İcra Müdürlüğünün ------------ esas sayılı icra dosyasından kaynaklı haksız ödeme iddiasına dayalı 57.907,87 TL'nin istirdatı talebine ilişkindir. İcra dosyası celp edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, deliller toplanmıştır.---------İcra Dairesinin --------- esas sayılı dosyasında 24.04.2023 tarihinde 57.907,87 TL ödeme yapıldığı ve 24.04.2023 tarihinde infazen kapatıldığı tespit edilmiştir.Olay; 20.10.2022 günü saat: 22.55 sıralarında ---------- İli ---------- İlçesi ---------- Bulvarı istikametinden seyir halinde ilerleyen---------- plakalı otomobil sürücüsü ---------,---------- Caddesi kesişimindeki trafik ışıklarında kırmızıda bekleyen ---------- idaresindeki ---------- plakalı ticari taksinin arka kısımlarına çarptığı, devamında savrularak orta şeritte yine kırmızı ışıkta bekleyen ve ---------- idaresindeki ----------- plakalı ticari taksinin sol yan kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası olduğu, çarpma sonucu kazaya neden olan sürücü ---------- olay yerini terkettiği anlaşılmıştır. Kusur; 1- --------- plakalı aracın sürücüsü ----------;20.10.2022 günü saat: 22.55 sıralarında --------- İli ---------- İlçesi ------------ Bulvarı istikametinden seyir halinde ilerlerken --------- Caddesi kesişimindeki trafik ışıklarına geldiğinde yavaşlayıp durması gerekirken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek kırmızı ışıkta bekleyen --------- idaresindeki --------- plakalı ticari taksinin arka kısımlarına çarptığı, devamında savrularak orta şeritte yine kırmızı ışıkta bekleyen ----------- idaresindeki ----------- plakalı ticari taksinin sol yan kısımlarına çarparak yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelmesine sebebiyet vermesi ve olay yerini terketmesi nedeniyle; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun; - Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlama kurallarının konulduğu Madde 52/a-b-c (Sürücüler kavşaklara yaklaşırken,... hızlarını azaltmak, - Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, - Diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak zorundadırlar.), - Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlama kurallarının anlatıldığı Madde 56/c (Sürücüler önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemek zorundadırlar.), Yönetmelik Madde 107 (Sürücüler, önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli bir mesafeden takip etmek zorundadırlar. Bu mesafe, kendi araçlarının kilometre cinsinden saatteki hızının en az yarısı kadar metredir. Takip mesafesi, takip eden aracın 2 saniyede kat edeceği yol uzunluğu kadar da olabilir.), -Trafik kazalarına karışanlar ile ilgili kuralların konulduğu Madde 81/d (Trafik kazalarına karışanlar, kazayı yetkili ve görevli memurlara bildirmek, bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak zorundadırlar), Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan hallerin anlatıldığı Madde 84/d (Araç sürücüleri trafik kazalarında; "arkadan çarpma" hallerinde asli kusurlu sayılırlar.) kurallarını ihlal ederek %100 (YÜZDEYÜZ) ORANINDA KUSURLU BULUNDUĞU, 2- --------- plakalı ticari taksinin şoförü -----------; Meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı Yönetmelik'te belirtilen kurallara riayet ettiği, kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için ATFI KABİL KUSURUNUN BULUNMADIĞI değerlendirilmesi yapılmıştır. 3- -------- plakalı ticari taksinin şoförü ----------; Meydana gelen kazada 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve bağlı Yönetmelik'te belirtilen kurallara riayet ettiği, kazanın oluşumunda alabileceği herhangi bir tedbirin bulunmadığı, kendisine kusur izafe edilmesinin uygun olmadığı için ATFI KABİL KUSURUNUN BULUNMADIĞI değerlendirilmesi yapılmıştır. SİGORTA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME:Poliçe: Dosyada mübrez ---------- plakalı araç için ----------Ş. tarafından ---------- adına düzenlenmiş 14.01.2022-14.01.2023 tarihleri arasında geçerli ------------ poliçe nolu ZMMS Poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi araç başına 01.06.2020 tarihinde 50.000,00 TL olduğu, Ödeme: ---------Ş. tarafından ---------- adına ----------- kanalıyla 05.01.2023 tarihinde ------------ fiş nolu dekont ile ------------ nolu tazminat ödemesi açıklaması ile 6.200,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. ---------- yaptığı ödeme:----------- tarafından ----------- İcra Dairesi tarafından 25.04.2023 tarih seri ---------- sıra no --------- Özel -------- nolu tahsilat makbuzu ile 57.907,87 TL nin -------- tarafından yatırıldığı belirtilen tahsilat makbuzunun mevcut olduğu görülmüştür. Trafik sigortacısı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4 maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Araç maliki ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince, sürücünün ağır kusuru, yeterli ehliyete sahip olmaması, olay yerini terk etmesi veya alkollü olması sonucu zarara neden olunması hallerinde, sigortacının kendi akidine rücu hakkı bulunmaktadır. Araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi başlı başına teminat dışı hallerden değildir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-F maddesinde belirtildiği üzere; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödenen bedel sigortalıya rücu edilir. Buradan da anlaşıldığı üzere öncelikle kazanın bedensel zarara neden olması gerekmektedir. Ayrıca sürücünün salt olay yerini terk etmesi yeterli değildir, olay yerinin terk edilmesi sebebiyle zararın artmasına sebep olunması gerekmektedir. Somut olayda, 20.10.2022 tarihinde davalı sigorta şirketin ZMMS sigortalısı olan davacı ile dava dışı ---------- karıştığı trafık kazası neticesinde dava dışı ---------- ait araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği, ---------Ş. tarafından ---------- adına ---------- kanalıyla 05.01.2023 tarihinde ------------ fiş nolu dekont ile ---------- nolu tazminat ödemesi açıklaması ile 6.200,00 TL ödeme yapıldığı, daha sonra davacı ----------- tarafından ----------- İcra Dairesine 25.04.2023 tarih seri ----------- sıra no ------------ Özel ---------- nolu tahsilat makbuzu ile 57.907,87 TL nin yatırıldığı belirtilen tahsilat makbuzunun mevcut olduğu görülmüştür. İspat yükü sigortacıya ait olduğunun kabulü ile davalı ZMMS sigortacının araç işleteninden salt olay yerini terk etmiş olması sebebi ile kasdi ve ağır kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, Asli ve tam kusurlu olan sigortalının dava konusu olayda dava dışı 3. Şahsın aracına maddi zarar verdiği, olay yerini terk eden sürücünün zararın artmasına neden olmasının mümkün olmadığı Genel şartlar ve Yargı kararları dahilinde davacının sigorta şirketine yapmış olduğu ödemeden sorumlu olmayacağı, davacının ödediği bedeli talep edebileceği değerlendirilmekle davanın kabulüne, şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-57.907,87 TL'nin ödeme tarihi olan 24/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.955,68-TL harcın, davacı tarafından yatırılan 988,93-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.966,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 7.189,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine, 6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'un 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ---------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024