İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/329 E. 2024/747 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/329
Karar No
2024/747
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/329 Esas KARAR NO: 2024/747 DAVA: Şirketin İhyası DAVA TARİHİ: 24/04/2024 KARAR TARİHİ: 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ----------Ş.'nin davalı borçludan olan kredi alacakları banka ile müvekkil şirket arasında imzalanmış olan temlik sözleşmesi gereğince müvekkili ------------Ş’ye devir ve temlik edildiğini, kredi borçlusu davalı "--------- MAH. -------- CAD.--------- SOK.-------- APT.------- --------" adresinde yer alan ---------- ŞİRKETİ kredilerini geri ödememesi üzerine şirket aleyhine, --------- İcra Dairesi ----------- Esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, ortaklardan ve kefillerden --------- ait, -------- ili, -------- İlçesi, ---------- Mahallesi, -------- Ada ----------- Parsel, “Arsa” nitelikli ana taşınmazın borçlu ---------- adına kayıtlı -------- hissesi, -------- ili, -------- İlçesi, -------------- Mahallesi, --------- Ada------------ Parsel, “Arsa” nitelikli ana taşınmazın borçlu ----------- adına kayıtlı ------------hissesi olan 2 taşınmazın kıymet takdiri yapılmış ancak satış işlemleri aşamasında şirketin terkin olduğu tespit edilmiş olmakla, taşınmazlar yönünden cebri icra işlemlerine devam edilemediğini, yapılan tasfiye eksik olarak sonuçlandırılmadığını, zira kefil adına kayıtlı 2 adet taşınmaz tasfiyeye dâhil edilmediğini, bu sebeple huzurdaki davayı sayın mahkemenizde ikame etme zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek anılan nedenlerle tasfiye edilen şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; İhyası istenen şirket hakkında kurumlarınca TTK 32.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34.madde hükümlerine göre işlem yapıldığını, yapılan işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, ihyası istenen şirketin 18/02/2025 sicil kaydının terkin edildiğini, müvekkilince söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunulduğunu ancak bu ihtara rağmen söz konusu şirket yukarıdaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek özetle haksız ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava; ticaret sicilinden resen silinen şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.Davacının dava dışı ----------Ş'den temlik aldığı alacak sebebiyle icra dosyasında alacaklı olduğu, dava dışı terkin edilmiş şirketin de borçlu olduğu, şirketin ortaklarına ati taşınmazların terkin olan şirketin 6102 sayılı TTK nun geçici 7. Maddesi ve ilgili tebliğin 5. Maddesi kapsamında adresin tespit edilemediği gerekçesiyle yapılan ilanlara müteakip 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.Dava dilekçesindeki anlatıma göre -------- İl, -------- İlçe, -------- Mahalle, --------- Ada No, -------- Parsel ve ------- İl , --------- İlçe , ---------- Mahalle, ---------- Ada No,---------- Parsel de kayıtlı taşınmazların satışı için icrada işlemlerin yarım kaldığı, satış ile borçlu şirketin kerdi borcundan doğan icra takip dosyasının devam etmesi istendiği görülmüştür.Celp edilerek incelenen icra dosyasının 2009 tarihinde başlatıldığı, yenileme ile takibin ----------- Esas sırasına alındığı, dava dilekçesinde ada parsel bilgileri verilen taşınmazların satışı için işlemlere başlandığı, takibin derdest olduğu görülmüştür. 6102 Sayılı TTK. Geçici 7. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.07.2015 tarihine kadar kanunda sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre anonim şirketler 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Kanunda yapılan düzenleme uyarınca Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacağı açıkca kabul edilmiştir. İhyası istenen şirkete karşı devam eden icra dosyası olduğuna göre TTK. Geçici madde 7 nedeniyle terkin olan şirketin ihya olunmasını talep etmekte davacının hukuki yararı ve aktif husumetinin olduğu açıktır.Özetle, TTK' nin Geçici 7. maddesine göre münfesih sayıldığından resen sicilden terk olunduğu, derdest olan takibin devam edilebilmesi için söz konusu şirketin ihyasının gerektiği, davacının haklı sebebinin ve hukuki yararının mevcut olduğu, davalı ticaret sicil memurluğunun davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda olduğu, bu sebeple ticaret sicil memurluğu aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri yükletilemeyeceği, Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere belirtilen şekilde ihya kararımızın konusuna göre, terkin olan şirketin icra dosyasındaki taraf teşkili bakımından tasfiye memuru atanması gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yöneltilen davanın KABULÜ ile, --------- Ticaret Siciline ----------- sicil numaralı ----------- ŞİRKETİnin, TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca, --------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı takip dosyası yönünden, takip sonuçlanıncaya kadar geçerli olmak üzere İHYASINA, 2-Tasfiye memuru olarak terkinden önceki son yetkili olan --------- tasfiye memuru olarak atanmasına; tasfiye memuru için ücret takdirine yer olmadığına; 3-İhyaya ilişkin bu kararın ticaret sicil müdürlüğü tarafından tescil ve ilanına, 4-Davanın mahiyeti itibariyle, sicil yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davalı yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmolunmamasına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluuğnda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/10/2024

Atıf: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/329, K. 2024/747, T. 02.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-329-e-2024-747-k-ac247ccb0efb