İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/469 E. 2025/669 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/469
- Karar No
- 2025/669
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/469 ESAS KARAR NO : 2025/669 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıdan fatura alacağı olması sebebiyle davalı aleyhine ------- İcra Müdürlüğünün -------- Esas sayılı dosyasıyla takibe girişilmiş olup işbu ilamsız icra takibi borçlunun itirazı üzerine durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız olup haksız itirazın mahkemenizce iptali gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkete vinç kiraladığını, bu vinç kiralama işleminde müvekkili şirketin çalışanı vinci kullandığını ve ilgili vinç ile davalıya ait yerdeki inşaat tuğlaları taşındığını, işin kapsamının bundan ibaret olduğunu ve müvekkili şirket tarafından yapılan anlaşmaya göre işin eksiklik ifa edildiğini, ancak davalı tarafından işin bedelinin anlaşmada öngörüldüğü gibi ödenmediğini, akabinde müvekkili şirketin emeklerinin karşılığının ödenmemesi üzerine işbu takibe konu olan 06/03/2025 tarihli -------- numaralı faturayı kestiğini, ilgili faturanın davalı tarafından iade edildiğini ve herhangi bir ödeme de gerçekleşmediğini, bu durumun ticari defterler ile sabit olduğunu, bu olay üzerine davalı hakkında ------- İcra Müdürlüğü’nün ------- Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 50.400,00 TL alacağın tahsili talepli olarak takip başlatıldığını ancak söz konusu takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşamama olarak kapatıldığını beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine haksız ve mesnetsiz bir şekilde alacak davası açmış olup, dava dilekçesinde dayanak olarak sunduğu fatura aslında müvekkili şirket tarafından iade edilmiş ve ticari defterlerine borç kaydı yapılmadığını, müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi sözlü veya yazılı kiralama sözleşmesi söz konusu olmadığını, iki tarafta basiretli tacir olduklarından buna ilişkin yazılı bir sözleşmenin dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini, ancak böyle bir sözleşmenin mevcut olmadığını, yapılmayan bir hizmetin faturasını keserek haksız kazanç elde etmek isteyen davacının bu yönü ile de taleplerinin yerinde olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, fatura tebliğinden itibaren 8 gün içinde ihtirazi kayıtla iade edilmiş olması, faturanın kabul edilmediğini ortaya koyduğunu, Davacının ise iade edilen bu faturayı hiç olmamış gibi değerlendirip alacak talebinde bulunduğunu, -------- Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre de, “borçlunun ticari defterlerinde alacaklı lehine borç kaydının bulunmaması ve faturanın ihtirazi kayıtla iade edilmiş olması durumunda, tek başına fatura ile alacak ispatlanamaz” ---------…faturanın iade edilmesi ve borçlunun ticari defterlerinde kayıt bulunmaması halinde, alacak ispat edilememiş sayılır…” bu çerçevede davacı tarafın sunduğu faturanın iade edildiğini, defter kayıtlarında karşılığı bulunmayan ve hukuken geçerli bir borç doğurmayan bir evrak olduğunu, dolayısıyla davacının alacak talebinin dayanaksız ve haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine, davacı kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı takibi davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı itirazın iptali gerekip gerekmediği buna ilişkin itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili 16/07/2025 tarihli dilekçesi ile; taraflar arasında yapılan anlaşma gereği davadan ve dava ile ilgili tüm taleplerinden feragat ettiklerini beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE; 2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 1/3 oranında hesaplanan 205,13-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 615,40-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 410,27-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/09/2025