İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/269 E. 2024/797 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/269
- Karar No
- 2024/797
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/269 Esas KARAR NO: 2024/797 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 18/08/2023 KARAR TARİHİ: 15/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ------------ 01.01.2023 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucunda yaralanarak geçici ve kalıcı işgöremezliğe uğraması ile geçici bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; HMK madde 107/2 uyarınca artırım hakkı saklı olmak üzere, Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 249.800,-TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, Geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL,olmak üzere toplam 250.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ------------Ş.'den (teminat limitleri ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesine, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini taleple dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının ikametgahının ---------- olması nedeniyle davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davacı tarafından talep edilen geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve diğer tedavi giderlerinin belirsiz alacak olarak talep edilemeyeceğini, trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan belgelerle müvekkil şirkete başvuru yapılması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, davaya ilişkin delil örneklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafından sunulan raporun esas alınarak hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ilgili raporun 6 ay süreli verilmiş olup sürekli olmaması nedeniyle dikkate alınamayacağını, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın -----------dairesine gönderilmesi gerektiğini, başvuru konusu kazanın değerlendirildiğinde taşımanın hatır taşıması kapsamında olduğunu, kaza esnasında sigortalı araçta yolcu olan başvuranların emniyet kemerinin takılı olmaksızın seyahat ettiği hususunun aydınlatılarak müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigorta şirketinin sorumlu tutulacağı tazminat miktarının hesaplanmasının 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun tazminatın hesaplanmasını düzenleyen 49 ila 56. maddelerinden farklı kurallara tabi kılındığını bu nedenle sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplanmasının kabul edilemeyeceğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlarda destekten yoksun kalma tazminatı ile sürekli sakatlık tazminatı hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,8 teknik faiz oranı, peşin değer formülü olarak devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün tazminat hesabında kullanılacağının düzenlendiğini, 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigortası Genel Şartları hüküm- lerinin esas alınması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılacaksa da bu hesaplamanın genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirketin başvuru öncesi temerrüde düşmediğinden faiz başlangıç tarihinin ancak dava tarihi olabileceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; Hukuki niteliği itibariyle, trafik kazasından kaynaklı geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacı vekili 17/05/2024 tarihli dilekçesiyle davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, protokol hükümleri gereğince taraflarına tazminat ödemesi yapıldığını bu nedenlerle açılan davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. 6100 Sayılı HMK.'nın 309. maddesinde "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, açılan davadan feragat edilmiş olduğundan, yukarıda açıklanan hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu m.22 uyarınca 1/3 oranında hesaplanan 142,53-TL harcın, davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 853,88-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 711,35-TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Artan gider avansı bulunması ve teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6- 6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/10/2024